BİR JAPON RESMİNDEN – Tuğrul Tanyol

BİR JAPON RESMİNDEN - Tuğrul Tanyol

gökyüzünü dolduran müzik
kulağın işitmediği
bulutlara doğru yüzen gemi
dağın tepesi, ağacın gölgesi;
ayın çevresindeki hale
uzanıp tutunmak istiyor
orada olmayan hayale

sevgiyle tutmuş kalemi
ressamın eli
usulca ilerleyen çini mürekkebi
eriyen karlarda dağılmış

düşmek şimdi
duvara asılı resimden
bir kiraz mevsimi
ağaç erkenden
masama dökmüş çiçeklerini

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-

©Terri Harris

BİR YAZ GECESİ HER ŞEY OLABİLİR – Tuğrul Tanyol

BİR YAZ GECESİ HER ŞEY OLABİLİR - Tuğrul Tanyol

ağacın içindeki söz
kesilince bilirsiniz
ufka bakar göz
o da bilir
bir yaz gecesi her şey olabilir

alnımdan öptün beni
yola çıkmadan henüz
hiç açılmamış defter
bir çizgi, düz
sayfalar boyunca nereye gider?

sevgiyle öptün beni
ağacım yeşerdi
şimdi
tüm güller ansızın solabilir
bir yaz gecesi her şey olabilir

bu kalp! bu gizli duvar
ona çarpıp savrulan rüzgâr
bir sırdı, unutuldu
aramızda hâlâ
söylenmemiş şeyler var

işte bir defter dolusu yaz
bizdik, bize benzeyen sözler
tepede yağmur
sıcak topraktan
fışkıran filizleri yolabilir
hatırla!
bir yaz gecesi her şey olabilir

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-

sanrı – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL SANRI

güzel bir şeyler yazdığımı sandım
unutmuşum yalnızlığımda
koyduğum yeri aradım
bedenimin şimdi olmayan bir yerinde

parça parça şiirler var aklımda
kâğıtlar dolusu anı, atılmış
çekmeceye, dosyalarda birikmiş
ağacın gölgesi sinmiş içine

sedir kokuyor sabah
dün güzel bir şey vardı içimde
yazdım uykunun en derin yerinde
uyandım ah!

boş bir kâğıtmış zihnim

Tuğrul Tanyol
-gelecek günlerin şarabı-

 

CEHENNEME DOĞRU – Tuğrul Tanyol

—Cehennem boş ve tüm şeytanlar burada!
Shakespeare/The Tempest

gözyaşlarımızla eriyen toprak
rüzgârla savrulan sel
zor çabalarla dikilen çatı

her şey bir boşluğa doğru uçuyor
atların kaçışan nal izlerinden
görüyoruz bunu
birbirinden giderek uzaklaşan
bir halkız biz
görmediğimiz
bir kanla bölünmüş ekmeğimiz

her gün kıyıdan birkaç
kaya parçası daha koparan deniz
üzerinde yaşanacak
yer bırakmıyor bize
lanet olsun! lanet olsun size!
toprağın yedi kat altına gömüldü sevgimiz

kendi zebanilerine âşık
bu cehennemde
yanmaya mahkûmuz hepimiz

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-

ırmağın adı – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL IRMAĞIN ADI

I
kim bilir kaç kez geçtim buradan
yolun eskime payı
daha küçük hayattan
ne adımlarım, ne aklım
anlıyor uzayan mesafeleri

hayat bir mum alevi
kısaldıkça büyüten gölgeleri
eskiyi daha iyi bilmemiz bundan
elin duvara vuran hayali
bir oyundur, gözer çarpar hani
anımsamak gibi
geçtiğim yolun sonuna geldiğini
hissetmek ve bilmek
tam bittiği yerde biri
karşılayacakmış gibi beni

II
şuraya hemen uzanmak
istediğim günler oluyor
“ört üzerimi” demek yakın birine
zaman
suyun ışığı bir gömlek gibi
sıyırıp attığı yerden sesleniyor:
“bekle vakit var daha”
akmak onunla birlikte
artık orada olmayan bir zamana

kim hatırlar bizi zaten
gözlerimizdeki ırmağa yansıyan
hayatımızdan başka

III
bir deriye benziyoruz hepimiz
ruhun altına sığındığı çatı
kendi benzerlerimizi
ararken kayboluyoruz
kendi gözlerimizle arıyoruz
çünkü kendimizi

aynaları sevmemiz bundan
içimizde Tanrı’dan kalan
parçaya bakıyoruz orada
orada yıkanıp durulanıyoruz
günahlarımızdan
her şeyin tersi olan
kendimize bakarken

IV
gençliğimde dolaştığım
yerleri dolaştım gene
adımlarım aldırmıyor geçmişine
gitmek istiyor kendi bildiği gibi
anımsıyor aklın anımsamadığı yeri

şurada durmuştum
yağmurlu bir günde elimden tutmuştun
beni çıkarıp kendi içimden
gözlerindeki nehre atmıştın

ben akıp gittim yıllarca
kaynağını arayan bir su gibi
kendi çığlığının peşinden
nehrin sorup durduğu ismi
kimse duymadı neden

V
nereye gitti onca zaman
bir saman yığını, havalanan
her bir parçası
rüzgâra asılmış duran

tek tek bakmak mümkün mü
günlere, saatlere, dakikalara
ayırmak hayatı parçalarına
her anı kutsaldı, her an
tatlı bir sızı gibi akıyor
hâlâ açık duran yaradan

VI
başkasını düşündüğümü
sanırken bile
seni düşünmüşüm
uyandım işte
içimdeki aynadan

Tuğrul Tanyol
-gelecek günlerin şarabı-

UNUTMAK İYİDİR – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL UNUTMALIYIZ
bir ara unutmalıyız her şeyi
unutmak biraz ölmek gibi
ama yeniden öğrenebiliriz sevmeyi

unutmalıyız her şeyi bir ara
ruhunu satmak gibi şeytana
diktiğimiz yelken artık dayanmıyor rüzgâra

görmeliyiz, hiçir şey istediğimiz gibi değil
unutmak güzel, umutla çizdiğimiz sahil
izler silinince, sayfada boş bir şekil

her şeyi bir ara unutmalıyız
içimde çıkmaz bir sokak, buz
tutmuş saçak, aşkla çağırdığımız kız

hepsi unutuldu aslında ve bu iyi
bazen gerçekten düşünmeliyiz ölmeyi
kayıp bir yıldız

belki o zaman bırakır üşümeyi

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-

 

©Daniel Korjonov

UZAK – Tuğrul Tanyol

UZAK - Tuğrul Tanyol

tuhaf bir gün
bir çığlıkla uyanmışım
aynada uzak bir yolculuk var
ellerimde kirli bir sabah
sokaktaki suskun kalabalık
herkes bir şey bekler gibi

oradan fırlayan biri
zihnime yerleşik bir çocuk belki
kocaman gözleriyle sıradan
bir günü bayrama çevirirdi

koşmak şimdi
kendi rüzgârında çoğalan
bir kısrak gibi,
üzerimden sıçrayan kedi
sürdürür aynadaki yolculuğunu

biliyorum, bana hâlâ
söylenmemiş şeyler var
yaşlanırken, gözlerin
aynada takılı kalması bundan

ah! mercanlara tutun, kanasın ellerin
içine aksın sızı, tuzla ovulsun yara
hiçbir şey sorulmuyor rüzgâra
söyleyin söyleyin bana
neden güzel olan her şeyde bir acı var

Tuğrul Tanyol
-ansızın yaz-