Bir İstanbullunun Not Defterinden-1 – Behçet Necatigil

Değişmedi
Çocukken de – –
Emektar mum
Şimdi elektrik kesilmelerinde.

Kar çamur kışlar, bata çıka
Öğrenciyken de – –
İyi ki ayaklarım yürüyorum
Taşıtlar almayınca.

Semt semt, belli günlerde
İyi ki hâlâ sergiler – –
Ucuzluk arıyorum
Ninemin pazarlarında.

Mumlar, çamurlar, çarşılar
Vura vura kendimi birinden ötekine
Böyle katı oldum.

Bıçkın arabalar sıyırıp geçer beni
Her an çiğnenme korkusu
Onca eğreti oldum.

Yazmıştı birisi
Hangi kitaptaydı
Onun anlattığı oldum.

Behçet Necatigil
-Söyleriz-

YARI GECE – Behçet Necatigil

Boğaziçi’nin ufak bir iskelesinde 
Dolaştığım geceler oldu 
Yorgun, uykulu bir kızdı bu 
Son vapur yolcuları içinde. 

Araya başka denizler girdi 
Başka denizler attı beni başka uzaklara 
O tarihten tam beş sene sonra 
Gene oradayım şimdi. 

Söylesem inanmazlar, söylemiyorum 
Her gece gene o kız çıkmakta son vapurdan 
Tıpkı eskisi gibi karanlıklarda kaybolan 
Bu gölgeye hayaldeyim siz olun da 
Gözümle görüyorum, hayal diyemiyorum. 

Sular bir şıpırdadı kıyı boyunda 
İşte gene son vapur, çekti gitti önümden 
Arkamdan bir kız geçti 
Adımlarının sesinden tanıdım: Uykulu, 
Yorgun da. 

Geçen bu genç kıza desem ki: 
Bir haber ver hayatından, verir mi?

Behçet Necatigil
-Çevre-

Gece Vakti – Behçet Necatigil

Erkekler evlere çekildi çoktan,
Katran gibi camlara yapıştı perde.
Göreyim sıkıntıyı sav başından,
Gel de dolaşma caddelerde.

Kale her zamankinden korkunç
Gece vakti, karlar altında, kışın.
Üzüyor mu seni delikanlı,
Yollar gibi sokaklarda kalışın?

Yine yarın benimlesin bekleyiş!
Gelmedi posta treni.
Bu berbat düşünceler saatinde
Tanrım, başıboş bırakma beni! 

Behçet Necatigil
– Kapalı Çarşı-

Behçet Necatigil,(16 Nisan 1916 – 13 Aralık 1979) Anısına…

AYRILIKLAR – Behçet Necatigil

Karadenizde gemilerin mi battı,
Ağzını bıçaklar açmaz,
Üzüntüdesin gayet.
Sen sızlanmışın çok mu,
Bize edebiyat öğretmeni anlattı:
Neyler bile etmiş şikayet.

Baktın ki olacak gibi değil,
Unuttu nihayet;
Yine de bulunur tesellisi:
Dünyada başka kız yok mu,
Elini sallasan ellisi – –
Mesele bundan ibaret.

Behçet Necatigil
-Kapalı Çarşı-

Reçel – Behçet Necatigil

Reçel - Behçet Necatigil

Yaz ayları gelmişken,
Biraz reçel kaynat
Vişne yahut çilekten. 

Eylül ayrılık demektir,
Nafile kurtuluş yok
Bir gidip bir gelmekten.

Bu sefer kısmetimde
Karlı bir şehir olmalı;
Çamlıkları bulunur,
Şöyle bol manzaralı.

Üşümem merak etme
Sıcak tutar yün fanila,
Olmazsa örtünürüm
Battaniyeyi iki katlı.

O vakit o kış kıyamette
Ne kadar makbule geçer tatlı.
Kahvaltımı önüme serer,
Reçele ekmek banar, yerim.
Seni düşünür,
Kendi eliyle yapmıştı, derim.

Behçet Necatigil
-Kapalı Çarşı-

ZAMAN DENEN BİR TREN – Behçet Necatigil

ZAMAN DENEN BİR TREN - Behçet Necatigil Mandy Disher

Yoktur da dudaklarda, göğüslerde bunca;
Bir çiçektir açabilir bir eli sıkarken.
Ya da kuğu şarkılı bir zarfın içinden
Gelir gizli ezgiler kuytu köşelerde.

Yoktur da damlayan mühür mumlarında
Görkemli kağıtlara çıra alevlerinden;
Yağmurların yıkadığı durakta
Görür dalgın bakınırken.

Var mı yok mu belirsiz bir yankıdır,
En uyunmuş saatlerde duyulur da;
Hırpalanır, küçümsenir, itilir
Kalabalık ağızlı gündüz savaşlarında.

Karanlık yaylalardan aydınlık geçerken
Zaman denen bir tren;
Bakar özlem içinde bir süre
Tepelerde bir çoban.

Kınarlar, düşer önüne kargılar, kargışlar.
Bilse bile girdiği bir yasak bölge;
Yukarda ay—daha nasıl durabilir
Yıkılmış sur diplerinde?

Behçet Necatigil
-Yaz Dönemi-

© Mandy Disher..