UYUMAYA BIRAKIYORUM – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT UYUMAYA BIRAKIYORUM

Uyumaya bırakıyorum seni bıçak sırtında
mavi atlas serinliğinde uyanman için,
bulman için kendine giden yolu,
ucuna diktiğin heykeli, kör.

Sana bütün o rüzgârlar yüzünden borçlandım,
bin akçe de olsa az,
sana bütün kırları için güneyin
bir deniz borçluyum, bir göl borçlandım.

Sana uğursuz bir boşluğun dikdörtgeni
gibi bir talaş parçasında ölmek
düşecekse hiç düşmesin daha iyi.
Seni ölümsüz şamandıranın
burgacına atıyorum yassı bir çakılı
sektirir gibi kıyıdan düz denize.

Oktay Rifat
-Denize Doğru Konuşma-

O YOL MAVİDİR – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT O YOL MAVİDİR

Ben gündelik gülüşünün
geçidinde şimdilik
bir çiçekçi dükkânı gibi durmaktansa
ahşap balkonumun mendilini
bırakıyorum dizine
gül kokuyor fistolu yastığın ardı

dışarda güneşin çisentisi
çakıp sönen denizin peşi sıra
geçiyor yoldan bahçeye giriyor
geçmiş günün merdiveni kırık dökük
unutulmuş bir ağaca boyalı
gözlerin yaprak kokuyor

bu akşam yasemin ağızlık
zeytin çekirdeği tesbih
bu akşam yokmuşum gibi gölgesiz.

Oktay Rifat
-bu dünya herkese güzel-

HİZARCI – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT HİZARCI KIZIL ÇAM

Çam ağaçları da boy boy
İnsanlar gibi diyor hizarcı
Esmeri var sarısı var beyazı var
Çıralısı budaklısı
Kimi Kazdağ’dan gelir
Kimi Dursunbey’den
Kimi Kozak’tan
Çekersin ince beziri
Kızardıkça kızarır kızıl çam
Tahtalar da insanlar gibi
Diyor hizarcı
Dağlarını kokarlar gün boyunca
İçten içe ölürler yavaş
İki ağaç yıkmış hizarcı
Biçmiş ince uzun
Ölmemişler daha yaş.

Oktay Rifat
-Çobanıl Şiirler-

TÜRKÜ – Oktay Rifat

OKTAY RIFAT TÜRKÜ HOROZCUK OTU2

Oyun ortağım, sevdiğim, yarıcım,
Bu işe elimiz bulandı bir kez,
Üzme kendini, aldırma, dolaş, gez!
Horozcuk otları açtı bahçede.

Çay süzgecim kırıksa gönlüm büyük
Cebim delikse, boş ver, sevgimiz var.
Yaprak sapı gibi ince boyunlum,
Garip kuşun kanadında gelirim,
Bekle beni en yüce yükseltide!

Oktay Rifat
-Umut Şiirleri Antolojisi-

 

BİZLER – Oktay Rifat

BİZLER - Oktay Rifat

Sardunya camdan yola büyür,
Konuşur damdaki azgın kedilerle
Bebelere çiçek açar, güler öbür
Sardunyalara. Kısraksa gide gele

Pulluk çeker evleklerinde tarlanın
Kuyruk rüzgârda, bulutta başla yele,
Akşam mum gibi erimiş yorgun argın
Kısrak sardunyaları düşünmez bile.

Döne kız sular onları bakır tasla
Testiye doldurduğu suyla kuyudan.
Bir yıldız yağmuru başlar ağustosla

Üzümler sararmaya durduğu zaman
Sardunyalar, kısrak, Döne kız, ne iyi
İçimizde duyarız sıcak geceyi.

Oktay Rifat
1980
-bu dünya herkese güzel-

BUN – Oktay Rifat

FERNANDO PESSOA İÇERİ GİRİP PENCERELERİ KAPATIYORUM

Başka biri oluyordu,
dibine düşmüş incir ağacı gibi çürüdükçe başka biri,
başka biri el etek çekilen saatlerde,
kararan damların üstünde gökyüzü açık maviyken,
büyürken çınarların altındaki yolların sessizliği.
Alıp başına gidesi ama nereye?
Duvar dibine çömeliyor fesleğene bakıyordu.
İki tavuk avluda, gerisi kümeste, taşlar sıcak,
deniz uzakta, ışıklar, limanlar, gemiler uzakta.
Bir dam vardı pencerede lambası, şimdi uzakta,
o burada, bir yumru boğazında taş gibi.

Oktay Rifat
-Bir Cıgara İçimi-