İNSANLAR ARASINDA – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İNSANLAR ARASINDA

Kır saçlı görgülü adamlar
Akşam peynirle rakı içer
Dünyayı yorumlardı
Bazıları şiir bile yazardı
Bazen de denk düşerdi takılınca
Kitaplara bile geçti

Sessiz akardı sular
Kalçalı gecelikli kadınlar
Hem anlayışlı hem titiz
Gün boyu güzel yemekler yapar
Durup durup bir kaygıyı anlatırdı
Ben türkü söylerdim bu sesimle

Süslü kızlar düş kurardı geceleri
Sabah adı konulmamış bir sevda için
Erkenden sokaklara düşerdi
Arkalarından seslenirdi anneleri
Yitirilmiş bir şeylere ağlar gibi

Garip garip oğlanlar
Anlaşılmaz sevdaların peşinde
Koştururken sabah akşam
Sözde kuşkulu duygulu sevecen
Kimbilir hangi bozgundan kalma nineler
Komşulara torunlarını anlatırken
Kış gelir alabildiğine yağmur yağardı
Evlere çekilirdik erkenden

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

YAĞMUR ZAMANI – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN YAĞMUR ZAMANI

Zaman gene kapanacak kendi üstüne
Gene yağmurlar yağacak çılgın gibi
Sonra ağır ağır çekilecek sular
Güne uykulu girecek kentin sokakları
Gene alabildiğine yağmurlar yağacak
Çamurları süpürecek bıkmış üsümüş
Kırılmış hırpalanmış sevilmemiş kadınlar

Gene sevişeceğiz seninle bir akşam vakti
Yorgun insanlar evlerine varmadan daha
Sen yorulup sırtını dönüp uyuduğunda
Bin türlü sevinç aydınlatacak düşlerimizi
Gece yarısı öperek uyandıracaksın beni
Bir kere daha sevişeceğiz sabaha karşı

Sen hep burada benimle kal diyeceksin
Ben bir yerde duramayan garip serseri
Bir gün o da olur diye avutacağım seni
Öğleye doğru yeniden bulutlar toplanacak
Bir gizi duyururken bize kentin sokakları
Gene çılgın gibi yağmurlar yağacak

Afşar Timuçin
-Aşk Beni Çağırınca-

BİR TUTKUNUN TÜRKÜSÜ – Afşar Timuçin

11 EDİP CANSEVER

Neden onu görünce
Karışıyor ellerin birbirine
Onu görünce neden
Kendini bırakıp gidiyorsun giderken

Bırakıp gidiyorsun ve sende
Sevinç gibi bir acı koyuluyor
Öyle durup kalıyorsun gecende

Onu görünce sende neden
Bin tohum ekiliyor birdenbire
Birdenbire nice ürün kaldırılıyor
Onu görünce neden hızlanıyor
Suların akışı kendi kendine

O gidince neden başka birisin
Adın başka susuşun başka sesin başka
O gidince hiç kimse değilsin
Tükenmiş bir rüzgârsın ağaçta

Afşar Timuçin
-Savaşçı Türküleri-

AYRILIK AKŞAMLARINDA DÜŞÜNDÜĞÜM – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN AYRILIK AKŞAMLARINDA DÜŞÜNDÜĞÜM

Ayrılık akşamın sessizliği
Yarınını uzaklarda arayan
Bir rüzgârın önünde
Apayrı yönlere dönüp gittiğimizde
Gene ülkendeyim düşlerimle
Eşsiz bir çingene güzelliğiyle
Bilinmez yerlerine göçüyorum

Gölgeler silinirken
Çarşılardan kaçarken birileri
Kendi iyileşmez sessizliğine
Kim bilecek kimdik biz
Yağmurda yanyana yürüdük mü
Sustuk ya da bir şeyler
Sözlemek isteyip de birbirimize
Geçen gemileri mi gözledik sessizce

Bir dünyayı sarıyor gözlerimde
Düşünürken düşünürken ölür gibi olduğum
Kaygılarla örülmüş çocuk düşüncelerin
Bir sevinçtir sevdadır yüreğimde
İçimde derinimde ikide bir duyduğum
Ölümleri unutturan güzelliğin
Sen benim başedilmez sonsuzluğum
Belki de hem varlığım hem yokluğum
Ölümüm düşlerim bitmeyen çocukluğum
İlk soluk aldığım gün zamanların içinde

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

YAŞAMIN YÜZLERİ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN YAŞAMIN YÜZLERİ

Bilinmezin kuytularından gelip
Yaşamın kılcallarına giren korku
Soluk renklere boyar zamanı
Öpüşlerin ilkyaz serinliği dağılır
Bir de bakarız sevinçlerimiz yok
Bir çırpıda çevremizi sarmış
Bodur cin kalabalıkları

Kendine yenilmeden yenilmez insan
Ne savaşta ne yalnızlıkta
Birden boş kadınların iç çekişleri
Bir gerçeği anlatır kendince
O kadar değişti ki zamanlar
Aşklar bile çok beklemiyor
İlk bakışta görünüyor sonları

Birden olmadı bütün bunlar
Bir günde dağılmadı koca dünya
Bir çırpıda yok olmadı sevinçlerimiz
Gece birden inmedi üstümüze
Her şey bir günde dönüşmedi
Bir günde şişmanlamadı kızlar
Bir günde sönüp gitmedi duyarlıkları

Afşar Timuçin
-Aşk Beni Çağırınca-

AFŞAR TİMUÇİN GÜNLERDEN KALAN
Uzar zaman kırılır eğri çizgi
Korku yerleşir düşünceye
Anıların ötesinden bir fırtına
Bir kül yağmuru yangın yerlerinden

Yenik duyarsın kendini
Bir şeyleri götüremedin diye
Kimler geçer şimdi o sokaklardan
Uyku parça parça yayılır geceye

Hangi sevgili hangi eski masaldan
Getirilmiş tozlu bir süstür
Tükenmemek için bir düş gibi
Sığınır suçlu gibi bir köşeye

Hangi iklimin aynasında
Yaşandı o eksik zamanlar
Hangi uzak adalarda unutuldu
Unutulmaz dediğimiz anlar

Öfkeyle sevinçleri eskiterek
Islık çala çala geçer duyarsızlık
Sabahı olmayan bir gecede
İğretisin ya da yolcusun artık

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-

İÇEDÖNÜŞ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İÇEDÖNÜŞ

Seni şiire ayırdım kopardım boşluklardan
Gelincik toplar gibi
Uçuk mavilere boyadım her şeyini
Yırtıcı hırçın korkusuz ne varsa bizde
Tuttum bize getirdim
Yarına hazırlansın içimizde

Seni yağmura ayırdım süzdüm yazlardan
Karlı günlere soba başlarına
Kestane pişirdiğimiz akşamlara ayırdım
Dalgalı denizlerden çekip aldım
Ne olur ne olmaz gidişimizi
Nasıl unutulur o fırtınalar
O deniz kazaları değil mi ?

Doğrulara ayırdım ikimizi
Şimdi artık anlaşılsın
Kaygılarla korkular mı kahraman
Yoksa büyüyen inancımız mı ?
Asıl istediğim bizim olan ne varsa
Çelişmesin açmazlara düşmesin
Gülümse çiçek getir yakın dur
Gerekirse ikimizi çek öldür
Sevdamız olmadık bir şeye benzemesin.

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-