SAPAK – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN SAPAK

“Yol da yolcu da bir”
diyor Galib
Üstat dediye belki öyledir
nice kapı kapanır, açılır nice sapak
devler haramiler, engeller
özürler, özür sebepler
bencileyin hayalden gidilir.

bir kez basılsın o kitap
bir kez (istedim)
yalnız senin ve benim bildiğimiz
dokunma istedim
dokunmalayım.
(sıcak bir eli saymayalım)
sesteki sabırsız tını
yanlış söylenmiş bir adı
düzeltmenin sıkıntısı

ah, acelesi olan yolcuydum ben
ardımda bıraktığım tufan
iz kalmasın istedim
gücüm bir kuytuya bir gölgeye
küçük çaresiz toy
ne bilirdim

sen kendine kurguladın dünyayı
ben kendime sandım (abdal)

Şimdi uzak, şimdi yakın
bir tansık mı, belki
hiç gelmeyecek olan
zamanı tartarak
iyiyim
sen nasılsın?

Gülten Akın
-kuş uçsa gölge kalır-

AY SARI AY, USUL AY – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN AY SARI AY USUL AY

Hüzün çocuklar için arada bir, yaşlılar için sürekli
Atılan ağı dolduruyor ırmak
Balığı deniyor terzi
Yüreğini iğnesinden kurtarıp pazarları
Ben sevgilenmeyi denerdim, bıraktım şimdi
Gerçek derliyorum, ipe diziyorum
Beni doğrulayanı seçiyorum
Bir o kadar beni doğrulamayan
Kuşkulansam, kuşkulanmıyorum o zaman
Caymıyorum kendimi doğrulamaktan
Bir atlayıp iğnemi bir batırıyorum
Terziyim hafta başı balığa çıkamayan

Göğü atlıyorum. Geniş göğü,
ferah balkonları atlıyorum
Mutlu çocuk yüzlerini atlıyorum
atlıyorum suyu, soluyan diri atları
Yaylaları ormanları atlıyorum da
Varıp Ellas’ta duruyorum. Gecenin Ellas’ında
İğnemi, benim iğnemi Ellas’ın yakarısına:
—İnişlerde dolgun diri salınan
Mısırları boyayacak mısın?
Ay sarı ay, usul ay
Dağıtacak mısın gökyüzünü orda burda
Eski duvara, tahta çite, asma köprüye
Ay sarı ay, usul ay
Kavruk, kara, yorulmuş ineğimi
Tazeleyecek misin?
Patikayı düz edip uçurumu örtecek misin?
Ay sarı ay, usul ay

Hüzün çocuklar için arada bir ve yaşlılar için sürekli
Bense oyalanıyorum, terziyim daha
Balığa çıkmasam bile hafta başlarında
Bir batıra iğnemi, bir batırmaya
Oyalanıyorum
Beni doğrulayan ve doğrulamayan hepsi bir arada

Hüzne az bir şey var, yaşlılar için olan

Gülten Akın
-Kırmızı Karanfil-

YENİDEN – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN YENİDEN

Karanlık bastı mı gelirsin
Penceremin dibinde durursun
Oyuncaklar kabartma harfler gibi
Elle tutulur gibi garipliğin

Elişi kağıtlarından çiçekler yaparsın
Yeni şekiller görülmedik renkler ışıklar yaparsın
Dünya güzelse daha güzel olur
Bir şarkı sıcak sıcak yayılır ansızın
Uzanır ellerin gözlerimi örter
Bütün düzenim bozulur

Karanlık bastı mı seninle gelir
Nasıl döner durur ortalarda
Çağrışımlardan kopmuş bir sürü
Tedirgin kuşlar gibi kelime

Elinde aynaların binbir yanlısı
Ne yandan baksan ölüm
Kurtul dersin kurtul kendinden
Unut yitiklerini
Seni yargılayacak kim

Karanlık bastı mı gelirsin
Penceremin dibinde durursun
Oyuncaklar kabartma harfler gibi
Elle tutulur gibi garipliğin

Gülten Akın
1982
-Rüzgâr Saati-

 

DERSLER – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN DERSLERrasteniya-listya-ptica-fon

Düştü birden kabuk, giysi, perde, duvar
öteki yanını çırılçıplak gördüler
uzaklar… Onlara aldırmazdın
ama yakındakiler

dündü bir tüy verip bir kuş aldığın
—romanlar hep kötü bitiyor—
zaman
sordun sordun sordun kendine
bizden haçlılar mı geçtiler

yenilmiş olmanın değerli yükü
evet, dersler
ya çok gecikildiyse
kime ne yararı olabilir

Gülten Akın
-kuş uçsa gölge kalır-