ÇEKİLME – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN ÇEKİLME

büyük şenlik bitti ses dindi usulca
balkonda sardunyalar eşikte
boynundan vurulmuş bahar gülleri
ertelediğimiz sözcüklerle konuşabilirsek
dinginliğe benzer bu sessizliği
kim ne zaman anlatabilir
akdeniz’den erken çekilmeyi

kış uzun insan sesleri bir bir çekiliyor
yoksul sevinç dağıtır mı yüzümden
yüreğimden yol bulan güz kederini
yalnızım sen yoksun akdeniz uzak
akdeniz bir daha gidilmez gibi.

Haydar Ergülen
-nar-

BEHÇET! – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN BEHÇET

İşte “yağmur dindi”; iki yaz arasına
yokluğu bıraktılar, senin o ağustos
sesini gölgeye değil, külünü aramıza…
“Yağmur dindi”, unutulmaya hazırlanan ne
varsa temmuz gibi tutuşuyor aklımda;
yarısı o güneşli sesinin tozuyla hâlâ
ürpertili bir yaz hışırtısına takılmış
altmışsekizlik plakta, yarısı kül aklımda!
Ah, kül razı değil de kul razı, sesinin
dolaylarından alınma bu yanık havaya,
bir bulut kaynıyor temmuz göğünden
gözümüzde “yağmur dindi” yangınsa daha…
“Yağmur dindi” şairim, tabip değil misin
sen akıl ver bana: Bu acı hangi
arkadaşlığın gölgesine çekilir şimdi,
ve hangi şiire sığar külün kimsesizliği?
“Yağmur dindi” ve sen üstlendin yine
kardeşiyle kül olan bir ülkenin sessizliğini,
bir elem doktoru üstlenirdi bu acıyı elbet:
iyisiniz değil mi ruh verdiği şiirler?

Bir adın Safa’ymış meğer, güldün mü Behçet?

Haydar Ergülen
-40 Şiir ve Bir/nar-

 

KÜL-KARDEŞLERİM! – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN KÜL KARDEŞLERİM

…37 Sivas Şehidine

Bu mektubu senin kalbine yolluyorum
el yazısıyla değil külyazısıyla
yazıyorum ilk defa güzel adını
kardeşim benim külkardeşim
ancak bir rüzgâr postası taşır bu zarfı
bu uzun gecenin, yanık havalarında

Puldan hafiftin, kâğıttan ince, mektuptan tez
bu senin yazınmış meğer külünden ağır
temmuz yandı, şiir yandı, dil yandı
külün daha uzun sürecekmiş anılarından
mektup yanar, zarf yanar, pul yanar bundan
annem gibi kızıl gül yanar bundan

Haydar Ergülen
-zarf-

 

BUDALA – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN BUDALA

İyiliğin Kardeşlerine

– Kuzu, bu dünyada budalaydık ya bizi
gökyüzündeki bahçeye de habersiz indirdiler!
Otuz yıldır gökyüzünde saklıyoruz dedemi,
gözyaşını yük olur diye taşımayanların
bakışlarından uzak, ‘ kuzu ‘ sayıldığımız yıllar
kuş gibi uçtu, yanında masum bir hayret:
Hangi ‘ kuzu ‘yla yüz yüze kalsak, sessizlik,
aramızdaki o yeni kardeş! Kelimelerse başka
ağızlarda ağır ve kaba bir şöhret…
İşte sular yükseldi, dilimize vuruyor tuz
ayrılık adalarındayız ve sustukça kusursuz
bir sessizliğe terkediyor ‘kuzu’larını dünya,
ona yükümü bıraksam kuş sayılırdım ama,
gökyüzünü açık bıraktık ve bağlandık toprağa;
hâlâ gariplerin yurdunda işittiğim gözyaşı,
hâlâ iyiliğin gölgesine toplanacak ‘kuzu’ lar:
Çok çocuk kimsesiz bir çocuk tenha
gibiyiz yine garip yine budala şimdi
ağır bir kuşa benziyor omuzlarımda
ödünç kanatlı zaman, ödünç anıları da…

‘Kuzu’ymuşuz daha ‘ Gurbet Kuşları’na ağladığımızda!

Haydar Ergülen
-yağmur cemi-

SIRLAR GAZELİ – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN SIRLAR GAZELİ

bir günlük ağacı gibi aşkın doğusundanım
çöl diye geçilen aşk doğudadır
geçseydim, geçilirdim, güler yanardım

Dünya denen dükkanâ neyim yoksa bıraktım
emaneti alan yok dil yarasıdır
sussaydım, sorulurdum, söyler yanardım

şarabın esrarı hani, ben bir han kaldım
köpürmek nafile, alem ruh viranıdır
açılsaydım, kapanırdım, kurur yanardım

dört kapıda bulut olup aynaya kandım
sır tutmayan ayna yüz karasıdır
baksaydım, kırılırdım, düşer yanardım

beni umurundan düşen seni dünyayaya saldım
sohbetinden düşeli daldığım çok ummandır
iptida ağlardım gözlen, şimdi içten yanarım

Haydar Ergülen
-yağmur cemi-

Seni Sevdiğim Günler – Haydar Ergülen

ŞÜKRÜ ERBAŞ BAŞ DÖNMESİ 24

Bugün pazar ama cumartesi gibi
seviyorum seni
perşembe telaşıyla iki arada
dereler gibi öpüşmek de iyi
çarşamba mı benden ben mi çarşambadan
ikimiz de birbirimizden iyimseriz belli ki
istersen bulabilirsin başka bir sevgili
aşka önsöz mü arıyorsun
ne güne duruyor pazartesi
Tanrım ne iyi ettin de yarattın
şu cuma gününü
aşkın kutsallığına iman ediyor o gün
insanın ruhu, kalbi, aklı, bedeni
kaparken gözlerini salının sabahına
de ki: hangi yağmur attı seni yatağıma?

Haydar Ergülen
-öyle küçük şeyler-

Adı Güzel – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN ADI GÜZEL

Güzel bir kadın var
maviyle lacivert arasında
akşamla gece arasında
göksel, yıldızlı, yakamoz yaratan,
güzel bir yerin var aramızda
ve güzel boşluğun yanımızda
gök senin, ay senin, yıldız senin
sen onların bize bakışı gibisin
hepsi toplanmış gece olmuş sende
gece sende bir çift göz olmuş
bize bakıyor,
bizi yakıyor!

Haydar Ergülen
-öyle küçük şeyler-