YOL TÜRKÜSÜ – Afşar Timuçin

(c) Ayhan Kurt TRİLYE

Çiz beyaz haritalara mor kalemle
Hiç görülmedik yepyeni kentleri
Hep oralara götür beni
Seninle olunca sıkılmam giderim

Çocuk yüreğinle sen kurarsın
Köprüleri alanları kuleleri
Panayırları ve çocuk bahçelerini
Çiz haritaların en güzel yerine
En güzel günleri ve geceleri

Seninle olunca çekinmem giderim
O kentlere yolcu diye çiz beni
Biletim pardösüm şemsiyem şapkam
Yüreğimde sevincim kafamda düşüncem
Nasıl da çok karıştık birbirimize
Bu el hangimizin eli
Bu saçlar hangimizin
Senin gittiğin her yere giderim

Afşar Timuçin
-Savaşçı Türküleri-

©Ayhan Kurt, Trilye..

 

BÖYLE BURADA – Afşar Timuçin

BÖYLE BURADA - Afşar Timuçin

Burada böyle durma
Benim gibi değilsin sıkılırsın
Yağmurlar üstüne yağar
Kırgınlıklar parçalar içini
Arar da bulamazsın kendini
Yaşanmamış zamanları düşündüren
Akşamlara alışık değilsin sen
Susarsın kalakalırsın
Kötü şeyler olacak sanırsın
Saatler gözünde büyür
Burada böyle durma
Kimseler anlamaz seni
Solarsın yıpranırsın
Benim gibi değilsin usanırsın
Karanlık kör eder gözlerini
İçindeki boşluğa alışırsın

Afşar Timuçin
-Bulutlar Deniz Kokar-

BELKİ YENİDEN – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN BELKİ YENİDEN

Yeniden çiçeklenir belki dünya
Gök yeniden giyinir mavilerini
Bakarsın çılgın baharlar gene gelir
Bir uzak kıyıda karşılarız yazı
Yüreğimizin bir yanı acılı da olsa
Bir yanı sevinç dolar

Çayın rengi sabahın pembesine kavuşurken
Bir sigara daha içer miyiz birlikte
Binip bir otobüse bir yerlere gider miyiz
Yemyeşil denizleri kuşatır mıyız
Sonra döner gelir miyiz
Gül rengi bir akşamda seninle

Yeniden çiçeklenir mi dünya
Gök yeniden giyinir mi mavilerini

Afşar Timuçin
-Bulutlar Deniz Kokar-

SENİN BİLDİĞİN – Afşar Timuçin

36729121_1960008697342582_1413897379802775552_o

Sen bilirsin
Ne denizler dağlardan bu kadar yüksek
Ne sevinçler acılardan bu kadar ayrı
Daha önce dökülmesi yaprakların
Doğrudur
Yoksa neye benzer gül dönemi kiraz zamanı

Umutsuzluk bile ne güzel bilir misin
İkide bir umudu getirir karşımıza
Ölüm büyük bir saçmalık olurdu
Işık yüzlü bebekler doğmasa

Sen bilirsin
Ne denizler dağlardan bu kadar yüksek
Ne sevinçler acılardan bu kadar ayrı
Sen bilirsin
Ne ben senden iyice başka biriyim
Ne bu kuşlar göklerden başka bir şey

Afşar Timuçin
-Böyle Söylenmeli Bizim
Türkümüz-

 

AŞILMAYAN – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN AŞILMAYAN

Durur mu zamanın kıyısında
Su yüzünde kalır mı
Olduğu yerde salınır mı
Gündoğumuna yakın kuşkular

Taze yaprak düşerken toprağa
Bu nasıl oldu derse biri
Sızlar mı ağaçların dalları
Bulutlar kararır mı

Onu olduğu yerde bırak
Yollar gidişlere kapanınca
Yenilmek denmez aslında
Herkes düşleri kadar gerçek

Önce çoban ateşleri sonra yağmur
Gün dağların aradında eridi çoktan
Sen kendini ara kendi ışığında
Seslenir gibi zamana uzaktan

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-

SENİN BİLDİĞİN – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN SENİN BİLDİĞİN

Sen bilirsin
Ne denizler dağlardan bu kadar yüksek
Ne sevinçler acılardan bu kadar ayrı
Daha önce dökülmesi yaprakların
Doğrudur
Yoksa neye benzer gül dönemi kiraz zamanı

Umutsuzluk bile ne güzel bilir misin
İkide bir umudu getirir karşımıza
Ölüm büyük bir saçmalık olurdu
Işık yüzlü bebekler doğmasa

Sen bilirsin
Ne denizler dağlardan bu kadar yüksek
Ne sevinçler acılardan bu kadar ayrı
Sen bilirsin
Ne ben senden iyice başka biriyim
Ne bu kuşlar göklerden başka bir şey

Afşar Timuçin
-Böyle Söylenmeli Bizim
Türkümüz-

YAŞLI GÜVERCİN – Afşar Timuçin

YAŞLI GÜVERCİN AFŞAR TİMUÇİN

Boynu bükük durur yaşlı güvercin
Güzel şeyler söyler sevdiğine
Şimdi nerede onun uçtuğu gökler
Gökler ki bir sonsuzluk deniziydi
Yaşlı güvercin ara sıra kendi kendine
Her şey değişirken zaman da eskiyor der
Adı anılmasa bile bundan sonra uçuşlarda
Her uzay parçasında izi vardır kanatlarının
Ara sıra sevgilisine şöyle der
—Bir gün benden uzaklara gidersen
Dönüşsüz yokluğuna alışmaya çalışırken
Anarken uçtuğumuz sonsuz gökleri
Üzülürüm acı çekerim ama gücenmem

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-