Sağanak – Ataol Behramoğlu 

ATAOL BEHRAMOĞLU SAĞANAK

Önce birkaç yağmur damlasıydı ancak
Ve bir serinlik hafifçe hissedilen
Görünmez ellerce sağılan gökyüzünden
Ansızın boşandı sağanak

Ağaçlar secdeye varıyormuş gibi
Eğildiler önünde fırtınanın
Sadece üstünde komşu damın
Bir martı sabırla bekledi

Doğa kendi yazgısıyla uyumlu
Sanki bir şeyler anımsıyordu
Evrenin doğum gününce uzak

Sağanak ansızın başladı ve bitti
Tıpkı aşk gibi yaşam gibi
Yerini ıssızlığa bırakarak

Ataol Behramoğlu
-Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar-

DAĞLAR – Ataol Behramoğlu

ataol behramoĞlu daĞlar tahsin_kara_simsek_antalya40

Dağlar yeraltının kulaklarıdır
Yerüstünü dinleyen,
Sessizliğinde gecenin
Daha bir kulak kesilen

Bu büyük, duygusuz gövdeler
Taştan, kireçten, kalkerden
İzlerler yaşamlarımızı
Kıpırtısız, belli etmeden

Geveze denizin kıyılarında
Ağırbaşlı yükselirler
Gökyüzüyle onun arasında

Paylaştıkları belki de
Hüzünlü öyküsüdür var oluşumuzun
Söyleşirken rüzgârla

Ataol Behramoğlu
-okyanusla ilk karşılaşma-

© Tahsin Kara

TEK BAŞINALIK – Ataol Behramoğlu

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü biri
Ve hiçbirşey yapmamaya 
Karar verdi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir öteki
Ve yalnızlığının 
Kuytuluğuna çekildi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir üçüncü
Ve tek başına 
Düşünmeyi sürdürdü

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü yüzbinler
Ve tek başınalıklarını 
Sürdürdüler

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü milyonlar
Milyonlarcaydılar
Ve tek başınaydılar

Bu arada 
Birileri
Onlar adına
Karar vermekteydi

Tek başına 
Olduklarını sananlar
Topluca ortadan 
Kaldırıldılar….

Ataol Behramoğlu
1988
-Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar-

Geçmiş Yaz – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU GEÇEN YAZ

Gövdemden sızan sular gibi
Akıp gitti bir yaz daha
Sevişmelerle gündüz vakti
Ve beyaz öğle uykularıyla

Bir yazdı artık geçmiş olan
Oysa hâlâ tenimde tuz tadı
Aynı ağlardan çıkardığımız
Bir akşam güneşiyle balıkları

Bir yazdı uzak Gürcistan’da
Kıyısında kartal dağların
Mavi gözlü bir göl bırakan
Düşlerine çocukların

Bir yazdı yaşanan her saniyesi
Ve şimdi kumsaldan eserken rüzgâr
Üşür bir deniz kabuğu belki
Ve küçük bir kızı anımsar

Ataol Behramoğlu
-Beyaz,  İpek Gibi Yağdı Kar-

 

kızıma mektuplar – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU KIZIMA MEKTUPLAR 10

yolculukta
10

Drama Köprüsü’nden geçtim
Dardı gerçekten;
Suları soğuk mu
Bilemiyorum

Durmadı tren…
Anadan geçilir
Yardan geçilmez
diyor türküde

Bilemem ama,
Geçemem kızım
Dünya yıkılsa
Geçemem senden.

Ataol Behramoğlu
-kızıma mektuplar-

© Leonardo da Vinci

Sonuçta – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU SONUÇTA

Sonuçta şiiri seçiyorum ve yalnızlığımı
Kendimle başbaşa kalmak için
Bir masa lambası bir masa
İyi yazan bir kalem bir defter
Başkaca da bir şey yok istediğim

Sonuçta yalnızlığımı seçiyorum
Savruk aranışlarını kalbimin
Aşk ola da bilir olmaya da
Sonuçta kendim kalmayı seçiyorum
Gurbetin yani şu dünyanın yollarında

Yanlızlığın sılası yoktur
Ve bir yurdu yoktur şiirin
İnsan sadece ve ancak kendisidir
Sonuçta kendimi seçiyorum
Gurbeti daha da çoğaltmak için

Sonuçta bir boğuntuyu seçiyorum
Sözcüklerin doyumsuz uğultusunda
Ölüm gele de bilir gelmeye de
Ama hazırım o sonsuz arınmaya
En dorukta ya da en dipte

Okunmuş yazılmış nice şiirlerden
Yaşanmış aşklardan sonra
İşte bunlardır seçtiklerim:
Bir kır yolu, söğüt dalından bir düdük
Bir çakı sedef kaplama
Ve caneriği dolu ceplerim

Ataol Behramoğlu
– Yeni Aşka Gazel-

İSTANBUL – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU İSTANBUL

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde 
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
İncir ağaçları anımsıyorum

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum

Ataol Behramoğlu
-Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar-

 ©Savaş Simitli..