Eylül – Hilmi Yavuz

hilmi-yavuz-eylul

eylül! daha çocukluğumdan
beri size bakardım ben
bir yazın azalmakta olan
sözcüklerinden nasıl da
ansızın sökülürdünüz
bahçelerle ve kül
dolardı içim…eylül!

eylül! kırılgan mevsim!
cam hançeri güzün
dağılırdı kalbimde
birden gecenin ve gündüzün
perdesiyle örtülürdünüz
tenhâyla ve tül
dolardı içim…eylül!

eylül! unuttum sizi
dağ kızarır yol sararırdı
ve ben dönüşlere bakardım
o amanvermez belleğin
paramparça güldüğüydünüz
aynalarla ve gül
dolardı içim…eylül!

Hilmi Yavuz

Boynum, Issız Bir Yurt Gibi – Haydar Ergülen

haydar-ergulen-boynum-issiz-bir-yurt-gibi

Suyum yok ey gecenin meleği nice susadım
– sus yazıcı ırmak senin içinde
yüreğinden çok su içtin kanmadın

sesim yok ey ulular ulusu konuşmayı özledim
– ey sözünü boğan dilsiz
yeryüzünü sustun ıssız yurda çevirdin

ışığım yok ey boşluğun bekçisi çok acıyor gözlerim
– kendi kandilini göremeyen kör
içine yanan mumlara pervane oldun

bedenim yok ey ay yapıcısı kadınıma gideyim
– unut seni dirilten yasak sevişmeleri
bundan geri suya dönüştü tenin

şiirim yok ey güzel harf defterime yazayım
– var git oğlan sürgün ol kâlp ülkesine
kalemi boynuna kırmışlar senin

Haydar Ergülen
-Sırat Şiirleri-

Sen – Ahmet Ada

ahmet-ada-sen

suların çılgınlığısın

daha da gür akıyorsun eskisinden

ne kaldı ne kaldı soylu bedeninden
sevgi teri her devinimde
kıvrılıp akıyorsun kıpır kıpır
söğütlerin kavakların gölgesinde

aynı eve giriyorsun yıllardır, çocuklar
büyüse de sen büyümüyorsun

hep aynı sokağa bakan pencere önünde
uyukluyorsun bazen, elinden düşüyor
Paul Celan

bir kedi geçiyor sokaktan kara
lekeli bir gün kalıyor ondan

Ahmet Ada
-uçurum otu-

Naz’a kalp kesiği dizeler – Ahmet Ada

ahmet-ada-naza-kalp-yenigi-dizeler

sevda, denize ağaca kuşa buluta
bu kalp sonunda kapılarını açtı dünyaya
sokularak göğsüne bir genç kızın
güneşin parmaklarıyla upuzun

iki su damlası, bir kanat sesi
sevdadır sayrılıkta da sağlıkta da
çileğin demiri, elmanın suyu,
iğne yapraklı ağaçları örselenmiş kıyıların

sonra kurbağalar, kaplumbağalar
çevre bağlarında deniz kokan kentin
yürüyorum, her yürüyüş sevdadır
yol uzun azığım yok
bir yağmur yağsa sağalırım

bu kalp sevda yeniğidir
bilir bütün dostlarım, bilir Naz da
sonunda yenildi şiirle uğraşmaktan
parlarken denizin üstünde mavi

Ahmet Ada
-Uçurum Otu-

Yalnızlıklar – Hasan Ali Toptaş

hasan-ali-toptas-yalnizliklar-25

25.

Yalnızlık aşlarda gezer çoğu kez;
aşklar ki,
yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bir ölüm türüdür
ve yasaların
geleneklerin
ve törelerin
ve sakız sakız alışkanlıklarla
yasakların hüküm sürdüğü yerlerde doğarlar.

Bu yüzden, her aşkın gerisinde
bir kuraklık vardır
ve her aşk
büyüler kendini kendi başkaldırısıyla.
Sonra aşkın,
çırılçıplak kalan
ya da kendini öyle hisseden bir ben’i
biz’le örtmek gibi ( ki, biz ben’in en kalın örtüsüdür)
gizli bir görevi vardır.

Aşklar ki – ah aşklar,
yalnızlığımız kadardır.

Hasan Ali Toptaş
-Yalnızlıklar-