Şarkılar – Necati Cumalı

Daniel Greenwood

II

Ağladığını istemem ben ölürsem
Beni en sevdiğin halinle hatırla
Uzak bir yerde çalıştığımı düşün
Hayatta olduğuma inan
Bir gün gelir kendiliğinden
Geçer bütün üzüntün

Her yeni gelen günü
Yeni bir ümitle beklemeli
Her yeni gün
Yeni havalarla gelir
Gece, yağan yağmurla uyursun
Sabah bir de bakarsın odan güneşli

Her gelen vapuru, treni
Yeni bir ümitle beklemeli
Her gelen vapur, tren
Yeni insanlarla gelir
Ben esmerdim güzelim
Bu sefer sarışını seversin
Aşk yaşayanlar içindir.

Necati Cumalı
-Harbe Gidenin Şarkıları-

(C)Daniel Greenwood

Necati Cumalı, (13 Ocak 1921 – 10 Ocak 2001) Anısına saygıyla

NECATİ CUMALI NEKAHAT

NEKAHAT – Necati Cumalı

Nedir bende bu günlerdeki
Bu on beş yaşındaki çocuk hali?
Çiçeklere duyduğum bu sevgi,
Bu küçük eşya merakı;
Böyle uzun uzun seçişim yemeklerimi.
Cıgaramı, kahvemi keyifle içişim,
Böyle yerleştirip odamı
Hiç yoktan gülüşüm, sevinişim?

Necati Cumalı
-Kızılçullu Yolu-

 

KARIM OL – Necati Cumalı

NECATİ CUMAL KARIM OL

I
Kentin çıkışındaki
Bu küçük ev benimdir
Bitişik kulübede
Bekçiyle karısı yaşar
Karım ol
Seninle, kentin çıkışındaki
Küçük evime gidelim
Bekçiyle karısı
Bilsen bizi nasıl karşılar.

II
Karım ol!
Evimin içinde dolaş, şarkı söyle
Seninle dolsun odalarım
İşten döndüğüm vakit akşamları
Boynuma sarıl ceplerimi karıştır
Elinle bul hediyeni
Sevin bizi unuttuklarına
Kapımızın önünden geçenlerin.

Necati Cumalı
-Kızılçullu Yolu-

KARABATAK – Necati Cumalı

NECATİ CUMALI KARABATAK

Dalar gider pencereler önünde şimdi
Ilık yaz akşamlarını hatırlar
Vapurlar geçer bomboş güverteleri
Bomboş uzanan denizin üstünde
Aç bir karabatak dalar çıkar

Bilirim yalnızlık üşütür insanı
Kalp daima sevecek birini arar
Hatırlar bakışlarda kalan aşklarını
Avuçları hafif terli, yanakları al al
Ağaçlıklı yollarda akşam dolaşmalarını

İlk yıldızlar karanlık basmadan doğar
Hafif çiçek kokuları gibi uçar içiniz
Yavaşlar eve dönerken adımlarınız
Esen rüzgâra, durur, kulak verirsiniz
Bakışlarınız bütün kadınlarla karşılaşır

Daha önünüzde uzun bir yaz vardır
Bütün gün şurada burada gecikir oyalanır
Döner durur yatağında bütün gece
Ay ışığı, sıcak hava, tutuşturur kanını
Uykularını kaçırır en ufak bir düşünce

Şimdi rüzgârlar soğuk eser yüzünüze
Hüzün verir yağmur sularından geçen bulutlar
Bayırlarda yol alan posta arabaları
Şimdi birbirinden ayrı yaşar kurtlar, kuşlar
Sular çakıllardan ayrı akar

Dalar gider, gözleri büyür de
Ilık yaz akşamlarını hatırlar
Avuçları hafif terli yanakları al al
Bomboş uzanan denizin üstünde
Aç bir karabatak dalar çıkar

Necati Cumalı
-Güzel Aydınlık/
Adına Yaktığım Türküler-

 

GÖÇ – Necati Cumalı

Tüm karların eridiği günlerdi
Taşan çaylar gördük yol üstü
Testere sesleri duyduk dağa varınca
Koruda hızarcıları gördük
Bazan bir söz çalınır dillerinden
Şimdi uzak dağlarda o koruda
Bir dönem dallarında dolanırdı ya

Öyle bir rüzgâr geçer yüreklerinden

Takalar vardı geride
Çayın ağzında demirli
Sulara kapılmış inen
Kol kol tomruklar gördük

Böyledir göç dendi mi
Ayırır gövdeyi kökten
Dal kırar,yaprak soldurur
Söker çadırını yörük

Birahaneler kiliseler ışıklı geçitleri
Köylerine hiç mi hiç benzemez
Batının kömür kokan gotik kentleri
Kapılmış kalabalığına sürüklenirler

Necati Cumalı

KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI – Necati Cumalı

NECATİ CUMALI KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI

Sabahları âşık değilim dedim
Gerçekten de öyleyim
Her sabah rahat, neşeli olurum
Sesime bakmadan türkü söylerim

Herkes gibi işe giderim ben de
Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir
Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir
Havam bulutlanır gitgide
Peşinde koşmaktan yorgun düşerim

Çekilmez olur artık şehir
Bilirim şimdi kırlarda
Bir hayvan sakince suya eğilmiştir
Trenler geçip giderken küçük kuşlar
Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde

Gitsem gezinsem derim limanda
Rıhtım kahvelerinden birinde otursam
Bir şey içsem ve dönsem
Değiştirsem elbiselerimi,
Ya da uzanıp saatlerce uyusam
Belki bu dertten kurtulurum
Derim ama akşam olur
Gene kapına düşer yolum

Necati Cumalı
-Mayıs Notları-

SOĞUK KIŞ GECELERİ – Necati Cumalı

necati-cumali-soguk-kis-geceleri

Soğuk kış geceleri odama
Ansızın bir kadın hayali girer
İlerler yavaş adımlarla
Masamı düzeltir, omuzlarımı örter
Elleri güller beyazlığında.

Dışarda gece zifirî kara
El ayak ortadan çekilmiştir
Rüzgâr deli deli eser
Dalların gölgeleri sokak boyunca
Kaldırımlarda uzar, titreşir.

Sefih yüzler, kötü kişiler
Karanlıkta yaşayan kim varsa
Üşüşür peşinden camlara.
O bana şahin önünden
Kaçan yavrular gibi gelir.

Bak, der, ne haldeyim
Ne haldeyim bil
Ne arzum kaldı, ne hevesim
Kapılara duvarlara benzedim
Uyurum, uykularım uyku değil!

Güzelim, kadınım, gülüm nergisim
Bilemedim, bir hata ettim bağışla
Bağışla, ne ettimse kendime ettim.
Sen gideli gün günden tazelendi derdim
Sen gideli yüzüm gülmedi bir daha.

Dışarda gece zifirî kara
El ayak ortadan çekilmiştir
Rüzgâr deli deli eser
Dalların gölgeleri sokak boyunca
Kaldırımlarda uzar, titreşir

Necati Cumalı
-Güzel Aydınlık/Adına Yaktığım Türküler-