Pablo Neruda (12 Temmuz 1904 – 23 Eylül 1973) Anısına saygıyla…

PABLO MATIİDE NERUDA YIRMİ AŞK ŞİİRİ 5 2018

5
Duyasın diye beni
incelir
sözlerim arasına
kumsallarda martıların izleri gibi.

Gerdanlık, esrik çıngırak
üzümler gibi tatlı ellerin için.

Ve ta uzaklara götürürüm sözlerimi:

Benim değil senin onlar.
Tırmanırlar eski acıma sarmaşıklar gibi.

Nasıl tırmanırlarsa nemli duvarlara öyle.
Bu kanlı oyunun sensin suçlusu.

İşte kaçışıyorlar karanlık inimden.
Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi.

Senden önce sardılar yerleştiğin ıssızlığı
ve benim hüznüme alıştılar, sana değil.

Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi,
onları duy beni duymanı istediğim gibi.

Bir bunaltı rüzgârı sürüklüyor sözlerimi hep.
Düş kasırgaları deviriyor ikide bir.
Başka sesler duyuyorsun acılı sesimde.
Eski ağızlardan ağıt, eski işkencecilerden kan.
Sev beni dost. Bırakma beni. İzle beni.
İzle beni dost, şu bunaltı dalgasında.

Ama aşkının rengine bürünüyor sözlerim.
Sen sarıyorsun işte, sen dolduruyorsun hepsini.

Bir sonsuz gerdanlık yapıyorum onlardan
üzümler gibi tatlı, beyaz ellerin için.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911 – 21 Eylül 1975) Anısına saygıyla..

berdirahmieyuboğlu1 2018

Açıl Toprak Açıl – Bedri Rahmi Eyüboğlu

Açıl toprak açıl
Kurulsun sofralar!
Boğazına kadar öze boğulsun tohm
Çatlasın bereketinden dağlar
Gözümüz gönlümüz doysun.

Açıl toprak açıl
Bo atsın birden yoncalar döne döne
Batırsın köklerini çınar kana kana
Serin köpüklü usare kuularına.

Açıl toprak açıl
Bağrında gün görmemiş bir sürü bahar
Bizim bir tutamı yeşermedik bahçelerimiz var
Toprağın altında el değmedik kız gibi
Mevsimlerin var bekleşip durur
Üstünde bahara hasret gidenler var ne buyrulur?

Açıl toprak açıl
Yabanî incirin dallarına süt yürüsün.
Bize meyvelerini dirhem dirhem sunan
Emektar ağaçlarından özünü
Piç fidanlardan meyveni esirgeme
Açıl toprak açıl!
Bire on veren başak bin versin
Bize gölgesinden başka
Verecek şeyi olmayan kısır dallar;
Yepyeni meyvelerle bezensin.
Açıl toprak açıl
Donansın bahçeler
Toprağın altında yakası açılmadık bir sürü bahar;
Üstünde bin baharı bir anda taşıyacak
Tosun gibi ağaçlarımız,
İştihası yerinde bahçelerimiz,
Maşallahı alnının oltasında yazılı
İneklerimiz var.
Açıl toprak açıl!
Ver Allah’ım ver!
İnsan oğlu bir baş soğanla
Bir dilim ekmeğe değer.

Açıl toprak açıl dedik açılmadı
Toprağın altında mühürlendi kapılar
Tohumların azını bıçaklar açmaz oldu
Boyu devrilesi bir bahara kadar.

Açıl toprak açıl dedik açılmadı
Mevsimler
Henüz doğmamış sâbilerin rızkıdır dediler,
Toprağın altında ne var ne yok kilitlediler
Sâbiler doğdular, büyüdüler
Acıktılar
Evvela tırnaklarını
Sonra da birbirlerini yediler
Açıl toprak açıl dedik açılmadı
Senin anlayacağın
Toprak bizi doyurmadı.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
-Yaradana Mektuplar-

Mehmed Kemal (Kurşunluoğlu), (11 Nisan 1921 – 14 Eylül 1998) Anısına saygıyla..

MEHMED KEMAL SEN

Sen – Mehmed Kemal

Daldın sen,
Serin su başlarında eyleşen,
Bir söğüt dalı!..

Baldın sen,
Binbir bozkır çiçeğinden süzülmüş,
Ankara balı!..

Yapraktın sen,
Suyu verilmiş çelik kınımda,
Söğüt yaprağı!..

Topraktın sen,
Uğruna yaşanmış ölünmüş,
Vatan toprağı!..

Mehmed Kemal
-Söz Gibi-

Cesare Pavese, (9 Eylül 1908 – 27 Ağustos 1950). Anısına..

GÖRÜNÜM IV CESARE PAVESE 2018

GÖRÜNÜM – Cesare Pavese

IV
(Tina’ya)

İki adam kıyıda sigara içiyor.Yüzen kadın
—suyu yarmadan— kendi kısa ufkunun yeşilinden
başka bir şey görmüyor.Gökte ağaçlar arasında
bir su uzanıyor ve akıp gidiyor kadın içinde,
gövdesiz. Bulutlar gökte dinleniyor, kımıldamıyor
sanki. Duman havada asılı, duruyor.

Buz gibi suyun altında otlar var. Kadın
üstlerinden geçiyor, ama biz eziyoruz otları,
yeşil otları gövdemizle. Su boyunca yok
başka ağırlık. Toprağı yalnız biz duyuyoruz.
Uzanan gövdesi kadının, suyun içinde,
açgözlü soğuğun emdiğini duyuyor belki
gevşekliğini güneş alan yerlerinin ve bıraktığını onu
capcanlı, devimimsiz yeşile. Başı kımıldamıyor.

Otların ezik olduğu surda uzanmıştı o da.
Koluna dayamış yan görünen yüzünü,
otlara bakıyordu. Kimse konuşmuyordu.
Hâlâ asılı havada o ilk hışırtı,
onu suya alan. Bizim üstümüzde duman,
Şimdi kıyıya vardı, bizimle konuşuyor, ışıl ışıl
kapkara, kütüklerin arasından çıkan gövdesi.
Sesi suyun üstünde işitilen tek ses
—boğuk ve genç, o önceki ses.

Kıyıda uzanmış,
en koyu, en taze yeşili düşünüyoruz, içine
bıraktığı gövdesini. Sonra, içimizden biri birden
suya atlıyor ve batıp çıkarak omuzları,
köpüklü kulaçlarla, devinimsiz yeşili geçiyor.

Cesare Pavese
-Dünya Şiir Antolojisi II-
Çeviri: Egemen Berköz

BÜYÜK PAYDA – Şükrü Erbaş

Doğum günün kutlu olsun Ustam… nice sağlıklı yaşlara…

kuş uçar kanat ağlar 1

Biz ayrı ayrı iyi insanlarız
Biz yalnızken herkesi severiz.
Gecemiz büyüktür, güzeldir
Dünya, evimizde ışır
Toprak merhametimizdir
Rüzgâr annemizin memesi
Bahçeler sevgilimizin soluğu
Gökyüzü hayal evimizdir.

Sonra sabah olur
Evlerden çıkarız
Herkesten yapılmış binlerce herkes
Birden korkarız
Yalnızlığımız ortada bırakmıştır bizi
Bu kadar insanı nasıl severiz!
Önümüzde her hayalden bir hareli yol
Alın çizgilerimizde çeki taşı bir gelecek
İlk sokakta kayboluruz.
Her yer başka tanrıların gökyüzü
Her söz bir bulantı cümlesi ağzımızda
Boğuluruz.

Şimdi hepimizin
Kilitlerden perdelerden bir yuvası var
Kentlerden bir korunak kurduk
Lambalarımız korkuyla ışıyor
Hepimiz hepimizin zalimi ve mazlumuyuz
Anne, baba ve çocuklardan
Bir büyük paydada
Vicdanımız eşyalarımızdan rahat
Boynumuzda başka hayatların ölü fotoğrafları
Eşiklerimizde sevgisiz şarkılar
Dönüyoruz dünya diye kendi gövdemizi…

Şükrü Erbaş
2017
-kuş uçar kanat ağlar-

 

İlhan Berk (18 Kasım 1918 – 28 Ağustos 2008) Anısına saygıyla..

ACININ ADI İLHAN BERK ARA GÜLER ÇEKMİŞ

ACININ EL YAZISI

Ben acıyım. Yani senin hazan düşen yüzün. Umarsız
Boyun bazan. Bazan ağzın, gölgeli gözlerin

Yani çocukluğun. Bursa’da bir sokak yani
(Bursa’yı hiç görmemişim gibi gelir bana)

Bir akşam yaktığın mum sonra bir kilisede
Daha hiç bilmediği bir yüz için ölümün

Zaman ki senden başka nedir
Ve hep bir yüz dönüşür bende

Bir yüze
Hem geceyi, hem tanyerlerini taşır kendinde

Ben ki bir yıkıntınım senin, senin büyüttüğün
Acının el yazısında

İlhan Berk
-Kül /Aşk Tahtı Toplu Şiirleri II (1976-1982)-

©Ara Güler..

Cesare Pavese (9 Eylül 1908 – 27 Ağustos 1950) Anısına saygıyla..

pavese-15

ÇALIŞMAK YORAR – Cesare Pavese

Evden kaçmak için yolu geçmeyi
yapsa yapsa bir çocuk yapar.
çocuk değil ki artık
bütün gün sokaklarda sürten bu adam
üstelik evden de kaçmıyor.

Hani yaz ikindileri vardır
meydanlar bomboş uzanır batan güneş altında,
geçip gereksiz bitkilerle bir bulvardan
durur yalnız adam.
Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için?
Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde.
Oysa bir kadın durdurmalı
konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı,
yoksa hep kendisiyle konuşur insan. bunun için de
kimi vakit körkütük olur geceleri
ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.

Böyle ıssız meydanda bekleyerek
rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları
durduğu olur insanın şöyle bir.
Olsalardı iki kişi, başka olurdu ev
sokaklarda bile. Kadın olurdu, değerdi dolaşmaya.
Gece kimsecikler kalmaz meydanda
Oradan geçen bu adam görmez
yararsız ışıklar içinden evleri
kaldırmaz artık gözlerini.
Kaldırımları dinler yalnızca
kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği.
Doğru değil ıssız meydanlarda kalmak.
Mutlaka yolda olmalı o kadın
yalvarsan eve çeki düzen verecek.

Cesare Pavese
-Dünya Şiir Antolojisi 2-

Çeviri : Bedrettin Cömert