ŞU YOKSUL, IŞIKSIZ SOKAKLARDAN – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU

Şu yoksul, ışıksız sokaklardan geçerken akşamüstleri
Elimde yiyecek filesi, evime doğru
Siliniyor sanki zihnimin yorgunluğu
Isıtıyor halkımın ozanı olmak duygusu içimi

Yıpranmış ellerinde bir sokak çiçekçisinin
Bir kırmızı gül gibi

Ataol Behramoğlu
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

Aşk İki Kişiliktir – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni, sevdiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiçbir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını,
Severken hiç bir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu
1994
-aşk iki kişiliktir-

LİMANDA İKİNCİ UYKUSUZ ADAM – Ataol Behramoğlu

OKTAY RİFAT LİMANDA İKİNCİ UYKUSUZ ADAM

Örneğin bir tohum yeşerdi ansızın
Büyüdü erkin ortamlarda bir fidan
Sonra bir rüzgâr esti, amanın
Silindi tomurcuk yaşamdan

Ölümsüz ne var kahrolası evrende
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Bir duvar ördü ağlamadan

Oysa seviler vardı görkemli, tutkular vardı
Büyüdü nedenli bakışlar göksel karanlığa
Düşünceler kopuk parmaklar gibiydi
Anılar çığlık çığlığa

Filmler yarım, öyküler yarım, bitse de
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Demir attı şaraplı yalnızlığa

Demek bu göğü, doğayı, yıldızları
Kişinin alınyazısını o yarattı
Peki İsa’yı çarmıha geren kim
Yusuf’u kuyuya kim attı

Ve peki neden bütün suç Kabil’de
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Kalbini koparıp denize fırlattı.

Ataol Behramoğlu
-Bir Gün Mutlaka-

YANGIN YERİ – Ataol Behramoğlu

Yaşamak bu yangın yerinde,
Hergün yeniden ölerek.
Zalimin elinde tutsak,
Cahile kurban olarak.
Yalanla kirlenmiş havada,
Güçlükle soluk alarak.
Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek.
Korkağı, döneği, suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak.
Toplanır ölü arkadaşlar,
Her biri bir yerden gelerek.
Kiminin boynunda ilmeği,
Kimi kanını silerek.
Kucaklıyor beni Metin Altıok,
Aldırma diyor gülerek.
Yaşamak görevdir yangın yerinde
Yaşamak insan kalarak…

Ataol Behramoğlu

Hani Sevmek Için Elleri – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU HANİ SEVMEK İÇİN ELLERİ VARDI

Bir sınırsız anlamsızda onu arıyorum erkekçe
Duvarlara çarparak büyüyor düşüncelerim
Bir sözcükte gizlidir, biliyorum, ama güç
Demiri ha babam dövüyorum

Mutlak bulmalıyım, öyle güçsüz duramıyorum
Bir elim toprakta kalıyor, öteki bulutta
Belki bulutun, toprağın ötesi
Anlamıyorum

Tohum yeşeriyor, başak oluyor-güzel
Başak sararıyor ekmek oluyor-güzel
Tohum başak ekmek sizin olsun
Ben sarıyı yeşili istiyorum

Bir düşünce yanıp sönüyor bilincimde
Ne etsem bir türlü tutamıyorum
Siz varın bildiğiniz çayın kıyısına oturun
Ben habire deliriyorum

Akın karadan ayrımı ne, bilmiyorum
Güzelin çirkinden ayrımı ne, bilmiyorum
Hani o, hani gücü yüreğinin
Hani sevmek için elleri diyorum

Ataol Behramoğlu
-Ey Uzak-

SONBAHAR EZGİSİ – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU SONBAHAR EZGİSİ
Caddeden liseli kızlar geçiyordu
Medeni hukuku usulca kapattım
İmtihanmış paraymış etiketmiş
İnadına bir sigara yaktım

Örneğin dedim şu dünya
Bir boşlukta döner de döner
Şu yağmur şu hınzır eylül yağmuru
Adamı büsbütün deli eder
Peki insanlar peki insanlar
Hangi akla hizmet eder

Düşünüp düşünüp içlendim

Saniyeler dakikalar saatler derken
Günler su gibi akıyor kardeşim
Bir yanda ders kitapları bir yanda kalbim
Şaşırdım kaldım

Ataol Behramoğlu
1961
-Bir Gün Mutlaka-

Ey Uzak – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU EY UZAK

O en eski hüznümdür benim aydınlanan
Kurallar boyu büyüten ilkel özlemimi
Kim bilir sevgi ırmağımda nelerdi yaşanan
Karanlık denizlerden geçen hangi gemilerdi

Sepetine eflatun çiçekler doldurmuş
Mutluluğu bildik biçimlere sığmayan
Sarışın bir adam, pembe dişli bir kadın
Kuşlardır en gizli öpüşlerini duyan

Ansızın susuşunda mı, nehirler gibi
Ağır ve anlamlı, gecenin ortasında
Binlerce ölmek binlerce yerden bin yıl
Bin yıl büyümek sana ve sonsuza

Kimdi o, sıcak loşluğunda mağaraların
Dost öpücükleri anneme benzeyen
Sevgi anlatan, bir şeyler sezdiren usulca
Usulca alıp başını duygunun ormanına giden

Bitmesin, bitmesin ne olur bu sessiz uzayan
Bu kar yağar gibi usuldan gözlerime
Erkek ve özlemli ve ağlamasını bilen
Şimdi bir sana tapınmak ey uzak keman

Ataol Behramoğlu
1961
-Bir Gün Mutlaka-

bir kadını bekliyorum… – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU BİR KADINI BEKLİYORUM  SİPARİŞ ŞİİR

Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgârı geçerek.
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda,
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçerek.

Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçerek.

Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçerek.

Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek…

Ataol Behramoğlu
Varlık D. Ağustos’14

Seni Elinden Tutmuştum – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU SENİ ELİNDEN TUTMUŞTUM

Seni elinden tutmuştum – yaz geçiyordu
Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk
Yazı elinden tutmuştuk

Birazdan geleceksin, bakışacağız
Bakışacağız, hem var hem yok gibi
Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz

Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı
Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı
Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde

Hayat geçiyor biz geçiyorduk
Bir denizin üzgün kıyısında
Güz bir hastalık gibi ilerliyordu

Ölgün ışığıyla güz
Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde
Kış duygularına bürünmüşüz

Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun

Ataol Behramoğlu