YALNIZ BİR ÇOCUKMUŞ AŞK – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU YALNIZ BİR ÇOCUKMUŞ AŞK

dönüşmeden önce yitik bir yola
acıyla anlamıştım
yitirmekten başka hüner bilmediğimi

yağmura dokunmayı öğrenemedim
demiştim, ellerinde yağmurla geldiğinde
taşları dinle, dedin
düşen yaprakların sessizliğini
çırılçıplak kaldığında öğrenir insan
yağmurla sevişmeyi

çocuk kalmış bir tutkuyla uzandım
taşın çıplaklığına
dinledim yağmurun şarkılarını
tenin ürperen yapraklarında

her tarafı gezilmiş mutlu bir ülkeydi aşk
taşıyarak yeniden doğuşun gizlerini
dalına geri dönen bir yaprak
gibi öptü ruhumun seslerini

dönüşmeden önce yitik bir yola
yürüdüm geriye dönüş saatlerini
çünkü kalbindeki gizli ülkeyi
gezen bir yol sanıyordum kendimi

sonsuz bir doğuşu yitirdim işte
durdu saatleri yüzündeki evlerin
yalnız bir çocukmuş aşk, döktü taçyaprağını
zamanın hoyrat anneliğine

sen yağmurun külleriyle seviştin mi hiç
hayatı açıklayan bir ağacın kalbinde?

Ayten Mutlu
-İstanbul’un Gözleri-

YURTSAMA – Ahmet Günbaş

YURTSAMA - Ahmet Günbaş

Ah günlerin vuslatı kırık, şarabı perişan!
Toprağı kandırılmış körpecik ölü…

Gel çaylar demleyelim kavalı lokman bir çağrıdan
Yamacı yeşil bir sohbetin şekerini karıştıra karıştıra
yaslı tellerimizin pasını alsın narbülbülü

Ah, dokunsan dokunsan sevmek tuşu noksan!

Günaydınçiçeğim, ince sabahım
İki yumak kuş sesinden hırkalar örelim sımsıcak
Gel, nereden istersen oradan başlayalım
Minnacık bir aklın sabahından
doğacak utkuyu konuşalım imkansıza

Kısrağımız sabırsız, kaçak mı kaçak!..

Solgun yerlerini hayatın
hem öpüp hem koklayalım

Ah, yol bize bakıyor, kırlarımız kırışmadan
toplayalım dengimizi çabucak!

Çatlamış bir kırmızıdan ne çıkarsa bahtımıza!..

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

Neyleyim? – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER NEYLEYİM

Sevgilerle geçti bütün bir ömür,
Kimi ben sevildim, kimi sevdim ben.
Gönlüm, daldan dala, bir kuş gibi hür,
Durmadan baharı, yazı sevdim ben.

Çiçekler içinde gülü, çiğdemi,
Yemişler içinde narı, bademi,
Güzellerle geçen her gün, her demi,
Sohbeti, meclisi, sazı sevdim ben.

Kelebeği gördüm, uçtum güneşe,
Pervaneyi gördüm, koştum ateşe,
En sonra gönlümü verdim bir eşe
Neyleyim? Edayı, nazı sevdim ben

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

rüzgâra düşen gül yapraklarıyla – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU RÜZGARA DÜŞEN GÜL YAPRAKLARIYLA

unuttun suların ürperişini
incinmiş bir yaprak gibi seriliyorsun
taşların ağrıyan yoksulluğuna

sen, mevsimsiz çimenlerin öpüşlerinde
yalınlanan kıvılcım
gecede yalnız aylâ
bağbozumundan kalan buğulu salkım
nehre inen patika

sen ateşe tutkun söz
kocamış çömleklerde parıldayan yansıma
suskun ruh

bir ağacın örselenmiş gülüşü gibi
özsuyumdan yürüyen söz çığlığa
yak beni!
ölür gibi kumsalda bir martı soluğuyla

dinle bak, çağırıyor imlerin yerçekimi
yürür gibi boşluğa, balçık boşluğa
o lekesiz sonsuza devir yükünü şimdi
rüzgâra düşen gül yapraklarıyla

Ayten Mutlu
-Çocuk ve Akşam-

HASRET – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET HASRET Dani Turnšek Photography

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.

Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.

Nazım Hikmet
6 Temmuz 959
-Son Şiirleri-

 

(c) Dani Turnšek ..

ERMİŞ – Özdemir İnce

ÖZDEMİR İNCE ERMİŞ

Düşlerim! diyordum,
düşlerim hiç korkutmasın seni
ama sen de kollamalısın yeryüzünü.

Sanki!
Her şeyi dile getirdim
ama birbirini sildi sözcükler.

Sanki!
Her şeyi gördüm, gizli görüntüleri bile
ama üstlerini karanlıkla örttüler.

Sanki!
Her şeyi duydum, ses ötesini bile
ama unuttum hepsinin suretlerini.

Sanki!
Bütün yolları yürüdüm. Boşuna:
gördüm ki bir yere varmıyor hiçbiri.

Sanki!
iki ordu saldırdı birbirine,
yalnızca, bir çığlık kaldı gövdemde.

Sanki!
Bir maşrapa su aldım, bir avuç toprak
denizin ve toprağın gölgesinden:

O zaman, esmiş bir rüzgâr oldum
o zaman, akmış bir sele döndüm
o zaman, yağmış bir yağmur oldum.

Düşlerim! diyordum,
düşlerim hiç korkutmasın seni:
Kimseyi öldürmüyor ölüm!

Özdemir İnce
1992
-Varlık Şiirleri Antolojisi-