Abdal – Behçet Necatigil

Abdal - Behçet Necatigil

Yürür asfalt ovalarda abdal.
Vitrinlerin düşen kepenklerinde
Hep hüzün çeşmeleri: lambalar.

Yüzer gibi önce bir tulum yavaşça
Yanaşır kıyımıza eski diclelerden
Ve fırlar ilk bedevi, dalar çadırımıza.

Nerde bu leylâ, aslı nerde?
Çıkartmalar, yağma ve leylâ!
Vurur ferhat dağlarına abdal—
Bir fener olacak ilerde bir yerde.

Sığ sularda dönen yorgun gemiler
Yangın ve tütün içinde arar da
Görmez geçer sönmüş eski feneri—
Bir ses çınlar karanlıkta: Kayalar!

Ateşin daha yeni bulunduğu çağlarda
Yine böyle yanardı bu lambalar,
Sonra asfalt ovalarda
Akan seller ve abdal.

Behçet Necatigil
-Yaz Zamanı-

Ortam – Behçet Necatigil

Tozkoparan fırtınası
Kaç koldan kıvrılır
Vurur camlara yukarı.

Yaprak, kağıt ve çöp
Aralık kapı
Çeker içeri sokakları.

Eski yapı, sarsılır evler
Dayan, geçer
Azgınlık zamanı.

Akşam nasıl dönecekler
Bekleye bekleye korkularda
Biz her gün bu çocukları.

Behçet Necatigil
-Beyler-

Bir İstanbullunun Not Defterinden-1 – Behçet Necatigil

Değişmedi
Çocukken de – –
Emektar mum
Şimdi elektrik kesilmelerinde.

Kar çamur kışlar, bata çıka
Öğrenciyken de – –
İyi ki ayaklarım yürüyorum
Taşıtlar almayınca.

Semt semt, belli günlerde
İyi ki hâlâ sergiler – –
Ucuzluk arıyorum
Ninemin pazarlarında.

Mumlar, çamurlar, çarşılar
Vura vura kendimi birinden ötekine
Böyle katı oldum.

Bıçkın arabalar sıyırıp geçer beni
Her an çiğnenme korkusu
Onca eğreti oldum.

Yazmıştı birisi
Hangi kitaptaydı
Onun anlattığı oldum.

Behçet Necatigil
-Söyleriz-

YARI GECE – Behçet Necatigil

Boğaziçi’nin ufak bir iskelesinde 
Dolaştığım geceler oldu 
Yorgun, uykulu bir kızdı bu 
Son vapur yolcuları içinde. 

Araya başka denizler girdi 
Başka denizler attı beni başka uzaklara 
O tarihten tam beş sene sonra 
Gene oradayım şimdi. 

Söylesem inanmazlar, söylemiyorum 
Her gece gene o kız çıkmakta son vapurdan 
Tıpkı eskisi gibi karanlıklarda kaybolan 
Bu gölgeye hayaldeyim siz olun da 
Gözümle görüyorum, hayal diyemiyorum. 

Sular bir şıpırdadı kıyı boyunda 
İşte gene son vapur, çekti gitti önümden 
Arkamdan bir kız geçti 
Adımlarının sesinden tanıdım: Uykulu, 
Yorgun da. 

Geçen bu genç kıza desem ki: 
Bir haber ver hayatından, verir mi?

Behçet Necatigil
-Çevre-

Gece Vakti – Behçet Necatigil

Erkekler evlere çekildi çoktan,
Katran gibi camlara yapıştı perde.
Göreyim sıkıntıyı sav başından,
Gel de dolaşma caddelerde.

Kale her zamankinden korkunç
Gece vakti, karlar altında, kışın.
Üzüyor mu seni delikanlı,
Yollar gibi sokaklarda kalışın?

Yine yarın benimlesin bekleyiş!
Gelmedi posta treni.
Bu berbat düşünceler saatinde
Tanrım, başıboş bırakma beni! 

Behçet Necatigil
– Kapalı Çarşı-

Behçet Necatigil,(16 Nisan 1916 – 13 Aralık 1979) Anısına…

AYRILIKLAR – Behçet Necatigil

Karadenizde gemilerin mi battı,
Ağzını bıçaklar açmaz,
Üzüntüdesin gayet.
Sen sızlanmışın çok mu,
Bize edebiyat öğretmeni anlattı:
Neyler bile etmiş şikayet.

Baktın ki olacak gibi değil,
Unuttu nihayet;
Yine de bulunur tesellisi:
Dünyada başka kız yok mu,
Elini sallasan ellisi – –
Mesele bundan ibaret.

Behçet Necatigil
-Kapalı Çarşı-

Reçel – Behçet Necatigil

Reçel - Behçet Necatigil

Yaz ayları gelmişken,
Biraz reçel kaynat
Vişne yahut çilekten. 

Eylül ayrılık demektir,
Nafile kurtuluş yok
Bir gidip bir gelmekten.

Bu sefer kısmetimde
Karlı bir şehir olmalı;
Çamlıkları bulunur,
Şöyle bol manzaralı.

Üşümem merak etme
Sıcak tutar yün fanila,
Olmazsa örtünürüm
Battaniyeyi iki katlı.

O vakit o kış kıyamette
Ne kadar makbule geçer tatlı.
Kahvaltımı önüme serer,
Reçele ekmek banar, yerim.
Seni düşünür,
Kendi eliyle yapmıştı, derim.

Behçet Necatigil
-Kapalı Çarşı-