DÖNÜŞ YA DA DÖNÜŞÜM – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN DÖNÜŞ YA DA DÖNÜŞÜM
 
Yitirilmiş bir akşamda
Çocukluğunu arar bulur
Anne işte burada
Papatyaların içinde
Her şeyden geçebilirdim
Senden geçemem demez ama
Onu görünce tutar öper
Göğsüne bastırır sıkı sıkı
 
-Çocukluğum oyuncağım sevdam
Uzağımdan geçen kuş sürüleri
Kucakladığım gökler okşadığım denizler
Her gidişimde beni de götüren
Neden gittiği bilinmez trenler
Ne zaman sizinle olsam ya da
Ne zaman adınızı ansam gönülden
Bulutlar deniz kokar
 
Afşar Timuçin
-Bulutlar Deniz Kokar-

BİR KAYGI – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN KAYGI

Gözlerinde dağılacakken kalktım
Güneş denize sapsarı vurmuş
Tepeden tırnağa süslemiş maviyi
Sözümona süzülüyor martılar
Zamanı korkuyla arar gibi
Havada garip bir susam kokusu
Kuşku kanat taktı da gönlüme
Sonu tutku olur bir şey olur
Kalk toplan sonra yanarsın dedim
Ona bir şey demedim kalktım gittim
Kalkarken bakmadım gözlerine

Aşktan mı kaçtım hayır
Benimki düz bir kaygı

Afşar Timuçin
-Bulutlar Deniz Kokar-

ERKEN SAATLER – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ERKEN KALKMAK

Sabahın alacakaranlığında
Sevişsek de olur sevişmesek de
Bir süre böyle kalalım
Sen bana bir masal anlat
Uydur bir şeyler öylesine
Neydi o günler o zamanlar
Diye istersen yalan söyle
Sessizlik dağılsın yeter ki

Eski tanrılar bildirmişlerdi
Bir izi bile silemez ölüm
Zamanın görünmeyen aynalarında
Ölmek midir bir gün çekip gitmek
Birden bir sonsuza değişmek
Dar bir zaman aralığında
Ayrıca neden ölümü düşünmek
Ölümsüzlüğü yaşarken senin yanında

Serin gölgesinde saçlarının
Bir dönülmez zamanı uyusam
Uyur uyumaz seni görsem
Çocukluğumuzun nisan sabahlarında
Portakal çiçekleri açtığında
Denize doğru koşarken sen
Yaşamak çok güzel derdin ya
İşte o sonsuz günlerin sıcaklığında
Koca evreni yeniden kurar gibi
Her uyandığımda seni görsem
Yeniden uykuya dalsam

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-

ÖYLE BİRİNİN ŞİİRİ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ÖYLE BİRİNİN ŞİİRİ

Sevinç kuru dallarda eridi
Akşam sessizce indi zamana
Bir günle bir başka gün arasında
İstanbul’un düzünde Ayazağa’da
Neden o anda davranmadım
Tutku dondu kaldı doruklarda
Gitme der gibi baktığında ben
Koca bir deveyle ağır ağır
Kum tepelerini geçiyordum
Igidi çöllerinde ya da Sahra’da
Bilemiyorum sanki neden çekindim
Saçlarına dokunmayı beceremedim
Seni seviyorum da diyemedim
Kapının koluna birlikte uzandık
Ellerimiz birbirine karıştı

Gene gelirim diyemez miydim
Okyanusları mavilikleri özlerken
Benim çöle kaçışım nedir sence
Babülmendep boğazını geçişim
Sekiz yüz dokuz metre derinliğinde
Skagerrac boğazında bekleyişim
Bilmediğim sularda ne arıyorum
Ne arıyorum kum tepelerinde
Trenler bir bir gitmişken
Gelmeyecek gemileri mi gözlüyorum
Neye yarar güzelliğimiz bizim
Yanlız sevda için çarpan yüreğimiz
Tutkumuz inancımız düşlerimiz
En güzel sevinçlerde bile çaresiz
Yaralı bir ceylan gibi kalınca

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-

GECENİN GETİRDİĞİ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN GECENİN GETİRDİĞİ

Gecenin ayazı kapı altlarından
Süzülür ışıksız odalara
Korkulu düşlerle gelir kaygı
Seslerin durulduğu bir anda
Soğuk acımasız yılan ıslığı
Karanlıklar güne tortusunu süzerken
Damlarda uyuklayan şair kuşlar
Anlayıp uğuldayan bir boşlukta
Bizi bizden alan bırakılmışlığı
Daha da gömülürler kendilerine

Kalakalmışlığın koyulduğu yerde
Sokaklar özendirdi çekip gitmeleri
Ölgün lambaların alacakaranlığında
Bir çeşit kalmaktı gitmek de
Bekleyişlerin üstüne yığılınca yıllar
Anlamak gerçekten zor
Bizi bizden koparan yabancılığı

Bundandır suskun duruşumuz
Kimselerin uğramadığı kuytularda
Bundandır özlemle bekleyişimiz
Bazen susarak bazen sevinerek
Nasıl olsa gelir diye düşünerek
Nasıl olsa gelmeyecek olanı
Bundandır gene de güzelliklerimiz
Eksikli ürkek buruk sevincimiz
Aramaktan bıkmayan tenhalığı içimizin
Dışımızın hiç bitmeyen kalabalığı

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-

SABAH YAĞMURU – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN SABAH YAĞMURU

Gece yarısı doruklardan kopup
Damlarda şarkı söyleyen yağmur
Karabasanları dağıtıyor
Yaşamı arındıran ayrılıklar kadar
Sonsuzu duyuran bir sabahta
Kent tepeden tırnağa yıkanıyor

Ne güzel herşeyimiz yağmur
Demek ki bundan sonra korku yok
Korku yok yitirmeyi bilene
Bütün kaygıların eriyip gittiği
İçimizde donup kalmış ne varsa
Ne varsa tümüyle yıkanıyor

Kuşkulu bakışları yaşamamışların
Boş sevinçlerde tükenmiş yüzler
Çocukların yarım kalmış oyunları
Sevilmemiş kadınların düşleri,
Sevmeyi bilmeyenlerin gülüşleri
Kırk haramilerin ayak izleri
Gün ışıklarıyla yağmurda yıkanıyor

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-

EKSİLMEYEN – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN EKSİLMEYEN őszi levelek
Akşamlar benim yurdumdu
Eksiksiz sabahlar kadar yalın
Ufukta günün son sarı yaprakları 
Toprağa renk renk dökülürken
Giderdim kıyı boyunca sarhoş fırtınalar
Beklenmedik bir armağan gibi
Sağardı bulutları kentin üstüne

Düş kurardım gece gündüz
Gerçeğin en yalını düşlerdeydi
Onlar kurtaracaktı bizi
Belki de olmaz dediğimiz bir zamanda
Bilinmedik esintiler uzaklarda
Eşsiz güzellikleri duyururken
Renk renk dünyalar kuracaktık
Daha doğmamış güneşlerden

Gökadalarda kar ağaçları
Günün başladığı yerde ilk yıldızlar
Denizlere vuran ışık yağmurları
Sonsuz güzellikler taşıyor
Bize gelecek günlerimizden
Ondandır bu bitmeyen sevincimiz
Ondandır bu sevdamız bu kaygımız
Ondandır içimizin tükenmeyen sıcaklığı

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-