Elma! – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN ELMA

kırık oyuncaklarıyla uyuyan çocuk
dayar kulağına sessizliğini
elişi sözcüklerden uçurtmalı yalnızlık
kendi ninnisini unutmak için
yok pahasına kaybeder belleğini

çık elma dediğin yerden
kendine yeni giysiler al
anahtarı kimde kaldıysa unut
kimsenin olmasın diye
kendi ellerinle kırdığın yüreğini
çık elma dediğin yerden
bakma toplu çekilmiş hatıra fotoğraflarına
her oyunda ebe olan bir sen değilsin
kimsenin kimsesi yok ki
herkesin elmasında kendi diş izleri…

Murathan Mungan
-Oda, Poster ve Şeylerin Kederi-

Buz – Murathan Mungan

murathan mungan buz

yüzmeyi bilmeyen buz
için kutup sessizliği

iyi

saydam ürperti sağır derinlik

istencin yaygın kanıtları
eylemde unuttuğumuz

kendimizi doğaçlarken

dipdiri

sonra dönüp bakacak kadar
zamanımız olursa
beyaz kesinliğinde
reddimizle buluşuruz

ateşten çaldığın buzda saklanan

gönlüne inmedikçe dünyadan öğrendiklerin

kutbuna çekilmiş
dürtüleri yorumlana yorumlana
yitirilmiş aklın

benliğin vahşetiyle
buza yazıldığımızda
görüşürüz

taş kesmiş
ateşten çaldığın
buzda

bir şiir gibi defalarca defalarca okundukça

birinci anlam için : beyazın kör eden aydınlığıyla
ikinci anlam için: beyazdaki karanlığın yardımıyla
buz!

Murathan Mungan
2002 – İkinci Hayvan-

Mağlubiyetlerin mevsimi – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN MAĞLUBİYETLERİN MEVSİMİ

kabullenişlerin, çekilmenin,
azalmanın, eksilmenin
yenilmenin,
yenilerek yenilenmenin
mevsimi
karşılığı var boşa değil
koca bir sonbahar mitolojisi
kalın kitabı gecelerin

bildiktir her şey
kızıl yapraklar dökülür
kazaklar giyilir ürperen tene
şarkılar hüzünlenir eksilen günle
uzun yürüyüşlerle tazelenir geçmiş
sonra herkesin bildiği gibi çıkagelir yeniden
kızıl bir hüzünle ve kardeşçe
gitgide benzerken ömür
yalnızca bir mevsime

Murathan Mungan
2003
-Eteğimdeki Taşlar-

Gecikme – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN GECİKME

birlikte yürümenin adımları
bizi yıllar sonra aynı sokaklara çıkaran
gecikmiş zamanlara ayarlı pusu
hayatımızı kurgulayan kayıp kader duygusu
yaslandığımız anıların benzerliği
bizi birbirimize imkân kılan
evet, geç kaldık tanışmakta
evet, eskisi kadar genç değiliz
ama ne çıkar bundan?

bir şişe şarap, bir koyu akşam
yılların açığını kapatmaya yeter bazen
yetmese de boş ver
geleceğe kalmayacak küçük soluklu şiirler gibi
kamaşan bir andır yalnızca
okunduğunda güzel bulunan

Murathan Mungan
-Eteğimdeki Taşlar-

KRAFTWERK MARŞI – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN KRAFTWERK MARŞI

Kayıtsızlığın milli marşını söylüyorum
içimin hazrol’unda
yaz bitti ama duygularım değişmedi
tercihim yok hâlâ
filozoflarla tarla sürenler arasında
Kraftwerk ekolünün taviz vermez soğukluğu;
hayata kendim olarak geçirmek istediğim imge
kimse yok artık
beni senin gözlerinle bekleyecek
akşam bıçağın ağzında

bilemezsin denemeden
hangi gecenin yıldızı olduğuna
ılıman ecesi yumuşak göklerin
karar ver benim adıma
akşamın bıçağı ağzında

bir yıldızın yılan kıvrağında parlamak

Ancak burada mümkün
on üçüncü yüzyıl Rum abdallarıyla
birlikte düşünmek
Kraftwerk soğuğunu
bıçak açmıyor akşamın ağzını
avuçlarını dikmiş bakan
bir rüyanın mıhlandığı boşluğa

her şeyi bir kerede gördükten sonra
hiçbir şey
tutkunun açtığı yaraları ondurmaz
bir başka tutku bile
hâlâ kışları soğuk ve yağışlı
hâlâ yazları sıcak ve kurak
ne bir şey bilmemenin özgüveni
ne okunmuş kitapları yeniden okumak
kayıtsızlık kayıtsız şartsız içimindir
içimin, o benimdir ancak.

Murathan Mungan
-İkinci Hayvan-

YADİGÂR – Murathan Mungan

M MUNGAN YADİGAR

Ne zaman onu düşünsem
sektirmeyen muşta, içe dönük
gönül burcunda doğanlardandı 
çıktığında yola, vakitlerden kırlangıç
yıldızların adsız kervanları
için tutulan defterlerde
adına rastlandı çok sonra
ipek örtülere bürünmüştü
mağrur ve vahşi
ne yapsa sığmaz artakalırdı

çocuktum, yollarına çıkardım
başımı okşar geçerdi, esmerdi elleri
belki ona sebep ben en çok
esmer sözcükleri sevdim
oysa onları okuyacak zamanı olmadı
acıkmış gözleri yıldızlara bakıyormuş
bir dere kenarında bulduklarında
onu vuran mermi benim de bir yerimde kaldı

Murathan Mungan
-Eşkâl/ Doğduğum Yüzyıla Veda-

Sesler, Yüzler, Sokaklar – Murathan Mungan

Taş baskısı bir plakta
Yorgun bir ses cızırdar
Küflü sayfalarında bir albümün
Gülümser o soluk fotoğraflar

Kıvrılırken bir kentin alanına
Tutunur geçmiş yıllarına
Tutunur anılarına
İnce uzun duvarlar
Kaç hayat yaşadınız söyleyin
Sesler yüzler sokaklar

Yankısı kalmadı seslerin odalarımızda
Sahipleri çoktan öldü fotoğrafların
Adımlarımızdan yoruldu yollar
Kaç hayat yaşadınız söyleyin
Sesler yüzler sokaklar

Şarkısını yitirmiş sesler
Gençliğini yitirmiş yüzler
Evlerini yitirmiş sokaklar
Kaç hayat yaşayacaklar daha?
Daha kaç hayat yaşayacaklar?

Unutulur mu yoksa birgün
Sesler yüzler sokaklar
Bunca yaşamışlıktan sonra
Hiç unutulmayacaklar
Hiç unutulmayacaklar…

Murathan Mungan

Müzik: Selim Atakan