KIRGIN GÜNLER GÖÇEBESİ – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL KIRGIN GÜNLER GÖÇEBESİ

Yurdun neresiydi senin
Ey rüzgâra bürünen göçebe

Tükettin işte barındığın
Kırgın günleri de
Biriktin ve çürüdün
Eski taş oyuklarında
Çimlendi gizlediğin tohum

Islak bir çizgiydin
Kuşların geceye çizdiği
Acı sularında çığlıklar
Kırk yıl eğirdin ipliğini
Kırkıncı şiirinin

Önünde duruyor şimdi
Yangınlar atlası temmuz
Kül üreten kent günleri
Geçit vermeyen köprü
Çıkrıkta bekleyen iplik

Çıkıp gidecek gibisin
Kendine çizdiğin eğriden
Bursa günleri kentine
Şiiri ilk bulduğun
Su günlerine yeniden

Yeniden kuşatıyor seni
Korku ve kuşku günleri
İçindeki taş tanrı
Ağır basıyor yeniden
Uzun süren o yıkımlar yılı

Yurdun neresiydi senin
Ey rüzgâra bürünen göçebe

Ahmet Uysal
-sularla-

 

Görsel: Irgandı Köprüsü/Bursa

ADI AŞK OLUR – Ahmet Uysal

ORHAN VELİ HABER SÜREYYA BERFE GÖKLER

Nisan gelir gene sürer
Yarım şiirlerin sesi
Sürgün bir yaşamdan
Ne kalmışsa geriye
Adı aşk olur, tutunursun

Bir dere yatağı ıssız
Yıldız toplar çakıl taşları
Tutuşur kanında böcek
Dolanır diline o dağ yeli
Adı aşk olur, tutunursun

Kuşlar ki doğuya uçar
Halkların kan gölüne
Kuruyan tuzu silmeye
Güller sunmaya sulara
Adı aşk olur, tutunursun

Nisanlar gelir gene
Bir ot kokusu kalır
Koluna değen yazlardan
Genişler buğulu toprak
Adı aşk olur, tutunursun

Ahmet Uysal
-Uzak Yazlarda-

UZANTILAR – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL UZANTILAR
Bu temmuz acısı çok eski
yazlardan kaldı bana
Serin ıslak ürpertisi
toprak damlı evlerin
Sonra yağmurun sonra
kuruyan otların sesi

Batık bir şehrin adını
taşıması gibi yorgun
Hep aynı yangınla taşıdım
o yıldızlı geceyi

Bu kırgın güz imgesi
senden kaldı bana
Yıkık evlerden avlulara
süzülen ay ışığı
Senden kaldı ıslak çakıllara
yansıyan çocuk yüzleri

Ahmet Uysal
-Uzak Yazlarda-

GÜZEL KADINLAR MEVSİMİ – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL GÜZEL KADINLAR MEVSİMİ

Güzel kadınlar mevsimidir güz:
Rüzgârın önünde savrulur giderler
Yağmurlar ıslatır göğüslerini
Yüzlerine ay ışığı sürerler

Issız bir kumsala çağırırlar
Yıldızları parıldayan geceyi
Dudakları nemlidir iz bırakır
İnce bulutlara benzer gözleri

Göç öncesi kuşların toplandığı
Kırların ot kokusunu taşırlar
Okşansalar: bir tarla yangını
Öpülseler: deniz köpüğü olurlar

Güz mevsiminde güzel kadınlar
Şiir örtünürler, imge bürünürler

Ahmet Uysal
-Uzak Yazlarda-

Ahmet Uysal( 1938- 03 Temmuz 2011), Anısına sevgi ve saygıyla..

AHMET UYSAL NAHİTE MEKTUP MAHFEL KAFE

nahit’e mektup – Ahmet Uysal

güzel kız sokağını 
arıyorum eski bir şehirde,
yoluma yıldız düşürmeyen
büyük ıssızlığında göklerin.

yalın toprak buğusu
uzanıyor, dudak dudağa
gelir gelmez yalnızlığım,
ahşap konakların avlusuyla.

yağmur karanlığında
öpüşen iki şiir
arasında arıyorum onu.

bakır kızılıydı yüzü,
saçları iki demet yalım,
‘mahfel’ önündeydi son savruluşu.

bursa ikindisi beklerdi
güller asılı kapısında
yalnız çınarlar ve Nazım

güzel kız sokağı,
hangi evvel zamandaydı Nahit,
ilk öpücüğe benzeyen.

Ahmet Uysal
-Bursa’ya şiirler-

Güzel Kız Sokağı – Bursa

Belli yerlerle ilgili efsaneler, toplumların yerleştikleri mekânı benimseyip ona önem verdiklerini gösterir ve bu mekânlara anlam kazandırırlar. Bursa Abdal Mehmet Mahellesi’nin Güzel Kız sokağıyla ilgili anlatılan Güzel Kız efsanesi bu duruma örnek teşkil eder.

“Güzel kızın ölümü bütün mahalleyi etkilemiş, O’nun ölümünden sonra da o sokağa “Güzelkız” adı verilmiş. Kızın günümüzde adı bilinmediği halde sokağa verilen adı halen yaşamaktadır.”

size bıraktığım – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL SİZE BIRAKTIĞIM

o gece troya’da
ırmağın sesini
bıraktım size
kır zambaklarının
zarif düşlerini
mavi hayıtların
çiçeğini bıraktım.

çok şey öğrendim
söylencelerden
uzun saplı gelincikler
öptüm örenlerde
siz bana fırlatılan
bir kozalaktınız.

bir önemi olmalıydı
arınmaların
ida sunaklarında
buluşmanın yalnızlıkla,
bir defne dalıyla
örtüşmenin

budanmış gül
kokusuna büründüm
troya önlerinde
sizi beklediğim gün,
aklım balkanlardan
gelen yağmurla
sürüklenip gitti

hangi maviydi
aldığınız benden,
hangi rüyaydı,
hangi yenilmiş haziran,
o gece işte
son hayallerimi de
bıraktım size!

Ahmet Uysal
-Sonsuz ve Uzak-

ida’ya sitem – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL İDA YA SİTEM.jpg

bunca güvendiğim troya rüzgârı
neylersin bir gecede kırıştırdı yüzümü
aynı yaşa geldik bahçemdeki
homeros’tan kalma zeytin ağacıyla

ben ki, aşka güvenirdim doğrusu
kalbime büyülü sözler pompalayan:
her sabah yeni bir şiirle uyanırdım
içimde ılık kumsallar uzanırdı

yaz ırmağına güvenirdim dahası
onun harika mavi çakıllarına
her gün kırk şiir yazardım tutkulu
hayıtların arasında hayallerimle

gerçeği söylersem ey sevgili ida
en çok otlarına güvenirdim senin
sendin ömrümün söylenceler sunağı
tanrımdın, kuşların olurdu benimle

hadi be ida, sen de beni korumadın!

Ahmet Uysal
-Sonsuz ve Uzak-

akşam rüzgârını bekliyorum – Ahmet Uysal

ahmet-uysal-aksam-ruzgarini-bekliyorum

sözcüklerin tükendiği yerde
akşam rüzgârını bekliyorum.

onun, yalnızca benim için ebruli
zamanlara değdiğine inanarak!

taşlara yazılmış şiirlerin dilimde
bıraktığı kekre tortuyla bekliyorum.

yosunlu kayaların altında upzuzun
salınan gelinciklerin arasında:

rüzgârını, o büyük sonsuzluğun!

Ahmet Uysal
-Sonsuz ve Uzak-

Bursa’dan sonra – Ahmet Uysal

ahmet-uysal-bursa-dan-sonra

bursa’dan sonra böyle
daha kaç şehir
görecek bendeki
bu yalnızlığı

şimdi orada
o leylâk rengi
şehirde olasaydım
bir güle sığınırdım

ay ışığı sürerdim
yaşlanan yanlarıma
küllenen aşkımı
kükürtle ovardım

yağmurla onarırdım
yırtılan gömleğimi
ağzımda bir şiirin
dili gezinirdi

şimdi burada
şehir yarası almış
bir ankara gecesi
geçiyor sokaktan

Ahmet Uysal
dikmen/nisan 2000
-Bursa Şiirleri-

GÜZ SONU ŞİİRLERİ – Ahmet Uysal

ahmet-uysal-guz-sonu-siirleri

Her şey hazır belki
yarın giderim
Yağmurun sesini de
alırım yanıma
Gömleğimin cebindedir
kuruyan otlar
Eski yerinde kalır gene
bozkır kokusu

Herşey hazır kesin
yarın giderim
Kırgın güz sokağı
uğurlar beni
Benim için rüzgâra
bürünür evler
Kapısını açık bırakırım
ıssız avlumun

Her şey hazır olamaz
hayal bunlar
Şehrini bulamaz bulanık
akan nehir
Savrulur derin vadilerden
düşer köpüğü
Kırık bir dal ucuna döner
kırgın şiirler

Ahmet Uysal
-Uzak Yazlarda-