her şeyin bir nedeni vardır – Kemal Özer

KEMAL ÖZER HER ŞEYİN BİR NEDENİ VARDIR

Bir üzüntü mü saplandı yüreğime?
Ne bırakırım kendimi
ne geçmesini beklerim sabırla—
ararım kaynağını hemen
nerden besleniyor, nedeni ne?
Girişirim o nedeni değiştirmeye.

Başıma bir dert mi açtılar?
Bilirim bir çaresi bulunacak.
Ama kurtulmak değil yalnızca
o derdi yok etmenin çaresi,
Ararım nedenini hemen
girişirim o nedeni değiştirmeye.

Kaynağını buldum mu bir kez
kalkarım her zorluğun altından —
hiçbir acı tutunamaz içimde,
en güçlü engel bile aşılır.
Yok ederim buldum mu nedenini —
bir daha üremesin diye.

Gel gör ki kolay değil her vakit
karşıma çıkan düğümü çözmek.
Bakarım kökleri derin ve çetrefil,
ne nedenini bulmak mümkün,
ne de savaşmak tek başına,
el ele vermeli, derim o halde
çözmeye uğraşanlarla aynı düğümü.

Kemal Özer
-Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya-

artık ne semahları ne çocukları seyredebilirim diyen babanın şiiri – Kemal Özer

KEMAL ÖZER

Tanımak demekti semah dönmeler
tanımak demekti ayaklar altında
döne döne sınandığını dünyanın
savurmak demekti tohumda uyananı
rüzgârda bekleyeni başaklarda devşirmek

Ayaklar ayakları çoğaltırdı onlar döndükçe
eller ellerde açılıp kapanırdı
soluklar kanatlanıp uçardı göğüslerden
deyişler deyişlere değdikçe hızlanırdı
biçilenler doğrulurdu biçildikleri yerden

Daha neler öğrenecekti kimbilir
semah dönen çocuklardan bu yürek
birer kırlangıçtılar ilkyazın habercisi
her biri bir yolculuk olacaktı gökyüzü denizine
kurtulup çıksalardı yalazın öksesinden

Kemal Özer
-Temmuz İçin Yaralı Semah-

bir insan, bir düş – Kemal Özer

KEMAL ÖZER BİR İNSAN BİR DÜŞ bir-mubadele-gocmeninin-anilari-198

Kentler tanıdım, yaprakları
her sabah sokak sokak açılan
aydınlık bir çiçeğe benzer,
Kentler tanıdım, diz çökmüş
kendini seyretmek için bir ırmakta,
yüzü hâlâ yanar durur
başına gelenlerin utancıyla,

insanlar tanıdım, birbirlerine
sırt dönecek kadar ilgisiz,
aynı dertleri paylaşsalar bile.
İnsanlar tanıdım, yaşam boyu
yetecek kadar sevecenlik dolu
bir daha karşılaşmayacağı birine.

Ve tanıyana dek Madam Ella´yı
bilmezdim bir insanın
yüzünde bir kenti taşıyacağını.
Uzaktık karşılaştığımızda
ikimiz de yaşadığımız ülkeden,
kalabalığı arasında bir toplantının.

Önce gözlerini tanıdım,
öylesine yumuşak ve kederli.
Yıllardır dağılmayan bir sis
dağılmaya başlamıştı sanki,
yeniden görüyordu karşısında
yıllardır görmediği birini.

Sonra sesini tanıdım,
alabildiğine ürkek ve dokunaklı.
Türkçe sözcükler iki yanında
iki örgü saç gibiydi yüzünün
özenle saklamıştı okul çantasında
ve söylerken onları yedi yaşındaydı.

Yedi yaşındaydı elli yıl önce
bırakıp giderken İstanbul´u.
O günkü gibi duruyordu belleğinde
düşmanlığı barındırmayan mahalle,
birbiriyle yardımlaşan komşular,
Anadoluhisarı´ndaki çocukluğu.

Anladım ki yüzüme bakarken
beni değil İstanbul´u görmüştü.
Madam Ella için İstanbul
anladım ki yıkılmayan bir düştü,
özlemiydi kardeşçe yaşamanın.
Bu kanlı, bu kıyıcı, bu haksız dünya
elinden alamamıştı bir türlü.

Kemal Özer
-Kimlikleriniz Lütfen/
Ozanın Gezi Günlüğünden-

yangın ikizi – Kemal Özer

 

Yalnıa hicri izgören YOKSA KÜLDÜRz onları değil bu tutuşturan ateş
aynı yoldan geçip geliyorsak bizi de

Umudu ayağa kaldıran türkülerden
biz de öksüz kalıyorsak yalnız onları değil

Canevlerine sığmayan uyandırıyorsa bizim de bakışımızı
öfkemize yön veriyorsa onlarsız kalan dünya

Direncimiz gün ışığıyla bileniyorsa her sabah
bizim de derimizde gezdirecektir çatal dilini

Soluğumuzu yolcu edecektir acının adresine
küllerin her savruluşunda bu alevler

Kemal Özer
-Temmuz İçin Yaralı Semah-

 

örtemez gelecek günleri – Kemal Özer

BROKEN CHİNA KEMAL ÖZER ÖRTEMEZ GELECEK GÜNLERİ

Üretmeyenler yaşamı ve rüzgârı göğünden, denizi
balığından esirgeyenler

kökleri toprakta değildir onların. Sudan ve havadan
uzağa sürdükçe bir kâğıt kadar boş ve beyazdırlar.
Ve bir çanak parçası kadar eklenmesi olanaksız
öbür parçalarına. Doğa durur ve ilerlemez çünkü damarlarında.


Nasıl kabuk tutmazsa işleyen yarayı, kilden ve cansız
çakıllardan kentleri nasıl yıkıp geçerse deprem,
pul pul
dökülecektir onlar da, gelecek günlerin üzerinden.

Kemal Özer
-Kavganın Yüreği-

tanıksız bırakılmak – Kemal Özer

KEMAL ÖZER TANIKSIZ BIRAKMAK .by Christian Wig

Hiç aklına gelmemişti — bir taşına takılıp
tökezlediğin bahçeyi, gölgesinden at sırtında geçtiğin
sokağı, alnına kutsal su serptikleri avluyu
kaç kez seyretmiştin fotoğrafların tanıklığında

Hiç aklına gelmemişti — esirgenecekti bir gün,
elinden alınacaktı bütün o görüntüler, tutsak
düşüreceklerdi tanıksızlığa, geri döndürmek için
yeni bir yaşama doğru attığın adımları

Kemal Özer
-Sevdalı Buluşma-

© Christian Wig..