AKŞAM SEZİLEN DÜNYA – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN İÇEDÖNÜŞ

Yürek eski bir araba atına benzer nasıl olsa dayanır
Kaygan yollarda zor dönemeçlerde ve her yerde
Bilinç kendi yabancılıklarına uzun uzun katlanır
Kendine sığınaklar arayarak bir köşede

Öldürücü bir çarkın dişlilerinden kaçmak için
Sokağa mı çıkmalı alkole mi sığınmalı ya da
Her yenilgide kendini bir daha aramalı mı
O arada yanmalı mı yalnızca geçip gitmişliğine

Elbette altın değerindeydi gülüp söylediklerimiz
Hele kış geceleri hele soba başlarında
Neden kalmadık oralarda neden geçip gittik
Diye bir sevdaya yanar gibi insan kendine yanmalı mı

Uzun sürecek bu yırtıcı akşamlar
Hep korkulu engeller getirecek karşımıza
Her gün biraz daha üstümüze bastıracak damlar
Bitmez bir ölüm sessizliği ekleyecek yalnızlığımıza

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

BÜYÜK YOL – Afşar Timuçin

HAYDAR ERGÜLEN BABAM VE USTAM

Büyük yolları küçük adımlarla yürüyenlerin
Sizden soracakları olacaktır
Yollarınız nasıl da dikenliydi derlese çekinmeyin
Sorarlarsa söylemeyin tabanlarınızdaki ağrıyı tanıyamazlar

Sizin içinizde olup bitti bütün kuşkuların kesinliği
Sizin acılarınızda çiçeklendi çıkış vermeyen akşamlar
Denizsiz kalan bütün gemiler yüreğinizin derinliğinde
Büyük kayalıklarda bitmez yorgunluklar gibi durmaktadırlar

Geceleriniz çok karanlık mıydı derlerse ses vermeyin
O karanlık geceleri onlar yaşamadılar
Karanlıktan korktuğunuz büyük geceleri unutmayınız
Değil mi ki sizinle başladı bütün aydınlıklar

Onlar kendilerini her başlangıcın nedeni sayacaklardır
Amaç diye belirleyeceklerdir göz koyduklarını
Yol başlarını tutacaklardır geçit vermemek için
Korkaklar tarlalar boyunca dikeceklerdir korkuluklarını

Adınızı unutturmak isteyeceklerdir adınızı öne sürmeyin
Gösterilere boğmayın bir çocuk çığlığı gibi başlayan başkaldırmanızı
Ne olmuşsa bizimle olmuştur diyeceklerdir
Bırakın desinler taşımaktan korkmuyorlarsa yüreklerindeki taşlaşmışı

Büyük yolları küçük adımlarla yürüyenlerin
Karşınıza dikildiği akşamlar olacaktır
Birlikte yürüyelim derlerse hayır deyin
Adımları adımlarınıza uymuyacaktır

Afşar Timuçin
-ÇÖL(1968)-

BİR MASALDA TÜRKÜ – Afşar Timuçin

 

Gözlerini kapasan hafifçe
Süzülür bakışların aralıktan
Bir savaşı sürdürür kendince
Bir savaş ki yalnızca güzellikten
Bir savaş ki aşar gider usulca

Kaç akşama dayandı yüzyıllarca
Sevindi gün boyu gündüzden
Ne büyük savaşçılar geldi geçti
Her akşam bir umuttan sessizce
Her akşam bir direnç yaratabilen

Her şey nasıl sevebilir birbirini
Öyle kesin ve öyle karşılıksız
Önce sardunyalar solar arkasından fesleğen
Sonra umudu örter karlar
Sonra bir yaz başlar ki gözlerinden

Bir bilsen her şey her şeyi
Sevebilir hiçbir şey düşünmeden
En güzel yıldızlar gelir denizlerden
En güzel denizler yıldıza durur
Sen bir sabah vazgeçilmez bir gülüşle gülerken

Afşar Timuçin
-Böye Söylenmeli Bizim Türkümüz-

ZAMAN DONMUŞ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ZAMAN DONMUŞ

Eski bir sevinç mi beyaz bir güvercin mi
Sığınmış küçücük kıyı parçalarına
Tüllerle örtülü sessiz bir anı gibi
Oysa ben kapıları çalmaya gelmiştim
Kovalamaya kuşları dallarından
Kucaklamaya gelmiştim doğan günü
Yakalamaya sevinçleri kanatlarından

Dağlar gibi buza kesmiş ve susmuş
Yürekler gördüm soluk soluğa vardığımda
O güzelim küçücük kıyı parçalarında
Dedim biri kahve yapar nasıl olsa
Biri nasılsın der biri ellerimi tutar
Biri nereden geldin der su verir biri
Oysa her yerde çılgın bir yarış var

Güzellikleri araladığında dağılır buzlar
Altında yeniden kocaman buzdağları
Sen gülüm belki de sen gene olsa olsa sen
Çıkarsın bu yalancı akışın dışına da
Belki tavşanlar kadar titrek bir kıyı parçasında
On dakika olsun oturursun yanıma
Gönlümü alırsın okşarsın saçlarımı

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-

YAŞADIKLARIM – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN YAŞADIKLARIM.jpg

Düşünürken maviyi buldum
Kırmızı noktalar işledim köşelerine
Hani sen bana bir atkı örmüştün
Öksürüyordum ya yıllar önce
Yaşadıklarımızı düşünüyordum dün gece
Kendimi kendime sorarken
Sanki hepsini bir bir gördüm
Açık yeşiller serptim üstlerine

Önce katırtırnaklarını düşündüm
Sonra arka bahçedeki kayısı güllerini
Bana çocukluğunu anlat demiştin
Yapabilirsen renklerle anlat
Tuttum en başa beyazı yerleştirdim
Moru gülkurusuyla süsledim
Bunu böyle bilsinler diye
Gözlerinin karasını koydum

Trenler öyle geçti yıllarca
Birbiri ardına hiç durmadan
Anneannemin vişne reçelleri
Mutfağın girişinde alt rafta
Bahçemizdeki rüzgârgülünde
Bir anda bütün renkler birleşti
Bir resim çizdiler çıldırırsın
Bir örneğini gönderebilsem sana
Kesin böyle şey olmaz dersin
Sana benziyor yakından bakınca

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-

YENİ GÖKLER – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN YENİ GÖKLER © Fett Sergey

Büyük kuşların uçmak zorunda olduğu gökleri
Eski sürüngenler bir türlü anlamadılar
Bir kanat vuruşuyla çekip gitmeleri
Yol korkakları her zaman yadırgayacaklar

Ve birden geriye dönüşün kırmızı gülleri
Bizi en olur biçimde uzun uzun anlatmalıdırlar
Giydiğimiz yamalı yorgunluk eskileri
Unutulmuş olmaya artık katlanmalılar

Eğer hiç sarsılmayacak bir yalnızlığımız varsa
O bizi birbirimize doğru iten bir pazar
Sevişmeler taş devrinden kalmaysa
Utansın mı tarihten önceki zamanlar

Büyük kaptanların geçmek zorunda olduğu denizleri
Balinalar ve buz dağları korkutamayacak
Korku bir yüz karası gibi sancılanacak
Silip attığı için bütün değişmeleri

Afşar Timuçin
-Çöl-

© Fett Sergey ..

ESKİ EV – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ESKİ EVLER Vasıl Vasilev

Geçici dinginliğini kurar kuşku
Bir yağmur öncesinde bir susuşu andırır
Çoktan eridi biten bir yaz gibi
Yüklenerek aşınmaları tahtalar
Bir zamandır unuttuk merdivenleri
Ayak izleri öylece kaldılar

Sessizce dibe çökmüş anılarda
Okunmuyor artık karmakarışık
Gittikçe kapanan bir göz oluyor
Tahtalarda silinen bakışların artık

Söze vurulmaz bir yıpranmışlık
Günden güne gevşiyor çivilerden
Onarmalı basamakları boyamalı
Uydurma bir gök mavisine biraz

Yeni gelenler merdiveni
Yeni kesilmiş tahtalardan sanırlar
Boya çekin yaşanmışın üstüne
Onlar orada okunmadan kalırlar

Afşar Timuçin
-Çöl-

© Vasil Vasilev