BEKLENTİ – Can Yücel

CAN YÜCEL BEKLENTİ

Yeşil bir ses çalacak şimdi kulağımda
Beni dünyaya bağlayan o ip o ipince
Sonra koptu kopacak
Çentikli bir yaprak
Topraklara uça uça
Bir Çin uçurtması
Dallara takılacak
Kaça kaç oynayacağım çatalında
Yarda, darda, cehennem korlarında
Belki de Bavyera’dan
Zümrüt bir ses çalacak kulağıma
Yeşil bir nefes
Memelerinde kulaklarımın
Çın diyecek
Çınnn!..
Kaçın kurrasıyım ben
Karacaoğullarından
Dünyaya artık dönmeyecek bir dönek

Can Yücel
-Gece Vardiyası-

KAKTÜSLER Kİ… – Can Yücel

CAN YÜCEL KAKTÜSLER Kİ

Kaktüsler ki o azman çöl bitkileri…
Marmaristen bildiğimiz sabırların kat kat büyükleri…
Bitkiden çok, tükenip bittiği yerde yeşilin
Dikili taşlardır onlar rahmetli yağmur için…
Yakılan ağıtlardan zaar kararmış böyle bâzısı,
Okunmuyor ki şeytan örümceklerinden üstündeki diken yazısı;
Yoksa nasıl ateş püskürüyorlardır kim bilir o ateş püsküren güneşe,
Ve cızz ediyordur içleri, düşlerine bir bulut düşse…
Bir kurtuluş söylentisidir sanki, bekleşirler akşam serinliğini
Salmak için toprağın derinlerine özlemlerinin son köstebeğini…
Kutlu olsun onlara ki o gece, suya erer ayakları kökleri,
Mevlût gibi bir sevince donanır o kademsiz ve kısır firenk inciri…
Bir top ışık patlar dikenlerin arasından, bir arayıcı fişeği,
Aydınlatır karanlık kum saatlerini o mutsuz bitkinin o umutlu çiçeği…

Bu kızmış taşlar, demirler ve dikenli teller arasında, sevgilim,
Böylesine bir umut çiçeği çorak gözlerimde açan hayalin.

Can Yücel
-Bir Siyasinin Şiirleri-

NE İSE FÂLİM O ÇIKSIN HÂLİM – Can Yücel

NE İSE FÂLİM O ÇIKSIN HÂLİM - Can Yücel

Lâleli’den Şişli’ye evcek göçeli
Apartman çocuğu oldum çıktım
Araba şerrinden sokakta oynamak yasak
Dört duvar arasında bir fındık faresi
Babaannem acıdı halime
Üç tekerlekli bir velospit aldı
O sayede kıra çıkıyoruz her sabah
Şişli MOSK’unu oturtmamışlar daha
Zâten daracık yolun orta göbeğine
Gidiyoruz Fransız Hâstanesinin taş duvarı boyunca
Mecidiyeköy Dutluğuna doğru
Babaannem piyade ben süvari
Dut ziftlene ziftlene
Varıyoruz o çayırlık kır gazinosuna
Babaannem sade kahve söylüyor ben gazoz
İleride Hürriyet-i Ebediye Tepesinin
Anıtı-manıtı görünüyor
Gagırgası çıkmış bir çingene karısı zuhur etti
Ninemin falına baktı
Onunkine çoktan bakılmış zâten
Tutturdu ille de küçük beyin el falına bakacak
Kaptı elini bumburuşuk avucuna
Dua-mua mırıldanıyor
Sıkıldım elimi kurtardığım gibi bir koşudur kopardım
Koş koş daha çok koşarsın sen! diye
Cıyakladı ardımdan…
Cadının falı resmen doğru çıktı:
Çocukken hadi neyse
Büyüdüm yine koştum durdum
Ayten’in peşinden koş baba koş
İnandığım dava uğruna koştum hep
Koşuklar için koştum koştum…
Şimdi sen şu rastlantıya bak ki
65 yıl sonra şimdi aynı Hürriyet Tepesinde
1 Mayıs’ı kutlayayım derken
Polis copları altında koşuyorum
Nefes nefese

Can Yücel
-Alavara-

GÜLER YÜZÜMLE – Can Yücel

GÜLER YÜZÜMLE - Can Yücel

Viran bir rum evi adada oturduğumuz ev,
serinliğine serin
Ferah olmasına ferah ya
Tam bir kahuran kafesi.
Bu deyimi aslına döndürmek için mi nedir
Bir çift de kumru gelip
Yuva yapmış çatısına.
Öyle usturubunla yerleşmişler ki
Çürümüş tahtaların arasına
Dışardan görünmüyorlar hiç.
Yalnız
El-ayak çekildikten sonra
Derinden
Ve civan demlerle demlenircesine
Başlıyor dem çekmeleri

Benim de çökmeye yüz tutmuş
Şu can kafesimde
Kadim sevgilim Güler’e sevgim
ÜSKÜDARA GİDELİM diyor hâlâ
ÜSKÜDARA GİDELİM

Can Yücel
-Ölüm ve Oğlum-

VARSA ÖLÜMÜN ARİFESİ – Can Yücel

CAN YÜCEL VARSA ÖLÜMÜN AREFESİ

Bakmayın siciline “emekli yüzbaşı” kaydı işlendiğine,
Kendisi mirlivaydı…
Nası da sürerdi yavrum, gebelerden aşağı
Şiir-aşkın komutu üzre
Livalarını
O umarsız ve umulmaz güzellikteki benliğimize doğru!..

Gördünüz hepiniz arazide onu
Bütün piyade ve süvari tatbikatlarında…
Derken indirirdi bir paraşüt bölüğünü
Benlen karımı barıştırmak için
Oturup patlıcan salatası yapardı
Unutmaz kırmızı biberi, sarımsağını…

O, aynı zamanda, Napoleon’un ordusunda
Mısırların, kıtaların ta önünde
Yürüyen bir trampete çocuktu
Waterloo veya 12 Mart’ta…
Belki de İspanyol İç Harbi’nde
Pisi pisine ölen bir Lorca…

Ben Turgut’la okuşup koklaştığımda
Yaşamanın umman soluğunu soluduğumda
Denize açılır olurdum hep
Fethe çıkarcasına “Dünyanın En Güzel Arabistanı’nı
Şiirimizin o en kızıl saçlı levendiyle…

Can Yücel
-Portreler-