eviçi şiirleri – Sennur Sezer

96087925_3194873797189393_5837332219982512128_o

Aşk nedir diye sor
Bir akşam pazarında
Kıymık batar sanki
Soluklara

Dertle kabarmış fincan dipleri
Gözümüzden akamayan damla
Patrona atılamayan tokadın
Çarpılması kapıya

Hangi şarkının sözüdür o
Sabun kokan havlularla
Rakı içmeden sarhoşlatır
Hani sonbaharda

Dinleseniz de duymazsınız
Bu uğultuda

Aşk nedir diye sor
Pazaryerindeki bir kadına
Utanıp yere inerken bakışları
Fıkırdar saçındaki kına

Sennur Sezer
-afiş (1991)-

aşk acemidir – Sennur Sezer

SENNUR SEZER AŞK ACEMİDİR

Bir zamanlar
gece yağmurlarının öptüğü gül yaprakları selamlardı beni.
Yağmurlar ağrılar gibi dindi.
Bir eksik şarkı esip duruyor bahçelerde şimdi:
Ölüm kibirlidir… aşk acemi.

Güneşi hiç görmemiş çiçeklerin kokusu çağırır geceyi.
Orada, uzak güneyde, bu kokuyla sarsılır karanlık. Sevgiliyi
öven şarkılar ışıldar ufukta: Ya leyl, ya habibi, elbi elbi…
Ne gecenin umurundadır, ne sevgilinin… Yalnızların incinir
yüreği:
Ölüm kibirlidir… Aşk acemi.

Altın parçaları gibi sarkar da dallardan iğde, kokusu
anımsamaz çiçeğini. Söyle hangisinden yanasın… Hangisi
daha sevgili. Dudağında dilinde dolaşan buruk tat mı, baş
döndüren koku mu? Söyle özlediğin hangisi? Aşk mı acemi
yoksa … Ölüm mü kibirli?

Bir zamanlar gece yağmurları öperdi gülleri…

Sennur Sezer
-Akşam Haberleri (2006)-

üçüncü adam – Sennur Sezer

ÜMİT YAŞAR BELKİ

Tebeşiri yerde kalmadı
Adı kitapçı vitrininde
“Sınıf” tez günde toplandı

Adı
Öğretmen Rıfat
Severdi çocukları
Lisesinin bahçesi
Evinin perdesi birbirine benzerdi
Detme çatma
Rıfat’a
Ranzada yatma zor gelmedi de
Dert anlatma zor geldi
Sevmenin insanları suç olduğunu
Öğrenemedi…

Sınıfta yerini
Bir başka çileli öğretmen alacak
Kitabın toplanacak
Şiir
Tok adamların
Leylalara yazdığıdır Rıfat
Öğretmenlik: Baba Ana Ot At
Yazmasını öğretmek…

Bilmek görmek
Söylemek yasaktı yasak
Bu günler geçer dedik
Geçti…

Gün doğar dedi ya Âkif
Doğacak…

Sennur Sezer
-yasak (1966)-

boşnak gelini – Sennur Sezer

89658730_3058021594207948_5788330272382517248_o

I

Bosna bir sudur. Köprüsü yok
Çünkü köprüye yeni gelinler gömülür. Hep ayakta kalsın diye.
Hep saygılı olsun diye insana.
Mimarın ilk karşılaştığı.
Kim olursa…
Bosna bir sudur. Köprüsü yok. Çünkü Drina’da mimarın
karısı gömülüdür. İki çocuğu kundakta. Taşlardan sızar sütü.
Kimi de gözyaşı der işçilerin. Gelinler köprülere diri gömülür.
Bosna köprüsüz bir sudur.
Sevgi köprü dinlemez bir sudur. Boşnaklar yadırgı gelin istemez.
Göndermez gelinleri üç çocuk anası olmadan baba evine. Bayramda
bile. Ve sever yadırgı güveyleri. Yaban töresinde gelinler baba evinden
esirgenmez.
Bosna bir sudur. Bosnalı delikanlı hep o kızı söyler.
Gölgesini pencereden gördüğü.”Na demirlu penceru”…
Usul bir gül kokusu ve kara bir saç örgüsü.
Sorar rüzgâr suya “imali?… Var mı?” Neyin sorulduğunu bilmeden
kızları yansılar su: “Neyma…neyma…”

II
“Na demirlu penceru”… Rüzgâr vuruyor kepenklere. Orada köprüde bir çocuk ağlıyor, istiyor annesini. Ve demirli pencerede siyah saçlı bir kız hayali…
“Na demirlu penceru”… Rüzgâr arıyor Boşnak gelinleri…
Arıyor yıkık köprülerde. Uzakta yadırgı bir şehirde, kucağında
bir bebekle bir kadın. Eski bir ninniyi mırıldanıyor.
Özlüyor dilini.
Köyünü soruyor sanki biri…Anasını, babasını…
Haykırıyor birden:
“Yok! Yok! Neyma! Neyma!”

III
Bosna bir sudur Köprüsü yok.
Sevginin köprüsü yıkık, Balkanların güneyinde.
Bosna bir sudur. Rengi Boşnak gelinlerin gözleri.

Sennur Sezer
-Akşam Haberleri(2006)-

bezgin cumartesi – Sennur Sezer

89458179_3060193710657403_354048245996978176_o

Şarap bardaklarında tükenir gelecek kaygıları
tükenir sabrı bekleyenlerin
hafta sonları

Alkol kokulu cumartesiler
gelir – gider

Tükenir işçi kızların haftalıkları
istekler tükenmez
tükenmez dertler – yağ tuz gaz kokulu-

Bezgin cumartesiler
gelmek bilmez

Tükenir güneş tükenir parklar
Cumartesilerin en özleneninde
kalakalır sevgililer

Çirkin cumartesiler
yağmurlarla uzar gider

Sennur Sezer
-gecekondu-

Barıştır – Sennur Sezer

Colorful kite in the blue sky

Falımız yanlış düşmüş bizim. Dök şu baklaları yeniden. Bir çatı çat insanlara, bir sofra hazırla… Sıcak ekmeği benden… Davullar bayramı haberlesin, sevda için ağlasın ağlayan.
Mektuplar safi müjde…
Yalnız uçurtmalar dolaşsın gökyüzünde.
Yazımız yanlış yazılmış bizim. Sil neredeyse yokluk, yoksulluk, kapılardan kovulma.
Tüfekmiş, kurşunmuş, mayınmış adı kalmasın kitaplarda… Davullar düğünleri bildirsin karşılaması benden…
Kocamışlıktan ölsün ölen.
Masalımız yanlış başlamış bizim. Hadi baştan anlatalım, döşemesi benden:
“Zaman yarındır, insanlar tok. Barıştır devran”.

Sennur Sezer
-izi kalsın-

yummadan gözlerini – Sennur Sezer

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ben sevdamı sara sara büyüttüm.
Yün bir yumaktı, güve girdi
Küçük kuşkular, para derdi, özgürlük.
Mutlu olmak özgürlüğü insanlar ölürken
Şiirler yazılırken aylaklık özgürlüğü
Bildiri yazmak yerine şiir yazmak özgürlüğü…

Ben sevdamı sara sara büyüttüm
Hadi dön geri çilenin başına
Tüm güçlülükleri yeneriz diyelim
Benim yüzüm kırışmaz
Senin saçın ağarmaz
Güller açar sevdamızdan
Çocuklar soru sormaz
Çiçekler gibi vazoda süsler gider günümüzü.

Sara sara büyüttüm sevdamı
Çöz çözebilirsen
Acılardan, yani günlük acılardan
Sorumluluklara döndür.
İşten atılmaların, dost ölümlerinin
Genç öldürümlerinin ortasında
Dişlerini sıkmadan
Öp beni
Yummadan gözlerini.

Sennur Sezer
-direnç(1977)

sus – Sennur Sezer

SENNUR SEZER SUS

Sus
Kaldır at şu yıpranmış sözcükleri
Ellerimde ellerinle büyüsün düşündüklerin
İlk yaratıldığın güne dön

Sus
Ne bulduk iki yüzlülüğünde seslerin
Sus büyüsün bu derinlik
Büyüsün öğreneceklerim

Sus
Bu gürültü yıkacak evreni günün biri
Sus tükeniyoruz soluk soluğa
Buğu gibi

Sennur Sezer
-kitaplarına girmemiş şiirleri-

kışlar yeşili tüketemez – Sennur Sezer

SENNUR SEZER KIŞLAR YEŞİLİ TÜKETEMEZ

Erkenci erikleri bekler
Pusuda rüzgâr
Dudaklarımızda kan tadıyla
Donar ıslıklar

Kuşlar aç mı kaldı
Nerde mısırcı çocuk
Ya bu okulun öğretmeni
Soğuk soğuk soğuk

En güzel sözün ortasında
Dondu mu parmaklar
Kırıldı mı kalem
Öğrenmeden mi kaldı çocuklar
Öğrenemeden

Kışlar yeşili tüketemez
Buğday bekler toprakta
Şarkımız sürgün verir
Sesimiz çocuklarda

Dağ koyaklarına uğra
Baharı özlersen
Menekşeler kar altında da açar
Ve yollarda kardelen

Sennur Sezer
-direnç (1977)-

SAYIKLAMALAR – Sennur Sezer

SAYIKLAMALAR - Sennur Sezer
I
Bıçağı
sıcağı durduran sancılarımdan
bilirim.
Tanırım parlaklığını
bir damarın yanıbaşında
şuramda
durup durup kıpırdar
gecenin ucunda.
Yönetir saati : ‘Sabaha çok var daha.’
yorar uykuyu
sesi sınar
bilirim…
Hemen yanımda o dipsiz kuyu
o sarp duvar.

II
Bir bitse de
sonra konuşsak olup biteni
Ben o dayanılmaz müziği
ve ışığı geçitin hemen ucundaki
Sen üzüntüsünü dostların
ve küçük dedikoduları:
dağınıklığım için söylenenleri
… odamdaki örümcekleri.
Bir bitse de…
gözüm arkada kalacak yine
kucaklayamadım yoldaşları…

Bitse… bitse de
ayrı ayrı yolculukların günleri gibi
konuşsak olup biteni.

Sennur Sezer
-Dilsiz Dengbêj(2001)-