Aynanın Önüne Bırakılmış – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN AYNANIN ÖNÜNE

neden ağladığımı bilmiyorum, diyorsun.
çünkü birşeyler değişiyor içinde
kendini ikna etmiyor düştüğün boşluk
bildiklerin başkalaşıyor gözlerinin önünde
yabancılığı öğreniyorsun

gece söndürür hayalet olmaya yetmeyenlerin ışığını
güçlü olmaya benden daha çok ihtiyacın var
çünkü haksız olduğunu
kalbinin bir yerinde biliyorsun
gündüzün kepenklerinde duyduğun güven,
çelimsiz gölgelerin fısıldadığı
küçük sırlarla büyüyorsun

zamanın ve
aynanın önüne bırakılmış
kısa bir mekup bu
belki çok sonra anlayacaksın içindekileri

ama şimdi okuyorsun

Murathan Mungan
-Timsah Sokak Şiirleri-

KRAMP – Murathan Mungan

KRAMP - Murathan Mungan

kramp içindesiniz
iktidar odakları
kramp
otopsi almıyor sizi
prizma çoğaltmıyor
kamaşmıyorsunuz
seğirmiyorsunuz
aslılı kaldığınız kramp
mukavva ve buldozer gibi
bir gerçeklik yalnızca
taçyapraklarınız yok madensel tuzlarınız
yasemin çayı içmiyorsunuz
haziranlarınız yok
bazı anların renginden yoksunsunuz
uçurum ortasında oturma odalarınız
aynalarda ödünç kimlikleriniz yırtmaç
hiçbir derinliği tartmıyor sessizliğiniz
yalnızlığınız bile kramp
üç tür bağlacı var dilinizin
aileniz, mülkünüz, devletiniz
hepsi kramp içinde
bir şiir bile yazamıyorsunuz sahiden
acılarınızı dillendirmek bize düşüyor
seslendirmek, oynamak, anlamak bile
krampınız uluyor
dünyanın cinnetinde

Murathan Mungan
-Metal-

Manzara – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN MANZARA

uykusuz düşlerinin başını bekler manzara
görüldüğünü bilmeden
kendini yaşar
her şeyden bağımsız manzara var mıdır?
ya da başka türlü söylersek:
gözlerden bağımsız manzara var mıdır?
bütün manzaralar kederder yapılmıştır, diyor
herkesin içinde ikinci bir ses olan sakin yara
çünkü güzelliğin ön şartı kayıtsızlıktır

kendini seyreden bir ayna gibi
manzara görür mü kendini,
yoksa bizlerin gözünde mi seyreder?
görüldüğünü bilmeyen bir rüya gibi
kendinden ve söylediklerinden habersiz
zamanla gözlerimizden geçip gider

belki de, yalnızca ölümlü olmanın bilgisidir manzara
şiirle felsefe arasında
karşılıksız bir aşk gibi durur
kimse bakmazken
ya da bakıştıkça…

Murathan Mungan
-Eteğimdeki Taşlar-

©Stuart Lowe

Babasız evler – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN ESMERLİĞİ BİLE

“Hayatın her duruma hakkı vardır”
Rainer Maria Rilke

akşamın kapısından
içeri giren
öksüzlüğün onarılmaz duygusu
iş dönüşü, somun ekmek
yıllar komşunun penceresine bakar
çok geçip hiç geçmeyerek

hayat hiçbir aldığını koymaz geri
çocukluğun büyümemiş yerlerini
kimse büyütemez bir daha

terk edilemez babasız evler
kapısı çekilip çıkılsa da

bir roman adı gibi
içinde yaşar
çoğalmaz başkaları
okumalarla

babasızlığın ne olduğunu bilmeyenler

günün birinde baba olsalar da

Murathan Mungan
-Köşedeki Kahve/
Eteğimdeki Taşlar-

Suç ve gül – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN SUÇ VE GÜL

taşrada zaman
suç ve gül
kendini okutmayan
yılan yazı
emniyeti kapalı
göçebe ezber
bu kadar ıslık ve takı
ay çiçeğinin
mutlu sarısı
deseni bahçeye karışan basma entari
kirpikleri kapalı fener
çardaktaki masa
kareli örtüye kareli defter
acı kahve zamanı
konusu neşe olan
ikiz kirazlar ve
kuşluk rakısı
kayıtsız bir çocukluktan hatırlanan
hep aynı dayı
eksilmeyen bahçe
bir yazın belleğinde
hep aynı duran
mutluluk sancısı
bir dahası olmayan
mutluluk sancısı
bahçeye karışan akşam ve zaman
ne çardak be kiraz ne rakı
artık mutluluk
yalnızca sancı
dindirmiyor bir şiirle hatırlaması
hayatımda açık kalmış kareli defter
ömrümün en uzun yazı

Murathan Mungan
-Köşedeki Kahve /
Eteğimdeki Taşlar-

MAVAL’IN OKUDUĞU – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN MAVALIN OKUDUĞU

Burada tüm haritaların kıyısında
kumdan kale kumdan zaman kum adam
tek başıma gökyüzünde kervan
yeryüzünde kırandım
Çölde kök tuttum atalarımı
Yesrib’de oturdum dinim varken
Aramice uyudum rüyalarımı
Her şey mümkündü o zaman
Din hep çöle geldi
Tanrılar azala azala bire inerken

Ben neredeysem karşıya saklandım:
hem putlara tapan hem gizli müslüman
başkalarını tenimde anladım
lehçeme aldım dünyanın kalanını
içimdekiler çoğala çoğala bire inerken

Ben gezmedim, şiirlerim bedevî
komşu dillerde geçmiş sözlerdi zaman
Maval’ın okuduğu
boynumda asılı levha
Hacer ve Esved
şiirimden kalan is duruyor hâlâ duvarlarında
ilk tavaftan kalma
gözleri görmeyen mağara, dilsiz sarnıç
örümceğin ipek lisanı
boynum vurulduğunda kumlara aktım

şimdi ortasındayım dünyamın
yeniden uyuyorum unuttuklarımı
uyuyorum uyuyorum
unuttuklarımı
suçla, cezayla yıkandım, yankılandım
kalbim çölde kaldı, mavalım

okuduğun başkası ben anlatılandım
uyuyorum şimdi anlatılanları
uyuyorum uyuyorum
anlatılanları

Murathan Mungan
-Eteğimdeki Taşlar

KAR ADAMI – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN KAR ADAMI

Ustalığımızı imha ediyordu
yeni tutkuların bombardımanı
yeniden acemilik günleri için
yeni odalar: büyük bir otelde kayboluyorduk
koridorlar yeni hayatlara götütür bizi; durmadan oda değiştiriyor,
hep başka biri olmak isterken hep aynı kalıyorduk
Ve her şey bittiğinde dönüp yaşadıklarımıza bakıyorduk uzaktan
Usulca beliriyordu ayak izleri kendi hayatımızı bizden gizli yaşayan
o kar adamının
Kimsenin görmediği ancak ayak izlerine rastlanan…

Murathan Mungan
-Başkalarının Gecesi-