Furuğ Ferruhzad – (5 Ocak 1935 – 13 Şubat 1967) Anısına saygıyla…

ibrahim-golestan-min

Güzellik şarkısı – Furuğ Ferruhzad

omuzların senin
sert ve gururlu kayalar
saçımın dalgaları eğiminde
göğüs kabartan aydın çağlayanlar

omuzların senin
koca kalenin burçları
saçlarımın ondaki dansı
meltemin avuçlarında söğüdün dansları

omuzların senin
demirden burçlar
kan ve yaşamın şaşılası yansıması
rengi bakır tepsinin rengine çalar

devinimli uyurum senin yanında
istek tapınağının sessizliğinde
yılan yangılı diş izleri var
omuzlarındaki öpücüklerimin yerinde

omuzların senin
yakıcı, görkemli güneşin curcunasında
ışıyor dağların zirvesi gibi
sıcak ve aydın ter damlaları altında

yakaran gözlerimin kıblesi
omuzların senin
namazımın taştan mührü
omuzların senin

Furuğ Ferruhzad
-İsyan-

Çeviri : Haşim Hüsrevşahi  

Görsel: Furuğ Ferruhzad – İbrahim Golestan

GAZEL – Furuğ Ferruhzad

furug-ferruhzad-gazel

benim sesimi taşlarca dinliyorsun
taşsın hemen dinlediklerini unutuyorsun

ilkbahar sağanağısın ve pencerenin uykusunu
dürtü darbeleriyle kaçırıyorsun

okşayışın yeşil dalı olan elimi
ölü yapraklarla seviştiriyorsun

şaraptan daha sapkınsın ve gözü
yalazlara oturtuyor döndürüyorsun

ey kanımın bataklığının altın balığı
hoş olsun sarhoşluğun beni içiyorsun

sen günbatımının mor derelerisin ve gündüzü
göğsüne bastırıyor söndürüyorsun

gölgelerde, oturdu senin Furuğ’un ve uçuklaştı
gölgelele onu neden karaya bürüyorsun?

Furuğ Ferruhzad
-Yaralarım Aşktandır-

Çeviri: Haşim Hüsrevşahi

AKBABA – Furuğ Ferruhzad

FURUĞ FERRUHZAD AKBABA

tepemde bir akbaba
hırsla ölmemi bekliyor
ben ise düşünüyorum
nasıl bir tuzak kurayım ki
bana yaklaşsın da
onu vurayım

soluk almak için
oturmaya kalksam
işte yıkıldı diye
saldırıyor yüzüme
onu vurmak için
anlayınca fırsat beklediğimi
hızla dönüyor gökyüzüne

kuşaktan kuşağa
onca insanlar öldü,
yem olarak şu ihtiyar akbabaya
deneyimlerim sesleniyor ki
bitimindeyiz zamanın
yaklaşan bir sonu var
ya senin, ya ihtiyar akbabanın

bu cadı, bu kocamış
leş yiyenin yazgısı, sana bağlı
başaramazsan eğer
sıran geldi demektir

tepemde bir akbaba
hırsla bekliyor ölmemi
vay eğer
fırsatı ben kaçırırsam

Furuğ Ferruhzad
-Dünya Şiir Antolojisi II-

Çeviri: M.Babek

Sonraları – Furuğ Ferruhzad

FURUĞ FERRUHZAD SONRALARI

bir gün benim de ölümüm gelir çatar
ışıklarında bir bahar gününün
tozlu dumanlı bir kışın ya da
haykırışsız şevksiz bir güzün

bir gün benim de ölümüm gelir çatar
birinde bu acı ya da tatlı günlerin
başka günler gibi boş bir günde
gölgesinde bugünün, ayrı günlerin

yanaklarım soğuk mermer
gözlerim karanlık dalanlara dönecek
ben boşalacağım acıdan haykırıştan
ansızın bir uyku beni çalacak

şiirin büyüsünden habersiz ellerim
defterim üzerine usulca süzülür
anımsarım ellerimde benim
bir zamanlar yalazlanırdı şiir

toprak her an beni kendine çağırır
gömsünler beni diye yoldan gelirler
mezarıma bir dal çiçek bırakırlar
ah belki yarı gece o sevgililer

benim hayatımın karanlık perdeleri
benden sonra her biri bir yöne çekilir
benim kağıtlarım ve defterlerim üstünde
tanımadık gözler süzülür

küçük odama adım atar
benden sonra anılarımdan habersiz biri
bağrımda ayna durur
bir tarak bir tel saç bir elin izi

kendimden ürkerim kalırım,
benden arda kalan her şey dağılır
ruhum bir kayığın yelkeni gibi
ufuklarda uzaklaşır, saklanır

günler, haftalar, aylar
birbiri ardınca hızla geçer
dalıp durur yollara senin
gözlerin mektubu bekler

benim soğuk vücudumu ancak
bağrına basmıştır toprak
benim kalbim çürür orada, sensiz
senin kalbinin çarpmasından uzak

sonraları ben adımı yağmur ve rüzgâr
usulca taşın yüzünden yıkayacak
mezarım adsız kalacak yol kenarında
arın, ayıbın söylencesinden uzak.

Furuğ Ferruhzad
-Yaralarım Aşktandır-

Çeviri: Haşim Hüsrevşahi

Tutsak – Furuğ Ferruhzad 

FURUĞ FERRUHZAD TUTSAK

seni istiyorum ve biliyorum
asla koynuma alamayacağım
sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün
ben bu kafeste bir tutsağım

kara ve soğuk parmaklıklar ardından
gözlerim hasretle bakıyor yüzüne doğru
bir elin uzanışını düşlüyorum,
ansızın ben de uçayım sana doğru

boş bir anda düşlüyorum
bu sessiz hapishaneden uçmayı
gülerek gardiyan adamın gözüne
yanında yaşama yeniden başlamayı

düşlüyorum ancak bilirim asla
bu kafesten kurtulmaya gücüm kalmamış
gardiyan adam istese bile
kanatlanıp uçmaya soluğum kalmamış

parmaklıklar ardında her sabah
bir çocuğun bakışı güler bana doğru
sevinç şarkılarına başladığımda
dudağında öpücükle gelir bana doğru

şayet bir gün, ey gökyüzü
kanatlanırsam bu sessiz evden
ağlayan çocuğa nasıl söylerim
tutsak bir kuşum vazgeç benden

bir mumum, canımın alazıyla
harabeleri aydınlatırım
sönüklüğü seçersem eğer
bir yuvayı yıkıp dağıtırım

Furuğ Ferruhzad
-Ses, Ses, Yalnız Ses-

Çeviri: Haşim Hüsrevşahi

Bağışlayın Onu – Furuğ Ferruhzad

FURUĞ FERRUHZADA BAĞIŞLAYIN ONU by Niels Hoffmann

onu bağışlayın
o ki zaman zaman varlığının
durgun sularla
ve boş deliklerle olan
acı ilişkisini unutuyor
ve aptalca
yaşama hakkı olduğunu sanıyor

onu bağışlayın
devinimin uzak arzusu
kağıttan gözlerinde eriyen
bir resmin aldırmaz öfkesine
bağışlayın onu
o ki tabutu boyunca
al bir ayın akışı geçmekte
ve gecenin allak bullak ıtırı
vücudunun bin yıllık uykusunu
kaçırmakta

bağışlayın onu
o ki içten darmadağındır
fakat gözlerinin derisi hâlâ ışık zerreciklerini
imgelemekten yanıyor
ve boşuna saçları
aşkın soluklarının sızmasından umutsuzca titriyor

ey sade mutluluk topraklarının sakinleri
ey yağmura açılı pencerelerin soluktaşları
onu bağışlayın
onu bağışlayın
büyülenmiştir çünkü
çünkü sizin varlığınızın verimli kökleri
onun uzak topraklarında yol almakta
ve onun tez inan kalbi
hasretin sinsi darbeleri ile
göğsünde kabartmakta.

Furuğ Ferruhzad
-Yeniden Doğuş/
Yaralarım Aşktandır-

Çeviri: Haşim Hüsrevşahi

 

(c) Niels Hoffmann

Uyku – Furuğ Ferruhzad

FURUĞ FERRUHZAD UYKU
gece, karanlık camlara çöküyor usulca,
korlu küller gibi
rüzgâr, evin avlusunda durmaksızın yerle bir ediyor gölgeleri
nilüferlerin kıvrımları, duman gibi dalgalanıyor duvarda
çamların arasında büyücü mehtap
ışıksız kandiliyle süzülüyor usulca
sanki kör karanlıkta avare ruhunu arıyor

bu karanlıktan ve suskunluktan yorgun
dedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarı
gözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzu
ağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip al
ve beni unutmanın peri suretli ülkesine götür

Furuğ Ferruhzad
-Yeryüzü Ayetleri-

Çeviri:Makbule Aras