RÜZGÂRGÜLÜ – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER RÜZGARGÜLÜ

Her yandan duyarım bir gül kokusu,
Meltemle dağıtır uzak bahçeler.
Günbatısı, poyraz ve gündoğusu
Cenup rüzgârları ruhumu çeler.

Bilmem ki nerede bu gizli bahar?
Nereden bu ıtrı alıyor rüzgâr?
İklimler dışında bir iklim mi var?
Ne fecir bir şey der, ne şafak söyler.

Gün olur çağırır beni her ufuk,
Sevdalar eline başlar yolculuk,
Elinde bir rüzgârgülü, bir çocuk,
Durmadan yüzüme bakarak üfler.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

BASMANE – Cahit Külebi

CAHİT KÜLEBİ BASMANE

Deniz üç adım ilerisinde
-Gidebilirsen git.
Bir rüzgâr esti hayal meyal
-Tutabilirsen tut.

Bir kamyon geldi tozlu yorgun
Dörtyol ağzına yığıldı kaldı.
İşte iki elin, işte kolların
-İşletebilirsen işlet.

Duvarda bir küçük yüz, şavkı vurur
Sinema gibi, ama haber yok.
Anılar durmadan bir şey söyler.
-İşitebilirsen işit.

Buranın adı Basmane,
Yosmaları deli divane,
Türküleri saçlarından beter.
-Avutabilirsen avut.

Bir yanda gece bekler
Bir yanda yorgan döşek.
Saatler deli gibi işler.
-Yatabilirsen yat.

Cahit Külebi
-Bütün Şiirleri, 1997-

Görsel: Basmane/İzmir

Benim Aşkım – Sabahattin Ali

sabahattin-ali

Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
Beni anlayamazsan gözlerime bakınca
Göğsümü parçala bak kalbim nasıl atıyor.

Daha pek doymamışken yaşamanın tadına
Gönül bağlanmaz oldu ne kıza, ne kadına…
Gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
Senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.

Sensin, kalbim değildir, böyle göğsüme vuran,
Sensin “Ülkü” adıyla beynimde dimdik duran.
Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
Seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.

Hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
Hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi’ye.
Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.

Sabahattin Ali
1934
-Bütün Şiirleri-

ANISIZ YAŞANMAZ – Sabahattin Kudret Aksal

sabahattin-kudret-aksal-anisiz-yasanmaz-ahmet-telli-ankara-alper-ozkok

Bunu iyi bil arkadaş
Anısız yaşanmaz
Havasız susuz ekmeksiz nasıl yaşanmazsa
Anısız da yaşanmaz
Onun için anı edinmiye bak kendine
Eni boyu biçimi
Ne olursa olsun
Yeter ki bir yaşa geldin mi
Anıların olsun
Anılar salt çocukluğunun geçtiği odalarda
Okulunun avlusunda yeşermez
Bunu bil
Bir merhaba var ya bir merhaba
Anıdır sırasında
Bunu da bil
Eline geçirdin mi dört aç gözünü
Dağarcığına devşir
Bir dağarcığın olsun anılardan
Günü geldi mi tepe tepe kullan

Sabahadettin Kudret Aksal
-Bütün Şiirleri-

Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 – 24 Ocak 1962) Anısına saygıyla…

ahmet-hamdi-tanpinar-sesin-bursa-inegol-cerrah-deresi-c-ibrahim-peynirci
SESİN – Ahmet Hamdi Tanpınar

Sesin yıldızlı gecemdir
Baş ucumda geniş, sonsuz
Dalgalanır derinleşir;

Akan deremdir ben susuz
Çatlamış dudaklarımla
Koşarım saf billuruna…

Sonra irkilirim birden
Bittiği an bu rüyanın,
Geçmiş gibi, fark etmeden
Öbür yüzüne aynanın…

Çırpınan bir ruhum artık
Bin hasretle delik deşik
Uzak hayret burçlarında
Nevânın, ferahfezânın

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 Görsel:  Bursa – İnegöl Cerrah Deresi (c) İbrahim Peynirci

KALBİM – Ahmet Hamdi Tanpınar

ahmet-hamdi-tanpinar-kalbim

Boş dehlizlerinde ne ziya, ne ses…
İnziva, korkudan kısık bir nefes
Gibi dalga dalga ürperir, erir.

Her şey bu bakımsız, eski sarayda
Bir sonsuz elemi hatırlatmada
Duyulan, sezilen yalnız kederdir.

Dallarda inlerken rüzgârın neyi
Mehtapta yükselen bir fıskiyeyi
Beyhude düşünür viran bir bahçe;

Ve sularda sükût harelenirken
Boşlukları süzen pencerelerde
Kızıl hayaletler geçer her gece.

Yalnız zaman olur bazı akşamlar
Bir kadın çehresi; yanarken camlar
Bir lahza belirir loş aynalarda

-Bir esmer çehre ki hep size benzer-
Sonra yavaş yavaş kaybolup gider
Uzaklaşan bir ses gibi rüzgârda

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 Görsel: Willem Haenreats