TEK BAŞINALIK – Ataol Behramoğlu

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü biri
Ve hiçbirşey yapmamaya 
Karar verdi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir öteki
Ve yalnızlığının 
Kuytuluğuna çekildi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir üçüncü
Ve tek başına 
Düşünmeyi sürdürdü

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü yüzbinler
Ve tek başınalıklarını 
Sürdürdüler

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü milyonlar
Milyonlarcaydılar
Ve tek başınaydılar

Bu arada 
Birileri
Onlar adına
Karar vermekteydi

Tek başına 
Olduklarını sananlar
Topluca ortadan 
Kaldırıldılar….

Ataol Behramoğlu
1988
-Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar-

Geçmiş Yaz – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU GEÇEN YAZ

Gövdemden sızan sular gibi
Akıp gitti bir yaz daha
Sevişmelerle gündüz vakti
Ve beyaz öğle uykularıyla

Bir yazdı artık geçmiş olan
Oysa hâlâ tenimde tuz tadı
Aynı ağlardan çıkardığımız
Bir akşam güneşiyle balıkları

Bir yazdı uzak Gürcistan’da
Kıyısında kartal dağların
Mavi gözlü bir göl bırakan
Düşlerine çocukların

Bir yazdı yaşanan her saniyesi
Ve şimdi kumsaldan eserken rüzgâr
Üşür bir deniz kabuğu belki
Ve küçük bir kızı anımsar

Ataol Behramoğlu
-Beyaz,  İpek Gibi Yağdı Kar-

 

Sonuçta – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU SONUÇTA

Sonuçta şiiri seçiyorum ve yalnızlığımı
Kendimle başbaşa kalmak için
Bir masa lambası bir masa
İyi yazan bir kalem bir defter
Başkaca da bir şey yok istediğim

Sonuçta yalnızlığımı seçiyorum
Savruk aranışlarını kalbimin
Aşk ola da bilir olmaya da
Sonuçta kendim kalmayı seçiyorum
Gurbetin yani şu dünyanın yollarında

Yanlızlığın sılası yoktur
Ve bir yurdu yoktur şiirin
İnsan sadece ve ancak kendisidir
Sonuçta kendimi seçiyorum
Gurbeti daha da çoğaltmak için

Sonuçta bir boğuntuyu seçiyorum
Sözcüklerin doyumsuz uğultusunda
Ölüm gele de bilir gelmeye de
Ama hazırım o sonsuz arınmaya
En dorukta ya da en dipte

Okunmuş yazılmış nice şiirlerden
Yaşanmış aşklardan sonra
İşte bunlardır seçtiklerim:
Bir kır yolu, söğüt dalından bir düdük
Bir çakı sedef kaplama
Ve caneriği dolu ceplerim

Ataol Behramoğlu
– Yeni Aşka Gazel-

İSTANBUL – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU İSTANBUL

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde 
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
İncir ağaçları anımsıyorum

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum

Ataol Behramoğlu
-Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar-

 ©Savaş Simitli..

gizlilikte – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOPLU GİZLİLİKTE 15 BÜYÜKADA MİNE BEYAZ
15.

Sevdiğim İstanbul’un kokusu bu
Kızarmış midye ve yosun kokusu
“Calais” limanında çarptı burnuma

Arka güvertesinde Manş vapurunun
Güneşli bir köşe bulup oturdum
Baktım puslu göğe, gri sulara

O yaz, daha geçen yaz değil miydi
Sıcak sevgisiyle kuşatan bizi
Mavi bir denizle Büyük Ada’da

Araya yıllar girmişçesine
Dalıp dalıp gittim o günlere
Kendim gurbet elde gönlüm sılada

Ataol Behramoğlu
1984
-Kızıma Mektuplar-

Gece Irmağına Gazel – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU GECE IRMAĞINA GAZEL

Kara gece gibi akıyordu ırmak
Dibinde uçurumun kıvrılarak

Ona bir tepeden bakıyordum
Ruhum onunla birlikte akarak

Göğsü kabarıyor alçalıyordu
Soğuk ayla aydınlanarak

Nasıl da kendiyle doluydu sadece
Nasıl da pervasız, çıplak

Şarkısı evrenin elemli şarkısıydı
Özgürlüğe özlemli ve tutsak

Gece ırmağı, kardeşi ruhumun
Akıyordu sınırlarına çarparak

Ataol Behramoğlu
2001
-Yeni Aşka Gazel-