Yüz Aşk Sonesi – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ IV

IV

Hep anacaksın o nazlı dere yatağını,
yamaçlarında titreşen ıtırlarla,
bir kuş geçerdi ara sıra, giyinmiş
yağmuru ve yavaşlığı: Bürünmüş kış giysilerini.

Anacaksın nimetlerini toprağın:
O delişmen hoş kokuyu, altın çamuru,
otlarını çalılığın, deli kökleri,
kılıca benzer büyülü dikenleri.

Arayacaksın getirdiğin çiçek demetlerini,
gölge ve sudan derlenmiş sessizlik içre,
köpük bezeli taşa benzer demetleri.

Ya hep ya hiçti o günler:
Şimdiyse gidişimiz hiçbir şey umulmayan diyara,
bulmaya her ne bekliyorsa bizi.

Pablo Neruda
-Yüz Aşk Sonesi-
Çeviri: Adnan Özer

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 10

10

Yeniden yitirdik bu alacakaranlığı.
Bizi kimse el ele görmedi hiç bu akşam
inerken mavi gece dünyanın üzerine.

Gördüm penceremden
uzak tepelerde şenliğini batan günün.

Arasıra bir sikke gibi
yanıyordu bir güneş parçası ellerimde.

Seni anımsıyordum yüreğim sıkışarak
o bende bildiğin kederle.

Nerdeydin o zaman sen?
Kimlerin arasında?
Neler konuşuyordun?
Apansız niye gelir bilmem bunca aşk bana
kendimi böyle üzgün, seni uzak bulurken?

Düştü hep alacakaranlıkta alınan kitap,
pelerinim, o yaralı köpek kıvrıldı yerde.

Gidersin hep, gidersin akşam üzerleri
yontuları silmeye koşan karanlığa doğru.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

Yüz Aşk Sonesi – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ VI Svetlana Ivanova

VI
Kararmış bir dal kestim yitik ormanlarda
ve götürdüm mırıltısını susamış dudaklarıma:
Ağlayan yağmurun sesiydi bu belki de,
kırık bir çan ya da bir yürek kan içinde.

Bir şey sezerdim çok ötelerden,
ağırlığına gömülmüş, örtülü toprakla,
sonsuz güzle sağırlaşmış bir çığlık,
yarı açık bir geceden, yapraklarla nemli bir karanlıktan.

İşte orada, uyanıp ormanların düşünden,
şarkı söyledi fındık dalı dudağının ucunda
ve o serseri kokusu tırmandı aklıma.

Sanki hep arıyorlardı beni yana yakıla,
o terk edilmiş kökler, çocukluğumla yitmiş toprak.
Bense yaralı kalmıştım göçebe bir kokuyla.

Pablo Neruda
-Yüz Aşk Sonesi-

Çeviri: Adnan Özer

PERU PELİKANI – Pablo Neruda

Pelícano_en_Pucusana
Pelecanus thagus

Oturmuş denizin üstüne
derin sorunları tartıyor pelikan:
okyanusun hacmi
yiyecek derdi,
dalgaların tekrarı,
balinanın yalnızlığı,
ay falı,
rüzgârın koordinatları.

Vurdumduymaz yargıcı denizin:
yuvarlanır zaman kafatasının üstünde
yağmurdan ya da dalgadan bir damla
kayar uzun gagasından
saydam bir hüküm gibi.

Sallanarak çatlayan dalgada
bir yuva ya da terk edilmiş bir beşik gibi,
sayıyor pelikan
biriktirdiği balıkları,
plastik paralar gibi,
gagasından sarkan kesede.

Sardalye sürüleri,
solgun güz balığı,
Taitao’nun pürtüksüz merlosu,
bıçak renkli istavrit azmanları,
yakamoz yumuşakçaları,
mürekkepbalığı kolları,
şeytansı kalamarlar
ve kurdeşenli kafadanbacaklılar
saklamış kesesinde pelikan.

Birden kaldırıyor pinti kuş
balık yüklü torbasını,
açıyor kurşundan kanatları,
uçuyor göğe demirden tüyler
ve seyrediyor sessizlikte sessizlik
dinsel bir gemi gibi.

Pablo Neruda
-Kuşlar Sanatı-
(1971 Nobel Edebiyat Ödülü)
Çeviri: Erdal Alova

 

Pablo Neruda (12 Temmuz 1904 – 23 Eylül 1973) Anısına saygıyla…

PABLO MATIİDE NERUDA YIRMİ AŞK ŞİİRİ 5 2018

5
Duyasın diye beni
incelir
sözlerim arasına
kumsallarda martıların izleri gibi.

Gerdanlık, esrik çıngırak
üzümler gibi tatlı ellerin için.

Ve ta uzaklara götürürüm sözlerimi:

Benim değil senin onlar.
Tırmanırlar eski acıma sarmaşıklar gibi.

Nasıl tırmanırlarsa nemli duvarlara öyle.
Bu kanlı oyunun sensin suçlusu.

İşte kaçışıyorlar karanlık inimden.
Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi.

Senden önce sardılar yerleştiğin ıssızlığı
ve benim hüznüme alıştılar, sana değil.

Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi,
onları duy beni duymanı istediğim gibi.

Bir bunaltı rüzgârı sürüklüyor sözlerimi hep.
Düş kasırgaları deviriyor ikide bir.
Başka sesler duyuyorsun acılı sesimde.
Eski ağızlardan ağıt, eski işkencecilerden kan.
Sev beni dost. Bırakma beni. İzle beni.
İzle beni dost, şu bunaltı dalgasında.

Ama aşkının rengine bürünüyor sözlerim.
Sen sarıyorsun işte, sen dolduruyorsun hepsini.

Bir sonsuz gerdanlık yapıyorum onlardan
üzümler gibi tatlı, beyaz ellerin için.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

 

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

ŞÜKRÜ ERBAŞ BİR SONUCA VARAMADIM

4.
Fırtına sabahı bu
yazın bağrında.

Bulutlar ak veda mendilleri gibi gidiyor,
rüzgâr sallıyor onları yolcu elleriyle.

Sayısız yüreği rüzgârın
çırpınıyor sevdalı sessizliğimizin üstünde.

Tanrısal bir orkestra ki çınlıyor ağaçlıklarda
savaşlarla, şarkılarla dolu bir dil benzeri.

Rüzgâr, yapraklar kaldıran elitez hırsız,
kuşların çırpınan oklarına başka yön veren.

Rüzgâr ki deviriyor onları bir köpüksüz dalgaya,
ağırlıksız bir öze ve alçalan ateşlere.

Kırılıp batıyor öpüşlerinin oylumu
kapısına çarparak yaz rüzgârının.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

Pablo Neruda (Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto) (12 Temmuz 1904 – 23 Eylül 1973) Anısına saygıyla..

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ XXIV

XXIV
Aşk, aşk diyerek tırmandı bulutlar
utkulu çamaşırcılar gibi göğün kulelerine,
ne varsa yandı mavilikte, ne varsa yıldız oldu;
Deniz, gemi, gün, sürgün oldular birlikte.

Gel görmeye kirazlarını iklim suyunun
ve toparlak çalgısını hızlı evrenin,
gel çalmaya ateşini anlık mavinin,
gel, taçyapraklar kendini yiyip bitirmeden.

Işıktan bol bir şey yok burada, saymakla bitmez eşya,
salkımlar.. rüzgârın emeğiyle kazanılmış bir yer,
sönünceye köpüğün son gizleri.

Gömülü gözlerimiz bu kutsal maviliklerde,
alır almaz gelecekten bir haber
havanın güçlerini, okyanus anahtarlarını yitirdiler.

Pablo Neruda/yüz aşk sonesi

Çeviri: Adnan Özer