Testi – Ahmet Muhip Dıranas 

Testi - Ahmet Muhip Dıranas 

Dolu bir testi idim ben,
Başaşağı ettiniz beni;
Eh, boşalıverdim derken…
İyi mi ettiniz yani?

Sevgiler vardı içimde
Ezgiler vardı, iyilikler…
Boşaltıverdiniz, hem de
Düşürüp kırmaktan beter.

Hoş, yine bir testiyim ben,
Yine varım ama bomboş.

Ahmet Muhip Dıranas
-Her Şeyin Uzaklaştığı Saat-

BALAD – Ahmet Muhip Dıranas

BALAD - Ahmet Muhip Dıranas

Yağmurlar dindiği zaman
Geleceksin
Ki karanlık ölümdür. 
Işığım söndüğü zaman
Güleceksin
Ki karanlık ölümdür.

Karanlığımda dişlerin
Parıldar ki
Yine görüneceksin.
Kuraklığımda düşlerin
Işıldar ki
Yine arınacaksın.

Bekliyeceğim elbette
Gelişini
Yaşamak başka nedir;
İsterse ta kıyamete
İlle Seni
Ki bu aşk başka nedir.

Bütün ömrümüz onunla
Böyle geçti;
Toprakla gök arası,
Varla yok arası öyle;
Derken uçtu.
Dıranas yalvarası:

Tanrım! merhamet et kula.

Ahmet Muhip Dıranas
-Selâm-

Ahmet Muhip Dıranas (1908 – 21 Haziran 1980) Anısına saygıyla..

Ahmet-Muhip-Dirinas

Serenad – Ahmet Muhip Dıranas

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak…

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Ahmet Muhip Dıranas
-Selâm-

Mektup – Ahmet Muhip Dıranas

AHMET MUHİP DIRANAS MEKTUP

Dost, dost diye deli derviş gezdiğim,
Bir ağladığım, bir güleyazdığım,
Adını dağa taşa kazıdığım

Benim bir tanem dost, gözümün nuru!
Tutmaz elim, topal ayağım uğru,
Amansız kara bahtımdan ötürü

Kan ter dolandığım yollar gölgesi,
Kara ekmeğimin akça mayası,
Susayınca çağıldak sular sesi,

Ay aydınlığım, gün ışığım, canım,
Bayramım, bolluğum, yemişim, yenim
Göz yaşımı gözden gizli silenim!

Pek garipçe kaldım köyümde ıssız,
Otsuz ocaksız, akılsız, ayvazsız.
İki elin kanda olsa durma tez

Dağ başını duman almadan beri,
Eyüp sabrım, eyi düşlerim yoru,
Yet bu yana! Avareyim, yet, yürü!

Ahmet Muhip Dıranas
-Bu Köyün Bir Garip Kişisi-

Yağmur – Ahmet Muhip Dıranas 

48420962_2210086795668103_2727389299082264576_n

Ekseri sonbahar gecelerinde
Sızarken camlardan ince bir yağmur,
Düşünürüz, her şey yerli yerinde
Ama gözlerimiz niçin doludur?

Bazan ellerinde gümüş bir tasla
Ümitler yaklaşır bize, bin nazla,
“Kapa gözlerini” der, “uyu hazla!..”
Sızarken camlardan ince bir yağmur.

Ahmet Muhip Dıranas
-Yağmur, Gül ve Eller-

DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUKLAR – Ahmet Muhip Dıranas

Sally Swatland http:/www.tuttartpitturasculturapoesiamusica.com;

Bahar sabahlarında bir, iki, üç, beş, on,
Altın rengi başları altın bir madalyon,
Göğüslerini yelken gibi gere gere.
Ve kollarını doğan güneşe açarak,
Büyük su’yu özleyen çocuklar, yalnayak,
Koşarlar dalgaların koşuştuğu yere.

— Bu bahar toplayınca son güllerimizi,
Coşalım, coşalım, coşalım! Ve rüzgâr
Gibi denize doğru koşalım, çocuklar!
Umut en güzeliyse dünyalarımızın,
Şen cennetine değin rüyalarımızın
Şahlanan bir at gibi sürelim denizi…

Ve denizde bir temiz yıldızlı gökyüzü,
Büyük su’yu özleyen çocukların yüzü…

Ahmet Muhip Dıranas
-Denizi Özleyen Çocuklar-

BİR KAVSİN ALTINDA ŞEHİR – Ahmet Muhip Dıranas

A.M.DIRANAS BİR KAVSİN ALTINDA ŞEHİR sabahattin_kayis_FatihCamii

Her gün biteviye bu ihtiyar kentin
Kaldırımlarına yağar mavi tüyler
Her gece ya bir gitar ya bir mandolin
Biteviye, hüzünlü bir şarkı söyler.

Dar dar sokakların pencerelerinde
Birer kuş oturmuş ihtiyar kızlardan,
Sabırla, özenle ruhun kederinde
Örerler bir kara kefen yıldızlardan.

Apartmanlar sarı ayın mahrutunda
Başbaşa vererek kollarken havayı,
Dostlar bir ışık ve gölge hududunda
Soyarlar, soyarlar bir siyah meyvayı.

Minarelerse bu şehrin birer kolu
Gibi gökte Rabbı işaret ederler
Ve her şeye baskın bir gece, korkulu —
Bir Kervankıranın altında ilerler.

Ahmet Muhip Dıranas
-Her Şeyin Uzaklaştığı Saat-

©Sabahattin Kayış, Fatih Cami..