UZAK – Tuğrul Tanyol

UZAK - Tuğrul Tanyol

tuhaf bir gün
bir çığlıkla uyanmışım
aynada uzak bir yolculuk var
ellerimde kirli bir sabah
sokaktaki suskun kalabalık
herkes bir şey bekler gibi

oradan fırlayan biri
zihnime yerleşik bir çocuk belki
kocaman gözleriyle sıradan
bir günü bayrama çevirirdi

koşmak şimdi
kendi rüzgârında çoğalan
bir kısrak gibi,
üzerimden sıçrayan kedi
sürdürür aynadaki yolculuğunu

biliyorum, bana hâlâ
söylenmemiş şeyler var
yaşlanırken, gözlerin
aynada takılı kalması bundan

ah! mercanlara tutun, kanasın ellerin
içine aksın sızı, tuzla ovulsun yara
hiçbir şey sorulmuyor rüzgâra
söyleyin söyleyin bana
neden güzel olan her şeyde bir acı var

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-

SONATİNA – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL SONATİNA

bir gitar sesiyle güldün bana
güllerin arasındaki mavi yonca
bir keman sesi eşlik etti ona
sen ilk kez bana bakınca

gökyüzündeki kırlara uzandık
bir flüt üflemesiyle ürperdi sarmaşık
güllerin arasındaki mavi yonca
saçları gün ışığıyla yıkanınca

gerilerde, çok uzak bir yerde
boşluğa düşen bir düşünce gibi
klavsenin sesi uzadı gitti
seni tam öpecektim ki

ansızın yaz bitti

Tuğrul Tanyol
– ansızın yaz-

hafıza – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL HAFIZA ©

kendime bakmaktan nicedir korktum
aynaların arasındaki boşluğun
içinden kayacakmışım gibi
başımı saçlarından tuttum

gördüm ki boşunaymış
başın altındaki beden
benden
uzaklaştıkça
müzik sarıyormuş her yeri
tanrının acuçlarından
süzülürmüş gibi
uzun upuzun trillerin ardından
boşluğun borusunu duyan beden
başla buluşuyor yeniden
ve boşlukla başbaşa kalan ayna
kırıyor kendini kıskançlıkla

boşluk göremez artık kendini
onu ona anlatacak biri
olmalı
onun için belki
yalnızca bir söz vardı başta
“ol” dedi
gerisi yalnızca hafıza

Tuğrul Tanyol
-gelecek günlerin şarabı-

© Bing Wright.

büyük ağaçların altında – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL BÜYÜK AĞAÇLARIN ALTINDA

büyük ağaçların altında uzandık
gözlerden uzak el ele, rüzgârın
hafifçe salladığı dalların
arasından görünen gökyüzünü geniş
kıyıları okşayan bir deniz sandık

içimizden yukarılara doğru sıçrama isteği
kalbin özlediği yol, gidilmemiş toprak, bakir unutuş
ve bakır renkli bir kuş olan sürgün
saatin kırık zembereğinde donarken gün

sana baktım, bir kısrağın
ayışığına benzeyen gözlerinden süzüldü güz
giysilerin çıplaklığından kurtulduğumuzda
utanmayı öğrenmemiştik henüz

büyük, çok büyük ağaçların altında öpüştük
yüzyıllar geçmiş gibi bakarken birbirimize
uykuyla uyanıklık arası bir yere düştük

biz aşkı el yordamıyla aradık
bulduğumuzda
… bir daha uyanmadık

Tuğrul Tanyol
-gelecek günlerin şarabı-

BİR GÜZDEN AĞIR ADIMLARLA – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL BİR GÜZDEN AĞIR ADIMLARLA

işte, bir güzden ağır adımlarla iniyoruz
hüznün ovalarını bırakarak ardımızda
yüreğimizin en olmadık köşelerinden, yani
silkinip tozlarımızdan
hayatın yeşil gözlü kısrağına biniyoruz

toprağın gurbeti dindi, yağmur ne zaman?
iklim çoktan savurdu kehribar hırkasını
ve suyu tutsak alan kış, eridi ağır ve aksak
bir yaza dönüşürken gün

işte, hep birlikte denize doğru yürüyoruz
orada sedef kakmalı güneş, gözleri yelken
ve bakışları rüzgâr olan gençliğim
bana bir ağacın özgürlüğünü
ve bir ormanın kardeşliğini anlat

gölgesi yüzüme vurmuş nasıl da bir evin
gençliğim! sen orada mısın?
karıncaların binlerce uğultusundan uzak
o karanlık bahçeye düşeli beri ben
öğrendim yalnızlığın bütün gizlerini

şimdi sıra, yaşamı yeniden öğrenmeye geldi
demek ki ölüm, yüreğimizde eski bir yara
kızgın demirin ardında soluk bir iz
ve madem ki yalnızlık, kendi işine sürgün edilmiş

işte, bir güzden ağır adımlarla iniyorum
hüznün ovalarını bırakarak ardımda…

ey su içmeye eğilip de yüzünü gören zaman
seyrelmiş yelesinde binlerce kuşku uçuran at
al beni sırtına, gecenin köpüğüne uzan
günlerin beyaz kumsalına at

Tuğrul Tanyol
1984
-Varlık Şiirleri Antolojisi-

Ayın Hilâl Vakti – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL AYIN HİLAL VAKTİ

suyun kayadaki şekli
ağaca çarpan yağmurun dirilişi
kalbimde bir avlu serinliği
kuşun yuvasını özlemesi
belki
sen gelince her şey anlam kazanıyor

birisi
bu minareyi
nasıl da uzatmış gökyüzüne
tanrının isteği
orada şekillenmiş
sanki
bir el ona uzanmak ister gibi
ayın hilâl vakti
şimdi
sularda geziniyor

Tuğrul Tanyol
-öncesi ve sonrası-

 

şarkısız sözler – Tuğrul Tanyol

tugrul-tanyol-sarkisiz-sozler

~Fakat içimde şarkı bitti
Cahit Külebi~

tüm şarkılar beni bırakıp gitti
yalnızca sözler kaldı geriye
bir delikten bakmak gibi içeriye
ürperti! artık avuçlardadır

ürperti ruha geçtiğinde
bir delikten bakmak gibi içeriye
tüm şarkılar beni bırakıp gitti
gözün gölgesi düştü belleğe

bellek göze yaklaştıkça büyür
uzun bir yola gitmek gibidir
kalbin sesini duyarsın durmadan
yalnızlık oradan çıkar gelir

şarkı kulağı terk edince
artık yalnızca boş bir sestir
bir ilahi bir ilahiyi çağırır
hayata son bir kez bakmak vardır

tanıdığımız dünya
belki gene orada
belki ben yokum, belki
bir şarkı çalıyor hâlâ

dokunmak gözle başlar
… sonra söz girer araya

Tuğrul Tanyol
-gelecek günlerin şarabı-