FOÇAKARASI* – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ FOÇAKARASI

— Kimlerdenmiş?
— Foçakarasıgillerden bir damla!..

Çubuğu yurt edinmiş sürgünlüğü
Sularla teşne bir halk gizlenmiş teveğine
Salkımıyla gönüldeş
onulmaz yarasıyla…

Derler ki çile çıdam göçler
Siren Kayalıkları’nda düşürmüş ıslığını
Homeros liriyle emzirilmiş
kor ağıtlar boylanmış hüznünden
kanayan hasretiyle eşdeğer
yana yakıla…

Şarabını tanı, asla unutma!

Ah gidip foçalarda ölmeli!
Ölüm dirimine kavuşurmuş oralarda
tirşecik menevişli…
Sulardan süzülmüş gümüşi bir incelik
yitik güneşler taşırmış yelkeninde

Gidip Foçalarda sere serpe
zeytinli bir yamaca dayayıp başımı…
Mübadil bir rüzgâr saçlarımı okşar
taşıma komşu durur belki Kozbeyli

Aşksa aşk… sonuna kadar!..
Kırgın bir yaz imgesine gömün beni.

Ölümün de bir penceresi olmalı, öyle değil mi?
Baktığı yere değmeli
Issızlığımı bölüştürüp birkaç adaya
gidip Foçalarda ölmeli

Termik hançerini çekmeden Gencerli!…

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

* Foça’nın en ünlü şaraplık üzüm cinsidir.
Kökeni antik çağlara dayanır.

BAHAR ÇARPMASI – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ BAHAR ÇARPMASI

Neyine güveniyor bu kış artığı serçeler
Üç beş çırpı bacak sabahın essalatında
Arsız gagalarıyla camkafesimi tıklayarak 
Zıplayıp tozutuyor miskinliğimin üst katında

Bir dışarı çıkmayagör bayram yeri bahçeler
Asmalar suyundan veriyor balkon demirlerine
Fesleğen göz kırpıyor çapkınca nazlanarak
Sarmaşıklar konuk gitmiş hanımellerine
Karanfil sevdasından bir kemik bir deri
Şebboylarda yazdan kalma gizli bir fîrak
Yine de kırık kovalıyor gözlerinin feri
Güller dikenini batırıyor sitemlerine
Sardunyalarda bir merak fettan bir çene
Selamlar sarkıtıyor ıhlamurlu sokak

Her şey bu serçelerin haltı / Bu hinoğluhinler
Onlar çözmüş olmalı düşbağını sevincin
İşin yoksa aşık ol giderayak kim dinler

Bahar çarpmış sanmaz mı seni böyle görenler
Göğsüne bastırdığın rüzgâra aldanarak

Biraz dikkat n’olur incinmesin şiirler

Ahmet Günbaş
Dize Dergisi; Haziran 2001..

 

ÇİNGENE – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ ÇİNGENE

Rengini unutan bana koşsun
sesini solduran bana…

Kırların esenliğini
bellekçiçek
doldurdum sepetime

Bir selam sarkıtıp kentinize
geçerim hayaller içinde
Elimdedir hayatın kişneyen dizgini

Yaktığım ateşlerin külüyle
parlatırım tellerimi
can pahasına

Çökse de çadır ülkem
yekinip yeniden
aşk ile onarırım kalbimi

Bu yüzden esmerliğim
taşkındır geceden
ilk serüvende yorulursun

—Ah Djelem, Djelem!..
Ağıtım sırtımda

Birazdan dansa kaldıracağım dünyayı
haberiniz olsun!

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

AYVALIK – Ahmet Günbaş

Turkuazik_IMG_0057

Ayrılık, hep ayrılık!..

Ufkuna yapışık mübadil gemiler…

Ah, bakışını sevsinler senin!
Bakışını, kucaklar dolusu…
Sardunyanı, papalinanı, durgun çanlarını
hop hop zıplayan Cunda’nı
akşamla omzuma konan şiir kuşunu
Taşkahve’nin koynundaki zamanı
köşe bucak açan vicdan gülünü…

Sevsinler de
nereye koysunlar bunca hüznü?

Önümüz ardımız hıçkırık!..

Bir el geceyle yakamozlanır
bir el sabahın mavisini tazeler

Aralık kapılardan
firaki lâl şarkılar sızdırır Ayvalık!

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

Görsel : Ayvalık/Cunda Taş Kahve..

YAZAYAZ – Ahmet Günbaş

00

Yazdı,
unutmalar kılığında
uzağımda gezindi durdu

Evcil saçaklarından kalbimin
sesinin tüneğine doğru
kırgın kuşlar uçurdum karşılıksız

Sağır bir gök altında
inleyerek
tek başıma…

Hazzını yitirmişti haziran
avazına yutuldum temmuz ayazının
kindar bir ağustos arkamdan vurdu

Dağ eğilmiş bize bakıyordu
dağ eğilmiş yamru yumru…

Kanlı uykulara boyanmıştı sular
kanlı uykulara!..

Nobran bir ölüm tanrısı girince araya
papatyasız uğurladık son patikayı

Yazdı…

Sevdalar solar aşk kanarmış
Yolcum bilmesin bunu!

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

YAZKURUSU – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ YAZKURUSU

Anladım yazkurusuyum ben
zeytinine kadar yağmalanmış…
Sararıp solmada üstüme yok
Güzün işi kolay, çıplağım hazır
Al beni taşlara vur, kışlara vur, kim karışır?

Al beni rüzgârın önüne at, diline düşür, gıkım çıkmaz!
Uyandır en azgın suları başıma dola
Kanatlarım sürüklenmek için yaratılmış
Göğsümde çığlıklar düğümlenir art arda
gölgemse takılır kalır çalılıklara

Anladım yazkurusuyum ben
kuyusu delik deşik, ağlamaklı…
Kıyımda kalan son maviyi
yaraya dönüştürmüş yoktan bir sıyrık…
Aşk damla damla çekilmiş kanımdan

Kalbimse yanıtsız bir soru imidir artık!..

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

(C) Victor Habchy