Islaktı Tütünlerle Sülünler… / Turgut Uyar

TURGUT UYAR ISLAKTI TÜTÜNLER VE SÜLÜNLER

Bu karanlık bir şeydi!.. Bu karanlık bir şeydi!.. Bu karanlık Bir şeydi!.. Ne iyi!.. Kara bir kapıların ve ıslak sülünlerin önünde duygunluğuma bir şeylerin değindiği.
Islak bir halat atarlardı, boynuma, ıslak, iğrenirdim. Ne iyi!.. Yalnızlıksız bir ıslak halat, suları beni ıslatan. Bu boşluk kaç kez kadın, kaç kez erkek. Kirletilmiş, ıslak yatakların altına gizlenerek bir ıslak kedinin yavaş yavaş tüylendiği. Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Islak bir kadının etimi sevindirdiği. Bu karanlık bir şeydi. Yaşanan!…
Bu karanlık bir şeydi!.. Ne iyi!..

Uykumu şeyler bulandırır. Eski, çuval, çuval, eski kapkalın ıslak…
Kaç gündür soğuk ve karanlık. Kaç gündür ıslak…

Su geçer, götürür doyumsuz aklığımı ağaç köklerinin bilge serinliğine. Su geçer…

Bu karanlık bir şeydi!.. Ne iyi!.. Adamın ıslak tabaklarda salataları geri çevirdiği. Bütün yeşilleri geri çevirdiği. Karanlık bir şeydi, gözlerimin görmesi sonsuz tozunu giysilerin. Uykumu şeyler bulandırır. Ş.e.y.l.e.r!…. Ellerim koyu bir suların içinde karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Sıkıntım ıslak ambarlardan bozuk teraziler ve tahıllar… andırır.

Ölüm tadında değil yattığımız. Bir süs, belki çocuksuz bir süs, sabahları her şeyimizi utandırır.

Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Karanlık bir şey ne iyi. Bir yalvaçın sabırla ağzıma su verdiği…

Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Birinin durmadan ıslatarak yalnızlığını denediği, sularım toprağa aksınlar dediği. Bu karanslak bir şeydi…

Ey benim yengici sıkıntım!.. Uzun boylu ve ıslak atların bilmem nerelerden kişnediği…
Sen yitme!..
Sen yitme!..
Büyük ıslantımı besle…
Sen yitme!..
Otlar gibi kal, sülünler gibi kal, ıslak donlar gibi kal!..
Sen kaldıkça!..
Bu karanlık bir şey. Ne iyi!..
Sevmemek, tozlu, ıslak halılara uzanmak… Eski, çuval, tüyler, ırmakların çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar getirdiği…

Sen kaldıkça……… Ne İyi!…

Turgut Uyar
-Tütünler Islak-

DURMA SUSUZLUĞA – Turgut Uyar

TURGUT UYAR DURMA SUSUZLUĞA Javad Soleimanpour_ Tutt'Art@ (54)

Durma susuzluğa giden gemi
git, çağın bol olsun
ne kadar gidersen o kadar iyi
her şeyi git her şeyi git her şeyi
zaten dönemezsin ya
bir daha gelme e mi.

başka bir takvimde tükenmemiştir.
şimdi burada tükenen ayışığı
—dünyanın neresinde mi?
bir halatını elinden tutarlar
oraya götürürler seni

belki oraya taşı gölgeni
çünkü uzaklarda sanıyorlar
gittiğin şiiri.

Turgut Uyar
-Büyük Saat-

(c) Javad Soleimanpour ..

AYRILIKLARDAN – Turgut Uyar

TURGUT UYAR AYRILIKLARDAN

Böyle sessiz ayrılıklarda,
Her şey önceden belli olur.
En güzel zamanında, aşkın ve hayatın
İnsan deli olur..

O, kadırga taraflarında bir evden çıkmıştır.
Masum bir yalanla -halama diye-
Gözleri pabuçlarında, mahcup
Ellerine yapışmış gibidir
Harçlığından arttırıp aldığı
Sevimli hediye..

Ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl
Bir çaresizlik,
Bir umutsuzluk sarmış her yanı.
Aranızdan insanlar geçer.
bulutlar geçer.
O, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
Utanarak gülümsemeye çalışır.

Bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
Yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
Zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
Bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
Görünür, uzaklaşır…

Turgut Uyar
-Türkiyem-

YAD – Turgut Uyar

TURGUT UYAR YAD

Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,
Ve güzel gecelerim masallarla dopdolu.
Her şey, her şey güzeldi, gözyaşı, dünya, zaman,
Böğürtlen topladığım ıssız, tozlu köy yolu,
Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan.

Ufacık korumuzda dolaşırdım korkuyla,
Ve Allahı arardım serçe yuvalarında,
Bulamayınca dua yollardım akan suyla,
Göğü bulutlar saran bahar havalarında,
Dolaşırdım ufacık korumuzda korkuyla.

Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı.
Ve kale duvarından yıkık mezarlıkları,
Bana korkunç bir devi hatırlatan kayayı.
Ve annemin taktığı mavi nazarlıkları,
Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı.

Odanın ortasında yanan petrol lâmbası,
Ve bazan şimşeklerle aydınlanan geceler.
Bacamızın üstünde duran leylek yuvası,
Ne güzeldi ne güzel masallar, bilmeceler.
Odanın ortasında yanan petrol lâmbası.

Neş’elerim geride kaldı eski günlerde,
Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,
O doğduğum diyarda, o kuru ıssız yerde,
Petrol değil masaldı lâmbalarında yanan
Neş’elerim geride kaldı eski günlerde…

Turgut Uyar
-Arz-ı Hal-

TUT Kİ BEN – Turgut Uyar

05

tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan
ya da çok iyi bir şiir yazsan
bir saatin aralıksız işleyişi
bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi
bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi
onun için her akşamı iyi yaşamalıyım
yani kıskanılan onu
demek istediğim hepsi

Turgut Uyar
-Dünya Yok Mu?

MEMUR KARISI – Turgut Uyar

TURGUT UYAR MEMUR KARISI

—Karım’a

Ayağında ipeğin en kötüsü
Sen onuncu derece memur karısı
Çileli vefakâr kadın, kalbimin yarısı…

Ya bir bakış, ya bir vaad peşinde
Nasip budur deyip boyun eğmişsin.
Hanım, kadın tazeyken onbeşinde…

Şöyle halince anlarsın modadan,
Manikür yapmadın nikâhından beri.
Bozulup gitti ellerin sodadan.

Öyle büyük büyük hayallerin yok,
Bir kuruşu, bir kuruşa eklersin,
Ya bir zam, ya ikramiye beklersin…

Tükettin ömrünü dağbaşlarında,
Otuzuna varmadan anası oldun
Beş çocuğun, sekiz on yaşlarında…

Yılda bir gazinoya, ya Adalara.
Bir kere de Florya’ya gidersin,
Yılı bir rop bir çorapla edersin…

Sen onuncu derece memur karısı,
Vefakâr çileli kadın kalbimin yarısı.
Senin için ne söylesem azdır.

Turgut Uyar
-Arz’ı Hal-

 

ŞİMDİ BİZ – Turgut Uyar

TURGUT UYAR ŞİMDİ BİZ

şimdi biz sımsıkı bir dönemdeyiz
doğrusu hak etmiştik bunu denebilir
ama hiç kimse inciri durduramaz
o her zaman büyür ve tadla yenir
ve örneğin kara kuru bir adam
göklere bakabilir durmadan
keza bir akasya göklere doğru büyür
gece gündüz ayırmadan
örneğin yaşınız kaç der birisi
yani kaç yaşındasınız demek ister
siz göğe bakarsınız o kadar

sonsuzluk başlamıştır artık
eski bahçelerde
durgunluk değildir ki sonsuzluk
eski bahçelerde
erikler ve baldıranlar arasında
ahşap bile olsa bir evde
birbirleriyle dövüşürken yer örümcekleri
pershinglerle SS-20’ler gibi

biri bir camı açar birden haykırır
sen de varsın ey hayat
tıpkı ölüm gibi

Turgut Uyar
-Dün Yok Mu-