Bize kalan – Adnan Azar

cagri_oztek_ADNAN AZAR BİZE KALAN ANKARA KALE

eski bir adres soruyorum ankara’da
eski bir yağmurla ıslanıyorken hem de

bir bahçe küçük hem derin ama
bir rüya var önemsiz ben göremedim daha

geldin ama bilmem sen misin o
geldin ama uğurlar gibiyiz birbirimizi

dönersen bir uçurum tasarla bana
bana bir uçurum sepya fotoğraflarından

dönersen söyle bana hiç deme
bize kalan nedir bu serencamdan

Adnan Azar
-rüzgâr istasyonu-

© Çağrı Öztek, Ankara Kalesi Sokakları ve Evleri..

YOLCULUK TEMRİNLERİ – Adnan Azar

ADNAN AZAR YOLCULUK TEMRİNLERİ
I
fotoğrafın içinden siyah beyaz
bana bakan hülyalı çocuk
ardında yapraklar var ağaçlarda
baksan duyabilirsin hışırtılarını

kimliğin yok senin, adın yok, uzansan
ulaşamazsın uzaklıklara, ellerin de yok

II
sesini almışlar senden kuzeyli çocuk
yerine eski bir rüzgârı koymuşlar

fotoğrafın içinde siyah beyaz
bir ilkyaz rüzgârı var çocuk

III
fotoğrafın içinden siyah beyaz
beni seçme, bana bakma, sakın çocuk

hâlâ sustuğum yerden kanıyorum

IV
artık hiç kimseyim
gölgemle eleleyim çocuk
eksik bir gözyaşı izindeyim

artık hiç kimseyleyim çocuk
sesim aranmıyor kaldırım bültenlerinde
çünkü utangaç bir ömrüm var
çünkü kiraz zamanını yitirmekteyim

hayallerimi hiç kimseye bırakıyorum

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar/uzakTan-

©Orhan Köse.

MOLA – Adnan Azar

 

ADNAN AZAR MOLA

saçlarımı erken rüzgârlarla dağıttım
alnımdaki lekeler eylül ıslıklarından
yüzüm kör bir aydınlıkta nedensiz şimdi 
yani nedensizim, yani yolum uzun, gün kısa

alıştım, artık çiçeklerle deniyorum kendimi
son kimliğim de aşınmıştı geceye karışmaktan
gülüşümün adını bulamayacaklar, biliyorum
çocukluğum yaşlanmayacak uğultularda

eskiyen günlerde bir ilenç var, bunu da biliyorum
resimler yırtılırdı bakışlarımdan, yine de üşümezdim
yine de uzanırdım sabahın buğusuna
unuturdum göğsümü delen ışıkları

seni artık yaz sularında aramıyorum
burda geceler yoksul, çocuklar suskun
ve binlerce söz ölüsü ellerimde
ben de susuyorum, sustum artık

sustum ve yüzüm kanamıyor hiç bir güle

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar-

Gecenin sürmesi için küçük bir katkı – Adnan Azar

ADNAN AZAR GECENİN SÜRMESİ İÇİN KÜÇÜK Bİ KATKI

beni hayatla barıştıran dünya içinde
geçtim arnavut bir aldırmazlıkla
sayarak kaldırım taşları kaç tane

geçtim kaç geceyi daha geçtiğimi
sayarak deli miyim deli miyim ne

geçtim aklımda yok sayma unutma provaları
bir çocukluk hastalığı olarak hatırladığım hayatı

geçtim yeni durakları yeni kumruları ve hatta metro
oysa yeni arabam siyah/beyaz ve saatte 220 km

geçtim yeni yıla hazır girmeliyim yani
kaşkol ve milli piyango ve hindi meseleleri

uzun upuzun bir çığlık edindim
karışsın içine alsın hem içimi hem bazı yeni geceleri

ertelenmiş kelimeler ve benim olmayan ne varsa
yani duruşlar bekleyişler afişetler film setleri

geçtim geçtim çam ağacı benim ağaç kaldı geriye
geçtim aslında bir genel prova olan hayatı

ve nokta

Adnan Azar
-rüzgâr istasyonu-

KASIM SONU ŞİİRİ – Adnan Azar

ADNAN AZAR KASIM SONU ŞİİRİ

bu sonbahar benim değildi; bir kandil, bir aşk
ve rüzgârlı düşlerimi yitirdim dip odalarda
adımla yaşamadım bu sonbahar
albümlere baktım ve hiç yaşlanmadım

isteseler çıkarabilirlerdi satıraralarından kimliğimi
bir mavide buluşabilirdi örtük gülümseyişler
orada kör edildim, kör oldum kendi güneşimde
bu sonbahar, bir kandil, bir aşk ve rüzgârlı düşlerimde

şimdi yanımsıra onun yüzünü taşıyorum
olur olmaz karşılıklar buluyorum hayata
yağmurdan konuşsam dağılıyor maviler
denize gitsem yürüyemem

yaz artığı kıyılar
vurulduğum kıyılar

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar-

 

Adnan Azar (1956 – 10 Ocak 2014) Anısına saygıyla

ADNAN AZAR 10 OCAK 2014 ANISINA SAYGIYLA

BEN/İM – Adnan Azar

birşey gelse bana doğru benden yana
sesim değmese bir başka sese
birşey olsa ve değişse
mevsim ve o zaman koyulmasa

birşey gitse benden doğru dönmese
çocukluğum aynalara dağılsa
yüzüm değişmese ama
kanmasa kanamasa hiç eğilmese

birşey geçse benimle ben’im aramada
bağışlanmasa

Adnan Azar
-Parçalanmış Zamanlar-

GÜZELLEME – Adnan Azar

ADNAN AZAR GÜZELLEME

Adını ünlerim kötü günde gecede
kapılar açarım
yağmurlar geçer
bulutlar geçer şahdamarımdan.

Kilitteki anahtar
o atak demir senin
sessizliğindir
yıkık nemli duvarlar senin
sessizliğindir
senin sessizliğindir yapraklanan dal
bir gider bir gelirsin
eksilen bir kum saatinden
artakalan zamanla.

Ey yârim uçuk gülüşlü yârim
değişen tek sen misin zamanla.

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-