Geçip Giderken Arasorular – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA GEÇİP GİDERKEN ARA SORULAR 9

9.
Özlediklerim:
Yumuşak yakınlıkta dilimin sürçüşü.
Soğuk yükseklikte başımın dönüşü.
Islak esriklikte dizimin çözülüşü.
Kanlı sıcaklıkta sırtımın ağrısı.
Yabancı karanlıkta elimin teri.
Bunlardan beri
içimin dökülüşü, sancısı
oldular hep
özlediklerim.

Hep oldular
benden beri.

Geri baktığımda,
uçuk, bulanık
özlediklerim artık—
ileri baktığımda,
açık, tanıdık
özlediğim şimdi.

Şimdi:

İki gecelik bir özlem yüreğimde :
biri patlayış
biri inleyiş.

İlerleyiş, gerileyiş,

Nasıl çeviririm bunu söze
şimdi?

Oruç Aruoba
-ol
an-

BAHARDA – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA BAHARDA

Buradayım
Genişliyorum.

Uzanıyor dallarım berrak havaya
yeşil titreşimli, dingin, dolu.
Dalıyor köklerim karanlık toprağa
koyu gizemli, serin, güçlü.

Buradayım:
Yükseliyorum.

Oysa buradaydım—
kuruyordum.

Yapraklarımı hışırdatan rüzgârlar
alıp götürüyordu nemimi.
Gövdemi eğip büken fırtınalar
sarsıyordu köklerimi.

Buradaydım:
Çürüyordum.

Tepemde durmak bilmez güz yağmurları
dibimde birikip duran yeraltı suları.
Dallarım ıslak, köklerim patlak
yapraklarım sarı-kızıl, ölüm rengi.

Buradaydım:
Yitiyordum.

Ama buradayım:
Dayandım.

Baharın serin esintilerine
arındırıcı sağanaklara
ılık ışıklara dek —
ki bir tomurcuk birikip içimde
patladı en uç dalımın en ucunda
açtı yapraklarını, uzanarak güneşe
yayıldı, dolarak gökyüzüne.

Buradaydım:
Canlandım.
Buradayım:
Yeşeriyorum.

Şimdi özlediğim
taptaze bir gonca
büklümleri arasından
özlediğim
rengarenk bir çiçek
açacak, doluluğumu saçacak havaya
çağırarak bütün arıları
olgunlaşacak.

Buradayım:
Çiçekleniyorum.

Şimdi özlediğim
yemyeşil bir meyve
diriliğinin ortasından
özlediğim
dopdolu bir çekirdek
düşecek, olgunluğumu götürecek toprağa
çağırarak bütün anıları
dolgunlaşacak.

Buradayım:
Oluşuyorum.

Buradayım:
Yokoluyordum.
Buradayım:
Varoluyorum.

Buradayım:
Yoktum.
Buradayım:
Varım—
oluyorum.

Oruç Aruoba
-ol
an-

 

Sallanan Eller – Oruç Aruoba

20841150_910731989078394_4850300718138516030_n

Zeynom:

Giderken dalgaların ardından baktım sana yıllardan sonra
Hiçbirşey eskimemiş
Herşey yepyeni
Olabilir mi?

Ne çok duygu yaşanıp geçmiş
Denizde sürüklenen iki somun ekmek
Yemyeşil bir sarmaşık, kökleri kopuk
Ne çok yol, ne az varış

Güneşin kuruttuğu, rüzgârın savurduğu
Karın soğuttuğu, onca iççekiş
Günlerin yavaş akışla oluşturduğu
Ne az yer, ne çok geçiş

Geçmedik belki, gitmedim belki ben
Sen orada uzaktan el sallarken
Rüzgâr sustu, dalgalar durdu
Ne çok gidiş, ne az ayrılış

Gelirken herşeyinle koşup gelsen bana yıllardan sonra
Hiçbirşey değişmemiş
Herşey eskisi gibi
Olabilir mi?

Oruç Aruoba
-tümceler-

UNDER GROUND – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA UNDERGROUND

~~Gülnur’la

Biz gene buradayız.
Sense oradaymışsın.

*
Sözlerimiz seni arada
ama duvarda bir yazı vardı.
Güneşten düştü bir ışın, karardı.
Bir kapı çarpıldı karanlıkta, kapandı.
Gözlerimiz bulandı.
Sevgimiz
kala
kal
dı.

Yanaklarımız ıslak
ellerimiz kaypak
alınlarımız çıplaktı.

Sen
hep bizimken
biz gelmeden
hiç bilmeden
gitmiştin.

Anılarımız
utandı.

Oruç Aruoba
-Halim Bey’e Ağıt/
Geç Gelen Ağıtlar-

TEPEDE – Oruç Aruoba

Decebalus dacıa nın son kralı

Buradayım
binlerce yıldır-
yanımda delik deşik kaya
dibimde defne, kekik
açelya
binlerce yıldır
burada.

Neler gördüm
binlerce yıldır.
buraya geleli :
ne fırtınalar
savaşlar
ne yazlar
kışlar.
Yoruldu yanımda kaya
yeşerdi, kurudu defne
kekik
yanımda
burada.

Binlerce yıl önce
getirdiler beni
buraya-
gömdüler
uyuyayım diye.
Bu yontulu taşı
örttüler
üstüme.

Uyumadım.

Neler gördüm
binlerce yıldır
buraya gömüleli :
ne sevdalar
hüzünler
ne baharlar
güzler.
Yıprandı yanımda kaya
açtı, soldu açelya
yanımda
burada.

Daha da güçlendim.

Boyuna
yıldırımlar düştü üstüme
gökler gürledi üstüme
sağanaklar yağdı üstüme.

Yıkılmadım.
Dimdik, sapasağlam
ayaktayım
burada.

İnsanlar
gittiler, geldiler
geldiler gittiler
sevdiler, öldüler-
küçüldü kaya,
yeşerdi, kurudu
defne, kekik
açtı, soldu
açelya
yanımda
burada.

Uyumadım.
Buradayım
binlerce yıldır.

Daha da yükseldim

Boyuna
toprak çöktü altımda
deniz doldu altıma
kayalar devrildi altımda.

Yıkılmadım.
Dimdik, sapasağlam
ayaktayım
burada.

Gelsin daha ne kadar varsa
fırtına, savaş, yaz, kış
sevda, hüzün, bahar, güz-
neler gördüm
binlerce yıldır
burada.
Eriyip gitse de yanımda kaya,
yeşerir defne, kekik
açar açelya
yanımda
burada.

Gelsin, ne varsa
ne yoksa-
uyumadım
yıkılmadım
ayaktayım
binlerce yıldır
burada.

Oruç Aruoba
-ol/an-