ÇÜRÜK – Melih Cevdet Anday

ÇÜRÜK

Akasya ağaçları akasya kokuyor
Bahçelerde güller, gübreler kokuyor
Geçen otomobil benzin kokuyor
Otomobilin içindeki kadın lavanta kokuyor
Kadının lavantası dehşet kokuyor
Bu lavanta kokusunu koklayan adam ne kokuyor
Rakı kokuyor
Kızlar, oğlanlar ter kokuyor
Hastaların kapanmamış yaraları kokuyor
Sağlamların açılacak yaraları kokuyor
İnsanların elleri, gözleri, kalpleri kokuyor
Açlıktan nefesleri kokuyor
Çürüyen dişleri, derileri, beyinleri kokuyor
Duyguları, düşünceleri, sesleri sözleri kokuyor
Yazdıkları, okudukları kokuyor
Çürüdükçe kokuyor
Kitaplar, dergiler, afişler, mektuplar kokuyor
Dostluklar, aşklar, arkadaşlıklar kokuyor
Havalandırılmamış odalar kokuyor
Havalandırılmış odalar kokuyor
Sofalar, evler, apartmanlar kokuyor
Mahalleler, şehirler, memleketler kıtalar kokuyor
Çürüdükçe kokuyor
Duymuyor musunuz kokuyor
Kokuyor kokuyor kokuyor kokuyor.

Melih Cevdet Anday
-Telgrafhane-

YAZIT – Melih Cevdet Anday

MELİH CEVDET ANDAY YAZIT

Kıyılar vardır nokta nokta
Bacaları görünür uzaktan ilk
Sonra gövdeleri çıkar ortaya,

Güvercinin damda unuttuğu ay
Gibi mor çiçekler olur ya
Karıştırır yüreği kanla,

Geçmişin dilsiz köprüleri
İri sevileri vardır gezegen
Elimizde kovalarla her akşam

Getirip boşaltırız kuyusuna
Bulunmuş şeyler kuyusuna
Yitirilmişler kuyusuna

Menekşelerden bir yazıtla.

Melih Cevdet Anday
-Lirik Şiirler-

KENDİ BAŞINA – Melih Cevdet Anday

MELİLH CEVDET ANDAYYağmurlu ses olup çıksın,
Dallansın dumanlı ağaçta bensiz,
Vursun yürüyen şafağa gölgesi,

Gülde dolaşan arı gibi göksel,
Suyun kabuğunda gerçek parıltı,
Başağı sallayan ay gibi,

Arabasız bir yıldızın kamçısı
Gibi kıvrılsın gökyüzünde seçik,
Gün gibi boyasın denizi,

Ekmeğin yanında tuz gibi esmer,
Su anıtı gibi her yerde olsun,
Kimi desin, “Kimin bu sevi?”

Kendi başına sansın kimi?

Melih Cevdet Anday
-Lirik Şiirler-

 (C) Massimo Dini..

Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915 – 28 Kasım 2002) Anısına saygıyla…

MELİH CEVDET ANDAY KAPI ( 13 Mart 1915 - 28 Kasım 2002) Anısına Saygıyla….
Darı- Melih Cevdet Anday

Biber çiçeği kokusundaydı gün
Değirmi gün, ebem kuşağı saçlarında,
Göğsünün tacında ses veren

Bense darı gibi darmadağındım,
Saçılmış eteklerinin ayına,
Korkusuna kelebek ellerinin.

Dudağının ışığına karışmış,
Gözlerinin ipeğine ya da,
Kendi başına, garip, gezgin.

Zamanı ölçtüm de yitirdim
Ve rüzgâr bir o yana bir bu yana,
Koparır durur boşluğunu

Yoncalarla, köpüklerle, kuşlarla.

Melih Cevdet Anday
-Rahatı Kaçan Ağaç-

UNUTTUM KENDİMİ – Melih Cevdet Anday

MELİH CEVDET ANDAY UNUTTUM KENDİMİ

Değmezdi dağlar olmasa
Yaşlanıyorum
Değmezdi dağlar olmasa.

Çok ağaç gördüm
Çok kuş

Beşprmak dağını gördüm Bafa’da
Sarmış firuze sır gibi killi toprağımızı
Masal

Ey zeytin ağaçları

Ali’nin kızını da getirdiler
Kazdağı besler çocuklarımızı
Besler Mustafa Kemal’den Hektor’a

Çok ağaç gördüm
Çok kuş

Çıkabilir aydınlığa
Çıkabilir yer altından bütün kentler
Yanar değil artık Hasandağ

Ey incir ağaçları

Ön ayaklarını germiş bir boğa
Bir boğa gibi aşmış ana tanrıçaya
Toros’u gördüm

Çok ağaç gördüm
Çok kuş

Unuttum kendimi toprakta.

Melih Cevdet Anday
-Göçebe Denizin Üstünde-