BİR TUTKUNUN TÜRKÜSÜ – Afşar Timuçin

11 EDİP CANSEVER

Neden onu görünce
Karışıyor ellerin birbirine
Onu görünce neden
Kendini bırakıp gidiyorsun giderken

Bırakıp gidiyorsun ve sende
Sevinç gibi bir acı koyuluyor
Öyle durup kalıyorsun gecende

Onu görünce sende neden
Bin tohum ekiliyor birdenbire
Birdenbire nice ürün kaldırılıyor
Onu görünce neden hızlanıyor
Suların akışı kendi kendine

O gidince neden başka birisin
Adın başka susuşun başka sesin başka
O gidince hiç kimse değilsin
Tükenmiş bir rüzgârsın ağaçta

Afşar Timuçin
-Savaşçı Türküleri-

AYRILIK AKŞAMLARINDA DÜŞÜNDÜĞÜM – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN AYRILIK AKŞAMLARINDA DÜŞÜNDÜĞÜM

Ayrılık akşamın sessizliği
Yarınını uzaklarda arayan
Bir rüzgârın önünde
Apayrı yönlere dönüp gittiğimizde
Gene ülkendeyim düşlerimle
Eşsiz bir çingene güzelliğiyle
Bilinmez yerlerine göçüyorum

Gölgeler silinirken
Çarşılardan kaçarken birileri
Kendi iyileşmez sessizliğine
Kim bilecek kimdik biz
Yağmurda yanyana yürüdük mü
Sustuk ya da bir şeyler
Sözlemek isteyip de birbirimize
Geçen gemileri mi gözledik sessizce

Bir dünyayı sarıyor gözlerimde
Düşünürken düşünürken ölür gibi olduğum
Kaygılarla örülmüş çocuk düşüncelerin
Bir sevinçtir sevdadır yüreğimde
İçimde derinimde ikide bir duyduğum
Ölümleri unutturan güzelliğin
Sen benim başedilmez sonsuzluğum
Belki de hem varlığım hem yokluğum
Ölümüm düşlerim bitmeyen çocukluğum
İlk soluk aldığım gün zamanların içinde

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

YAŞAMIN YÜZLERİ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN YAŞAMIN YÜZLERİ

Bilinmezin kuytularından gelip
Yaşamın kılcallarına giren korku
Soluk renklere boyar zamanı
Öpüşlerin ilkyaz serinliği dağılır
Bir de bakarız sevinçlerimiz yok
Bir çırpıda çevremizi sarmış
Bodur cin kalabalıkları

Kendine yenilmeden yenilmez insan
Ne savaşta ne yalnızlıkta
Birden boş kadınların iç çekişleri
Bir gerçeği anlatır kendince
O kadar değişti ki zamanlar
Aşklar bile çok beklemiyor
İlk bakışta görünüyor sonları

Birden olmadı bütün bunlar
Bir günde dağılmadı koca dünya
Bir çırpıda yok olmadı sevinçlerimiz
Gece birden inmedi üstümüze
Her şey bir günde dönüşmedi
Bir günde şişmanlamadı kızlar
Bir günde sönüp gitmedi duyarlıkları

Afşar Timuçin
-Aşk Beni Çağırınca-

AFŞAR TİMUÇİN GÜNLERDEN KALAN
Uzar zaman kırılır eğri çizgi
Korku yerleşir düşünceye
Anıların ötesinden bir fırtına
Bir kül yağmuru yangın yerlerinden

Yenik duyarsın kendini
Bir şeyleri götüremedin diye
Kimler geçer şimdi o sokaklardan
Uyku parça parça yayılır geceye

Hangi sevgili hangi eski masaldan
Getirilmiş tozlu bir süstür
Tükenmemek için bir düş gibi
Sığınır suçlu gibi bir köşeye

Hangi iklimin aynasında
Yaşandı o eksik zamanlar
Hangi uzak adalarda unutuldu
Unutulmaz dediğimiz anlar

Öfkeyle sevinçleri eskiterek
Islık çala çala geçer duyarsızlık
Sabahı olmayan bir gecede
İğretisin ya da yolcusun artık

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-

İÇEDÖNÜŞ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İÇEDÖNÜŞ

Seni şiire ayırdım kopardım boşluklardan
Gelincik toplar gibi
Uçuk mavilere boyadım her şeyini
Yırtıcı hırçın korkusuz ne varsa bizde
Tuttum bize getirdim
Yarına hazırlansın içimizde

Seni yağmura ayırdım süzdüm yazlardan
Karlı günlere soba başlarına
Kestane pişirdiğimiz akşamlara ayırdım
Dalgalı denizlerden çekip aldım
Ne olur ne olmaz gidişimizi
Nasıl unutulur o fırtınalar
O deniz kazaları değil mi ?

Doğrulara ayırdım ikimizi
Şimdi artık anlaşılsın
Kaygılarla korkular mı kahraman
Yoksa büyüyen inancımız mı ?
Asıl istediğim bizim olan ne varsa
Çelişmesin açmazlara düşmesin
Gülümse çiçek getir yakın dur
Gerekirse ikimizi çek öldür
Sevdamız olmadık bir şeye benzemesin.

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-

AŞK BENİ ÇAĞIRINCA – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN AŞK BENİ ÇAĞIRINCA

Ne diyebilirim aşk beni çağırınca
Fırtına kopunca doruklardan
Sonrası bir kıyamet – hep birlikte
Düşer gibi mosmor bulutlardan

Bilginler her şeyi bilebilir
Ama aşkın yasa kitabı başka
Engelsiz geçiversek derler
Bir çırpıda tüketsek dik yamaçları

Dar geçitlerde sevinçlerini
Büyüteceklerdi boş umutlarla
Her güzel şeyden kaçışlarını
Örtmek istiyorlardı susuşlarla

Ne garip aşkın bir yazgı gibi
Çağırılmadan çıkıp gelmesi
Bir giz olup günün bir yerinde
Birinin başka birinde görünmesi

Ne diyebilirim aşk beni çağırınca
Onun yasasını ne karşılar
Dünyaya gelişigüzel bakanlar
Aşkın bilmediğimiz çok yanı var

Afşar Timuçin
-Aşk Beni Çağırınca-

Görsel: Willem Haenraets .

SANILAR – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN SAYIKLAMA

Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin
Radyo dinliyorsundur ya da susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir

Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun bir olmazı
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi bir elma yemeyi kurarak
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin

Mahpus gibi tutsak gibi belki köle gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Ya da uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

Akşamdan Kalanlar – Afşar Timuçin

afsar-timucin-aksamdan-kalanlar-seydi-kizilozz

Akşam serin
Bir şarkı sıcaklığı
Denizden doğru gelen

Diyelim Sarıyer’den dönerken
Saçların yüzümde elim omuzunda
Akşam bir kitabın hem sonu
Hem başı gibi uzun
Açılır önümüzde

Akşam çocuk oyunlarından
Arta kalan bir imge yığını
Dağılır simgelenir
Gözlerimizde sessizce
Bir doğru gibi beliren
Akşam zamanların azçok
Kendine sıkışıp kalmışlığı

Akşam yeniden
Başlamak için kendimize
Durup dinlendiğimiz bir serüven
Akşam sevinç
Akşam düş kırıklığı

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

 Görsel : Seydi Kızılöz

İÇEDÖNÜŞ – Afşar Timuçin

afsar-timucin-icedonus

Seni şiire ayırdım kopardım boşluklardan
Gelincik toplar gibi
Uçuk mavilere boyadım her şeyini
Yırtıcı hırçın korkusuz ne varsa bizde
Tuttum bize getirdim
Yarına hazırlansın içimizde

Seni yağmura ayırdım süzdüm yazlardan
Karlı günlere soba başlarına
Kestane pişirdiğimiz akşamlara ayırdım
Dalgalı denizlerden çekip aldım
Ne olur ne olmaz gidişimizi
Nasıl unutulur o fırtınalar
O deniz kazaları değil mi?

Doğrulara ayırdım ikimizi
Şimdi artık anlaşılsın
Kaygılarla korkular mı kahraman
Yoksa büyüyen inancımız mı?
Asıl istediğim bizim olan ne varsa
Çelişmesin açmazlara düşmesin
Gülümse çiçek getir yakın dur
Gerekirse ikimizi çek öldür
Sevdamız olmadık bir şeye benzemesin.

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-

DEĞİŞMELER KALMALAR – Afşar Timuçin

afsar-timucin-degismeler-kalmalar

Değişir mi bir çırpıda erkenden
Bir sarsıntıyla yüzünü dönen yaşam
Ufukları örer gibi ışıklarla
Yeni bir sen kuracaksın kendinden

Ummadığın bir anda bir yıldız
Camlara vuracak sonra birden
Hiç görülmemiş serin bir maviyi
Çıkarıp verecek sana kendinden

Açıklarda her maviyi arayan kuşlarla
Kanat çırpacaksın bilinmedik yerlere
Dönmek diye bir şeyi düşünmeden
Gideceksin kimsenin bilmediği denizlere

Nerede kaldı kim bilir tapılası sevgili
Nerede kaldı umduğun sevinçler
Kitaplardan silinmiş kim sildiyse
Ağlayışlar titreyişler bekleyişler

Özlemeyeceksin bir gün bile
Seni sinsice unutturan şeyi
Gün gelecek tanıyamaz olacaksın
Ne yapsam bilmem diyen kendini

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-