RUHUMUN GECELERİ DE GÖRÜLEBİLEN YAPRAKLARI DÖKÜLMÜŞ AĞAÇLARI – Süreyya Berfe

62637069_2480579368618843_4414186285237796864_o
Bulutlar neden ufuklarda durur?
Ruhumun gözbebeği, gönlümü kilitleyen
ruhumun ummadığım anda açan çiçeği
gölgem ol, bulutum ol, konuş biraz
Neden ufuklarda durur?

Güz gelse
herkes sarardığını sansa.
Neyin mi? Bilmem
herkese sormalı.
Derler ki, herşeyin.

Güneş düşer güze, içine
dinlenir yazın gözyaşında
ben, özlerim.

Gökyüzü güzden sonra
karlarla dolu bir bahçedir
ben, özlerim.

Kuş, o kuş değil
dalda bir yuva, bakar sabaha
ben özlerim.
Ruhun ve ruhum şaşırmışsa
nâşa kavuşamadan daha
ben, özlerim.

Yetişmeyeydim seni görmeye
yatağımı değiştireydim
daha az su almak için.
Küstü o su akmaz oldu.
Kar körlüğüne yakalandım
duranı yürüyor sandım
özlerim elbet, kaçaktım, yakalandım.
Yaşlı bir gençtim
kemiklerim zayıftı.
Nerden bildin beni?
Nerden gösterdin? Bakar mısın, dedin.

Ağaçların ve kokun
burnumun ucunda titriyor.
Düşlerim tutuluyor.
Bana baktığını sezince
hayat yeniden başlıyor.

Hüznü, umutsuzluğu, yalnızlığı
yeisi, elemi, çaresizliği
kendi başına bırak
yalnız bırakma beni.

Süreyya Berfe
-Şiir Çalışmaları 1998-

Çiçek Yerine – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE ÇİÇEK YERİNE© Anatoly Kudryavtsev

Yüzüne bak güneşin.
Yüzüne bak körfezdeki denize düşen güneşin.
Yüzüne bak acılı aşkların üstüne inen güneşin.

Gelişine bak akşamın.
Gelişine bak körfezdeki denize çöken akşamın.
Gelişine bak yarım yamalak aşkların üstüne giden akşamın.

Hayatı unutma.
Yeniyi unutma.
Yaşayanı unutma.

Sen ki duvardan akan sulara baktın ağladın.
Leğenlere dolan yağmura baktın ağladın.
Özendin sulara ve yağmura.
Kalbini gözlerinin yerine koydun.
Aktı mı sanki kanlı günlerin gecelerin kanı?
Uykusuzluk uçtu mu yuvasından?
Gönüller şen oldu mu?
Aktı mı ayrılığın deli ırmağı ayaklarının önüne?
Yumuşadı mı sert yanları
yuvarlandı mı kayaları?
Tutuldu mu ayrılık sevginin depremine
çekildi mi mağarasına inine
kayboldu mu ayrılık denilen yabanıl hayvan?
Hayır, hiçbiri olmadı bunların.
Çünkü, çamur içinde kalan çıplak ayaklarını
bana alacakaranlıkta da yazdığını unuttun.
Çocuk, genç kız ve kadın olduğunu unuttun.
Kapalı, uykuya dalmış gözlerinden duyguların yayıldığını
kalbimin içinde çarpan kalbinin sesinden sellerin boşandığını
beni alıp sürüklediğini. bir o yana, bir bu yana savurduğunu
kötü geçmiş zamanlarla iyi geçmiş zamanlar arasında bıraktığını
yanından uzaklara, uzaklardan yanına attığını unuttun
besledin adam ettin ayrılığı, iyileştirdin.

Çocuktun, çocuk oldun “herbirşey”e özenmedin.
Büyüdün, malları mülkleri terk ettin.
Gün oldu yanlız kaldın bir başına acıların ortasında.
Sevecen yanların eksilmemiş eksiltemedin.
Çoğu zaman kolların çocuğunu kucaklar gibi
koşman ayrılmak için değil kavuşmak için sanki.
Sabahları ilk önce ısınan senin bedenin
kar yağsa da ısınan senin bedenin.
Ne olursa olsun en geç soğuyan senin yüreğin.
insanlarla değil buzullarla da çevrili olsan
en geç soğuyan senin yüreğin.
Görmesek de yaşıyor o mavi kuş.
Beraber bakmasak da yağacak ilk kar.

Yağışına bak sevginin,
Yağışına bak körfezdeki dağların üstünde duran sevginin,
Yağışına bak vakitsiz aşkların üstünde kalan sevginin.

Yükselişine bak hasretin,
Yükselişine bak körfezdeki dağların üstünde uyuyan hasretin,
Yükselişine bak yavru aşkların üstünde çırpınan hasretin.

Hayatı unutma,
Yeniyi unutma,
Yaşayanı unutma.

Süreyya Berfe
-Hayat ile Şiir-

© Anatoly Kudryavtsev

KOLAY DEĞİL – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE KOLAY DEĞİL

Bu masa mı o masa mı, bende mi sende mi?
Kırmızı mı roze mi, balık mı et mi?
Loş mu aydınlık mı, şimdi mi sonra mı?
Burda mı yatakta mı, şöyle mi böyle mi?
Araba mı arsa mı, yüzük mü kolye mi?
Kort mu koton mu, yerli mi yabancı mı?
Elbise mi tuvalet mi, çizme mi çanta mı?
Ucuz mu pahalı mı, Ege mi Akdeniz mi?
…mi, …mı, …mü,…mu?

Seviyor mu sevmiyor mu, mutlu mu mutsuz mu?
İstiyor mu istemiyor mu, beni mi onu mu?
Evlenecek mi evlenmeyecek mi, aldatıyor mu aldatmıyor mu?
Seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor, seviyor sevmi
yor, sev, sevi, seviy, sevmiy, sev, se, s…

Süreyya Berfe
-Hayat ile Şiir-

RÜZGÂR, KARINCALAR, SARI ÇİÇEKLER – Süreyya Berfe

RÜZGÂR, KARINCALAR, SARI ÇİÇEKLER - Süreyya Berfe João Chaves

Gözlerinin kamaşması
yol kenarındaki kavak ağaçları
rüzgârla oynaşması
en tepedeki iki yaprağın.

Gözlerinin kamaşması
cumbalı eski Rum evlerini sevişin
koca bir ağacın gövdesinde çalışan
huysuz, kavgacı karıncalar.

Gözlerinin kamaşması
elektrik direğinin dibindeki
koyu mor yapraklı sarı çiçeklerin
yine de açıyor olması.

Gözlerinin kamaşması
azalması sıcağın
akşama doğru kımıldanışı
palmiye yapraklarının.

Süreyya Berfe
-Hayat ile Şiir-

©João Chaves

ÇOK ARIYORUM SENİ – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE ÇOK ARIYORUM SENİ TURGUT

Ağlamam Turgut, ağlamıyorum.
Alnım kırışır.
Alnım neyse ne de
gönlüm buruşur.

Seni indirdim mi yataktan?
Çıkarsam aklım karışır.
İyidir Turgut
—lâf aramızda —
bize ağlamak yaraşır.

Bir gün olur her şey değişir.
Bakarım buralarda değilsin.
Hep böyle süreceğini sanırım
sürer gerçi, ama sonu değişir.

Denkleştiririm senden kalanları.
Buruşuk bir gül bize bakar kamaşır.
Sonra bir sana bir bana bakar.
Neden biliyor musun?
Medresenin yanındaki kışlanın
önü deniz
bahçesinde çamaşır.

Süreyya Berfe
-Ruhumun 1998-