BİR MASALDA TÜRKÜ – Afşar Timuçin

 

Gözlerini kapasan hafifçe
Süzülür bakışların aralıktan
Bir savaşı sürdürür kendince
Bir savaş ki yalnızca güzellikten
Bir savaş ki aşar gider usulca

Kaç akşama dayandı yüzyıllarca
Sevindi gün boyu gündüzden
Ne büyük savaşçılar geldi geçti
Her akşam bir umuttan sessizce
Her akşam bir direnç yaratabilen

Her şey nasıl sevebilir birbirini
Öyle kesin ve öyle karşılıksız
Önce sardunyalar solar arkasından fesleğen
Sonra umudu örter karlar
Sonra bir yaz başlar ki gözlerinden

Bir bilsen her şey her şeyi
Sevebilir hiçbir şey düşünmeden
En güzel yıldızlar gelir denizlerden
En güzel denizler yıldıza durur
Sen bir sabah vazgeçilmez bir gülüşle gülerken

Afşar Timuçin
-Böye Söylenmeli Bizim Türkümüz-

KAR YANGINI – Ahmet Telli

Anılar yangın yeri anılar üşüyor
Ayrılık burcundasın ağrıyor anılar
Bitiyor bu kitap okunup bitiyor
Kalmıyor tek sayfa tek satır bile

Uçurumlar gibi susuyorsun yine
Üzgünsün belli ki bekliyor gibi
Sarıyor bir hüzün, gözlerin dalıyor
Gelmiyor bir mektup tek bir ses bile

Gülüşün güz solgunu gülüşün kırgın
Savrulup gidiyorsun düşlerin yeliyle
Bitiyor bu masal düşlerin bitiyor
Kalmıyor tek anı tek bakış bile

Gideceksin gibi bu şehirden yine
Düşlerin yanacak yollar boyunca
Kalıyor yine de birşeyler kalıyor
Kar yangını gibi kalıyor bir şey

Ahmet Telli
-Saklı Kalan-

-Saklı Kalan-

OTUZÜÇ KURŞUN – Ahmed Arif

3.

Vurulmuşum 
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

Ahmed Arif