Ada Şiirleri – Melisa Gürpınar

MELİSA GÜRPINAR ADA ŞİİRLERİ 21 by Aleetet

21
Sevgilim
o en saf halin
vardır ya senin,
elinde bir demet yasemin
ve gizli düşlerle
beklerken beni
vapur iskelesinde,
daha petrole dönüşmemiş
yemyeşil bir eğreltiotunun
akıl almaz beklentileri
hani durmadan menevişlenir
gözlerinde…

Şimdi biz
unutalım istersen
bu imgeleri de.

Sevgilim
sen yirminci yüzyıl gibi
gel bana.
Acılarınla,
buruşuk pardösünle,
utancınla gel.
Bakışlarında
eski bir devrimcinin
önkoşulsuz umutlarıyla.
Yönelt silahını
taşlaşmış geleceğin
en karanlık noktasına.
Gel suların altından
bulutların ötesinden,
yanlışlardan yaratılmışcasına
hedefini şaşırarak gel biraz da.

Aşk uzaklarda
ıssız bir adada
uyuyordur belki
gecenin lacivert kollarında.

Ve aldatma,
doğmamış bir çocuğun
olanca gücüyle
devinse de ruhumuzda,
lâvlar altında kalsa
verilmiş sözlerimiz,
gök ve denizin
gizemiyle birleşelim
biz,
son rengine bürünerek
küllerimizin.

Sabahı hiç görmemiş
ve ayağımız
karaya basmamışçasına daha,
bir pusula kadar kıpırtısız
durup direnelim
sevgilim,
eski deyimle
hayatın akışına.

Melisa Gürpınar
-ADA ŞİİRLERİ-

 

(C) Aleetet

Kaybolmak Arzusu – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA KAYBOLMAK ARZUSU
Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
Sesten gölgeden arzulardan uzak.
Alnımda bir söz dalgası gibi şafak
Kaybolmak isterim şehirler arkasında.

Kaybolmak isterim, kaybolan yıllarım gibi;
İçimde tabiattan üstün beyaz güller.
Düşüncem Tanrı’nın hayallerinden eski,
Silinir bütün bildiklerim önümden birer birer.

Kâinat anam benim, anamı kaybetmek isterim;
Anlamadan duyan bir çocuk gibi ağlaya ağlaya.
Gönlümü, düşüncemi bırakıyorum dünyaya;
Bir kaybolmuş ülkenin kokusudur çiçeklerim.

Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
Bir manâlar dünyasında dağılmak istiyor başım,
Kaybolmak isterim bir yalnızlık noktasında,
Ki bir yalnızlık noktası yanımda yürüyen arkadaşım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Dört Kanatlı Kuş-

Fazıl Hüsnü Dağlarca,(26 Ağustos 1914 – 15 Ekim 2008) Anısına saygıyla.

FAZIL HÜSNÜ

KAÇAK – Fazıl Hüsnü Dağlarca

Ben kaçtım yurdumdan bütün özgürlüğümle
Yurt sevgisizliğinin dışındayım.

Bütün evlerde uyurken
Bütün evler dışındayım.

Kocaman ağızları küçücük ellerinde
Çirkin yalanlarının dışındayım.

Kaçtım Kafdağı’na dek
Cücelerin cüceliklerinin dışındayım.

Öyle tiksinmişim ki
Su içse yöneticiler su dışındayım.

Kaçmışlığımı anlayamaz köle olan
Sömürü dışındayım.

Bir bayrak gibi gökyüzündeyim işte
Daha daha… Gökyüzünün dışındayım.

Kaçtım gittim ben artık
Yurt içindeyim ya devlet sınırları dışındayım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Dört Kanatlı Kuş-

BÜYÜMEK – Asım Öztürk

ASIM ÖZTÜRK BÜYÜMEK

Çocukların eliyle dokunsam
Dokunsam düş çağlayanına,
Toynakları kıvılcımdan bir atı sorsam,
Parlak bir ışığın içinde koşan
Sesi sorsam;
Çamların derin ırmağında uyuyan
Çakalların düşlerini sorsam;

Elimdeki yağmuru
Alıp giydirsem bir başağa,
Gelinciğin alını üflesem uzaklara,
Toz toz
Parça parça
Çoğaltsam yaşamı,
Bir kuşun uçmasını tutsam
Bulutların ıslaklığını;

Değip geçsem
Serinliğin sesine;
Doruktaki evlerin
Gizemli odalarına,
Gölgemi düşürsem,
Oynasam;
Korkunun kara geliniyle;
Yeniden yeniden büyüsem,

Sokaklar yeniden
Yaşamak yeniden,
Büyüsem.

Asım Öztürk
-Sözcükler D. Eylül-Ekim 2010-

Sallanan Eller – Oruç Aruoba

20841150_910731989078394_4850300718138516030_n

Zeynom:

Giderken dalgaların ardından baktım sana yıllardan sonra
Hiçbirşey eskimemiş
Herşey yepyeni
Olabilir mi?

Ne çok duygu yaşanıp geçmiş
Denizde sürüklenen iki somun ekmek
Yemyeşil bir sarmaşık, kökleri kopuk
Ne çok yol, ne az varış

Güneşin kuruttuğu, rüzgârın savurduğu
Karın soğuttuğu, onca iççekiş
Günlerin yavaş akışla oluşturduğu
Ne az yer, ne çok geçiş

Geçmedik belki, gitmedim belki ben
Sen orada uzaktan el sallarken
Rüzgâr sustu, dalgalar durdu
Ne çok gidiş, ne az ayrılış

Gelirken herşeyinle koşup gelsen bana yıllardan sonra
Hiçbirşey değişmemiş
Herşey eskisi gibi
Olabilir mi?

Oruç Aruoba
-tümceler-

GÜZELLEME – Adnan Azar

ADNAN AZAR GÜZELLEME

Adını ünlerim kötü günde gecede
kapılar açarım
yağmurlar geçer
bulutlar geçer şahdamarımdan.

Kilitteki anahtar
o atak demir senin
sessizliğindir
yıkık nemli duvarlar senin
sessizliğindir
senin sessizliğindir yapraklanan dal
bir gider bir gelirsin
eksilen bir kum saatinden
artakalan zamanla.

Ey yârim uçuk gülüşlü yârim
değişen tek sen misin zamanla.

Adnan Azar
-Avare Çalı ve uzaKTan-