O KÖY YİNE KENDİ RÜYASINDADIR – Turgut Uyar

TURGUT UYAR O KÖY ŞİMDİ KENDİ RÜYASINDADIR POSOF

Heybetli Arsiyan dağlarında bir gün
Atım yoruldu, ben yoruldum.
Şimşekli, fırtınalı bir ikindi
Çektim atın dizginlerini, yağmurlar içinde
Banarhev köyünde indim..

Muhtarın odasında bir ben, iki yabancı
Birbirimizi yıllardır tanırcasına
Kurunduk, çay içtik, muhabbet ettik
Kurtlar, kuşlar ve bulutlardan uzakta
İnsan olduğuma gizli gizli
Bir sevindim bir sevindim..

Kadın lâfı geçti mi söz arasında
Bir tuhaf oluyordum.
Karanlıklar içinden inanmazsınız
Uzak uzak sesler duyuyordum.
Girdim yatağa, çektim yorganı
Banarhev köyünde, muhtarın odasında
Düşlerimin ve insanların yanıbaşında
Sabahlara kadar uyudum..

Oranın sıcaklığı havasındadır.
Ben gidince bir şey değişmedi biliyorum.
Şad olsunlar hepsi suları alabalıkları ile.
…….
O köy yine kendi rüyasındadır.

Turgut Uyar
-Türkiyem-

Görsel: Banarhev köyü/Posof – Ardahan..

GÜNEŞİ KÖTÜ O EVLER – Turgut Uyar

TURGUT UYAR GÜNEŞİ KÖTÜ O EVLER

O benim bildiğim sevdiğim bellediğim güneş diye bellediğim güneş değildi odadaki
Mor tozlu halılarda iplik döküntülerinde oymalı cigara masalarında, o değildi
Perdenin arkalarındaki oydu bir çıksam karşılaşacaktım oydu vurulurdum çıksam
O benim bildiğim sevdiğim güneş diye bellediğim güneş değildi odanın içindeki
Bu güneşi değiştiren evlerde terzilik yapılır giyimler prova edilir
Acı gülümser kızlar ağır ayak gebeler kumaş iğneler teyel atar
Hiç içilmeyen likörler saklanır büyük camlı dolaplarda
Aldım kendimi oralara götürdüm ben bu evlerde döner kebap yiyemem
Çocukları sevmek gelmez içimden gülsuyu koklayamam durur saçlarımı tararım belki
Eski zaman adamlarını eski zaman kadınlarını eski zamanları düşünürüm
Ağır kumaşlardan sultanî elbiseler içinde kimbilir nasıl bu soğuk güneşler gibi soğuk sevişirlerdi
Nasıl kalkıp kalkıp çiçek sularlardı geceler karanlıklarında
Kimbilir serinlemek için
Elbet serinlerlerdi
Ben bu evlerde döner kebap yiyemem ölürüm
Tıraş olurum en güzel giyimlerimi giyerim oturur beklerim,
Yıkarım temizlerim adam ederim o soluk güneşleri ya da
İplikleri toplarım kızları öper öper uyandırırım,
Sabahlara akşamüstlerine kıvırcık marullara hazırlarım onları beslerim
Alırım karşıma bir bir belletirim dalların yeşermesini kuzuları mutluluğu ölmemeyi
Ölüme karşı durmayı en çok en çok onu yenmeyi
O karanlıklarda kalmış yaşamak yerlerini bulurum çıkartır gösteririm
Elbet bellerlerdi
Ben o evlerde döner kebap yiyemem yiyemem
Ben prova yapamam iplik dökemem acılı acılı gülemem gülersem
Durur kuruntularımı beslerim mutsuzluğumu süsler büyütürüm
Bir o güne beslerim o ak pak güneşe
O her şeyin birden serpilip ortaya döküldüğü gelişeceği gizlide kalmış uçların bir bir belireceği günlere,
Sular gibi dururum.

Turgut Uyar
-Dünyanın En Güzel Arabistanı-

Islaktı Tütünlerle Sülünler… / Turgut Uyar

TURGUT UYAR ISLAKTI TÜTÜNLER VE SÜLÜNLER

Bu karanlık bir şeydi!.. Bu karanlık bir şeydi!.. Bu karanlık Bir şeydi!.. Ne iyi!.. Kara bir kapıların ve ıslak sülünlerin önünde duygunluğuma bir şeylerin değindiği.
Islak bir halat atarlardı, boynuma, ıslak, iğrenirdim. Ne iyi!.. Yalnızlıksız bir ıslak halat, suları beni ıslatan. Bu boşluk kaç kez kadın, kaç kez erkek. Kirletilmiş, ıslak yatakların altına gizlenerek bir ıslak kedinin yavaş yavaş tüylendiği. Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Islak bir kadının etimi sevindirdiği. Bu karanlık bir şeydi. Yaşanan!…
Bu karanlık bir şeydi!.. Ne iyi!..

Uykumu şeyler bulandırır. Eski, çuval, çuval, eski kapkalın ıslak…
Kaç gündür soğuk ve karanlık. Kaç gündür ıslak…

Su geçer, götürür doyumsuz aklığımı ağaç köklerinin bilge serinliğine. Su geçer…

Bu karanlık bir şeydi!.. Ne iyi!.. Adamın ıslak tabaklarda salataları geri çevirdiği. Bütün yeşilleri geri çevirdiği. Karanlık bir şeydi, gözlerimin görmesi sonsuz tozunu giysilerin. Uykumu şeyler bulandırır. Ş.e.y.l.e.r!…. Ellerim koyu bir suların içinde karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Sıkıntım ıslak ambarlardan bozuk teraziler ve tahıllar… andırır.

Ölüm tadında değil yattığımız. Bir süs, belki çocuksuz bir süs, sabahları her şeyimizi utandırır.

Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Karanlık bir şey ne iyi. Bir yalvaçın sabırla ağzıma su verdiği…

Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Birinin durmadan ıslatarak yalnızlığını denediği, sularım toprağa aksınlar dediği. Bu karanslak bir şeydi…

Ey benim yengici sıkıntım!.. Uzun boylu ve ıslak atların bilmem nerelerden kişnediği…
Sen yitme!..
Sen yitme!..
Büyük ıslantımı besle…
Sen yitme!..
Otlar gibi kal, sülünler gibi kal, ıslak donlar gibi kal!..
Sen kaldıkça!..
Bu karanlık bir şey. Ne iyi!..
Sevmemek, tozlu, ıslak halılara uzanmak… Eski, çuval, tüyler, ırmakların çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar getirdiği…

Sen kaldıkça……… Ne İyi!…

Turgut Uyar
-Tütünler Islak-

DURMA SUSUZLUĞA – Turgut Uyar

TURGUT UYAR DURMA SUSUZLUĞA Javad Soleimanpour_ Tutt'Art@ (54)

Durma susuzluğa giden gemi
git, çağın bol olsun
ne kadar gidersen o kadar iyi
her şeyi git her şeyi git her şeyi
zaten dönemezsin ya
bir daha gelme e mi.

başka bir takvimde tükenmemiştir.
şimdi burada tükenen ayışığı
—dünyanın neresinde mi?
bir halatını elinden tutarlar
oraya götürürler seni

belki oraya taşı gölgeni
çünkü uzaklarda sanıyorlar
gittiğin şiiri.

Turgut Uyar
-Büyük Saat-

(c) Javad Soleimanpour ..

AYRILIKLARDAN – Turgut Uyar

TURGUT UYAR AYRILIKLARDAN

Böyle sessiz ayrılıklarda,
Her şey önceden belli olur.
En güzel zamanında, aşkın ve hayatın
İnsan deli olur..

O, kadırga taraflarında bir evden çıkmıştır.
Masum bir yalanla -halama diye-
Gözleri pabuçlarında, mahcup
Ellerine yapışmış gibidir
Harçlığından arttırıp aldığı
Sevimli hediye..

Ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl
Bir çaresizlik,
Bir umutsuzluk sarmış her yanı.
Aranızdan insanlar geçer.
bulutlar geçer.
O, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
Utanarak gülümsemeye çalışır.

Bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
Yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
Zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
Bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
Görünür, uzaklaşır…

Turgut Uyar
-Türkiyem-

YAD – Turgut Uyar

TURGUT UYAR YAD

Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,
Ve güzel gecelerim masallarla dopdolu.
Her şey, her şey güzeldi, gözyaşı, dünya, zaman,
Böğürtlen topladığım ıssız, tozlu köy yolu,
Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan.

Ufacık korumuzda dolaşırdım korkuyla,
Ve Allahı arardım serçe yuvalarında,
Bulamayınca dua yollardım akan suyla,
Göğü bulutlar saran bahar havalarında,
Dolaşırdım ufacık korumuzda korkuyla.

Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı.
Ve kale duvarından yıkık mezarlıkları,
Bana korkunç bir devi hatırlatan kayayı.
Ve annemin taktığı mavi nazarlıkları,
Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı.

Odanın ortasında yanan petrol lâmbası,
Ve bazan şimşeklerle aydınlanan geceler.
Bacamızın üstünde duran leylek yuvası,
Ne güzeldi ne güzel masallar, bilmeceler.
Odanın ortasında yanan petrol lâmbası.

Neş’elerim geride kaldı eski günlerde,
Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,
O doğduğum diyarda, o kuru ıssız yerde,
Petrol değil masaldı lâmbalarında yanan
Neş’elerim geride kaldı eski günlerde…

Turgut Uyar
-Arz-ı Hal-

TUT Kİ BEN – Turgut Uyar

05

tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan
ya da çok iyi bir şiir yazsan
bir saatin aralıksız işleyişi
bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi
bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi
onun için her akşamı iyi yaşamalıyım
yani kıskanılan onu
demek istediğim hepsi

Turgut Uyar
-Dünya Yok Mu?