BİR KIYI KAHVESİNDE – İlhan Berk

BİR KIYI KAHVESİNDE - İlhan Berk

Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu
öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.
Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.
Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,
-Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutup
denizde gezdirdiği gözlerini. Büyük
bir boşluk bırakıp sonra da arkasında
Kalktı.
Biz işte o zaman gördük onu
ve çekilen denizi.
O zaman çıktık kendimizden.

Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök.
İlhan Berk
-Deniz Eskisi-

SUYA BAKIYORSUN – İlhan Berk

23795614_1711331228876998_5919016921591262879_n

Suya bakıyorsun. Masada bir gül duruyor,
Masada durmak onun işi.

Su zamanı düşündürür der Borges.
Sanki çocuklar, sanki küçük köylerdir su:
Zamanda dolaşmaya çıkmıştır.

Zaman ki,
her yerde zamandır
Aralar saçlarının tütününü.

Ben ki otum, düğümlü sana
Dört yol ağzıyım, geçesin diye.

Soy beni.
Ölümü okuyan yok.

İlhan Berk
Dize, Şubat 2005

Uzun Karanlık – İlhan Berk

İLHAN BERK UZUN KARANLIK

Neydi o güneş o sular güneşi cıkı cıkıveriyoruz
Ben seni alıyorum seni cumartesi çocuğu soyuyorum
Birden bir yerlere gidiyoruz bir yerlerden geliyoruz
Bungun, karası, bak diyorum bak acunsuzluk önün diyorum
Hiç yokken böyle diyorum böyle güzel diye diyorum
Sonra birdenbire sen yoksun işte birdenbire yoksun
Bakıyorum Amerikan bir gök sıkılıyorum kalkıyorum
Sen yoksun ya seninle binlerce yerim yok.

Bir sabah uyandım bütün dörtleri beş yaptım.
Çıktım bir bir camları, caddeleri indirdim ses yok.
İnsan böyle n’apar bilmem seni hele bak hiç bilmem
Gidip ağaçları tutuyorum, çocukları çocukları öpüyorum
Durdum bir yerden göğü, sokakları hep sokakları dinledim
Evlerini deniz yıkayan bir kıyıdan bağırıyorsun bana
Bir soluksuzluk bir duvarlar bir duvarlar duyamıyorum
Böyle bir uzun karanlıktan bağırıyorum bağırıyorum.

İlhan Berk
-Bir Yeryüzü Tanığı-

Ben Acıyım – İlhan Berk 

BEN ACIYIM İLHAN BERK

Ben acıyım. Yani senin bazan düşen yüzün. Umarsız
Boynun bazan. Bazan ağzın, gölgeli gözlerin.

Yani çocukluğun. Bursa’da bir sokak yani
(Bursa’yı hiç görmemişim gibi gelir bana)

Bir akşam yaktığın mum sonra bir kilisede
Daha hiç bilmediği bir yüz için ölümün.

Sen ki hep bir yüze dönüşürsün bende
Bir yüze.
Hem geceyi, hem tanyerlerini taşır kendinde.

Ben ki bir yıkıntınım senin, senin büyüttüğün
Acının el yazısında.

İlhan Berk
-Bir Yüzün Tarihi/Kül-