GECE – Aziz Nesin

AZİZ NESİN GECE

Sinema dönüşü
Yatağın sıcağına koşuşanlar,
Kolkola geçecekler önünden..
Sıcak,
Evlerinde öpüşecekler.
Yalnızsın kaldırımda
Soğuk.
Yağmur yağıyor,
Kaldır pardesünün yakasını.

Meyhane dönüşü
Renkli ışıklar yanıyor
Yalpa vuranların tesellisi var
Sıcak.

Yalnızsın kaldırımda
Soğuk,
Sok ellerini cebine.
Bardan dönüyorlar
Dünyaları güzel
Sıcak.
Yalnızsın kaldırımda
Soğuk,
Bir ıslık tuttur,
Isınsın havalar…

Aşkın pazarlığı başladı sokaklarda
Öpüşüyorlar
Sıcak.
Yalnızsın kaldırımda
Soğuk.

Birtakımları belki hatırlayacaklar seni
Teselli bile olsa, um…
Deliydi deyip gülecekler,
Sen de herkes gibi kendinini
Anlaşılmadım sanacaksın
Kendine acıyacaksın,
Soğuk, soğuk,
Soğuk…

Aziz Nesin
1947
-On Dakika-*

*Aziz Nesin 1955’te, On Dakika adlı ilk şiir kitabını İlhan Selçuk’un sahibi olduğu bir basımevinde 1500 adet basar. Yahya Kemal ve Faruk Nafiz’in etkisinde kaldığından ve Nâzım’a öykündüğünden, kitapları dağıtıma vermeden (neyse ki iki üç tanesini kayırarak), Düşün Yayınevi’nin bahçesinde yakar. Dillere destan tutumluluğu göz önüne alındığında, Aziz Nesin’in 1500 adet kitabı yakmasının ne derece zor olduğu anlaşılır sanırım. Acımasız özeleştirisinde hiç de haksız değildir. Elimdeki bilgiler, Aziz Nesin’in ilk şiir kitabını yaktığı tarihten 1965’e değin şiir yazdığını göstermiyor. Şiirden vazgeçmiş olabilir, bilmiyorum. Ama bu tarihten sonra (bence kaydadeğer bir ayrıntı: gülmece yazan olarak tam anlamıyla ünlendiği yıldır 1965), şiir Aziz Nesin’in yaşamında yeniden yer alacaktır. İlk başarısızlığının etkisi geçmiştir ve, o kendine özgü inatla, şiirde kendi sesini bulmaya çalışacaktır.

Ancak 1984’te şiirde kendi sesini yakaladığına inanacaktır, ki bence yakalamıştır da. Kimseye öykünmeyen Aziz Nesin şiirleri…
Ali Nesin’in önsözünden….

 

BİR VARIM, BİR YOKUM – Aziz Nesin

SAİT MADEN

Gökyüzüne bakacaksın bir güz öğlesi
Tanıyacaksın bir bulutta beni
Yazı yazarken göreceksin masada
Değişeceğim yavaş yavaş
Masam ata dönüşecek
Ben ben olmayan bir binici
Elinde kırbacı
At uzayıp gemileşecek

Bir kış ikindisinde bakınca
Ahşap evin kağşamış kaplamalarına
Tahtanın esmerliğinde damar damar biçimler
Sesleniyorum sana bir budaktan
Bir döndürsen başını
Bulamazsın bir daha beni orda
Benim yerimde bir koç tosa kalkmış
Sonra bir şahmeranı zümrütanka kapmış

Duman duman bir ilkyaz akşamı
Derisi ürperen suya bak
Gözlerini ayırma ki beni göresin
Suyun halkalarından bir elimi uzatmışım
Kurtar gibisine kime belli değil
Sonra titreşiyor durgun suyun yüzü
Bir soyut resim oluyor grisi çok
Ebemkuşağı alacasında su kuşu

Bir yaz sabahı baktığın
Sıvası dökük eski bir duvar
Dalgalı lekeler arasında tanıyacaksın
Kocaman yüzüm gülüyor
Çevirme başını sakın
Göremezsin bir daha uçarım
Yüzümün yerinde işte bir karnabahar
Sonra horoza dönüşürüm ibiği karanfilden

Yeter ki sen görmek iste
Dört mevsimin gecesi gündüzü ve her yerde
Yaşamasam da seninle olurum
Sana kalmış beni görmek
Olduğum zamanlarda bile
İstersen yokum
Olmadığım zamanlarda bile
Dilersen varım

Aziz Nesin
Nesin Vakfı, 31 Ocak1985
-Seviye On Ölüme Beş Kala-

 

 

 

Aziz Nesin, (20 Aralık 1915 – 06 Temmuz 1995) Anısına saygı ve özlemle..

8.1

Yitirdiğimiz – Aziz Nesin

Telgrafın telleri yok artık
Kuşlarımızın konacağı
Türkülerimiz unutuldu çoktan
Güzelim kuşları seviştiğimiz zamanların
Kondukları bulutlarda kaldı

Bu bulutlar o bulutlar değil
Kuş gözleri yağdırıyor camlara
Yağmurlar gagalıyor anıları
Sararmış fotoğraflarda seviştiğimiz
Nice haykırsak duyulmuyor sesimiz

Aziz Nesin
-Bir Aşk var Bir de Ölüm/1992-

Kimin Var Ki – Aziz Nesin

AZİZ NESİN KİMİN VAR Kİ

Evinden kitaplarından uzakta mısın
Arada bir telefon et kendine
Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden
Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan
Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
Senin senden başka kimin var ki arasın

İnince tirenden ya da uçaktan yalnızlığın
Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda hava alanlarında
Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla
Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
Senin senden başka kimin var ki beklesin

İçki masalarında bir başına mısın
Kendinleysen yetmelisin kendine
Çoğaltıp yanlızlığını konuş biçok kendinle
Kaldır içki bardağını kendi şerefine
Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendile
Senin senden başka kimin var ki bulasın

Düşmanlarının saldırılarından yuvarlandıkça yerlere
Tutup kendi saçlarından kaldır kendini
Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden
Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden
Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin
Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin

Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin
Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek
Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek
Kimileri yaa öyle mii ne zaman vah vah diyecek
Daha şimdiden sev kendini sev kendini sev
Kimin var ki senin seni senden başka sevecek.

Aziz Nesin
1992
– Bir Aşk Var Bir de Ölüm-

Söz Büyücülüğü – Aziz Nesin

AZİZ NESİN SÖZ BÜYÜCÜLÜĞÜ

— “İnsan bilirse, söz can demektir.”
Fuzuli

Bakın bakın iyi bakın
Herşey gözünüzün önünde
Ne el çabukluğu ne göz boyama
Kimseyi aldatmıyorum
Hiçbir gizi de yok bunun

Özyaşamımı önüme koyuyorum
Kil balçığıymış gibi onunla oynuyorum
Yuğuruyorum yuğuruyorum
Şaşılası korkulası sevilesi biçim biçim
Kötü insan çirkin insan hem güzel hem çirkin
İnsan yonutları yapıyorum
Yapıp bozuyorum bozup yapıyorum yeniden
Sonra o yonutlara canımdan can üflüyorum
Damarlarımdan kan veriyorum
Yüreğimden ısımı

Çekildikçe canım azaldıkça kanım
Gittikçe soğurken yüreğim
Yonutlarımın yürekleri başlıyor çarpmaya
Şiirlerimde oyunlarımda öykülerimde romanlarımda
Atıyor nabızları

Görüyorsunuz işte
Herşey gözünüzün önünde
Canlandırıp yaşatırken onları
Göz göre göre tükeniyorum
Öz canımı onlarda yaşıyorum

Aziz Nesin
1992
-Can Yorgunu/ Bütün Şiirleri 2-

Çoğalmak – Aziz Nesin 

Çoğalmak - Aziz Nesin 

Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi

Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını
Ilınsın üşümüşlüğü bırakılmışların

Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalın
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile

Aziz Nesin
1977
-Sondan Başa/
Bütün Şiirleri 1-

Sisli Sabahlarında Istanbul’umun – Aziz Nesin

AZİZ NESİ SİSLİ

Saat sekizi on geçiyor
Haydapaşa garı
Yorgunluğumu indiriyorum tirenden
Vapurun dışında oturtup kendimi
Bu nemli kış sabahında
Çığlık çığlığa şarkılarında martılar kadar memnun
Üşüyorum güzelliğini Istanbul’umun

Doğup büyüdüğüm yaşayıp yaşlandığım
Ve yırtık pırtık güzelliğinde öleceğim
Herşey yarı var yarı yok bu sabah
Yarıdan az gerçek yarıdan çok düş
Bir izlenimci görünüm sis grisi
Çok keyifliyim bu sisli sabahında Istanbul’umun

Bir utangaçlıktır Istanbul sis tülünün ardında
Geceleri yoksulluğunu ışıtır samanyolu
Sabahları da utanmasın diye yoksulluğundan,
Gittikçe yoğunlaşan bu koyu sis
Güzel yoksulluğunu örtüyor Istanbul’umun

Öyle ağır ki yorgunluğum tarih öncelerinden yığılmış
Taşıyamaz bunca yorguluğumu bu vapur
Boğaz’ın ortasında batmasa bile
Istanbul sislerinde minareler tüterken duman duman
Kubbeler ağarken gökyüzüne buğu buğu
Bulutlar Istanbul’a Istanbul bulutlara karışırken titreşerek
Böyle bir sisli sabahında çözülüp yiterim Istanbul’umun

Aziz Nesin
1991
-Bütün Şiirleri 2-