SAHİDEN – Sabahattin Kudret Aksal

33691402_1900608916615894_5452548874482745344_n
Yaşamak güzel şey sahiden
Sabahleyin evimizin kapısından
Sokağa adım atmak
İlk kahveyi
İlk sigarayı içmek
Denizde maviyi
Ağaçta yeşili görmek
Denize ağaca bakıp
Maviyi yeşili görmemek
Köpükler dalgalar kasırgalar
Yosunlar denizanaları balıklar
Sonra bütün bunlar kadar
Bunlar gibi
Caddeler apartmanlar tiyatrolar
Kahveler park
Tıpkı bunlara benzer gene
Dostlar
İnsan yüreğimizde sevgi
Öfke
Güzel şey hayal etme gücü

Sabahattin Kudret Aksal
-Umut Şiirleri-

SEVDA DEMİ – Sabahattin Kudret Aksal

S K AKSAL SEVDA DEMİ Pablo Ferrari

Sevdiğim bir kadın var
Çocukluk resmi cebimde
Bir sevda içindeyiz ki sormayın
Gündüz gece eli elimde

Gezdiğimiz yer park
Bazen sinema
Bir de bakıyorsun ev olmuş
Şu İstanbul baştanbaşa bizim

Böyle olur aşk dediğin
Şaşkına çevirir insanı bir bakıma
İş güç arkadaş
Ne varsa unutturur adama

Sabahattin Kudret Aksal
-Şiirler/Bütün Yapıtları-

 © Pablo Ferrari

BİR DÜŞLE – Sabahattin Kudret Aksal

S K AKSAL PAZAR SABAHI

Bir düşle uyanırız
Kapısında bulutun.
Cam sarısı evler görürüz,
Bir kadın yaz şemsiyesinin altında,
Bir sokak yarısı gök, yarısı boğa,
Ölü güvercinlerini toplarız avluların,
Akşamlara bularız ellerimizi,
Yüzeriz ırmağın mavi Ophelia’sında,
Kuyuların ebegümecileri yağar üstümüze.
Aydınlığın reçinası kokuyor
Sümüğü akmış çocuğun yüzünde.

Dururuz meşelerin köşebaşında
Düz ayak bir öğlede.
Bakarız kâğıt evlere göğe bakar gibi,
Göğü koklar gibi koklarız sarnıçlarını,
Mazgal, küf, çinko,
Dinmiş bir lodosun birikintisi işiyor
Tulumbanın yalağında.
Kuytusunda sofaların
Canfes giysili bir kız bakıyor aynadaki ikizine,
Limon sarısı bir kedi kapıda,
Çatısına sarımsak asılı evlerle gireriz geceye.

Uyuruz bir güneşe.

Sabahattin Kudret Aksal
-Bir Zaman Düşü-

Sabahattin Kudret Aksal (25 Mart 1920 – 19 Nisan 1993) Anısına saygıyla..

S K AKSAL ANI 19 4 18

 

Eski zaman rüzgârla girerdi odaya,
Güneş rengi rüzgârla, bir tutam bulutla,
Yaz ikindilerinin esrik kokusuyla.
Gelir otururdu evi gibi, en eski
Evi gibi, geçmiş günlerin sedirinde,
Bir buğuydu usulca tüten çaydanlıkta.

Işıklarla oynar, tüyden hafif balonlar
Uçurur havada, yakalamak isterim
Birini, dokununca solar avucumda.
Nerde o yüz ki aydınlığın bahçesinden
Gülümserdi benimçin gözümü yumdukça,
Dağılır pul pul, tozdur tavan, ayna sırça.

Ne zaman, nasıl bir imbikten çekilmiş,
Binbir gündüz, binbir geceden toplanmış,
Ufak tefek kırıntı, tülbentler, bohçalar,
Lavanta çiçekleri kutularda saklı,
Tadından ürperen minder, mangal ve kedi,
Ceviz sandık, bir zamanın resimleriydi.

Döner durur kuş gibi saçaklarda, vurur
Kendini oradan oraya, ağaçlara;
Düşer avlumuzun orta yerine sessiz,
Ölüsü eski zamanın, yaşamdan sıcak.
Kanım sanki, şimdi kalktığım yatak sanki,
Çocuk gökyüzüm benim uçurtmalardaki.

Sabahattin Kudret Aksal
-Çizgi-

ESKİ MUTFAK – Sabahattin Kudret Aksal

AHMET GÜNBAŞ BAHAR ÇARPMASI

Erkenci bir güneşle ışır mutfağa bahçe. İlkyazın muştucu kuşu öter. Küfünü kokladığımız bir merdiveni ineriz. Terlemiş küpler buluruz orda, güğümler deri değiştirmiş. Soda kokusu leğende, yastağacın hamuru sıyrık. Kapkacak dün geceden yıkanmış, kevgirde, yine de suyu sızıyor. Mavi gözlü gülleri fincanların, raflara dizili.

Sabahattin Kudret Aksal
-Bir Zaman Düşü-

HAZİRAN – Sabahattin Kudret Aksal

SABAHATTİN KUDRET AKSAL HAZİRAN

Bakar gülümserdin bana balkonundan
Ah o yaz akşamları ne iyiydin
Rüyan, kokun ve sesin
Rüzgâr gibi esiyor günler arkasından

Her an bir başka hatıran
Çiçek açıyor karşıki dalda
Kendimi kaybederek rüyada
Yaşadığım o sonsuz zaman

Bir yarı sarhoşluk içinde
Geçerdim sevdalı evinizin önünden
Görünürdü aralık pencereden
Odan akşam serinliğinde

İşte boydan boya divan
Üstünde akşamı ettiğin
İşte şapkan, beyaz entarin
Böyle vakitlerde anlaşılmaz duran

Ufukta görününce yağmur bulutları
Şaşırırdın ne yapacağını telaştan
Yerleştirirdin her şeyi yeni baştan
Taşırdın içeriye masaları koltukları

O her zaman hatırladığım karanfil saksısı
Suladığın sabahları her şeyden önce
Yaşadım o güzel mevsimi keyfimce
Ben haziran gecesi âşıkı

Sabahattin Kudret Aksal
-Gün Işığı-

ÇOCUK – Sabahattin Kudret Aksal

SABAHATTİN KUDRET AKSAL ÇOCUK

I
Arar bakışıyla süzgün
Gülümseyen bir yüz, sıcak,
Gecesini uyuyacak,
Bulamaz, yaşama kızgın.

Sarsacak camını azgın
Bir rüzgâr ölünceye dek,
Baksa ardına yok ki tek
Günü savrulmasın bozgun.

II
Yürüdü sokakta düşsel,
Kara yağmur, balçık çamur,
Yoğruladursun bir hamur
Teknede, büyüsün masal.

Uzaklaşır usul usul,
Kayar gider oracıktan,
Geçen gemiler açıktan,
Durur ışığıyla kumsal.

Sabahattin Kudret Aksal
1976
-Çizgi-