ŞİİR – Ahmet Hamdi Tanpınar

AHMET HAMDİ TANPINAR ŞİİR

Sarışın buğdayı rüyalarımızın,
Seni bağrımızda eker, biçeriz,
Acılar kardeşin, teselli kızın,
Zengin parıltınla dolar gecemiz.

Sükutun bahçesi tılsım ve pınar
Yıldızdan cümlesi karanlıkların;
İklimler dışında ezeli bahar,
Mevsimler İçinde tükenmez yarın.

İçimizde sonsuz çalkanan deniz,
Gülümseyen yüzü kaderin bize,
Yıldızların altın bahçesindeyiz,
Ebediyetinle geldik diz dize.

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 

Ahmet Hamdi Tanpınar, (23 Haziran 1901 – 24 Ocak 1962) Anısına saygıyla..

AHMET HAMDİ TANPINAR SELAM

SELAM OLSUN – Ahmet Hamdi Tanpınar

Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?

Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına.
Hasretiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?

Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı?…

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

GÜL – Ahmet Hamdi Tanpınar

AHMET HAMDİ TANPINAR GÜL

Ey bâkir ten cümbüşü her özleyişten sıcak
Bin uykuya yaslanmış sessiz kamaşan şafak;
Her bahçenin üstünde ve her ufuktan başka,
Yıldızların tuttuğu ayna, ezelî aşka,
Bir sır gibi hayattan ve ölümden öteye
İlk arzunun toprağa mal olmuş lezzetiyle…

Ardından ağlanacak ne varsa ömrümüzde,
Tekrar doğuşun sırrı gülümseyen bir yüzde,
Uykusuz geceleri içten kemiren hüzün,
Bin azabın çarkında gerilmiş ağaran gün;
Öpüşler, gözyaşları, vaitler ve hicranlar;
O derin sükûtların aydınlattığı anlar
Bir sonsuz uçurumda uyanmış gibi birden
Sazlar sustuktan sonra duyulan nağmelerden;
Doldurur hiç durmadan uzattığı bu tası,
Gül, ey bir âna sığmış ebediyet rüyası!

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

ÜST ÜSTE – Ahmet Hamdi Tanpınar

AHMET HAMDİ TANPINAR ÜST ÜSTE

Üst üste ve âdeta sonsuz
Her kıvrımda ayrı yalnızlık
Ayrı deniz,
Ânın, devamın, tekrarın mucizesi
Ve cümbüşü bütün aydınlıkların
Bu musiki dalga dalga yutuyor bizi
Bin sessizliğin aynasından,
Üst üste ve âdeta sonsuz,
Kim bilir hangi akşamların
Uzak ve unutulmuş çatırtısından…

Eşiğinde inkârla ikrarın
Birleşmiş gibi zamanla mekân,
Her şey oluşun lahzasında
Ve öyle kendisi ki artık
Sarktığı uçurumlarda
Bir zihin macerası olmuş varlık!
Bekliyor sanki
Üst üste ve âdeta sonsuz,
Bekliyor bu içten aydınlık geceyi yırtacak
Yıldırımları.

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Zaman Kırıntıları-

Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 – 24 Ocak 1962) Anısına saygıyla…

ahmet-hamdi-tanpinar-sesin-bursa-inegol-cerrah-deresi-c-ibrahim-peynirci
SESİN – Ahmet Hamdi Tanpınar

Sesin yıldızlı gecemdir
Baş ucumda geniş, sonsuz
Dalgalanır derinleşir;

Akan deremdir ben susuz
Çatlamış dudaklarımla
Koşarım saf billuruna…

Sonra irkilirim birden
Bittiği an bu rüyanın,
Geçmiş gibi, fark etmeden
Öbür yüzüne aynanın…

Çırpınan bir ruhum artık
Bin hasretle delik deşik
Uzak hayret burçlarında
Nevânın, ferahfezânın

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 Görsel:  Bursa – İnegöl Cerrah Deresi (c) İbrahim Peynirci

KALBİM – Ahmet Hamdi Tanpınar

ahmet-hamdi-tanpinar-kalbim

Boş dehlizlerinde ne ziya, ne ses…
İnziva, korkudan kısık bir nefes
Gibi dalga dalga ürperir, erir.

Her şey bu bakımsız, eski sarayda
Bir sonsuz elemi hatırlatmada
Duyulan, sezilen yalnız kederdir.

Dallarda inlerken rüzgârın neyi
Mehtapta yükselen bir fıskiyeyi
Beyhude düşünür viran bir bahçe;

Ve sularda sükût harelenirken
Boşlukları süzen pencerelerde
Kızıl hayaletler geçer her gece.

Yalnız zaman olur bazı akşamlar
Bir kadın çehresi; yanarken camlar
Bir lahza belirir loş aynalarda

-Bir esmer çehre ki hep size benzer-
Sonra yavaş yavaş kaybolup gider
Uzaklaşan bir ses gibi rüzgârda

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 Görsel: Willem Haenreats

KIŞ BAHÇESİ – Ahmet Hamdi Tanpınar

ahmet-hamdi-tanpinar-kis-bahcesi

Ne güzeldi o kış bahçesinde
Güllerin ta derinlerde çalışan uykusu
Sana bir bahar hazırlamak için.
Yapraklar, dallar, filizler
Eski masal dilberleri gibi
Hep toprağa eğmişler başlarını
Doğmamış çocuklara
Ninni söylüyorlardı sanki…

Ana rahmi gibi sıcak ve yüklü idi hava
İyi mayalanmış hamur gibi
Gizli nabızlarla kabarıyordu toprak
Belli ki çok derinlerde
Oluşun ışık sızmaz mahzenlerinde
Bir şeyler oluyordu, mucizeli ve sessiz
Şimşekler dolaşıyordu, küçük, mavi, kıvrak
Kandan daha kırmızı, geceden daha mor
Bakışlar, renkler, kokular, binlerce mahmur
Uyku ve nazlı uyanış
Sevinç, hiddet, zafer çığlığı
Lalenin üslubu, gülün sevinci, menekşenin kederi.

Bilinmezin kapısında el ele vermiş
Geleceğe hazırlanıyordu her şey,
Bu ümitle yüklüydü sessizlik,
Sanki tek bir ânı yaşıyordu dünya.

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

ahmet hamdi tanpınar – Selahattin Yolgiden

SELAHATTİN YOLGİDEN AHMET HAMDİ TANPINAR

ruhumun ağırlığıyla titreyen terazi
tüm sesleri bastıran haykırış.

kimsiniz, gecenin bu saatinde bile
rüzgârlı bir tepe arar gözleriniz.

uzak bir hayâl artık ağaçlı yollar,
yazmanın sevinci ve öyle bir sonbahar.

narmanlı’da siyah kedileri besleyen
bir adam, uzun paltosu altında dünya

bu gölgesiz yollarda
tanrıyı aramak da nereden çıktı

hem unutulmuş bir şarkıyı
durup durup tekrarlamak da neyin nesi

nerdesiniz?

Selahattin Yolgiden
-lacivert bir oyundu ikimiz arasında-