GECEKUŞU – Gülten Akın

Kaçtık kentin bizi sarmayan sesinden
denizin kış artığı sessizliğine
izlendiğimizi biliyorduk hem de kendimiz kendimizi
bir umut, bu kez böyle olmayabilir ve öteki
susar, bağışlarız biz bizi

gece kuşu aynı zaman aralığını kullanıyor
çığlığını boşaltırken yeryüzüne
yüreğin ve saatın kullandığı aralığı

yıkılmış köyleri, göçmüş olanları yollarda
çocukları, ruhlarını o doğulan yerde
bırakmış, gözlerinin ardı boşalmış yaşlıları
utangaç kadınları, öfkesi kendini bitiren erkekleri
onları onları onları taşıdığımızı
her çığlıkta yeniden anımsaya
çoğalta
hükmü hayatına düşülmüş 
biri halinde
gece acı azığımızı paylaşıyor bizimle
uyumuyor uyutmuyor uslu durmuyor

oysa güller vardı önce aklımızda
iğdeleri gördük zambakları da
ayartıldığımız güzel kokulara
kök edinmiş aşka, derin buluşmaya
onları bulurduk bulmasına
gece, kuş çığlığı yüreği çıldırtan aralıklarla
yiten dinginlik
—gündüzü bekledik—

Gülten Akın
-Sessiz Arka Bahçeler-

DAĞ HAVASI – Gülten Akın

Bu doğu havasını akşamüstünden
Ayırsın biri sabaha götürsün
Gün ışısın yüce yüce dağlarda
Gerinsin ak güvercin
Tam bunu demiştim

Tam bunu demiştim bu kara adam
Bozulmuş yenilmiş yorgun
Çevirsin bildik sokaktan ayağımı
Bu yalnız merhaba dediğim adam
Bu sevmediğim tek yönlü dümdüz
Alsın başka yerlere götürsün

Ben yalnızlığımı gözlerim gibi taşıdım
Unutmak olmazdı unutmadım
Ben garip çingene – oh olsun –
Parlak tüylerinden önce tavusun
Çirkin bacağından haberli
Kendimi zorla onardım unutmadım
Çirkindi ellerim inceliğim yoktu
Yalandı bir inansaydım
Sonsuz ölürdüm

Gülten Akın
-Kestim Kara Saçlarımı-

©Friedrich Beren


SORULAR II – Gülten Akın

Sen benim sonsuzca sevdiğim misin
yoksa, tarihin biriktirdiği
sanıyla mu örüldün
tutkun olduğumsan şunca yıl
bu nasıl
var mısın?

uzaktan uzağa da taşıdığım
bunca zaman
bir sesin hayali bir görüntünün
bunca tutkun olmasam
seni onlarca biçimde
yeniden yaratabilir miydim?
biriktirdiğim değilsin
seçe seçe ördüğümsün

azalarak yittiğin
günü görmem imkânsız
azala azala yiten
bir bedenim

Gülten Akın
-kuş uçsa gölge kalır-

KUŞ – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN KUŞ

Erzincanda bir kuş mu
Erzincanda bin kuş var
Kanadında gümüş mü
Gümüş değil gümüş değil
Dikenli tel, zincir var

İlkyaz çiçekleri gibi iki elleri
Göğeren umudun sesini duyuyorum
Beton kâr etmiyor, demir tutmuyor
Zulum yetmiyor

Ah olsam bir bulut olsam
Eski bir şenlikten yağız türküler alsam
Dalgaları yeşil bir denizi geçsem
Aşıp dağları dağları üstlerine dursam

Erzincanda bir kuş mu
O dağları dağlara
O yolları yollara
O insanı insana
Sevgiyle teyelleyen uçmuş mu?

Ey terziler terziler
Ömre zarar nice bir
Halk için halk içinde
Uçmuş mu?

Erzincanda bin kuş var
Acıları derin, öfkeleri kında
Dirençleri kavi
Gümüş bir onurla kanatlanmışlar

Gülten Akın
-Sevda Kalıcıdır-

Gülten Akın, (23 Ocak 1933 – 4 Kasım 2015) Anısına sevgi ve özlemle…

2018

MAPUSDA ÖLEN BİR DOST İÇİN ANMALIK – Gülten Akın

O Nisan
Denizin yanında binlerce insan
İndik yarın bahçesine
Bize aralanmış kapıdan
Cennetti
Gördük

O ne şenlikti o, dağlar yürüdü
Dağlara yürüdük şiirle türküyle
Bir olduk
Terzinin hasıydı bizi teyelleyen

Terzinin hasıydı bizi teyelleyen
Tirşe denizlerden kurşun dağlara
Geçmiş gecelerden gelecek güne

Öyle özgür, öyle özgürlüğe sevdalı
İstese dağları eritirdi soluğuyla
Kıyamet dudağının iki ucundaydı
Mapusta öldü

Gülten Akın
-Sevda Kalıcıdır-

GÜCENİK YOKSUL GÜNLER – Gülten Akın

GÜCENİK YOKSUL GÜNLER - Gülten Akın

O kadınlar kendini tüketme okullarının
Ezberci küçük kızlarıdır, hiç değişmezler
Oynar kara kılıcıyla saçlarından 
Ölüm, umutlanır ama ürker

Onlar alayların sessiz kaleleri
Durur yüzlerinde sevgilerden
Gücenmeye düşen mor güller

Dalda sincap gelişli, ala güvercin
Barış, kutsal barış evler senin
Gürleyip bayrak açsın, varsın açsınlar
Bencil erkekler, yoksul günler

Gülten Akın
-Sığda-

OYUN – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN OYUN © Nikolai Shakhmantsir 2

Bazı adamların aşk
Bazı kadınları sokaklardan
Çekip alması karanlığa

Bazı kadınların aşk
Üşüyen burnunun kulağının
Parmak ucunun göz kapağının
Öpüle hohlana ısıtılması

Bazı adamlarn kadınların
Aşk yürüne yürüne yıpranmış
Ayakkabısından havasından
Günde yaşamasından kurtulması

Ama dışarda bir izmarit
Bir deniz bir ağ bir sandal
Bir akşamüsü seyredilecek

Ama dışarda geçilecek
Bir köprü elinden tutulacak
Bir çocuk tutup sallanacak
Bir erik dalı —Bir erik dalı—
Ama dışarda —Ben anlatamam—

Bazı adamlar aşkı
İtip odalara karartır
Bazı kadınlar için aşk
Şöyle bir rüyasız sere serpe
Şöyle bir korkmadan uyumadır

Gülten Akın
-Kestim Kara Saçlarımı-

© Nikolai Shakhmantsir