Fener Dalgınlığı – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN FENER DALGINLIĞI

Deniz fenerinde gündüz ışığı
duasını etmeye gelmiş
kendi dalgınlığından
yaptığı kanatlarla
göcebe denizin söylediği uzaklara

işaretlerin tadı
yalnızca kendinin anısıyla
köpüren sahillerin
tek gözüyle taradığı
kumsala
başkalarının uzaklarını bıraktıkça
martılar, yumurtalar ve diğer
denizleri

içinden saydıkça

bir fener dalgınlığında hatırlamak mümkün şimdi
tıpkı yalnızca bir kuzey ülkesinde geçtiği hatırlanan
romanın nedeni bilinmez anısı gibi
yabancı bir sızıyla

Murathan Mungan
-Sözcükler D. Mart-Nisan 2007-

Görsel: Claude Monet/Lighthouse

YARALI – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN YARALI

terk edildiği günlerde
yaralının kimsesi yoktur aşktan
koynuna alıp yattığı yıldızlar
yalnızca derinleştirir
düştüğü uçurumları
yağmurların yıkadığı dualar kalmaz yerde
başkalarının topraklarında işlenen sarı cinayet
sınırları yeniden çizer aykırı tabiatın geçici günlüğüne
uykuya söyler şiirlerini
maya sır tutar kum susar ölesiye
haksız bir kaderin geçici mağlupları
sıcak ipek ülkelerine yenik yiğitlerin kılıcı
düşer bir çadırın içine, bir ipeği ikiye böler, bir döşeği, bazen bir kaderi de

bulunur, kutsal kadehi çarmıhtan sonrasının
başkasının şarabı içinde tanıdığımız macerası kalbimizin de
terk edildiği günlerde yaralı tarihte benzerini arar kendi mitolojisinin
tarihin buna yaradığını çok az kişi bilir
aşkın en sevdiği ders tarihtir
herkes edebiyat bilir
yağmurun ayak izlerine basarak duaların yıkadığı sis
yeniden döner indiği bulutların gizemine
aşk geçmiştir.

Murathan Mungan
1994
-Mürekkep Balığı-

GİBİ – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN GİBİ

Ne gibi biliyor musun, ne gibi
başkası okurken
sesini bulamadığında
azalan şiirler gibi
denizin altında gizlice el değiştiren
ırmaklar gibi
el yazılarının birbirine karışmasından
zamanla oluşan aşk gibi
yıkanmış denizin akıntılarıyla
dolaşmış saçlarını açamayan
ergen uçurumlardaki yosunlar gibi
gök ile denizin öğle güneşinde
araya giren her şeyin
sonsuza karışması gibi
tıpkı karşılıklı aynalarda
araya giren her şeyin
Lale’nin bir şiirinde kaybolması gibi
ne gibi biliyor musun, ne gibi
şiir, şiddet, şehvet, şefkat sözcüklerindeki
ş sesi gibi
bu sesin bütün ikiz kardeşleri gibi
taşıdığı kan gibi
tropikal bitkilerle kutup hayvanları gibi
bir aradalığıyla başka bir imkânın hayatlarını sunan her güzel
ve sağlıklı çelişki gibi, mesafe ile edinilmiş çelişkinin kendinde bilinci gibi
can sıkıntısı, kardeş katli, timsah yılı gibi
şiirle bulunan sözcükler
sözcüklerle bulunan zamanlar gibi
yer arıyorken kendine yeniden Babil’de
ağızdan çıkan her söz
sözcüklerin keşfedilmemiş günlerini yurtsuyorken
dilin aynasından önceki dünya
Aşk gibi ş sesi, aşk gibi
Aşk gibi demek yeterli midir bir şiirin bitmesi için

başka bir şiire giderken yepyeni bir ş sesi…
her seferinde aynı umut: Babil’in Asma Bahçeleri…

Murathan Mungan
1993
-Mürekkep Balığı-

Vatan Şiiri – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN VATAN ŞİİRİ

… Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik…
Çok şey değişmiyor
uykusu kalın takviminde
toprağa ağır dökülen yaprakların
aynı hileli coğrafya, aynı kilitli tarih
aynı kapalı iktisat, ikiz karanlık, kanlı gramer

Vatan için öldüğünü söylüyor
aynı toprağa iki dilde birden can verenler
herkesin kimsesizliğini birden ölen
resmi şehitlerle gizli şehitler
uğurlanırken yoksul hanelerin ağıt kapılarında
ölüleri şiirle sayan dünya şairleri
herkesin ölüsünü kalbine gömer

uğruna öldükleri toprağın ancak bir metre
derinliğine yeten uykusu yarım kalmış gövdeleri
değiş tokuş ediliyor üç tencere, beş tabak karşılığında
bayrakları kupon olmuşların sahte haber pazarında

uzak hakikat büyütüyor ölüleri toprağa sığmayan yaprakları
kemikleri birbirine karışmış aynı karanlığın derinliklerinde
iç içe söylüyor uykularını
unutulmuş geçmişten belirsiz geleceğe
kaybolmuş vicdanlar pahasına açılan geçit
borsaların kapanış saatine kadar kör edilen gerçeklik
siz ne derseniz deyin
ölüler her şeyi biliyor
ölüler her şeyi biliyor

Meydanlarda söyleyelim eski şiirin rüzgârıyla:
vatan ölü toprak, vatan ölü beden, vatan ölü tarih
ve kimseye kardeş değilken hayat,
küresel ekonominin dünya çarşılarında
Büyük uyur bazı ölüler bayraksız göklerin altında

Vatan bankalarınız, vatan kasalarınız, vatan mallarınızsa,
Dünya şairleri vatan haini olmaya devam ediyor Nâzım’ca…

Murathan Mungan
2 Ocak’99, 15-16 Mayıs 2001
-Divan-ı Harp Şiirleri / Solak Defterler-

 

KAVUN ACISI – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN KAVUN ACISI

Gündelik ve güvenilmez
hüzünler içinde
geçimsiz günler
Bir nedeni yok gülmezliğimin
içim kavun acısı
biri bir şey sorsa
ağlayacağım sanki
durup dururken
gözlerimi çivilediğim deniz
sabahın ilk vapurunda
herkes kimsesiz
Istanbul’da yağmur yağarken
dünya daha yalnızdır
her zamankinden
yanık simit, sıcak çay
insanın içini ısıtıyormuş gibi yaparken
köprünün üstünden geçiyor insanlar
çıkmış gibi
Sait Faik hikâyesinden
içim kavun acısı
dünden, geceden
Istanbul’da yağmur yağarken
dünya daha yalnızdır
her zamankinden

Bir nedeni yok gülmezliğimin
belki akşama bir şey kalmaz
sabahki halimden
içimde aynı kavun acısı
vapur dağılırken

Murahtan Mungan
-Belki Birkaç Şarkı/Elli Parça-

acısı mirasıdır osmanlının – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN ACISI MİRASIDIR OSMANLININ

yanılan bizmişiz sultanım
erkân-ı harpten bu yana necef sularda
kim dokunursa altına taş kesermiş derdi rivayet
oysa mor yeldirmeli bir soluk cenazede kaftanım
bir halk cenazesinde kıyamet
meğer ki yanılan bizmişiz
otuz ikinin yazından bu yana sedef kuyularda
yanılan bizmişiz sultanım
şimdi hâlâ söyler ol hikâyât
sadeleştirilmiş türkçeyle hem de
derim ki, bunlar hepten tevatür, hepten rivayet
dünya içinde dünya sanıp kendimizi
biz kendimize benzeriz elbet
gene de bakın ki tarihe, tarihtir aslolan diyalektiğin hukukunda
türetmeden yeni bir hazret

Murathan Mungan
-Mürekkep Balığı-

Kavram ışığı – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN KAVRAM IŞIĞI

Nasıl bulabilirsin kendini
başkasında kaybolmadan
herkesin geçiş izni yoktur
bir diğerine
sınır ya da öteki
kaçak çıkar yoluna
nasıl kavramlaştırırsan artık
var olmanın bedenlerini
kendi hayatında

farklılıklar kurar benzerliği
uzun ya da kısa
yakın ya da uzak
ben dediğinden kendine ne kaldıysa
herkes bir gün anlar
neye benzediğini;
karıştıkça kayıplara
bulduğu tekrarlarla

Murathan Mungan
2011
-Solak Defterler-

Sabahın Sütü – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN SABAHIN SÜTÜ
Sabahın sütü taze aydınlık
bunu söylemek istiyorum
yalnızca bunu
bırak üstünden bir gece geçsin
yaşananların
dönüp ertesi gün bak
sabahın sütüyle
görünenlere

rüya ne kadarını yıkamış
zaman ne kadarını almış içine

tanelenen serinlikte
kazandığın mesafe
hayatın devrettiği
ertesi güne

Murathan Mungan
2007
-bazı yazlar uzaktan geçer-