Kimin Var Ki – Aziz Nesin

AZİZ NESİN KİMİN VAR Kİ

Evinden kitaplarından uzakta mısın
Arada bir telefon et kendine
Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden
Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan
Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
Senin senden başka kimin var ki arasın

İnince tirenden ya da uçaktan yalnızlığın
Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda hava alanlarında
Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla
Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
Senin senden başka kimin var ki beklesin

İçki masalarında bir başına mısın
Kendinleysen yetmelisin kendine
Çoğaltıp yanlızlığını konuş biçok kendinle
Kaldır içki bardağını kendi şerefine
Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendile
Senin senden başka kimin var ki bulasın

Düşmanlarının saldırılarından yuvarlandıkça yerlere
Tutup kendi saçlarından kaldır kendini
Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden
Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden
Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin
Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin

Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin
Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek
Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek
Kimileri yaa öyle mii ne zaman vah vah diyecek
Daha şimdiden sev kendini sev kendini sev
Kimin var ki senin seni senden başka sevecek.

Aziz Nesin
1992
– Bir Aşk Var Bir de Ölüm-

Söz Büyücülüğü – Aziz Nesin

AZİZ NESİN SÖZ BÜYÜCÜLÜĞÜ

— “İnsan bilirse, söz can demektir.”
Fuzuli

Bakın bakın iyi bakın
Herşey gözünüzün önünde
Ne el çabukluğu ne göz boyama
Kimseyi aldatmıyorum
Hiçbir gizi de yok bunun

Özyaşamımı önüme koyuyorum
Kil balçığıymış gibi onunla oynuyorum
Yuğuruyorum yuğuruyorum
Şaşılası korkulası sevilesi biçim biçim
Kötü insan çirkin insan hem güzel hem çirkin
İnsan yonutları yapıyorum
Yapıp bozuyorum bozup yapıyorum yeniden
Sonra o yonutlara canımdan can üflüyorum
Damarlarımdan kan veriyorum
Yüreğimden ısımı

Çekildikçe canım azaldıkça kanım
Gittikçe soğurken yüreğim
Yonutlarımın yürekleri başlıyor çarpmaya
Şiirlerimde oyunlarımda öykülerimde romanlarımda
Atıyor nabızları

Görüyorsunuz işte
Herşey gözünüzün önünde
Canlandırıp yaşatırken onları
Göz göre göre tükeniyorum
Öz canımı onlarda yaşıyorum

Aziz Nesin
1992
-Can Yorgunu/ Bütün Şiirleri 2-

Çoğalmak – Aziz Nesin 

Çoğalmak - Aziz Nesin 

Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi

Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını
Ilınsın üşümüşlüğü bırakılmışların

Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalın
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile

Aziz Nesin
1977
-Sondan Başa/
Bütün Şiirleri 1-

Sisli Sabahlarında Istanbul’umun – Aziz Nesin

AZİZ NESİ SİSLİ

Saat sekizi on geçiyor
Haydapaşa garı
Yorgunluğumu indiriyorum tirenden
Vapurun dışında oturtup kendimi
Bu nemli kış sabahında
Çığlık çığlığa şarkılarında martılar kadar memnun
Üşüyorum güzelliğini Istanbul’umun

Doğup büyüdüğüm yaşayıp yaşlandığım
Ve yırtık pırtık güzelliğinde öleceğim
Herşey yarı var yarı yok bu sabah
Yarıdan az gerçek yarıdan çok düş
Bir izlenimci görünüm sis grisi
Çok keyifliyim bu sisli sabahında Istanbul’umun

Bir utangaçlıktır Istanbul sis tülünün ardında
Geceleri yoksulluğunu ışıtır samanyolu
Sabahları da utanmasın diye yoksulluğundan,
Gittikçe yoğunlaşan bu koyu sis
Güzel yoksulluğunu örtüyor Istanbul’umun

Öyle ağır ki yorgunluğum tarih öncelerinden yığılmış
Taşıyamaz bunca yorguluğumu bu vapur
Boğaz’ın ortasında batmasa bile
Istanbul sislerinde minareler tüterken duman duman
Kubbeler ağarken gökyüzüne buğu buğu
Bulutlar Istanbul’a Istanbul bulutlara karışırken titreşerek
Böyle bir sisli sabahında çözülüp yiterim Istanbul’umun

Aziz Nesin
1991
-Bütün Şiirleri 2-

Biri İnat Biri Sabır – Aziz Nesin

AZZİZ NESİN BİRİ İNAT BİRİ SABIR

Hepsi güzel
Ama ağaçkakanın güzelliği bambaşka
O küçücük gagasındaki inat
Kalemimi görüyorum gagasında
en sert ağacı inatla delerken

Hepsi güzel
Ama damlayan suyun güzelliği bambaşka
O durmadan damla damla sabır
Gözyaşımı görüyorum her damlasında
En sert mermeri sabırla delerken

O küçücük gagada inat
O her damla suda sabır
Haydi kalemim haydi gözyaşım
Gaganın inadı damlanın sabrıyla
Dele dele tabuları devir

Aziz Nesin
1990
-Bütün Şiirler 2-

Bir Başka Türlü Sevmek – Aziz Nesin

AZİZ NESİN BİR BAŞKA TÜRLÜ SEVMEK
 
Ben halkımı iyi diye doğru diye
Ben halkımı bilge diye beni sevsin
Ya da övsün diye değil
Ben halkımı benim diye severim
 
Ben yurdumu güzel diye değil
Zengin diye cömert diye değil
Ben yurdumu yurdum diye
Benim diye severim
 
Kahrını çilesini acısını çok çektim
Yaşadıkça daha da çok çekerim
Çirkin olsun yoksul olsun ben yurdumu
Benim diye yurdum diye severim
 
Bitkel olsun kır olsun kıraç olsun
Bir ana çocuğunu çocuk da anasını
Nasıl severse candan hem de hiç çıkarsız
Ben yurdumu ben halkımı işte öyle severim
 
Tahir’e demişler yanıp tutkunu olduğun Zühre
Çopurdur bodurdur çok da çirkin bir kızdır
Aaah demiş Tahir döne döne yâne yâne
Zühre’mi göreydiniz bir de benim gözümle
 
Hayınları alçakları aptalları çoktur halkımın
Dâr’a çeker cayır cayır yakar insanının hasını
Aptaldır önce asar sonra ağlar ayağının dibinde
Ben yurdumu ben halkımı benim diye severim
 
Halkımı yurdumu dünyamı çok sevdim
Çünkü bu dünyada benim de var bir yerim
Ne çok şey var dünyamda sevdiğim
Her ne sevdimse dünyada onda kendimi sevdim
 
Aziz Nesin’e sordu savcılarla yargıçlar
Yurdun ile halkın ile dünya ile hoş musun
Hoş olayım olmayayım o yurt benim o halk benim
Dünya benim size ne
 
Aziz Nesin
1995
-Bütün Şiirleri 2-