İLKYAZIN ÇAĞRISI – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İLKYAZIN ÇAĞRISI

Birden kopunca gecenin ipi
Sönünce lambası karanlığın
Değiştir istersen gönlünce
Bir açmaza teyellenen kendini

Bu senin doğal aydınlığın
Yamaçlara doğru sürüp geceni
Geçtiği yerden ceylanların
Dar geçitlerde bırak git öfkeni

Sevincin ılık rüzgârlarla geldiği
Çocuk sesleri için dışın
Uzak iklimlere çağırıyor seni
Kendi sonsuzuna olan inancın

Eskimek her zaman daha kolaydı
Sığınıp anıların bir yerine
Büyük savaşlarda oyalanmış gibi
Görünmeden girmek kente

Kaygıların ötesi unutuldu
Açıldı gizleri umutların
Dalgalar söylüyor açık denizlerde
Sen en yeni şarkısısın ilkyazın

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-

Denizin Beklediği – Afşar Timuçin

476972_441570595853074_1700307118_o

seni sevmek mor denizlerdi biraz
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz

seni sevmek yaşamın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerinde biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü

varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere

kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi

Afşar Timuçin
-Çöl-

UZUNÇARŞI – Afşar Timuçin

UZUNÇARŞI - Afşar Timuçin SÜREYYA BERFE YAZILMAMASI GEREKEN ŞEYLER

Garip bir kırılmışlık
Hiç değişmeyen suskun adamlar
Gelmişler kimselerin beklemediği
Kimselerin özlemediği zamanlardan
Vitrinlerde paketlenmiş savlar
Bezemişler yapma çiçeklerle
Siliniyor ovula ovula her gün camlar
Çarşılarda üzgün dolaşan
Kızları tanıyor mu anneleri
Geçmek bilmezken akşamlar
Arıyor mu onları sevgilileri

Her şey yolunda gidiyorsa
Eskiler gerisini pek düşünmezdi
Bunlar aşkın görülmez incelikleri
Eskiler bunu hiç bilmezdi
Az önce buradaydı dersin
Bir masal gibiydi bendeydi
Burada eşsiz güzellikteydi
Silindi anılardan bile
Zamanın dağılan sezgisinde
Dibe çöktükçe sevinçler
Aşk yavaş yavaş eskidikçe
Gece gündüz büyüyor çarşı

Afşar Timuçin
-Aşk Beni Çağırınca-

HOŞÇAKAL – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN HOŞÇAKAL

Giderken bıraktığın özlemi katlayıp koydum
Okşaya okşaya yüreğimin derinine
Bir daha açıp bakmam ölür gibi olsam da
Artık yabancıyım resimlerine

Her gün taşınsam rüzgârlarınla uzaklardan
Deniz içlerinden kent içlerine
Bir daha o sapsarı akşamda
O sokağın başında ıslık falan çalmam
Söz getirmem kendime

Korkuyu bastırdım elimle
Bastırdım yüreğime yüreğime
Gönlüm kırık da olsa değmez ummaya artık
Düş kurmak da istemem
Ne sevda türküsü ne ayrılık türküsü
Söylerim bundan sonra

Afşar Timuçin
-Ey Benim Güzel Sevdalım-

DÜŞ AĞIRLIĞI – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN DÜŞ AĞIRLIĞI

Perdeler kapatılır geceye eskiyen saatler
vurur uzak çanlarda – gün biraz daha geçer

Bir adım daha yürüsen akşam olacak
Bir adım daha koşsan kapanacak geçitler

Bir yabancı gibi vurur cama aydınlık
Sessizce günün son şarkısını söyler

Yüreğinde bir ışık parlar uzak sularda
Tutsaklığı bir bitmezliğe boğar bekleyişler

(Yatağında ağlar durur Züleyha
Yusuf zincirlerinden kurtulmak ister

Yusuf bakar duvara Züleyha hıçkırır
Duvarda bir bitişi özleyip durur hançer)

Gün yol verir akşama aşılmamış saatler
Döner durur çanlarda – gün biraz daha geçer.

Afşar Timuçin
-Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz-

BİR YAKINLIĞIN ÇİZGİLERİ – Afşar Timuçin

82940541_2951565084853600_5229929234788515840_n

Yorgun günlerin ardından
Bir güzel haber gibi çıkıp gelirdi
Mutluluk haberi gibi
Özgürlük haberi gibi
Sanki bir acıdan kurtulmuş
Yıkılmış sanki mahpus damları

Gün boyu uzaklara takar bakışlarını
Sessizlik örerdi yavaş yavaş
Peynir ekmek yerdik bir köşede
Okşardım incecik saçlarını
Üşümüş ellerini ısıtırdım
Duyardım duyduğu her kaygıyı
—Beni sev ama deri
Sakın tutulma bana—

Soğuk günlerde kendi kendine
Bir türkü söyler gibi birini özlerdi
Elinde beyaz mendil
Bilemezdin gidene mi sallasın
Gözyaşını mı silsin

Afşar Timuçin
-Ey Benim Güzel Sevdalım-

©Francois Fressinier

AKŞAM SEZİLEN DÜNYA – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İÇEDÖNÜŞ

Yürek eski bir araba atına benzer nasıl olsa dayanır
Kaygan yollarda zor dönemeçlerde ve her yerde
Bilinç kendi yabancılıklarına uzun uzun katlanır
Kendine sığınaklar arayarak bir köşede

Öldürücü bir çarkın dişlilerinden kaçmak için
Sokağa mı çıkmalı alkole mi sığınmalı ya da
Her yenilgide kendini bir daha aramalı mı
O arada yanmalı mı yalnızca geçip gitmişliğine

Elbette altın değerindeydi gülüp söylediklerimiz
Hele kış geceleri hele soba başlarında
Neden kalmadık oralarda neden geçip gittik
Diye bir sevdaya yanar gibi insan kendine yanmalı mı

Uzun sürecek bu yırtıcı akşamlar
Hep korkulu engeller getirecek karşımıza
Her gün biraz daha üstümüze bastıracak damlar
Bitmez bir ölüm sessizliği ekleyecek yalnızlığımıza

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

BÜYÜK YOL – Afşar Timuçin

HAYDAR ERGÜLEN BABAM VE USTAM

Büyük yolları küçük adımlarla yürüyenlerin
Sizden soracakları olacaktır
Yollarınız nasıl da dikenliydi derlese çekinmeyin
Sorarlarsa söylemeyin tabanlarınızdaki ağrıyı tanıyamazlar

Sizin içinizde olup bitti bütün kuşkuların kesinliği
Sizin acılarınızda çiçeklendi çıkış vermeyen akşamlar
Denizsiz kalan bütün gemiler yüreğinizin derinliğinde
Büyük kayalıklarda bitmez yorgunluklar gibi durmaktadırlar

Geceleriniz çok karanlık mıydı derlerse ses vermeyin
O karanlık geceleri onlar yaşamadılar
Karanlıktan korktuğunuz büyük geceleri unutmayınız
Değil mi ki sizinle başladı bütün aydınlıklar

Onlar kendilerini her başlangıcın nedeni sayacaklardır
Amaç diye belirleyeceklerdir göz koyduklarını
Yol başlarını tutacaklardır geçit vermemek için
Korkaklar tarlalar boyunca dikeceklerdir korkuluklarını

Adınızı unutturmak isteyeceklerdir adınızı öne sürmeyin
Gösterilere boğmayın bir çocuk çığlığı gibi başlayan başkaldırmanızı
Ne olmuşsa bizimle olmuştur diyeceklerdir
Bırakın desinler taşımaktan korkmuyorlarsa yüreklerindeki taşlaşmışı

Büyük yolları küçük adımlarla yürüyenlerin
Karşınıza dikildiği akşamlar olacaktır
Birlikte yürüyelim derlerse hayır deyin
Adımları adımlarınıza uymuyacaktır

Afşar Timuçin
-ÇÖL(1968)-

BİR MASALDA TÜRKÜ – Afşar Timuçin

 

Gözlerini kapasan hafifçe
Süzülür bakışların aralıktan
Bir savaşı sürdürür kendince
Bir savaş ki yalnızca güzellikten
Bir savaş ki aşar gider usulca

Kaç akşama dayandı yüzyıllarca
Sevindi gün boyu gündüzden
Ne büyük savaşçılar geldi geçti
Her akşam bir umuttan sessizce
Her akşam bir direnç yaratabilen

Her şey nasıl sevebilir birbirini
Öyle kesin ve öyle karşılıksız
Önce sardunyalar solar arkasından fesleğen
Sonra umudu örter karlar
Sonra bir yaz başlar ki gözlerinden

Bir bilsen her şey her şeyi
Sevebilir hiçbir şey düşünmeden
En güzel yıldızlar gelir denizlerden
En güzel denizler yıldıza durur
Sen bir sabah vazgeçilmez bir gülüşle gülerken

Afşar Timuçin
-Böye Söylenmeli Bizim Türkümüz-

ZAMAN DONMUŞ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ZAMAN DONMUŞ

Eski bir sevinç mi beyaz bir güvercin mi
Sığınmış küçücük kıyı parçalarına
Tüllerle örtülü sessiz bir anı gibi
Oysa ben kapıları çalmaya gelmiştim
Kovalamaya kuşları dallarından
Kucaklamaya gelmiştim doğan günü
Yakalamaya sevinçleri kanatlarından

Dağlar gibi buza kesmiş ve susmuş
Yürekler gördüm soluk soluğa vardığımda
O güzelim küçücük kıyı parçalarında
Dedim biri kahve yapar nasıl olsa
Biri nasılsın der biri ellerimi tutar
Biri nereden geldin der su verir biri
Oysa her yerde çılgın bir yarış var

Güzellikleri araladığında dağılır buzlar
Altında yeniden kocaman buzdağları
Sen gülüm belki de sen gene olsa olsa sen
Çıkarsın bu yalancı akışın dışına da
Belki tavşanlar kadar titrek bir kıyı parçasında
On dakika olsun oturursun yanıma
Gönlümü alırsın okşarsın saçlarımı

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-