VE SÖYLEYECEK TÜRKÜMÜZÜ RÜZGÂRLAR – Ayten Mutlu

YILMAZ ODABAŞI ESMERLİĞİMİ SOYUNDUM

o duygulanmalar, o kaygılar
o içimize sığmayan sevdalarımız
o kahırlar, o umutlar
o tükendikçe çoğalmalarımız
karışacak toprağın sofrasına yolu yok
silinecek gökyüzünden bakışlarımız

ama bir şey var ki, bir gerçek
sürecek, fışkırdıkça yaşam evrenin gözesinden
taşıyarak güzelliği ayak izlerimizden
yürüyecek ötesine zamanın
türküsünü söyleyecek rüzgârlar
insanca yaşamaya olan inancımızın

Ayten Mutlu
-Dayan Ey Sevdam(1984)

TÜNEL – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN TÜNEL

Ateşçi gelir, kömür atar ve tren
deler sizin karanlığınızı
ateşçi gelir, kömürü karıştırır ve tren
çıkar sizin karanlığınızdan

Sizin tünelinizi hatırlıyorum sanki
tren değil yolcular geçiyordu
ve hatırlamıyorum bundan
daha karanlık bir yolculuğu

Nasılsa kendi karanlığınızdan
bir gün siz de geçersiniz
çıkar karşınıza bir avuç kül
ve söndü sönecek ateşiniz

Haydar Ergülen
-Karton Valiz(dergilerde
kalan şiirler)-

KİMSE KİMSEYLE ÖLMÜYOR – Arife Kalender

MELİH CEVDET ANDAY RAHATI KAÇAN AĞAÇ

Nereye gitsem boşluk yanımda

çoğalıyor geriden koşan ayaklar
karnından konuşan ağız, kıskanç maske
kırılmış aynada burun, saç, kaymış gözler
cadı kahkahaları yansıyor duvarlardan
odalara doluyor kapıdan girince
hiiiiçç, hiiiiiiç, hiç… çınlıyor çan
boşluk benden önce kuruluyor koltuğa

baharı özlüyorum birdenbire
unuttuğum ne varsa, tümü yeniden güzel
beklediğim yolcu, yolladığım misafir
meğer ne çok şey saklarmış, meğer ne çok
kurnaz ve ketum suskunluğum
tırnağı uzamış korkuları kanında besleyerek
yamulmuş, yorulmuş, eskimiş hayat
bozuk kilit günleri döndürüyor

dil de bayatladı, dilin söylediği de
çiçeğini yitirmiş saksılar gibi boşalmış
ne canım kaldı, ne cananım ey devrim
tarih sevicisi değilim, öyle bakmayın bana
birlikte şarkı söylüyoruz birileriyle, birlikte şarap
üstten sevişmeler, yapışkan salya
önceden hep birlikte ölürdük bir gündüz vakti
şimdi kimse kimseyle ölmüyor

kimse ötekiyle ölmüyor, resim fazla
kimin parmağını cam kestiyse kanayan o
acı sahibinin, ölü ölümün
boşuna sözcükler kazılıyor, anlam gömülüyor boşuna
derin değil, kabukları dökülmüş
dibi görünüyor sözcükler yırtılınca

Nereye gitsem boşluk yanımda

Arife Kalender
-Akatalpa Nisan 2015-

UZUN BİR KIŞ OLACAK – Ahmet Oktay

AHMET OKTAY UZUN BİR KIŞ OLACAK

Sarı bahçeler… Dağılan bir yankı
anında açılıp kapanan bir pencereden
yağmurlu ikindi vaktine: Sedef
kakmalı duvar saati
vurur vurmaz,
kadim oluyor
her yaşanan.

Alevsi gölgeler. Ne çok iz
Geleceğin Söylenleri’ne: Ne çok im:
Unutulmuş iki bardak
kapanmış çay ocağının
tahta merdivenlerinde
ıslanmış nota sayfaları: Saint Ange
Zındanı’nın avlusu yarı karanlık,
ileniyor zulme Cavaradossi’nin sesi
Napoleon çoktan dayanmış sınıra,
aldanıyor ve unutuyor insan
Kurşun saplanır saplanmaz.

Panzerler çekiliyor mahalleden,
sokakta hâlâ yanan lâstikler. Çocuk
kesiyor ayvayı kalaylı maşrapayla,
elinin kenarında biraz kan.

– Uzun bir kış olacak herhal.

Ahmet Oktay
-Lirikler-

Ahmet Oktay (21 Ocak 1933 – 3 Mart 2016) Anısına saygıyla..

21 OCAK 2020 KARA YAZI 3 MART 2019 GEÇ VAKİT

KARA YAZI

Yollar yollara bağlı vay bacım,
hangisinin sonunda yitecek dersin
süt beyaz elindeki sancı.
Uykulara vuran alaca dağlar,
arkası senin kahrın el harmanlarında.
Güneye insem
portakal, mandalin bahçeleri,
Ağıtlarda kirpiklerin hep ıslak
gözlerin uçurumlu.
Uzamış kıtalarda yalnızlığın.
Afrika’da kara
Çukurova’da anlatılmaz.

Bin renkle açar çiçek
döner gazel yaprağı rüzgârda,
Gün olur omzunda mermi, elinde mavzer
dağlarda düşmana konuşursun
kız memelerin ayaz,
gelin aynası gözlerin yangında.

Kurakta gök katına açılır ellerin,
ki duymuş başka şeylerden
yediveren toprağın özlemini.
Sıkılır dişlerin bir gece
vakterer aşktan,
kıskanır ağrını karanfil
canlar verirsin geceye.

Nice ölüm, nice gurbet
alıp giderler.

Bir sabah
sabrın konuşur taşta.

Ahmet Oktay
-Gölgeleri Kullanmak-

ONLAR – Sait Maden

SAİT MADEN ONLAR

Onlar onlar ışıyıp gecemizde ay kadınları,
ay kadınları,
onlar aşka örs alınları…

Onlar gecemizde ay kadınları,
ay kadınları,
ey sevinç testileri, ey ışığın en yalınları!

Onlar gecemizde ay kadınları,
ay kadınları,
Sedef kutularda kitlendi hep yarınları.

Onlar ay kadınları,
ay kadınları,
öfkemizin ifritine gebeyken saf karınları.

Ay kadınları,
ay kadınları,
oldular âh ölümün, zor demirin sırça kınları!

Sait Maden
-Yunus’un Ekmeği/
Bütün Şiirler 3-

©Canan Berber ..

Yağmur Bulutu – Demet Duyuler Doğan

DEMET DUYULER DOĞAN YAĞMUR BULUTU

Çukurova’nın kavurucu sıcağında
bezgin yaşantımın bunaltısıyla
gezindirirken yalnızlığımı
kara bir bulut kümelendi ufukta
sanki mavi gömlekte kara bir nokta

Göğe bakarken kör kuyuların dibi
bulut önde ben arkada
dağıtmak için elemleri
dolaşıp durduk Adana’nın sokaklarında

Gök gürültüsünü yankılattıkça yeryüzünde
bıçak bıçak sancılar saplandı döşüme
bir şimşek çatallanıp aydınlığıyla gülümseyince
iliştim yüreğimin kuytuluklarındaki hüzün bahçesine

Tuhaf bir dışa yansıma,
hem de yağmurla yarışırcasına
sevinçler düştü boz bulanık iç evime
sanki çağıl çağıl Seyhan aktı yüreğime

Bulut yağmuru taşıyıp çoğalttıkça Akdeniz’in bereketini
ben Toroslardan kopup gelen yel oldum
karıştım Çukurovalı ozanın sözüne sazına
ve umudu seçtim bilmediğim diyarlarda
yağmur bulutlu bir sevdayla
güneş yüzlü çocukların dimağına

Demet Duyuler Doğan
-İçimdeki Çığlık Dışımdaki Sessizlik(2008)-