Boğaz Gezintisi – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF BOĞAZ GEZİNTİSİ

Ne günlermiş, ne günlermiş
Yıldızlar, mehtab, çamlar altında.
Yıldızlar, mehtab, çamlar altında
Ne günlermiş, ne günlermiş
Gelip geçmiş!

Vapurlar değil, Boğaz’dan geçen:
Boğaz’dan yalılar geçiyor.
Toplamış sulardan eteklerini,
Odasına çekilen bir saraylı gibi
Yalılar gelmeyen âlemlerine gidiyor
Bırakıp bu sessiz gecelerini.

Çekip almış kuşların kanadlarından rüzgârını
Asırlık rüyalarında yalılar.
Uykuların mahmurluğu saçaklarını sarmış.
Saz sesleri gelmeyor kıyılarından.
Ne geçen yazlardan haber var,
Ne gelecek baharlardan.
Kimbilir kaç deniz geçmiş uykularından…

Başbaşa kalmış iki Hisar
Beklemekte sönük sahilleri.
Artık eski savaşları anlatır taş duvarlar
Kıyılarından geçen balıklara.
O balıklar ki, dedeleri
Şarkılarla beslenmişti geceleri.
Şimdi sulara düşen çürümüş tahtalar
Dalgalarda son oltanın yemleri..

Bir zamanlar şen yaşamış yalılar
Işıklı bir ziyafet sofrasında.
Renklerini deniz almış götürmüş,
Küllerini alev alıp savurmuş.
Deniz kenarında denizsiz kalmışlar.
Ortaklığı ayrılmış kıt’aların.
Anadolu günden güne Rumeliye küsmüş

Bugün biz değiliz bakan yalılara;
Yalılar boynu eğik bize bakıyor.
Biz değiliz sarkan hatıralara
Göğüs gererek dalgalara.
Yalılar bir hayâl için denize sarkıyor
Yalılar bize bakıyor, denize bakıyor.

Ne günlermiş, ne günlermiş
Yıldızlar, mehtab, çamlar altında.
Yıldızlar, mehtab, çamlar altında
Ne günlermiş, ne günlermiş
Geçip gitmiş!

Özdemir Asaf
-Dünya Kaçtı Gözüme-

Özdemir Asaf (11 Haziran 1923 – 28 Ocak 1981) Anısına saygıyla

11 06 2019

DAAVAA – Özdemir Asaf

Ya çok sevdiğimden,
Ya da sen inandıramayınca
Bir dava açtım.

Yargılama aşk katında sürdü
Ve savunma hakkını
Sonsuza sınırladım.

Duruşmada yalnız gözlerdir tanık,
Eller, kollar bağlanmamıştır..
Yolunda karar aldım.

Sevide de, kinde de
— Bir üstü olmadığından —
Temyiz yolunu kapadım.

Taraflardan sen, özgür ceza’ya..
Ben, ağır-ceza’ya çarptırılmıştır..
Cezayı onayladım.

Bu davalısız, davacısız yargılamada
Seni bensizliğe, beni sensizliğe bırakma kararı alınmıştır,
Duruşma kapanmıştır.

Ne kağıt yırttım,
Ne kalem kırdım…
Aldım kalemi elime,
Bu dava dosyasını yazdım.

Özdemir Asaf
-Taşlamalar/
Benden Sonra Mutluluk-

TARİHTEN BİR YAPRAK – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF TARİHTEN BİR YAPRAK © Svetlov Sergey

Önden giden, dursa – yorulsa – otursa;
Ardından gelenler, onlar da durursa;
Ne gitmeye giderler, ne varmaya varırlar.
Hele bir de yolları da uzunsa;
Ne dönmeye dönerler, ne kalmaya kalırlar
Düşüşün donukluğu yüzlerine vurursa;
Ne vermeye verirler, ne almaya alırlar..
Benlerini kendinden başkaları korursa,
Bir tarih çukuruna doğru yuvarlanırlar.

Özdemir Asaf
-Çiçekleri Yemeyin-

© Svetlov Sergey

 

TAŞLAMA – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF TAŞLAMA 2

Çok pencereli evler var
Onlardan kimler nereye bakar
Gözlerin yetmezliğinde, bakışlar
Deniz kıyılarından, göllerden
Dağ başlarına kadar
Düşerler uçarken

Çok kapalı duvarlar var
Onlardan kimler girip çıkar
Tasarısız, tasarılı, besili, besisiz
Yerlisinden yabancısından
Alıcı satıcılara kadar
Tümü tüm sevimsiz

Dar odalı yapılar var
Oralarda kimler yatar kalkar
Toplumun belirli katlarında
Arabalar altlarında
Suçlusundan suçsuzundan
Fakirinden zenginine kadar
Toplumun belirli katlarında.

Çok oturaklı salonlar var
Oralarda kimler konuşur susar
Büyük sözleri yayıp sulamakla
Seçilmişinden, aanmışışndan
Yutturmuşuna kadar
Unutmacasına

Çok mallı pazarlar var
Onları kimler kurar
Çamurda yağmurda
Yiyeceğinden içeceğinden
Donuna kadar
Emeği sağan

Çok uzağı gören falcılar var
Çok yakını görmeyen politikacılar
Kendi ayak izlerini kendi alınlarında
Kafa göz akıl bilgi olmayınca
Ne pencere işe yarar ne kapılar
Açılsa da, kapansa da.

Ve ne oda ne yapılar
Ne oturaklı salonlar
Boşu doldurabilir
Ve ne de alıcısız mallı pazarlarında
Yer değişmiş falcılarla politikacılar
Ayakta durabilir.

Özdemir Asaf
-Taşlamalar/
Benden Sonra Mutluluk-

YALAN YOLLAR – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF YALAN YOLLAR

Yollar kıvrıla kıvrıla gitmemeye başladı artık,
Bırakmak daha kolay bir yeri, daha kolay varmalar.

Ama daha çabuk — çabuk kesişmeye başladı artık,
Karşılaştırmadan kestirme gidiyor — dönüyor yollar.

Bir su başındaki, bir dağ yolundaki ışık,
Artık kedilerin yansıtan gözleriyle bakıyorlar.

Kazalar da olmasa kaçamaklı, hızlı ve âşık,
Belki de insanlar yollarda hiç karşılaşmayacaklar.

Gittikçe çoğalıyor, artıyor bu doğasal ayrılık.
Uygarlık yolunda bundan böyle insanlar,
Yollarına döşendikçe bu düzlük ve kısalık,
Sanırım ölümde bile birbirleriyle buluşamayacaklar.

Özdemir Asaf
-Çiçekleri Yemeyin-

MUM – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF MUM
Mum yanıyor, zaman yanıyordu..
Bir tarafındakiler gülüyor,
Bir tarafındakiler ağlıyordu.
Biri vardı aralarında.
Düşünüyor, hayata bakıyordu.

Mum yanıyor, zaman yanıyordu
Erzurumun köylerinde.
Akşamın ve sabahın erken olduğu
Ali Baba dağının eteklerinde
Geniş vakitler yaşanıyordu.

Mum yanıyor, zaman yanıyordu
Hasankale ovasında.
Geceye karşıydı karlı Palandökenler.
Bir adam vardı hayallerin ortasında..
Kar kadar beyazdı ümidler.

Bu adam üç bin on beşde
Yunan medeniyetini okuyordu.
Kaldırıp başını kitaplardan
Kervanlaşmış dağlara bakıyordu..
Bakınca akşam oluyordu.

Hasankale ovasında, Kuruderede
Kilometreler santimleşiyor,
Santimler asırlaşıyordu..
Güneşe ve geceye karşıydı karlı Palandökenler.
O adam hayata bakıyordu.

Bir tarafta ağlayanlar, bir tarafta gülenler..
Bir tarafta bunlar için ölenler..
Mum yanıyor, zaman yanıyordu.
Mumun alevi titreyor,
Umudun alevi titremiyordu.

Özdemir Asaf

-Dünya Kaçtı Gözüme-