EVLER YENİDEN BEYAZ – Melih Cevdet Anday

MELİH CEVDET ANDAY EVLER YENİDEN BEYAZ

Sabah oluyor ne güzel dedin
Sabah oluyordu birbiri arkasına
Yetişemiyordun gözlerin kapalı
Göz yeni doğmuş bir çocuktur
Unutmayı hatırlar her sabah
Her sabah, her sabah – Ne korkunç-
Cam gibi bir şey değer yüzümüze
Açlık bir güneştir serin
Ve bahçeli. Sabah oluyor dedin
Sabahın yarısı horoz
Yarısı yok…

Melih Cevdet Anday
-Göçebe Denizin Üstünde-

Görsel : Vladimir Zhdanov…

TROYA ÖNÜNDE ATLAR IV. SEVİ – Melih Cevdet Anday

MELİH CEVDET ANDAY TROYA SEVİ

Orman sen elimi tutunca başlardı
Yarılırdı bir incir gibi ortasından.
Koşardık yukarı iki büklüm, soluk soluğa
Alabalıklarla düşe kalka, çam pürleri
Keserdi hızımızı. Elimi Bırakma, Elimi
bırakma….

Sonra kayardık ta aşağılara.
Ve alçalırdı sessizlik bir ağaç gibi
Kök salardı sende ve bende, arayarak
Toprağın sıraya dizilmiş suyunu.
Ayçiçeğinden göğüslerin döner ışığa
Yürürdüm göğsünde öğle saatleri gibi
Yürürdüm bir anıt kemeri gibi iki yanında.

Sonra gene başlardık koşmaya.
Yukarı, daha yukarı, çukur sularına
Göklerin. Öperdim seni, titrerdin, parçalanmış
Anları birleştiren sevi düş görmez: Ey orman
Ey avlanmış atın falı, ey yeniden başlamanın
Aç güvercini! Falımız yok bizim.
Yaktık onu göçmen kuşların gözlerindeki
Benek, gagalarındaki tekçil dane gibi
Daha gün doğarken. Falımız yok bizim.

Melih Cevdet Anday
-Teknenin Ölümü-

 

NERDEN NEREYE – Melih Cevdet Anday

M

Akşam ruhlarımız uçup gitmek ister de,
Bekçilerimiz kuşlar, göğün kiliminde,
Belli, kanatlarımızı karıştırmayalım diye,
Uykularında göz kulak olurlar bize.
Ama kestanelikte çoktan yel değişti.

Nerden nereye! Yaşlanıvermişim,
Kalkmışken o odadan bu odaya geldim,
Ben duvara bakmayı bilmez miyim,
Geceyi döker döker toplayabilirim,
Ama kestanelikte çoktan yel değişti.

Su, yalnız seni tanıdım, bir seni,
Akıp giden su, tanrının da bilmediği,
Yıldızların düşlere girmeleri gibi,
Görmüşümdür eski değirmenleri
Ama kestanelikte çoktan yel değişti.

Melih Cevdet Anday
-Öğlen Uykusundan Uyanırken/
Sözcükler-

 

Göl Kıyısında – Melih Cevdet Anday 

MELİH CEVDET ANDAY GÖL

Gün doğuyordu erken erken,
Uyuya kalmış üç martı var gölde,
Dikaçı bir üçgen yapmışlar,
Üç beyaz nokta, kımıltısız.
Bir karabatak ha bire dalıyor,
Sular aydınlandı ya, balıklar uyanır,
Bir bir yukarı çıkarlar, yüzeye.
Dört serçe havalandı yerden,
Görmemişim, bodur çama kondular.
Ortalık öyle sessiz ki, bir karga
Bağırdı, sıkılmış olacak

Melih Cevdet Anday
-Sözcükler/Toplu Şiirler-

SESSİZLİK TAŞLARI – Melih Cevdet Anday

 

 

Akşam senin katırlarla çıkılan köyündür
Gördüm tuzunu ununu davarını
Sallabaş bir tırtıl gibi karartı
Çıtırdıyor çekirdeklerinde göğsünün
Topluyor görüntünü parça parça
Düş de ağır geliyor insana yaşam da
Güzelliğinin azıklarını çıkar bir bir
Kuş sürüleri gibi uçuşan eteğini ser yanıma

Eski resimlerini gördüm gözlerinin,
Yağmurun ve denizin, tanyeri ile dopdolu
Gördüm karadaki ve denizdeki direkleri
Eski ormanları buzların koruduğu
Bende kalsın efendilik yeter bana
Bakışlarının bir ırmak gibi doldurduğu
Sessizlik taşlarını dizeceğim şimdi
Dizlerinin baş döndürücü doruklarına

Melih Cevdet Anday
-Göçebe Denizin Üstünde-

Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915 – 28 Kasım 2002) Anısına saygıyla…

MELİH CEVDET ANDAY KUNDURA BOYACISINA KİRAZ AĞACINA ÇİNGENE KIZINA DAİRKUNDURA BOYACISINA,
KİRAZ AĞACINA,
ÇİNGENE KIZINA DAİR – Melih Cevdet Anday

Sabahleyin evden çıkıyorum
İnsanın işi var gücü var
Gidip bir parka oturuyorum

Bir boyacı dikiliyor der demez
Bakar da bakar potinlerime
Ne bakıyorsun bre
Keyif benim değil mi?
Boyatmayacağım işte.

Nesini boyatacaksın diyor içinden
Bir yandan da kaşını kaldırarak
“Şu yerdeki senin mi ağabey?” diyor
Bakıyorum, ayağımın ucunda leş gibi pis bir tarak,
Alıp tarağı gidiyor.

Derken işsizin, tembelin, haylazın biri
Karşımdaki sıraya oturuyor
Sadece otursa iyi
Oturmuş bir de düşünüyor.

Ne düşünüyorsun be adam?
“Ağaçları düşünüyorum, diyor
Ağaçların da yaşadığını düşünüyorum,
Kökler dallar çiçekler…
Kulağımı gövdeye dayıyorum
Ağaçta gürültüler…”

Bakındı düşündüğü şeye
Sen kim ağaç kim efendi
Sen iş bulmaya bak kendine
Önce inzibat, itaat, disiplin
Sonra düşünme.

Herif vurdum duymaz
Boyuna düşünüyor

Bir kadın diyor
Bir pencere , diyor
Kiraz ağacı, diyor

Hay Allah diyorum
İnsanın işi var gücü var
Kalkıp başka parka gidiyorum

Bir çingene kızı çıkıyor bu sefer
Falına bakayım diyor
Senin düşmanların var diyor

At bakalım çingene kızı

– Senin arkadaşların var diyor At bakalım çingene kızı

At bakalım çingene kızı

– Senin sevgilin var diyor
At bakalım çingene kızı

Derken o işsiz tembel haylaz herif
Gene gelip karşıma oturuyor
Neler de neler düşünüyor
Hem korkmadan sevgiyle düşünüyor

Memleket, diyor
İnsanlar, diyor
Barış, diyor

Adamın ayakları yerde
Başı göklerde
Düşünüyor.

Melih Cevdet Anday
-Yanyana /Güzel Düş-