GÜZELLEME – Adnan Azar

ADNAN AZAR GÜZELLEME

Adını ünlerim kötü günde gecede
kapılar açarım
yağmurlar geçer
bulutlar geçer şahdamarımdan.

Kilitteki anahtar
o atak demir senin
sessizliğindir
yıkık nemli duvarlar senin
sessizliğindir
senin sessizliğindir yapraklanan dal
bir gider bir gelirsin
eksilen bir kum saatinden
artakalan zamanla.

Ey yârim uçuk gülüşlü yârim
değişen tek sen misin zamanla.

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

 

Bir yürük semai için fazla mesai – Adnan Azar

 

ADNAN AZAR BİR YÜRÜK SEMAİ İÇİN FAZLA MESAİ

aşk şarkı söylemeye başladı
ama rast perdesinden bir şey değil

aşk dallara takıldı yapraklaryapraklarla
‘tün sokaklar verevine boyandı

aşk büyük evliliğe hazırlanıyor bir yastık
ve rastık ve dantelalar tamam

aşk haz’rolda bekledi kapı eşiklerinde jazz
zaten saz ama barok’a merak sarıldı

aşk söz verdi andiçti yemin etti ama bak
öpüşmeye başladı

aşk bizi bile boşladı

Adnan Azar
-rüzgâr istasyonu-

 

 

 

Yeni Zamanlar – Adnan Azar

ADNAN AZAR

kızıma
bir çiçek versem
yağmurdan
gençliğimize değen

bir çiçek

bahçe kapısında dalgın
bana bakan
beni delen
bakışlarından
*
bakışlarından

saatte 180 km hızla
dönsem

dönsem geri
kendimden
*
kızımın
sesi
Furuğ Ferruhzad’ın
sesiyle
buluşuyor
öyle sessiz
*
yani
*
yani
giden arkadaşların
bende kalan
sesleri
gibi
*
bana
rüya geldi
*
selamını aldıktan sonra
Onat’ın şiirinde
turnalar semahını
çalan
iki çalgıcının
Hazal’la elele
vurduk
Asmalımescit’e
*
bahçem uyandırdı
*
uyandım ki yağmur
yok
içimden doğru
uzak
çocuk sesleri

yastığımda mışıl
bir
Hazal
*
bana
sususuzluk
taşıyacaktın
ıssızlık söz verecektin
bir gökyüzü öngörecektin
bahçeme

tenha flüt

bana rüya geldin

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-

NE GİTTİ NE KALDI – Adnan Azar

ADNAN AZAR NE GİTTİ NE KALDI   VINE HARVEST

C.A.Kansu’nun anısına

Yaprak dökülür, omcalar soyunur
güz çimenleri yeşerir toprakta
bir asmada
bağbozumundan kalma bir salkımla karşılar insan.

Ne giti, ne kaldı?
Tüm artıklar gitti
boyamalar, bezemeler, abartmalar gitti
bir küçük çeşme kaldı bir bağ yolunda
güze bakan.

Seni sordum dünyanın bütün çocuklarına
kuşlara, çiçeklere, ağaçlara seni sordum
seni çalıştım gün ağarırken, şafakla
bir ince şırıltı olup sabaha akmak için.

Adnan Azar
-Unutmak Suları-

ELELE GİTTİĞİMİZ – Adnan Azar

ADNAN AZAR ELELE GİTTİĞİMİZ

biliyor musun giderek azalıyoruz böyle
sen bir susuşa doğru kırılarak
ben senin susuşunun ardında
nereye gitsek orada olmuyoruz
biliyor musun giderek azalıyoruz muyuz böyle

akmaktadır günler belki bunlar son rüzgârlardır
çünkü neye değsek ellerimiz yanıyor
yaz kimliksiz bir gülle orda kalakalmış
yaz kalsın orda çocukluğum ağlasın
burda bakışlarımızı sular boğmaktadır

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar-

bahçe – Adnan Azar


ADNAN AZAR BAHÇE

Bahçe pencereden bize bakıyor. Biri kuruyup heykel olmuş yedi çirkin ağaç ve dal, yaprak ve çimen ve birkaç taş ya da kaya ve içinde bulunduğu mevsimle ve beklemeyi bilen eski bir arkadaş gibi, duruyor ve susarak, arzu etmeksizin bize bakıyor. İsterdim Tezer Özlü de bahçeye baksın aynı pencereden; yanında Leo Ferre olsun; sigara içerek ama, mesela ‘la solitude’ şarkısını söylesin. Bahçe artık pencereden bize bakmasın.

Adnan Azar
-çal geçişleri/
Avare Çalı ve uzaKTan-