ölüm ve zaman – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ ÖLÜM VE ZAMAN
yollar belli belirsiz yükseliyor

yollar yakut uzaklıklardır
ve onlara ulaşmak, kimbilir
ne kadar, ne kadar zor…
yunus yana yana yürüdüydü
mevlânâ döne döne
bense kana kana yürürdüm
bir şair, neydi adı, * şöyle diyor:

bir gülün biraz daha gül,
bir hüznün biraz daha hüzün
oluşu gibiydik
ayrıyken de, birlikteyken de…
yaşadık: bir kayboluşun kayboluşu…

şiir belli belirsiz yükseliyor

şiir ne? sonbahar içinde sonbahar
hoca** kesik kesik yürüyordu
bir sur, bir sûret, bir sûre
çelebiyse*** uça uça yürümüştü
gökyüzü boydan boya tennûre…
seviştik: bir gövde, bir karşı-gövde
sevişmek kendini erguvan
diye bilse de olur, bilmese de…

aşklar belli belirsiz yükseliyor

aşkları kendimle bezedim
ben aldım şiirin yılkısını
ben ürettim…
ve ‘bir yazın kendi içine doğuşu…’
(ya da, ona benzer birşeyler!)
diyebilmek…
yürüdüm: dile gelmek-
le gelmemek arası bildiğim yerde
ölüm! Söz’ün alçalan kışı
ölüm! toplananın dağılışı:
kitap, hüzün ve gövde…

ölüm belli belirsiz yükseliyor

Hilmi Yavuz
-yarın/Zaman Şiirleri-

* Hilmi Yavuz
** Behçet Necatigil
*** Asaf Halet Çelebi

 

doğunun kadınları – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ DOĞUNUN KADINLARI

biz batan güne sahip çıktığımızda
ay, bitlis’te sarı tütün
ya da bir akarsu imgesi
gibi yiğit ve bütün
bir ağıttır
kadınlarımızda
onlar hüznü bir çeyiz
çileyi ince bir nergis
ve gülerken bir dağ silsilesi
taşırlar
ve birer acıdan ibarettirler
kayıtlarımızda

kadınlar ki alınlarımızda
doğuyu mavi bir nokta
ve yazgıları çok uzakta
bir nehir yoluna
karışırlar
ölümleri duvaktan beyaz
ve ahlat, erçiş, adilcevaz
üzerinden geçen bir kederle
yarışırlar
ve birer yazmadan ibârettirler
sevdalarımızda

biz bir yazın ayağında
en küçük bir gurbeti bile
içi titreyerek okuyan
ve gülü tersinden dokuyan
umutlarımızda
başlığı kınadan turaç
bebesi doğuştan kıraç
ve bir ninniyle darılıp
bir türküyle barışırlar
ve birer hasretten ibarettirler
mektuplarımızda

Hilmi Yavuz
-Doğu Şiirleri-

dize – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ DİZE

taşırdı yaz kuşları kaygısız
solukların kabuğunu teninde
vebadan kırılmış boş kentlerinde
diz dize oturuyor bakışlarımız

son kuşların son yaprağa usulca
değip geçerken anlattığı giz
bir hüzünde konaklamış gibiyiz
diz boyu bozgunlardan çıkınca

sen ey bakışların yolgeçen hanı
çılgınlığa yazla gelen ilk konuk
adlarına deniz vuran soyluluk
dize gelir önünde güllerin en yabanı

Hilmi Yavuz
-Bakış Kuşu-

kalbini o kadar uzak tuttun ki – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ KALBİNİ O KADAR UZAK TUTTUN Kİ

kalbini o kadar uzak tuttun ki
yaralandın… ey!
yaradan
uzak kalmak ne demekti,
Rabb’inden ve mâsivâdan?

ondandı açılan yaralar,
bir leşe yazdın kendini;
ve ağır bir nedamet gibi
dolaşır üstünde akbabalar…

sana biraz akşam bulaştı,
bana biraz eski yazlar;
yaralar yaralara
kavuşur gibi
derimde ilerliyor ve derinde
o büyük salgın:
aşklar, kederler, vebalar…

kanıyor durmadan içimdeki köhne bahar…

Hilmi Yavuz
-kalbim/Yara Şiirleri-

yaz! sevgilim! – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ YAZ! SEVGİLİM!

kuş uzuyor dizelerde
kalbimdir,
üretir
dinleyin:

bir zamanlardı, dağlar
ve onların ardı
ve yabanıl bir akarsu
gibi dadandın kalbime…
yaz! sevgilim!
yürürken kekiktin boydanboya
ve yüzün ne kadar gürdü

âh hiçliğe solan gülüm!

işte sürüp bulutlar
ve elmas
ağzından ölüm sözleri
üşürdün kalbime…
yaz! sevgilim!
ve sevda günleri ürettin boydanboya
gözlerin kimbilir ne kadar sürdü?

âh hiçliğe solan gülüm!

Hilmi Yavuz
-Yaz Şiirleri-

doğunun geçitleri – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ DOĞUNUN GEÇİTLERİ Sabri_KAVUNCU_ZIGANA_GUN_BATIMI2702

çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece imâ ile geçtik

‘yol verin sevdaya’
gördük ve yol verdik
acıdan kalkıp acıya
varan bir yol gibi
kendini göstere göstere
bir cihannümâ ile geçtik

ve kalbimiz bize sahip çıkmadı
dağdır, kızılca kopup
ve döne döne düştü
döner dağdan sonbahar
hüzne geçit yok, ziganalar
ve kop’tan bu dönüşleri
bir semâ ile geçtik

âteştir eski geceler
‘tut ve yan, tut ve yan
kül ol, gülümüzden’
şairler akşamdır, âteşgedeler
ve biz kendi külümüzden
bir hümâ ile geçtik

bir hayâl olmadadır göl şimdi
göründü elele göl ve giz
gördük, bir kuğuya yolcu olduğu
yerde kayboldu nergis
ve biz, öyle ki, bu yolculuğu
bir rüyâ ile geçtik

çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece imâ ile geçtik

Hilmi Yavuz
-Doğu Şiirleri (1977)-

©Sabri Kavuncu/ Ziganalarda Gün Batımı

 

bir yaz günü için şiir – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ BİR YAZ GÜNÜ İÇİN ŞİİR

bu yaz da dağlara bakmakla geçti
tenin yaz göğüydü, karardı;
artık hiç bir şey seçilmiyor

şimdi olgunlaşmasını bekle,
geçen günlerin

ne kadar da büyümüş yaz günleri,
hangisi dağ o günlerin, hangisi gölge?
artık hiç bir şey seçilmiyor

alacakaranlık bir çoban
çeşmelerden turunç
ve yeşil mısırlar sağıyor
yalağına akşam saatlerinin

deniz kıyısı! seni sevenler
bugüne bir ad vermeli;
toprağa, sıcak, seriliyor
yolların köpüğü

kırık cam, yollar,
sıradan şeyler,
sizi seviyorum.

artık hiç bir şey seçilmiyor…

Hilmi Yavuz
-batıya yolculuk/
Yolculuk Şiirleri (2001)-

yollar ve Zaman – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ YOLLAR VE ZAMAN

sen bir yalnızlığı koşup gittin de
bir yerde buluşulur diye, belki de…

elbet buluşulur, orda, o yerde…
bir hüzün töreniyle kutlanır
bulunur birşeyler ve saklanır
saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur
aranır bahçelerde ve şiirlerde?

kimbilir ki dün’dür, ölgündür kalbimiz
yollarsa her zaman biraz küskündür
yokuşlarda ve inişlerde…
Zaman’dır seni sardığım kumaş
bekledin, örtülsün ki yavaş yavaş…

erguvandın, kayboldun dilegelişlerde

Hilmi Yavuz
-Zaman Şiirleri(1987)-

©Kamal Bennani..

yolculuk ve hüzün – Hilmi Yavuz

83188352_2953963411280434_2260803624210792448_n
ne kadar gitsem o kadar uzak;
yaşlanınca inceliyor yalnızlık;
kurur insan hüznü akşama doğru;
kendim için edinilmiş yolculuk…

dağ yitiyor, ay seçilmez oldu, su battı;
şimdi sahiden her şey bir yorum;
o kadar hüzündüm ki, büzüldüm
ve artık kendimle örtüşmüyorum…

çok yokuşlar tırmandım, iniş olmadı;
kim örüyor, görünmüyor, duvarlar…
ey mevsim! vur hançeri de kopsun,
beni yazlara bağlayan bağlar…

Hilmi Yavuz
-Yolculuk Şiirleri (2001)-

ünlem – Hilmi Yavuz 

HİLMİ YAVUZ ÜNLEM

akşamları ne düşünsem
anlamı çiğdem ve gizem

bu yolculuk benim mülküm
öteki bütün yolculuklar gibi
üzerimde acıların çiyleri
hâlâ duruyor
ve aşkların usulca geçtiği
bir vadi miyim?…belki..
şimdi bir çığ koptu
k
o
p
a
c
a
k
benden güle doğru-öyle ki
yazın çığlığı kuytularda, âh
ve!

acı değil bu, ünlem…

Hilmi Yavuz
-Gizemli Şiirler (1984)-