Yeni Zamanlar – Adnan Azar

ADNAN AZAR

kızıma
bir çiçek versem
yağmurdan
gençliğimize değen

bir çiçek

bahçe kapısında dalgın
bana bakan
beni delen
bakışlarından
*
bakışlarından

saatte 180 km hızla
dönsem

dönsem geri
kendimden
*
kızımın
sesi
Furuğ Ferruhzad’ın
sesiyle
buluşuyor
öyle sessiz
*
yani
*
yani
giden arkadaşların
bende kalan
sesleri
gibi
*
bana
rüya geldi
*
selamını aldıktan sonra
Onat’ın şiirinde
turnalar semahını
çalan
iki çalgıcının
Hazal’la elele
vurduk
Asmalımescit’e
*
bahçem uyandırdı
*
uyandım ki yağmur
yok
içimden doğru
uzak
çocuk sesleri

yastığımda mışıl
bir
Hazal
*
bana
sususuzluk
taşıyacaktın
ıssızlık söz verecektin
bir gökyüzü öngörecektin
bahçeme

tenha flüt

bana rüya geldin

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

NE GİTTİ NE KALDI – Adnan Azar

ADNAN AZAR NE GİTTİ NE KALDI   VINE HARVEST

C.A.Kansu’nun anısına

Yaprak dökülür, omcalar soyunur
güz çimenleri yeşerir toprakta
bir asmada
bağbozumundan kalma bir salkımla karşılar insan.

Ne giti, ne kaldı?
Tüm artıklar gitti
boyamalar, bezemeler, abartmalar gitti
bir küçük çeşme kaldı bir bağ yolunda
güze bakan.

Seni sordum dünyanın bütün çocuklarına
kuşlara, çiçeklere, ağaçlara seni sordum
seni çalıştım gün ağarırken, şafakla
bir ince şırıltı olup sabaha akmak için.

Adnan Azar
-Unutmak Suları-

ELELE GİTTİĞİMİZ – Adnan Azar

ADNAN AZAR ELELE GİTTİĞİMİZ

biliyor musun giderek azalıyoruz böyle
sen bir susuşa doğru kırılarak
ben senin susuşunun ardında
nereye gitsek orada olmuyoruz
biliyor musun giderek azalıyoruz muyuz böyle

akmaktadır günler belki bunlar son rüzgârlardır
çünkü neye değsek ellerimiz yanıyor
yaz kimliksiz bir gülle orda kalakalmış
yaz kalsın orda çocukluğum ağlasın
burda bakışlarımızı sular boğmaktadır

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar-

bahçe – Adnan Azar


ADNAN AZAR BAHÇE

Bahçe pencereden bize bakıyor. Biri kuruyup heykel olmuş yedi çirkin ağaç ve dal, yaprak ve çimen ve birkaç taş ya da kaya ve içinde bulunduğu mevsimle ve beklemeyi bilen eski bir arkadaş gibi, duruyor ve susarak, arzu etmeksizin bize bakıyor. İsterdim Tezer Özlü de bahçeye baksın aynı pencereden; yanında Leo Ferre olsun; sigara içerek ama, mesela ‘la solitude’ şarkısını söylesin. Bahçe artık pencereden bize bakmasın.

Adnan Azar
-çal geçişleri/
Avare Çalı ve uzaKTan-

‘MERHABA’ – Adnan Azar

ADNAN AZAR MERHABA MATTHEW HAMBLEN

Doğrul sesim yekin sesim
rüzgârların büyüsüne aldanma.

Belki bir güldür o hem yaralıdır
bir suçsuzun anısını taşıyordur.

Bir gün doğumudur doğuda
rengini bir çocuktan çalmıştır.

Bir başka sestir belki de eksilir
gitmekle kalmak arasında.

Doğrul sesim yekin ses
artık alışmalısın yalnızlığa!

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

(c) Matthew Hamblen..

Burda Yeni Bir Mevsime – Adnan Azar

ADNAN AZAR BURDA YENİ BİR MEVSİME

Burda yeni bir mevsime hazırlanıyor
hüznü dölleyen gün
değen gün
ölülerimizin yaşlanmayan fotoğraf yüzlerine.

Uzak arkadaşım benim
bir rüzgâr gönderdim sana
harlansın diye ateş
uyansın diye gül
ve yitip gitmesin diye türkün
suskunun öldüren soluğunda.

Ve artık zamanıdır diye yeni bir güzün
yeğin uçurtmalar uçurtmanın
göklerin sonsuz gündüzüne
bir rüzgâr gönderdim sana;
açılsın diye birer birer
bütün pencereler

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

UZAK ve KÖR – Adnan Azar

ADNAN AZAR UZAK VE KÖR
I
unuturum akıp gittiğin
yüzünü unuturum

geceye yaslanırım
yaslanırım ince uzak bir sese
senin sesin o
alır beni bilirim

her şiirle birlikte
senin adın
alır beni bilirim
senin uzak susuşun
senin kırık susuşun

kime varsam geceler
kimi sevsem yine seni
yine seni severim

unuturum akıp gittiğin
artık yeni bir pusuda beklenirim

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

 

Bir yürük semai için fazla mesai – Adnan Azar

ADNAN AZAR BİR YÜRÜK SEMAİ İÇİN FAZLA MESAİ

aşk şarkı söylemeye başladı
ama rast perdesinden bir şey değil

aşk dallara takıldı, yapraklar yapraklarla
‘tüm sokaklar verevine boyandı

aşk büyük evliliğe hazırlanıyor bir yastık
ve rastık ve dantelalar tamam

aşk haz’rolda bekledi kapı eşiklerinde jazz
zaten saz ama, barok’a merak sarıldı

aşk söz verdi andiçti yemin etti ama bak
öpüşmeye başladı

aşk bizi bile boşladı

Adnan Azar
-Avare çalı ve uzaKTan-

NOTLAR – Adnan Azar

ADNAN AZAR NOTLAR

I
Bakınca pencerenden
genzinde duyuyorsun ölümü ve kokusunu kükürtün.

Bir pusula kapıda
– uzaktaki bir dosttan-
bir muştuyu taşıyor
görmediğin kitaplardan, dağlardan.

Ve duvarında resimler:
Bir güvercin uzakları söylüyor
bir kesik kol -kanıyor durmadan
bir gül olabilmek için umuda.

Güvercin ve gül
işte bunlarlasın;
bir güvercin bir gül kalmış
kentinin duman artığından.

Ve sonra birden bir soluk
tetiği düşmüş çok eski bir tabancadan.

Bakınca pencerenden
yüzün acılara karşılık oluyor.

II
Böyle geçiyor günler:
Sessiz yalın birkaç yalın söz gibi -yasak-
bir kitabın arasındaki!

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

KUŞÇU – Adnan Azar

ADNAN AZAR KUŞÇU

İmbat nerden eser kuşçu
vakitsiz mi eser
şarkıyla mı eser
ki dolar kulaklarımız
sevdayı mı getirir
ki ürpertiler taşırır içimizden
denizi mi getirir
ki parmakların ıslanır
imbat nerden eser kuşçu
imbatı kuşların mı getirir.

İmbat seninle midir hep
ki şehirden şehire ceplerinde taşınır
bazan hüzün olur
bazan bir ayna
yüzünü çağrıştırır.

İmbat nerden eser kuşçu
imbatı kuşların mı getirir
ki onlar seni mahpuslara uçurur!

Adnan Azar
– Avare Çalı ve UZaktan-