Aşk Şiirleri – Pablo Neruda

PAUL ELUARD AŞK ŞİİRLERİ 5

5.
Gökyüzünden yaklaştım
saçlarının kızıl parıltısına.
Toprak ve buğday ya benim yapım,
az daha yaklaşmaya göreyim
ateşin tutuşturur da kendini içimde
yakar kayaları ve unu.
Bu yüzden çıkacak gibi olur yerinden
ekmek olur kalbim
onu yutacak ağzına,
senin için saklanmış şaraptır benim kanım.
Sen ve ben toprağız meyveleriyle.
Ekmek, ateş, kan ve şarap
Dünyevi bir aştır bizi saran.

Pablo Neruda
-Ayaklarına Dokunurum Gölgede/
Yeni Bulunmuş Şiirler-

SOĞUK GÜN – Ahmet Oktay

AHMET OKTAY SOĞUK GÜN

Kök dedi ki; “kuruyan yeşildir
benim yaşamım. Rüzgâr ve ay
körükler alevi. Gördüğün düş
görmediklerinin muştusudur.
Bir gezgin olmayı öğren. Her ırmak
kendi açar yatağını; Kil, kalker ve tuz
siner suya. Budur belki de
hiç bulamayacağın felsefe taşı.
İndiğin
kentin aşklarını devşir; Kösnül ol,
elden bırakma duyarlığı da.
Kır menekşesi kesil. Bilinmeyeni sür öne,
kışkırt Teni ve Tini, Odalara dol
mevsimin sesi gibi.

Bırak
emsin şahdamarını
Gece ve Kent: Yitirmeyi
göze almayan kurtulamaz”.

Karabasan mı bu, muştu mu?
Gün
cinayetlerle aydınlanıyorken.

Ahmet Oktay
-Gözüm Seğirdi Vakitten-

ŞİİR – Ahmet Hamdi Tanpınar

AHMET HAMDİ TANPINAR ŞİİR

Sarışın buğdayı rüyalarımızın,
Seni bağrımızda eker, biçeriz,
Acılar kardeşin, teselli kızın,
Zengin parıltınla dolar gecemiz.

Sükutun bahçesi tılsım ve pınar
Yıldızdan cümlesi karanlıkların;
İklimler dışında ezeli bahar,
Mevsimler İçinde tükenmez yarın.

İçimizde sonsuz çalkanan deniz,
Gülümseyen yüzü kaderin bize,
Yıldızların altın bahçesindeyiz,
Ebediyetinle geldik diz dize.

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

 

ÇİÇEKLERİ UMUDUMUZUN – A.Kadir

19400480_1559267107416745_2532290981865305353_o

Çok olun, çocuklar, çok olun,
yüzlerce olun, binlerce olun, onbinlerce.
Daha çok olun, daha çok olun,
yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun.

Bu dünya ne tek tek yaşamakta,
bu dünya ne rakının, ne şarabın içinde,
bu dünya ne parada, ne pulda,
ne kalleşlikte, ne zulümde.
Bu dünya aşkın içinde, alın terinde.

Çok olun, çocuklar, çok olun,
el ele verin, çocuklar, el ele,
yaşayın dünyayı doya doya,
açın kapıları, camları güneşe,
ne yeise kapılın, ne korkuya,
çok olun, çocuklar, çok olun,
el ele verin, çocuklar, el ele.

Mutlu olmak varken bu dünyada,
geceler geldi dayandı kapımıza,
olduk acımızla sarmaş dolaş,
bekledik düşümüzle koyun koyuna.

Çok olun, çocuklar, çok olun,
yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun,
el ele verin, çocuklar, el ele,
bütün gündüzler sizin olsun,
yaşayın dünyayı doya doya.

Çocuklar, çiçekleri umudumuzun.

A.Kadir
1958
-Kurtlara Karşı/Bütün Şiirleri-

folklor – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ FOLKLOR

Cahit Külebi’ye

bir gün kendime bir çiçek, bir soru
aldımdı; yırtıcıydı bu soru
biraz da hırçındı, çokça onurlu
ölümdü turnalara süren boynunu
acıyla, tutkuyla, hüzünle
ağıtla uyaklı, kuşla vurgulu
sen gitgide ıssızlığa benzesen
de yazılır gözlerinin folkloru

elyazısı bir yaz geçirdim
ağırdı bu yaz, işlek değildi
biraz da okunaksız, çokca korkulu
duyarlık som ipeğe döner dosdoğru
acıyla, tutkuyla; hüzünle
suskuyla tezhipli, güzle oyulu
ben ne kadar solgun gülü ciltlesem
de okunur gözlerinin folkloru

hangi kuşlar, de bana, kaçınılmaz olanlar
elime sürünenler, eve vuranlar
biraz da ürkektiler, çokça kuşkulu
kanat bir tırpandı göğe sokulu
acıyla, tutkuyla, hüzünle
gurbetle simlenmiş, bozlak kokulu
kim dürse de başı bölük dağları
de söylenir gözlerinin folkloru

Hilmi Yavuz
-sırası gelince/Bütün Şiirleri-

Ahmet Hamdi Tanpınar, (23 Haziran 1901 – 24 Ocak 1962) Anısına saygıyla..

AHMET HAMDİ TANPINAR SELAM

SELAM OLSUN – Ahmet Hamdi Tanpınar

Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?

Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına.
Hasretiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?

Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı?…

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Bütün Şiirleri-

TÜRK-YUNAN ŞİİRİ – Bülent Ecevit

sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu

türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
olmuşuz kanlı bıçaklı
yine de bir sevgidir içimizde
böyle barış günlerinde saklı

bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan

Bu yağmurla cömert
bu güneşle sıcak
gönlümüzden bahar dolusu kopan
iyilikler kucak kucak

bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
bir iklimin meyvasından sızdırılmış
bir içkidir kötülüklerimiz

aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz

bizimle dirilecek bir gün
Ege’nin altın çağı
yanıp yarının ateşinden
eskinin ocağı

önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
o Boğaz’dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın

Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın

Bülent Ecevit
Londra
1947

 

 

 

Ahmet Muhip Dıranas (1909 – 21 Haziran 1980) Anısına saygı ve özlemle..

AHMET MUHİP DIRANAS VE EŞİ MÜNİRE

“Münire’ye,

Bir gün, laf arasında, bana: ” Bir beşik gibi sallanır dünya, rahat uyusun diye bütün çocuklar…” gibi bir söz söylemiştin. O gün bu gün düşünürüm ki, insanların barışını ve evrensel sevgiyi daha özge bir biçimde anlatmak kabil değil.
Ben yaşantımı şiire, şiirimi de bu sevgiye verdim. Sanırım, kitapta savaş sözcüğünü bulmayacaksın. Kaldı ki, esinim senden gelir. Onun için, kitabı, sevinerek, sana armağan ediyorum; sana ve bu inançla yaşayanlara ölenlere…

8.7.1974
Ahmet Muhip Dıranas “

 

Görsel: Eşi Münire Hn. ile..