Sana Geldim – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN SANA GELDİM

Tepesinde kara bir bulut bozkırın
Orta yerinde insan
Orta yerinde figan
Yankısız kaldı sesim
Uzak düştün can

Rüzgârın ıslak ıslığı
Küf kokusu
Yollarda kan göletleri

Sana geldim
Umudun ve sevdanın ustası
Yaralarım kanıyor yorgunum
Gözlerinin duldasında
Deliksiz bir uykuya
Sana geldim bu gece konuğunum

Kabardıkça kabarıyor
Sıkıntının suları
Yaşanan her gün
Dalında soldurulmuş gül
Her sözcük her kımıltı
Kendi dar anlamını aşan
Bir yoğunluk içinde

Sana geldim
Kahrın ve sabrın ustası
Teni tenim
Kanı kanım
Sebebim
Bir sen kaldın sığınacak
Perçem perçem saçlarından öpmeye
Sana geldim
Sessizliğin dikişini sökmeye

A.Hicri İzgören
-Sessizliğin Sağnağı-

yine gözlerine öncelik tanıyorum – A.Hicri İzgören

A.HİCRİ İZGÖREN YİNE GÖZLERİNE ÖNCELİK TANIYORUM

Çözüp sedeften düğmelerini
Öpüyorum ak gerdanından
Kıvrak delişmen sözcüklerin
Yorgun bedenimde bir yangın
İşte yine koynundayım
Şiir denen o dilberin

Nasıl anlatsam
Hangisinden başlasam
Ağırlığınca bir tortudur
Gün boyu
çöker
Çakırkeyf kan çanağı
Gözlerine akşamın

Alışılır şey değil
Doğup büyüdüğüm bu kent
Böyle üstüme üstüme
Gerili bir tetik oldu şimdi
Diyarı gurbetteyim sanki
Sürgünde sanıyorum kendimi

Delip delip göğsümü geçiyor günler
Bir emaneti saklar gibi usulden
Gözlerinde bir sözü sürüklüyorum
Bütün kararlara ben ayaktayım
Bana kırılıyor bütün kalemler

Çatlar kahrından dayanmaz bu yürek
Çekemez bunca yükü nasıl anlatsam
Her grizu patlamasında yanıyor etim

Kuşanıp peştemalı
Gireyim menziline diyorum
Patlatayım gün görmemiş sözcüklerimi
Ah

Karşı durulmaz bir sevdadır bu
Öfkemi mayalayıp aşkla inatla
Yine gözlerine öncelik tanıyorum
Ötesine söz kâr etmez
Aslolan ey haldaş olan
Ne dersen de artık sen koy adını
Bütün ayrıntıları not et
Bir tarih düşür anlat içimdeki yangını

A.Hicri İzgören
-Sessizliğin Sağnağı-

zamanaşımı – A.Hicri İzgören

a-hicri-izgoren-zamanasimi

Tenin tarçın kokardı saçların deniz
Günaşırı gül getiren o kız sen miydin

Bu kentin sana ait bir yüzü vardı
Çekilmiş sıkıntının kale kapılarına şimdi
Kırık bir aynanın çizgilerinde başka birisin
Rüzgârsız kalmış saçlarınla sağır ve dilsiz
Çıkmaz sokaklar çoğaltıyor gibisin

Bahar demiştim adına tomrucuk dondu kaldı
Ne kadar tanır bizi kaç kez yaşanır bir anı
Bu öyküde ayrıntılara yer yok
Yoruldum alıntı ayıklamaktan
Hicazların da artık hükmü kalmadı

Şimdi o uçurumları nereye koyduysan bul

Aşkımıza zeyl olsun
Yeniden oku ve yak mektuplarımı

A.Hicri İzgören
-Yağmursuz-

ısıtan kar – A.Hicri İzgören

a-hicri-izgoren-isitan-kar

İşte kar
Bak gece aydınlandı
Aydınlandı anılar

Konuşsan büyüsü bozulurdu akşamın
Eteklerinde rüzgârlarla gelirdin
Ürperirde bedenin avuçların terlerdi
Bir yangının yankısı dururdu ellerinde

Körkütük sarhoşuyduk aşkın sevabı ve günahı
Yaralı yanımdan sokulurdun o göçebe yanımdan
Bütün yasalar kül gözlerin tek kuraldı

Bir kar gecesiydi işte ayrılığa çaldı kapılar
Bir kar gecesiydi daraldı göğsüm ve kanama başladı

Yüzü kitaplarda kaldı acısı içimdedir
Tecrit kokusu sindi mektuplarına avuçlarının teri
Verilmiş sözdür o sevdasız edemez sılam ve gurbetimdir
Karara kalmış bir davadır alnı ateşler yakıyor şimdi

İşte kar
Bak gece aydınlandı
Ve ısındı anılar

A.Hicri İzgören
-Yine Menzilde-

yorgun – A.Hicri İzgören

a-hicri-izgoren-yorgun

…Ne zaman dağılsa sesim
…şakağıma dayardın gözlerini

Oysa adınla başlamak istedim bu akşama
İstedim ki bir ayrılıkta bitmesin buruk
Günlerdir bir tek dize düşüremedim
Bu kaçıncı sürgünüm bütün renklerimi götürdün

Kurumuş bir gül daha düşüyor anılardan
Yine bir peşkeşin peşinde akşam
Herkes kabuğuna çekiliyor erkenden
Sokaklar yine simsarlara kalıyor
Alanların kalbinde hançer
Kanamalı bir hastadır kent artık
Kan aranıyor

Kanayan bir öyküdür içimizdeki bozgun
Her gün yeni bir hüznü takıp koluna
Bütün saatleri acıya kuruyor sanki
Şarkıların hüzzam makamındayız
Kavladı yaralar göçebeyiz yollarda
Kendi toprağımızda bir yabancıyız
Bir acı kahve hatırını unuttuk
Her köşe başında bir maskara

Tuzun ve şarabın tadı değişti
Nasılsa eskidi yüzün-gözlerin değişmedi
Alevler yakmıyor artık inceltmiyor buzları
Üstümüzde sağır ve dilsiz bir gökyüzü
Herşey ayrıksı sanki bulutlar paslanacak
İşte solan bozkır akşam ve zaman
Yine kanımın alazında çalıyor çengi
Aşk diyorsan işte nabzım ey
Bütün sağnaklarını yağdır haydi yağdır
İster bir cehennem aç ister bir mayıs getir
Her vurguna hazırım nasılsa pusuda herşey

…Bu bungun akşama yazdırarak adını
…Dal gibi serin yine gözlerin

A.Hicri İzgören
-Yine Menzilde-

sürgün – A. Hicri İzgören

a-hicri-izgoren-surgun

Bedeli ödenmiş vakte hüküm inmiştir
Yüreğimden düşürmeden emanetini
İşte koynumda fermanımla, yaralarımla
Sana vurgun yemiş bir ten getirdim
Al bir karanfille tutuştur beni

Yağmurlarla ıslanmış bir merhabayla
Yorgun bir yerinden deliyorum geceni
Kundaklanmış bütün sığınaklarım
Gözlerinden ince bir geçit arıyorum
Al gecenin bir yerine yakıştır beni

Bedeli ödenmiş katle hüküm biçilmiştir
Kan ter içinde depremler ortasında
Bir şarkının peşinde geçti gençliğim
Sakladığın bir mevsim vardır mutlaka
Al cehennemine alıştır beni

A.Hicri İzgören
-Yağmursuz-

İşgal Altında – A.Hicri İzgören

a-hicri-izgoren

Ben bir yazın yalancısıyım bu girizgâhta

Ömrümün biriktirdiği onca kavram ve sözcük
Şimdi tehdit altında

Sus makamı züldür bana
Öyle bir ejder ki gözleri
Bin masala yetecek kadar zehirli
Değdiği yeri yakan o duygu
Edası sedası ve sevdasıyla
Şimdi küller altında

Öde öde bitmiyor
Bozdurup bozdurup harcadım ömrü

Yanlış adresler çıkmaz sokaklar
Bütün replikler şiirler ve şarkılar
Bir ezginin bütün hatıraları
Geçen baharlar gelecek kışlar
Üşüyen dallarım hışırdayan yanlarım
Giden canlarım kalan sağlarım
Bir yürekte buluştuğum anlarım
Şimdi toprak altında

Tarumardır talandır
Çürük bir diş gibi ağrısı kaldı bende

Hiçbir ezberin kalmadı kerameti
Müflis bir tacir gibi zamanın cebi
Tüm iç çekişler bir ömrün bütün avuntuları
Bir çocuğun kayıp günlüğü ortak geçmişler
Şimdi enkaz altında

Ömrümün alerji yapan polenleri
İsmin “i” hali aşk ve ateş ve şarap

Annemin bereket dilekleri bütün rahmetler
Uzak ve yakın öncesi ve sonrası
Bütün rekatlar ve salavatlar
Legal ve illegaller
Tenha ve temrin
Bütün ihtimaller tek çareler
Nazlar niyazlar hazlar
Sana atfedilen bütün anlamlar
Şimdi ateş hattında

Acının dediği dedik yerde işte
Hayatın tüm mağdurları ve müzmin yoksullukları

Bir ömrün tüm rüzgâr ve yağmurları
Demir parmaklıklar telörgüler tezgahlar
Yüreğimizin kapakçıkları beynimizin ince zarları
Önyargılar yargısız infazlar inkar ve imhalar
Korkunun ecele faydasızlıkları
Kokuşmuş aygıtların öncül ve ardılları
Asit kuyuları toplu mezar haritaları
Cümle mağdur ve fail
Kayıp ve kayıt
Şimdi sümen altında
Bir ağrı ki dünyalıdır kimseler alınmasın
Sesin de insan üzredir derinliği

Acısıyla emzirdi beni
Yoksa düşecektim O tuttu kollarımdan
Seviyorum defosuz
İnsafsız duraksız fasılasız
Nicedir beynim ve yüreğim
Birbirini körelten iki bıçak gibi kavgalı
Gelip barıştırmadın onları
“Sevi” çok “yorum” gerektirmez
Orda da yalan söyledi aynalar da maskeli
Ar zamanıdır şimdi
Can feda zamanıdır
Biraz aşk çokça keder
Gitme vakitleri veda temleri
Ben de terk ediyorum kendimi
Bütün sıfatlardan istifa ediyorum artık
Arsız bir dizenin kütüğüne kaydedin
Kimvurduya sayın beni

Ve şimdi söz savunmanın
Hayat işgal altında

A. Hicri İzgören
-zaman ayarlı-

YORGUN – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN YORGUN

Ne zaman dağılsa sesim
Şakağıma dayardın gözlerini

Oysa adınla başlamak istedim bu akşama
İstedim ki bir ayrılıkta bitmesin buruk
Günlerdir bir tek dize düşüremedim
Bu kaçıncı sürgünüm bütün renklerimi götürdün

Kanayan bir öyküdür içimizdeki bozgun
Hergün yeni bir hüznü takıp koluna
Bütün saatleri acıya kuruyor sanki
Şarkıların hüzzam makamındayız
Kanıyoruz göçebe yollarda yılkı atlar
Bir acı kahve hatrını unuttuk
Her köşe başında bir maskara

Tuzun ve şarabın tadı değişti
Nasılsa eskidi yüzün -değişmedi gözlerin-
Alevler yakmıyor artık inceltmiyor buzları
Üstümüzde sağır ve dilsiz bir gökyüzü
Her şey ayrıksı sanki bulutlar paslanacak
İşte solan bozkır akşam ve zaman
Sessizlik -sensizlik daha ne kadar
-Aşksa aşk işte nabzım-
Bütün sağnaklarını yağdır haydi yağdır
İster bir cehennem aç ister bir mayıs getir
Her vurguna hazırım nasılsa her şey pusuda gibi

Bu bungun akşama yazdırarak adını
Dal gibi serin yine gözlerin

A. Hicri İzgören

kan renginde – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN KAN RENGİNDE

Şimdi hangi sayfasına başvursam
Bir sebep-sonuç ilişkisi buluyor hemen
Her satırı bir ‘tashih’le yaralı
Bir masalcı oluyor zaman
Ölümleri kutsuyor, yalanlar emziriyor
İnfazlar büyütüyor tarihin beşiğinde
Her köşebaşında kimlik soruyor benden
açıp yaramı gösteriyorum

Sen yüzünün haritasında koyaklar çiziyorsun
Gözlerinde sessizce yatak değiştiriyor bir nehir
Bir şarkı tek tek kusuyor notalarını
Ben orda yenik düşüyorum bir geleneğe

Anlamını yitiren her ne varsa bu kentte
Pıhtılaşmış kan renginde bir nakarata yazdırıyor adını
Birer alışkanlığa dönüşüyor durmadan
Ağıtlarla yitip giden bir ömre sonsöz oluyor
Yangınların içini boşalttığı eski evlerle
Giderek sana benziyor bu kent

Şimdi bir acının taksitlerini ödüyor zaman
Yazgıma bir şerh düşüyorum helalleşiyorum kendimle
Bir soru kipinin kaçınılmaz yanıtında gözlerin
Burçlarında kurşunlu mozaikler
İşte yangından arta kalan bedenim
Son fitili ateşleyebilirsin
Onu da sana bağışlıyorum

A.Hicri İzgören
-suç duyurusu-

düş yorgunu – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN DÜŞ YORGUNU

~Herşey tek tele ayarlı artık
koronun karnı çatladı, sesini yitirdi herkes

Yeni kimlikler ediniyoruz kirlerimizden
Sıfırı bol sayılardan tapınaklar
Bono borsa tahvil taksit arz-talep
“Yükselen değerler” alçalan insanlığımız
Çoğalan tikler, günde beş vakit cinnet

(Orda bir film karesi gibi duruyor işte
Herkesin unuttuğu bir ayrıntıda orda
Kocaman gözleriyle bir çocuk
Durmadan imge bombardımanına tutuyor,
Tutkunun ve öfkenin rengine boyuyor şiirleri

Şimdi hangi tanıma sığdırsam seni
Eski bir acının iksiri desem
Geçmiş utanır yağmurlarından, haksızlık olur
An çıldırmaya hazır zaten, aşk desem
Geleceğe ihanet yazar, kirlenir anlam
Papatyalar gücenir, sözcüklerin dili tutulur)

Umudun maliyeti durmadan yükseliyor
Mevsim normallerine uymuyor nabzım
Stokları hızla eriyorken hayatın
Tüm dinamiklerimi gözden geçirdim
Belki özelleştirir dedim aşk ve acıyı
Bu şiiri hamiline yazdım

Yol uzundu yorgundum
Ben yine düşlere uğurladım kendimi

A.Hicri İzgören
-Düş Yorgunu-