Tavra’dan – Zerrin Taşpınar

 

ZERRİN TAŞPINAR KYBELE TAVRADAN

Hey Kybele… güneşin kızı, toprağın ve suyun
ve bütün canlıların
yıkıcı insan soyunun anası
dön artık yeryüzüne
dön ve oğullarına bak…

Kanayarak üç gün üç gece
mühürlü ağzını derin kuyulara uzatarak
yasaksız elma bahçelerinin serinliğinde
gevşek çamurlarında sazlıkların
kartalların yuvalandığı doruklarda
gebe kaldığın insana bak…

Sen ki güzeldin bir zamanlar, çocuktun
sevmekti tapınmak, anlamaktı, inanmaktı
bataklıkları kurutandın, bozkırı yeşerten
ırmağın yatağını değiştirendin
ormanı saraylara getiren
kentleri kurandın sen…

Kav diriltendi, ateş besleyen
yangınlar yoktu o zamanlar
kıvılcımlar tutuşturmazdı ipeği
kötü tanrıların büyüsü ulaşmamıştı yeryüzüne

Sen Kybele… yaratan ve esirgeyendin insan soyunu
dön yeryüzüne bir kez daha
dölyatağının incisi insana bak…

Zerrin Taşpınar /Tavra

Ardıç Kuşu ve Sevda – Zerrin Taşpınar

zerrin-taspinar-ardic-kusu-ve-sevda

Yüzünü biriktiriyorum şimdi
çünkü ben, bir ardıç kuşu gibi
kendi ölümüyle beslenen
güncesi ayrılıklarla dolu
ve teni her yaz
ayrı güneşlerde yanan bir çocuğum.

Ne kadar alışkınım bilsen
yazılmayacak mektuplar için adresler alıp-vermeye
yılların yorgunluğuyla sararan
silik, umarsız, gizini saklı tutan
ve bir daha yaşanmayan resimlere.

Yüzünü biriktiriyorum. Çünkü yüzün
bir sevda tohumu şimdi.

Geçerken ürpertilerle karanlıklar içinden
tutsak ve ağzımıza sığmayan dillerimizle
geçerken gecenin pususunda bir ırmaktan
bütün özlemleri tadan, bütün romanlarda
yeniden dünyaya gelen o çocuk
ağlıyor arkamdan
beni bırakma… Bırakma beni…

Kaç kişinin gücü yetmiştir
yasaklanmış bir aşkı savunmaya…

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
Soyları kocalarının adında eriyen
göçmen kadınlar gibi, hüzünlü ve sesim titreyerek
ne kadar alışkınım bilsen
bütün kanamalara… gülümseyerek.

Bir ardıç kuşuyum ben
toprağa düşeceğim bir gün
içimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi
ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye
hiç ardıma bakmadan öleceğim.

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.

Zerrin Taşpınar
-Bir Ardıç Kuşuyum Ben-

DİLEK – Zerrin Taşpınar

zerrin-taspinar-dilek-szivarvany-es-felhok

Bugün bir mektup almalıyım muştusu verilmeyen
fırlamalı gizlendikleri yerden
çapkın yürekleriyle darbukacı kızlar
-taşralı bir düğünün küçük tüccarları-
yamalı yüzleriyle düşleri çağrıştıran.

Bugün bir mektup almalıyım
bana ‘Yaşamı Seviyorum’ demeli
gökkuşağının altına dizilmeli kadınlar
parmakları çiğdem, kekik ve
kavrulmuş soğan kokmalı
yüzlerinin yarısında yaz
çiçek açmalı yarısında sonbahar.

Başları önce eğik sonra usul usul dikleşerek
elleri önce hafif sonra birleşerek sımsıkı
birbirlerinden güçlenerek
bir oyunda çoğalmalı.

Bir mektup almalıyım bugün
dünden güzel olmalı.

Zerrin Taşpınar
-Bir Ardıç Kuşuyum Ben-

Tavra – Zerrin Taşpınar

ZERRİN TAŞPINAR TAVRADAN
….
Ben şimdi bir ağıta başlasam
şiirsiz, umarsız, soluk soluğa
ben şimdi bir ağıta versem sesimi
yükselir mi buluta, güneşe ulaşır mı
iki temmuz doksanüç döner mi geri…?

Başımı alıp gittim uzaklara
uzaklarda aradım bir yudum su
bir duru sevgi, bir yalansız söz
bir tanıklık o korkunç tanıklığıma.

Sordum içimdeki dağları titreterek
ya siz ırmaklar, kanallar ya siz
bir mızıka ezgisi duysaydınız
bilge bir gülümseme, düşünceli bir bekleyiş
bilseydiniz bir çiçek bahçesi Madımak
kuşatılmış, yalıtılmış bir çiçek bahçesinde
sevdaya hazır elleriyle papatyalar
bağışlamaya hazır yüreğiyle bir Hüsnüyusuf.

Gülüşü dünyaya değer
o güzel insanları tanısaydınız
yıkmaz mıydınız bentlerinizi
aşıp sınırları gelmez miydiniz
çoğalıp köpük köpük
kabarıp öfkeden gürleşerek
taşıyarak dünyanın bütün gözyaşlarını
o yangını söndürmez miydiniz…?

Ya sen süzülüp giden bulut, yüzyıllık ağaç
uzatıp sevecen ve ıslak kollarını
uzatıp köklerini bu kıraç topraklara
kucaklamaz mıydın, çıkarıp almaz mıydın
o yangının içinden o eşsiz güzellliği…?

Zerrin Taşpınar /TAVRA

AĞLAMAK SANA YASAK – Zerrin Taşpınar

ZERRİN TAŞPINAR APLAMAK SANA YASAK

Eski ama güncel bir şarkıyı dinliyorsun
çok uzaktan geçiyor taylar
durgun yüzünün ardında doludizgin
şiirler aşklar ve yalnızlığın
geçiyor yüreğinden vurgun.
Nereye dokunsan sızlıyor tenin
nereye yanaşsan limansız
demiri alınmış ve tayfasız bir gemisin şimdi.

Eski ama güncel bir şarkıyı dinliyorsun
pembe bir hüznü emiyor toprak
bir cenin kıvranıyor ansızın
ölüyor gövdende binlerce dokun.

Gökyüzüne bakıyorsun – acın atağa kalkıyor hemen
ağlamak sana yasak – suskunsun
karaya atılmış bir balık gibi şaşkın korkulu
haykırışsız ve elsiz bir balık gibi suskun

büyüyor şarkı.

Gün bitiyor ve sen usulca kalkıyorsun yerinden
sevincin çalınmış
sevdanın hırçınlığında dağılmış saçların
istemek sana yasak
almak kuşkulu

tutunup kendi yarattığın umutlara
ne kadar yorulsan yürüyorsun
ne kadar yürüsen yetmiyor

gün bitiyor ve sen yaşamak zorundasın
göğsün eski ama güncel bir şarkıyla yaralı şimdi.

Zerrin Taşpınar
-anılarda şimdi-

YALNIZ DEĞİLİM – Zerrin Taşpınar

ZERRİN TAŞPINAR YALNIZ DEĞİLİM

Odalara sığmadığım zaman
dolanır göğün üstünde atmaca
çırpınır ağlarda balık
dalgalanır gider güverte.

Ot bürümüş bahçelerde uyanır bir yoz çiçek
tutar ellerimi sıcak
tam sendelerken yorgunken
eski uzak bir şarkıyla gelir sesi
duyarım yalnız değilim

Yalnız değilim
bir yürek ağrısıyla gelir sesi
tam boğulurken yorgunken
yanar tenimde yaşamak
toprak kımıldar-zorlar kabuğunu böcek.

Soğur demirin ateşi
kana belenir bir adam
gardiyan kitler kendini
odalara sığmadığım zaman.

Zerrin Taşpınar
-Anılarda Şimdi-

BULANIK SULARDA YÜZMEK – Zerrin Taşpınar

ZERRİN TAŞPINAR BULANIK SUDA YÜZMEK    Turgut Atalay (1918 – 2004) – Pazarcı Kızlar

I
Küçük kızlar, kapı arkalarında
gözyaşının getirdiği öfkeyi öğrenirler
ve unuturlar, dayandıkça acıya
yaranın
deşilince akıttığı apseyi,
Bu yüzden yürekleri bunlu…

Değdikçe bir yanlarına sevda
eksik de olsa-değdikçe
kocaman gözleri ilkyaz
kıvrılmış dudakları yaşlı
ve korkaktırlar.

Sonra büyürler usulca
usulca tutuşur gece.

II
Yetişkin kızlarındadır biraz anneler
ve biraz aktarırlar yanlışlarını
o yitik baharları mutlaka
gizli pınarları koşulsuz.

Çözüldükçe saçlardan belikler
artan yürek ağrıları bundandır
nasıl öğretilmişse kadınlık
ya yüzmek
o bulanık sularda
nasıl…?

Azalan uykulardır sevmek
sonra akşam olur usulca.

Zerrin Taşpınar
1986
-Bir Ardıç Kuşuyum Ben-  Görsel: Turgut Atalay (1918 – 2004) – Pazarcı Kızlar