Aşk Şiirleri – Pablo Neruda

PAUL ELUARD AŞK ŞİİRLERİ 5

5.
Gökyüzünden yaklaştım
saçlarının kızıl parıltısına.
Toprak ve buğday ya benim yapım,
az daha yaklaşmaya göreyim
ateşin tutuşturur da kendini içimde
yakar kayaları ve unu.
Bu yüzden çıkacak gibi olur yerinden
ekmek olur kalbim
onu yutacak ağzına,
senin için saklanmış şaraptır benim kanım.
Sen ve ben toprağız meyveleriyle.
Ekmek, ateş, kan ve şarap
Dünyevi bir aştır bizi saran.

Pablo Neruda
-Ayaklarına Dokunurum Gölgede/
Yeni Bulunmuş Şiirler-

Aşk Şiirleri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA

2.

Asla yalnız değilim
seninle yeryüzünde,
ateşlerden geçerken bile.
Yalnız değilim asla.
Toplarken
seninle şafağın
mahmur ışık oklarını,
baharın körpe yosununu.
Seninle,
seçmediğim
ama
biricik
savaşımda,
seninle caddelerde
ve de kumsalda, seninle
aşkım, yorgunluk,
ekmek, şarap,
yoksulluk ve kızgın güneşte,
yaralar, eziyet,
neşe seninle.
Olanca ışık, gölge,
yıldızlar,
biçilmiş buğday,
boylu ayçiçeklerin
taçları, kendi ağırlıklarıyla
eğilmiş, uçuşu
karabatağın, yarıp geçiyor
gökyüzünü
deniz haçı gibi
bütün uzay, güz, karanfiller,
asla yalnız değilim, seninle,
seninle toprak, seninle deniz, hayat,
ne kadarsam, ne katarsam ve ne denli çığırsam,
bu aşkın
özü toprak,
deniz,
ekmek ve hayat.

Pablo Neruda
-Ayaklarına Dokunurum
Gölgede/Yeni Bulunmuş Şiirleri-

YİRMİ AŞK ŞİİRİ – Pablo Neruda

pablo-neruda-yirmi-ask-siiri-15

15

Seviyorum susmanı, yokluk gibisin çünkü,
sesim sana varmadan işitiyorsun beni.
Havalanıyor gibi gözlerin yerlerinden
ve sanki bir öpüşle kapanmış ağzın yeni.

Benim ruhumla dolu bütün nesneler gibi
yine benim ruhumla yükselirsin her şeyden.
Ruhuma benziyorsun, düş kelebeğim benim,
karasevda sözüne benziyorsun tıpkı sen.

Seviyorum susmanı, uzaklıklar gibisin.
İnler gibisin hem de, kuğuran kelebeğim.
İşitiyorsun beni sesim sana varmadan:
Senin sessizliğinle ben de susayım derim.

Seninle konuşayım, o senin yüzük gibi
yalın sessizliğinde, o lamba gibi parlak.
Gece gibisin sen de sessiz, yıldız içinde.
Sessizliğin bir küçük yıldızdır senin, uzak.

Seviyorum susmanı, yokluk gibidir çünkü.
Öyle uzak, acılı, ölüp gitmiş gibi sen.
Yeter o zaman bir söz, bir gülümseyiş bile.
Sevinirim, başka şey yok öyle sevindiren.

Pablo Neruda

Çeviri: Sait Maden

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

pablo-neruda-yirmi-ask-siiri-7

7

Eğilip akşamları gamlı bir ağ salarım
okyanus gözlerine.

Yanar içinde en harlı odun yığınına gerilip
çırpınan kimsesizliğim bir boğulan adam halinde.

O yitik gözlerine kızıl işaretler bıraktım,
deniz gibi çalkanırlar bir fenerin dibinde.

O karanlık, yalnız bekçiler, dişi uzaklığım,
korku kıyısı yükselir bakışından kimi kez.

Eğilip akşamları gamlı bir ağ salarım
bu okyanus gözlerine çarpan denize.

Gece kuşları gagalar ilk yıldızları,
gönlüm gibi ışıyan yıldızlar seni sevdikçe.

Kara kısrağını sürer gece dörtnala
mavi başaklar saçıp kırların üzerine.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

YÜZ AŞK SONESİ – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ II

II

Ne uzundur yollar, sevgilim, bir öpücüğe varmaya,
ne avare yalnızlıktır uzar dostluğuna!…
Gider arasız trenler bir başına kıvrılarak yağmurla.
Güneş arama henüz. Taltal baharında.

Ne çıkar sevgilim, sen ve ben bir bütünüz ya
bütünüz giysilerden köklere varıncaya;
güzden, sudan, kalçalardan bir bütün,
ben sen, sen ben oluncaya.

Taşıdığı taşlardan bilinir ırmağın ırmak olduğu,
o ağız Boroa sularının kaynadığı,
trenler ve kavimlerle bölünmesinden bilinir.

Sen ve ben yazgılıydık sevdalanmaya
nice erkek nice kadın arasında
karanfillerin kök salıp yetiştiği toprakla.

Pablo Neruda
-Yüz Aşk Sonesi-

Çeviri: Adnan Özer

YÜZ AŞK SONESİ – Pablo Neruda

PABLO NERUDA 100 AŞK SONESİ  XKIV

XLIV

Sevmiyorum dememden bileceksin sevdiğimi,
yaşamın iki yüzü olmasından gelir bu,
söz bir kanattır sessizlikten gelen,
soğuk değil midir ateşin bir yarısı…

Seviyorum işte, başlasın diye seni sevmek,
ersin diye nihayete,
dahası hiç vazgeçmeyeyim diye:
Henüz sevdim diyemem bu yüzden de.

Elimde iki anahtar tutuyorum sanki:
Biri sevmek seni, öbürü sevmemek,
biri mutluluk, mutsuz bir yazgı ihtimali öbürü.

İki ihtimali var aşkımın seni severken.
Bundandır seni sevmediğim zaman da sevmek,
bundandır seni sevdiğim zaman da sevmek.

Pablo Neruda
-yüz aşk sonesi-

Çeviri : Adnan Özer

 OĞULLARI ÖLEN ANALARA TÜRKÜ – Pablo Neruda

PABLO NERUDA OĞULLARI ÖLEN ANALARA TÜRKÜ

Onlar ölmediler yok,
Ateş fitiller gibi:
Dimdik ayakta,
Barut ortasındalar!

Karıştı, bakır tenli
Çayır çimene,
Karıştı,
O canım hayalleri:
Zırhlı bir rüzgâr,
Perdesi gibi;
Bir set gibi:
Kızgın çehreli,
Göğüs gibi:
Göğün görünmez göğsü gibi!

Analar, onlar ayakta
Buğday içindeler, onlar,
Yücelerden yüce dururlar:
Dünyayı doruktan seyreden,
Bir öğle güneşi gibi.
Bir çan darbeleri gibi,
Onlar.
Ölmüş gövdeler arasında,
Zaferi çekiçleyen bir ses gibi
Onlar,
Kara bir ses gibi.
Ey canevinden vurulmuş,
Toz duman olmuş bacılar!
İnanın oğullarınıza.

Kök oldu onlar,
Sade kök:
Kan suratlı,
Taşlar altında.
Karışmadı toprağa,
Dağılmış kemikçikleri.
Ağızları ısırır hâlâ,
Kuru barutu;
Ve demir bir okyanus gibi,
Titreşirler hâlâ.
Ben ölmedim der,
Yumrukları;
Yukarı kalkık yumrukları,
Daha.

Bunca yere düşmüşlerden,
Yenilmez bir hayat doğar:
Bir tek beden olur,
Analar, bayraklar, çocuklar,
Hayat gibi canlı tek bir beden;
Bir yüz bekler karanlıkları,
Ölü gözleriyle,
Kılıcı dopdolu,
Dünya ümitlerinden.

Dursun,

Dursun yas esvaplarınız.
Yığın derleyin,
Gözyaşlarınızı;
Bir metal oluncaya kadar:
Bununla vuracağız,
Gündüz – gece;
Bununla çiğneyeceğiz,
Gündüz – gece;
Bununla tüküreceğiz
Gündüz – gece
Kin kapılarını,
Kırıncaya kadar.

Oğullarınızı bilirdim,
Unutmadım acılarınızı.
Ölümleriyle nasıl kıvandıysam,
Hayatlarıyla da öyleyimdir.
Onların gülüşleridir:
Karanlık atölyeleri ışıtan.
Her gün metroda, yanıbaşımda:
Onların ayak sesleridir,
Çın çın.
Akdeniz portakallarında,
Güney ağları içinde;

Yapılarda
Basım-evi mürekkeplerinde;
Kalplerini tutuşur gördüm onların,
Güçle, yangınla.
Ben de sizler gibiyim, analar.
Benim kalbim de yas dolu, ölüm dolu.
Gülüşlerinizi öldüren kanla,
Serpilip gelişmiş;
Bir orman gibidir kalbim.
Günlerin kahredici yalnızlığı,
Uyanışın sisli öfkeleri
Girmiştir içine.

Susamış sırtlanları,
Bitip tükenmez ürmeleriyle
Afrikadan gürleyen hayvan sesini;
Öfkeyi, iniltileri, hoşgörmeleri,
Bırakın, bir yana bırakın.
Ölümün ve tasanın
Çemberinden geçmiş analar,
Doğan ulu günün ortasına bakın:
Bu topraktan güler ölüleriniz.
Kalkık yumrukları titrer,
Buğdayın üstünde,
Bilesiniz.

Pablo Neruda
-Dünya Şiir Antolojisi 2-
Çeviri: Enver Gökçe

yüz aşk sonesi – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ XLVII

XLVII
Ardımsıra dallarda görmek isterim seni,
damla damla meyveye dönüştüğünü.
Zor değil çıkman kökler arasından
özsu hecelerinle şarkı söyleyerek.

Önce hoş bir çiçek kabul edecek seni burada,
bir heykel dönüştürücü öpücüğüyle,
güneş ve toprak, kan ve gökyüzü
güzelliğin ve tatlılığını tanıyıncaya.

Saçlarını göreceğim dallarda,
yapraklarda olgunlaşan belirtisini,
susuzluğuma sokulurken onlar.

Ve dolduracak ağzımı cevherin,
topraktan yükselen öpücüğün
aşkla olgunlaşmış meyveden kanınla.

Pablo Neruda

Çeviri: Adnan Özer

Yüz Aşk Sonesi – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ III           by Rose-Maries ‎Norway‬ ‎sunset‬

III

Amansız aşk, dikenler takınmış menekşe,
arzular çatağında bir top çalısın,
ağrıların kargısı, öfkenin tâcısın,
hangi yollardan geçip de vardın gönlüme?

Nasıl afete çevirdin böyle acılı ateşini,
aman vermeden, yolunun soğuk yaprakları arasında:
Kim öğretti seni bana getiren yürüyüşü?
Çiçek mi, taş mı, duman mı gösterdi sana evimi?

Bilirim nasıl da titremişti ürkünç gece,
şafak doldurmuştu bütün kadehleri şarabıyla
ve güneş o tanrısal saltanatını kurmuştu,

arasız sardığında beni acımasız aşk
kılıçlarıyla yaralayıp, dikenleriyle de
yanık bir yol açmıştı yüreğimde.

Pablo Neruda

Çeviri: Adnan Özer

Yüz Aşk Sonesi – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ   LXXIX  by Piet Haaksma

LXXIX

Gecedir sevdiğim, düğümle kalbini benimkine,
düş görenler dağıtır karanlıkları
ormanda savaşan çift davul gibi
nemli yaprakların sık örgülü duvarı karşısında.

Bir geçit görünür geceden, sanki kara közü düşlerin
sarılmış filiziyle yeryüzü bağlarının;
karanlığı ve soğuk kayaları durmadan sürükleyen
düğüm olmuş bir trenin dakikliğiyle.

İşte böyle bağlarsın aşkım beni saf harekete,
göğsünde atan dirence,
batık bir kuğunun kanatlarıyla.

Göğün yıldızlı sorularına varsın bu,
yanıtla düşümüzü tek bir anahtarla,
kapalı tek bir kapıyla karanlıkta.

Pablo Neruda
-yüz aşk sonesi-   Görsel:c) Piet Haaksma