büyü’sün yaz! – Hilmi Yavuz

büyü'sün yaz! - Hilmi Yavuz Jacquilne

ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken

yollar gül sesleridir
beni yazın ta içine çağıran
gitsem mi? yoksa daha
erken
mi akşamın kovanında
anılar oğul verirken

senin gittiğin yollar
bana dolanan yollardır
solduğum bir büyük
ormandır acılarım
geçmişten ve gürgen
ve derin bulut sözleri olarak
yazlar kalbime girerken

ah bellek, acı bellek!
hem arısın sen
hem kimbilir hangi gülden
kalma diken?
ve ne uzun bir büyü’sün, yaz!
gurbetler senin ülken, yalnızlar senin ülken

ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken

Hilmi Yavuz
-Yaz Şiirleri-

©Jacqueline Gnott..

derin alıntı – Hilmi Yavuz

26240385_1751560898187364_4865852919540798089_o

derin alıntı! kırlar
yazıdır dildeki goncada
kar ki öykünün beyazı
ve kitabın bahçesi
görünür güldeki tümcede

derin alıntı! sen artık
bize yolları iletsen
köklere uzanmış dalları
örtüyü gizleyen teninin
sözüdür işlenen kilimde

ey okur! beni anla ve unut
güller sadece okunur bu şiirde

Hilmi Yavuz
-Gizemli Şiirler-

yalnızlık bir tarihtir – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ YALNIZLIK BİR TARİHTİR

yalnızlık bir tarihtir ikimiz
dururuz odalarda bir giysi gibi
en kalın soluklarla çekiyor ipi
kimbilir kimlere kalmışlığımız

yalnızlık bir tarihtir sen misin
bir geçmişi sürüp giden ak turna?
ya benden önceydi ya da çok sonra
bir halk türküsüne gül olan sesin

yalnızlık bir tarihtir onlarda
gök dediğin iki kuşun arası
ey ilkyazlı gülüşlerin sonrası
ansızın donuyor gül, bakışlarda

Hilmi Yavuz
-Bakış Kuşu-

kar ve Zaman – Hilmi Yavuz

Sumbulteber-HİLMİ YAVUZ KAR VE ZAMAN

haber verdiler, geldiler
aşklardı gelenler… onlardı
geçmiş gün… şimdi unuttum
galiba… bir sümbülteber…
belleğim bahçelerle yer… değiştirdi
artık neyi andımsa kar kar…
gibi şiirlerdi, şiirdi
unutuş sözleriyle beraber

bir şarkı böyle aksın istedim
besteler çürüdü, ezgiler karardı
ve bir gölü içinden kuşatır
gibi şiirler
vardı… ne oldu? onlardı
Zaman’ın tâcı… şimdi unuttum
solar dildeki uçurumda nilüfer

yaşlanır sonra, yaşlanınca da:
hüznün büyük iktidarı…
acılar ne kadar yoksulmuş meğer
ve neden
sözlerin soluk erguvanı?
sor : ne kadarı bu kıyıda tenhânın?
ki sen yaşadındı… geçmiş gün…
ve ölümün ne kadarı?

Hilmi Yavuz
-Zaman Şiirleri-

yazlar ve Zaman – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ YAZ VE ZAMAN

aşkların içinden geçtim: Zaman’da…
yazlar kendi içlerinde kayboldulardı

ne zaman beni andıysan bir söyleşi olarak
bir yaprak, aşklara gizlenmiş
ya da bir rastlantı
gibi durdumdu: Zaman bendim!
ben şiiri bir yaz gününden öğrendim
ve aşklar o ilk şiirden arta kalandı…

yaz günü! hep sende aradım Zaman’ı
hiç bitmedindi, ‘dindi’ diyenler olsa da…
şimdi şiirler bile ağır ağır çürüyor
– belki çürümezlerdi, sözler bende kalaydı…

bir yaza dönüşürdüm, yazlar başka olaydı…

Hilmi Yavuz
-Büyü’sün, Yaz!-

Söz ve Zaman – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ SÖZ VE ZAMAN ERGUVAN AĞACI

bir dağın uzantısı olmak
sana yetmediği zaman
gör ki sıradağlar talanda…
sözlere bak, bağı çözük çiçekler
gibi ortada, dağılmış duruyor
nerdesin? hangisinde? solmakta mısın
doğrularda ve yalanda?

işte hangi uçurum dillerinin
dip kuytularında olmak
beni sana göre daha sınırda kılar?
ve aramızdaki sınır
hangi kaybolmalarda
tenhâyla çizilmiştir?
her şeydir, savrulur, ama bir şey
direnir o hâlâ bende kalanda

kayboldum akarsudan sözlerde
aktıkça yıpranan şiirlerde
ve en yabanıl olanda…
şimdi kim dindirecek, erguvanları bende?
çünkü Söz’üm ben, Söz’üm,
hem bulandım
hem de arındım aynı zamanda

Hilmi Yavuz
-Zaman Şiirleri/dün-