Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

ŞÜKRÜ ERBAŞ BİR SONUCA VARAMADIM

4.
Fırtına sabahı bu
yazın bağrında.

Bulutlar ak veda mendilleri gibi gidiyor,
rüzgâr sallıyor onları yolcu elleriyle.

Sayısız yüreği rüzgârın
çırpınıyor sevdalı sessizliğimizin üstünde.

Tanrısal bir orkestra ki çınlıyor ağaçlıklarda
savaşlarla, şarkılarla dolu bir dil benzeri.

Rüzgâr, yapraklar kaldıran elitez hırsız,
kuşların çırpınan oklarına başka yön veren.

Rüzgâr ki deviriyor onları bir köpüksüz dalgaya,
ağırlıksız bir öze ve alçalan ateşlere.

Kırılıp batıyor öpüşlerinin oylumu
kapısına çarparak yaz rüzgârının.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

Pablo Neruda (Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto) (12 Temmuz 1904 – 23 Eylül 1973) Anısına saygıyla..

PABLO NERUDA YÜZ AŞK SONESİ XXIV

XXIV
Aşk, aşk diyerek tırmandı bulutlar
utkulu çamaşırcılar gibi göğün kulelerine,
ne varsa yandı mavilikte, ne varsa yıldız oldu;
Deniz, gemi, gün, sürgün oldular birlikte.

Gel görmeye kirazlarını iklim suyunun
ve toparlak çalgısını hızlı evrenin,
gel çalmaya ateşini anlık mavinin,
gel, taçyapraklar kendini yiyip bitirmeden.

Işıktan bol bir şey yok burada, saymakla bitmez eşya,
salkımlar.. rüzgârın emeğiyle kazanılmış bir yer,
sönünceye köpüğün son gizleri.

Gömülü gözlerimiz bu kutsal maviliklerde,
alır almaz gelecekten bir haber
havanın güçlerini, okyanus anahtarlarını yitirdiler.

Pablo Neruda/yüz aşk sonesi

Çeviri: Adnan Özer

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 3

3

Çamların sonsuzluğu, çatlayan dalga sesi,
ışıkların usuldan oyunu ve ıssız çan,
gözlerine alacakaranlık inmiş, yavrum,
dünya sedefi, sende yeryüzüdür şakıyan.

Sende ırmaklar şakır ve ruhum onlarla hep
istediğince kaçar istediğin yere.
Yolumu belirtsen de umut yayında senin
oklarımı art arda salsam delicesine.

Çevremde görürüm o sislerden kemerini,
kaçan saatlerimi kıstırır sessizliğin,
öpüşlerim demirler saydam, taş kollarında,
yuvadır onlar benim ıslak isteğim için.

Aşkı boyayıp katladığı gizemli sesin
o çınlayan ve sönüp gidiveren akşamla!
Karanlık saatlerde öyle katlanır, gördüm,
rüzgârın ağzındaki başaklar tarlalarda.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Çeviri: Sait Maden

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 6
6
Geçen güzkü halinle anımsıyorum seni.
Gri beren başında ve için öyle rahat.
Gözlerinde çırpınır akşamın alevleri
ve yapraklar düşerdi gönlündeki sulara.

Devşirirdi yapraklar o çançiçeği gibi
kollarıma dolanan ağır, dingin sesini.
Susuzluğumu yakan baş döndürücü ocak.
İçerimde kıvranan güzelim sümbül, mavi.

Duyuyorum, gider ya gözlerin, uzaktır güz:
gri bere, kuş sesi, evcimen yürek sonra
ki derin özlemlerim onlara doğru göçüp
öpüşlerim düşerdi mutlu, o kızıl korlar.

Bir gemiden gökyüzü. Tarlalar tepelerden.
Anıların ışıktır, dumandır, durgun sudur!
Alacakaranlıklar yanardı gözlerinde.
Dolanırdı içinde güz yaprakları, kuru.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri-

Çeviri: Sait Maden

Öbür Şiirler – Pablo Neruda

PABLO NERUDA ÖBÜR ŞİİRLER 13

13
Başında kavak yelleri gençlik, hüzünlü ve candan,
yaprakların, bedenlerin ve kelimelerin
düşüp yuvarlandığı
kasvet bataklığı,
sert darbeler ve gözü kör aşklar,
uzay gibi bir devir,
köksüz, açık,
gölgesinden daha çok sürüdüğü yıldızlarla
geceden bile belirsiz.
Saf olmayan bir zamanın
karşılıksız dokunuşu,
taş batan ayaklar ve aç gözlerden,
ayağımız alındaki taşlardan ve açlık çeken gözlerden,
hayatı anlamak için paramparça ettiğimiz kitaplardan
bak işte ben buradayım diyen ama bir türlü göremediğimiz
bir omzumuza kuzgun gibi tünemiş Baudelaire
ve ölü masumiyetiyle uluyan Lautréamont’la.
Bu şekilde,
Garcilaso ve onun kuğu tüyleriyle tarazlanmış
nehir yataklarından uzakta
ve yarı-lanetliler, edebiyat sütü emmiş
dengesizler olarak,
ellerinde aklınıza gelecek her karanlıkla,
sorumsuz ve hesapsız
yorgun argın gitmek,
yola düşmek,
ekmek, ev ve kadın arayarak,
tüm adamların yaptığı gibi.

Pablo Neruda
-Ayaklarına Dokunurum Gölgede/
Yeni Bulunmuş Şiirler-

Çeviri:Adnan Özer

ÇOĞUZ – Pablo Neruda

PABLO NERUDA ÇOĞUZ

Bir sürü insan içinde kimim ben, biz kimiz,
karar kılamıyorum birinde:
kaybolmuşlar giysilerimin altında,
başka şehre taşınmışlar.

Tam sırası gelmişken
akıllı olduğumu göstermenin
ağzımdan alıyor sözü
içimdeki gizli aptal.

Gün oluyor, uyukluyorum
seçkinler meclisinde,
tam cesaretimi toplarken
hiç tanımadığım bir korkak
sarıp sarmalıyor iskeletimi
bin tane ince önlemle.

Alevler sarmışken görkemli konağı
ben çığırıyorum itfaiyeci yerine,
kundakçının biri fırlıyor sahneye,
o benim. Bir şey gelmiyor elimden.
Nasıl seçip ayırsam kendimi?
Nasıl bir araya getirsem?

Okuduğum bütün kitaplar
göklere çıkarıyor kahramanları
her zaman kendine güvenen:
ölüyorum kıskançlıktan;
rüzgârlı, kurşunlu filmlerde
kıskanıyorum kovboyları,
atları bile alkışlıyorum.

Ama ne zaman çağırsam atılgan yanımı
çıkıp geliyor gene eski tembelliğim,
bilmiyorum asla kimim ben,
kaç kişiyim, kaç kişi olacağım.
Bir çana dokunup da
çağırabilseydim gerçek kendimi,
gerekliysem çünkü kendime
yok olmamalıyım ben.

Çok uzaklardayım yazarken
döndüğümde çoktan gitmişim:
görmek isterdim aynı şey
geliyor mu başkalarının başına,
benim gibi daha çok var mı,
onlara da aynı şeyler mi oluyor;
bunu keşfettiğim zaman
öyle iyi belleyeceğim ki her şeyi
sorunlarımı açıklarken
coğrafyadan konuşacağım.

Pablo Neruda
-Kuruntular Kitabı-
Çeviri: Erdal Alova

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 16

16

—R.Tagore’a benzeti

Alacakaranlıkta bir bulutsun göğüme,
rengin de, biçimin de tam benim düşündüğüm.
Benimsin, benimsin sen dudağı tatlı kadın
ve senin yaşamında yaşıyor sonsuz düşüm.

Gönül lambam pembeye boyar ayaklarını
acı şarabım senin dudağınla tatlanır:
Biçen orakçı benim günbatımı şarkımı,
seni ıssız düşlerim hep yanlarında sanır!

Benimsin, benimsin sen, bağırırım da akşam
yelinde, sesim gider rüzgârla yaslı, bungun.
Kazancın, gözlerimin ta dibindeki avcı,
gececil bakışının suları gibi durgun.

Müziğimin ağına tutuldun, canım benim,
müziğimin ağları geniş gökyüzü kadar.
Ruhum yas-gözlerinin kıyısında doğmuştur.
Ve düşlerin ülkesi yas-gözlerinde başlar.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-