ÜLKÜ TAMER YÜZÜK

Senin denizinin kuşları savrulur,
Dökülür beyaz külleri gölgeme benim;
Karanlığıma konar ince gözleri,
Şimdi bir ırmaktır ince gözleri,
Açar yapraklarından bitkinliğin.

Senin aşkının dalgın ordusudur
Benim aşkıma yaslanan uyku,
Sonsuz bir dev kanar bahçesinde,
Kan-tutkusunu büyütür bahçesinde,
Yerleşir tırnaklarına dikenlerin.

Senin kemiklerin saçlarımdan kurulur,
Aramızda tutuşan her dakikadan;
Yeni bir kuş dirilir küllerinden,
Çoğalır kanatları küllerinden.
Uçsuz tüyleri vardır tüylerinin.

Ülkü Tamer
-İçime Çektiğim Hava
Değil Gökyüzüdür-

SENİ SEVDİM, OLUR MU? – Ülkü Tamer

ÜLKÜ TAMER SENİ SEVDİM OLDU MU

Büyüsem asarlar beni, çınar olur ağacım,
Elmaların gümüşten çekirdekleri olur;
İstersen ellerini bağlarım, on kuruş alırım,
On kuruş alırım, yolculuğa çıkarım,
Oradan bir elma ağacına çıkarım;
Bütün komşular üzülür buna.

Asarlar beni belki bir yıldız ağacına,
Ay ışır belki cebimdeki kupadan,
Çünkü her yolculukta on kuruş vardır,
Çünkü şarap içilir, düğme dikilir;
İstersen gece olur, bıçaklar olur,
Bütün komşular keserler elma.

Çekilir kepengi denizin, başlar usulca koru,
Kahverengi bir gömlek giyerim sana doğru.

Ülkü Tamer
-Soğuk Otların Altında-

KUMRUNUN ŞİİRİ – Ülkü Tamer

ÜLKÜ TAMER KUMRUNUN ŞİİRİ

Geceleyin bülbül sesi
Kedi mırıltılarına karışıyor odada

Sıcacık, sıcacık kumrunun göğsü

Aşağıda, mutfakta
Naneler hışırdıyor usulca
Seni uyandırmaktan korkuyorlar sanki

Kumru
Yummuş gözlerini
Sıcacık, sıcacık kumrunun alnı

Koruya fırlıyoruz seninle
Katırtırnakları içinde yüzüyoruz
Böğürtlenler, papatyalar, sevdalar içinde
Elin bir kuşun ılık kanadı
Gözlerin bayram yerinin fişekleri
Burnun uçsuz bucaksız düşü bir kedi yavrusunun

Süzülüyoruz, süzülüyoruz
Gündüzlerin, gecelerin göğünde
Güneşlerden, yağmurlardan geçerek

Hiç, ama hiç susmuyor bülbül
Bizi izliyor nereye gitsek
Bir yaprak oluyor bizi izliyor
Pencerenin camına konuyor
Ve sana bakıyor uzun uzun

Uyuyorsun
Kumru uyuyor

Sıcacık, sıcacık kumrunun yüreği

Ülkü Tamer
-bir adın yolculuktu-

 

BİR YOLCULUKTAN – Ülkü Tamer

ÜLKÜ TAMER BİR YOLCULUKTAN

Kar, ufkumuzu genişletiyor.
Adresler arasında Şubat ayının adresine rastlıyoruz,
Böcekler arasında uykunun sesine.
Yıl, sıcak ağılına bir tipi olarak çekiliyor şimdi.
Anmamak olmaz
Osip Mandelştam’ın mısralarını:
“Petersburg’da buluşacağız yine
Güneşi oraya gömmüşüz gibi.”

Bir kızakla taşıyoruz acılarımızı,
Yamaçlardan hız kazanarak iniyoruz
kendi içimize,
Kurt izleri arasında bir çılgınlığın yıkıntılarına rastlıyoruz.
Anmamak olmaz yazılmış güzel şiirleri,
Bağışlayan edebiyatı,
Dorukları okyanus yapan yağmuru.

Şiiri gömdük ama yürekte buluşuruz
Kazmalarımızın çarpacağı kristal harflerin umuduyla,
Issız bir adaya inmenin sevinciyle.

Acılar, kızağımızı götürüyor.
Derelerin, madenlerin arasında dolaşıyoruz
Alın taşımızda kırmızı bir lekeyle.
Omuzlarımıza yeraltı kuşları tünemiş
Bir kafes sanarak dışımızı,
Kendilerine usta birer avcı aranıyorlar.

Ovalarda buluşuruz.
Bir şiir kitabının beşinci sayfasında.

Ülkü Tamer
-Sıragöller-

 

Uyku – Ülkü Tamer 

ÜLKÜ TAMER UYKU

Bana çiçek gönderme
Bir kuş ağacı gönder
Dallarında gezinsin
Kül rengi güvercinler

Konsunlar yastığıma
Uyutmak için beni
Sırtlarında kuş tüyü
Gagalarında ninni

Kaldırıp yatağımı
Uçursunlar göklere
Kendimi yıldızlarda
Bulayım birdenbire

Bana çiçek gönderme
Bir kuş ağacı gönder
Alnıma dokunanlar
İyileşmiş desinler

Ülkü Tamer
-güneş topla benim için-

green grass in hoarfrost

Kırağı taşıdım güne.
Yaprakları, otları araştırdım
Bir kırağı seçtim kendime 
Güneş dağına tuttum ısınsın diye
Cebime koydum keyifle
Çıkardım, hava aldırdım
Büyüttüm, misket yaptım
Okuma öğrettim bir anda
gazoz içirdim, limonata içirdim
Sinemaya götürdüm, renkleri beğendi
Maça götürdüm, topu beğendi
Kıyıya götürdüm, denizi beğendi
Ama biraz da korkup elimi tuttu
İstasyona götürdüm, bavuları beğendi
Eve götürdüm perdeleri beğendi
Kitapları karıştırdı, yemek yedi
Plak çaldım, müzik dinledi
Uyudu, güzel bir rüya gördü.

Ertesi sabah erkenden kalktık
Kırağı taşıdık güne.

Ülkü Tamer
-güneş topla benim için-