İşgal Altında – A.Hicri İzgören

a-hicri-izgoren

Ben bir yazın yalancısıyım bu girizgâhta

Ömrümün biriktirdiği onca kavram ve sözcük
Şimdi tehdit altında

Sus makamı züldür bana
Öyle bir ejder ki gözleri
Bin masala yetecek kadar zehirli
Değdiği yeri yakan o duygu
Edası sedası ve sevdasıyla
Şimdi küller altında

Öde öde bitmiyor
Bozdurup bozdurup harcadım ömrü

Yanlış adresler çıkmaz sokaklar
Bütün replikler şiirler ve şarkılar
Bir ezginin bütün hatıraları
Geçen baharlar gelecek kışlar
Üşüyen dallarım hışırdayan yanlarım
Giden canlarım kalan sağlarım
Bir yürekte buluştuğum anlarım
Şimdi toprak altında

Tarumardır talandır
Çürük bir diş gibi ağrısı kaldı bende

Hiçbir ezberin kalmadı kerameti
Müflis bir tacir gibi zamanın cebi
Tüm iç çekişler bir ömrün bütün avuntuları
Bir çocuğun kayıp günlüğü ortak geçmişler
Şimdi enkaz altında

Ömrümün alerji yapan polenleri
İsmin “i” hali aşk ve ateş ve şarap

Annemin bereket dilekleri bütün rahmetler
Uzak ve yakın öncesi ve sonrası
Bütün rekatlar ve salavatlar
Legal ve illegaller
Tenha ve temrin
Bütün ihtimaller tek çareler
Nazlar niyazlar hazlar
Sana atfedilen bütün anlamlar
Şimdi ateş hattında

Acının dediği dedik yerde işte
Hayatın tüm mağdurları ve müzmin yoksullukları

Bir ömrün tüm rüzgâr ve yağmurları
Demir parmaklıklar telörgüler tezgahlar
Yüreğimizin kapakçıkları beynimizin ince zarları
Önyargılar yargısız infazlar inkar ve imhalar
Korkunun ecele faydasızlıkları
Kokuşmuş aygıtların öncül ve ardılları
Asit kuyuları toplu mezar haritaları
Cümle mağdur ve fail
Kayıp ve kayıt
Şimdi sümen altında
Bir ağrı ki dünyalıdır kimseler alınmasın
Sesin de insan üzredir derinliği

Acısıyla emzirdi beni
Yoksa düşecektim O tuttu kollarımdan
Seviyorum defosuz
İnsafsız duraksız fasılasız
Nicedir beynim ve yüreğim
Birbirini körelten iki bıçak gibi kavgalı
Gelip barıştırmadın onları
“Sevi” çok “yorum” gerektirmez
Orda da yalan söyledi aynalar da maskeli
Ar zamanıdır şimdi
Can feda zamanıdır
Biraz aşk çokça keder
Gitme vakitleri veda temleri
Ben de terk ediyorum kendimi
Bütün sıfatlardan istifa ediyorum artık
Arsız bir dizenin kütüğüne kaydedin
Kimvurduya sayın beni

Ve şimdi söz savunmanın
Hayat işgal altında

A. Hicri İzgören
-zaman ayarlı-

Bekledik Gelmediniz – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN BEKLEDİK GELMEDİNİZ

Bir kelime bir satır bir bakış bekledik sizden
Hayat ferahlayacak yeryüzü genişleyecekti belki
Sizin için antenlerimiz açık oldu hep belki ararsınız diye
Aramadınız sormadınız

Sizinle güzel olacaktı geceler ve gündüzler dedik
Gelmediniz
Ama biz hep bekledik sizi
Birlikte efkârlanır birlikte sevinirdik diye düşündük
Sizin için telefonlar açık tutuldu
Ararsınız diye düşündük
Saatin akrep ve yelkovanı her buluştuğunda umutlandık
Uykusuz gecelere uzadı yorgun gözlerimiz
Uzak kaldınız gelmediniz

Bir gün belki karşılaşırız diye geçtiğiniz yollardan geçtik
Siz durmadan kaldırım değiştirdiniz
Görmemezlikten geldiniz

Sizin için yüreğimizin bir köşesini boş tuttuk hep
Demli çalar içecek anılar tazeleyecektik belki
Bekledik gelmediniz

Yağmursuz ve rüzgârsız kaldık,
Mevsimler unuttu mevsimliğini,
Ağıtlarda bekletildik hep
Zulüm, zindan çizgileri çizildi suretimize
Yalana ve talana yazıldı adımız
Fermanlar çıkarıldı genç ömrümüze
Sılada gurbet olduk.
Yerle bir edildi çocukluğumuzun oyun yerleri.

Yollara düştük tabanları sızladı yerin
Muhacir bir sancı olduk
Gurbet yurt oldu bize
Sokaklarınız mühürlü kapılarınız kilitliydi
Uzaktı elleriniz

Dağlarda kart-kurt olduk resmi tarihinizde
Dağlara vurduk kendimizi
Koyaklara çığlara vurduk
Depremler düşürdük genç ömrümüze
Vurduk vurulduk. Kurda kuşa yem olduk
Hawar olduk duymadınız
Destan olduk masal olduk dinlemediniz görmediniz

Günleri aylara ayları yıllara ekledik
Acılarımız gibi çoğaldı hırçınlığımız
Hançer olduk kurşun olduk kan olduk
Maktul olduk fail olduk meçhul olduk
Tutanaklara geçtik dosyalar dolusu zindanlar olduk
Yalan ve talan olduk
Öfke olduk cinnet olduk yanlış olduk doğru olduk
Vurduk vurulduk
Kurban olduk cellat olduk
Suç olduk ceza olduk
Düş olduk gerçek olduk

Kana ve cana yazıldı fernanlarımız
Acı olduk acı yazdık
Ayan beyan olduk arz olduk talep olduk
Duyarsınız görürsünüz söylersiniz sandık
Ne bir ses duyduk ne de bir nefes
Duymadınız görmediniz söylemediniz

Tarihin saçları ağardı kaç mevsim geldi geçti
Kaç figan kaç fırtına kaç cehennem

Alıntılar yaptık tarihin tozlu sayfalarından
Sebep-sonuç ilişkileri sunduk hayatın canevine
Okumadınız
Notalara döküldü çığlıklarımız
Dinlemediniz
Gazetelere manşet olduk
Görmediniz

Dillerimiz farklı olsa da kan rengimiz aynıydı
Ölülerimiz aynı toprakta buluştu
Biz bir buluşma noktası yakalayamadık

Beklemek güzel değil artık
Gelmek anlamını yitirmeden
Gelecekseniz gelin artık

A.Hicri İzgören
-zaman ayarlı-

 

Kendine Veda – A.Hicri İzgören

A HİCRİ İZGÖREN KENDİNE VEDA

Son da değil başlangıç da
Ne kadar az ne kadar çok’uz
Her yerde ayak izimiz
Ne kadar çok özel’iz

Gün geceden kısa bu aralar yoğun bakımda
Bir acı aldı bir ağrıya terfi etti kendini
Sözden alacaklı kalmasın diye anı
Bir karalama defteri gibi
Ömrüme iliştirdiğim o serseri
Şiirle aldattı seni

Ne akciğer ne kalp yetmezliği
Acı da yok hayret
Aklın durduğu yerde bir sayıklama
Sanki mor salkımın günbitimi

Bir duble sevinç bir çimdik kahkaha belki
Kimlik kartı gibi kaybedilmiş hükümsüz
Bir intihar mektubu gibi kendine veda

Belki de boyumdan büyük bir şeydi üç harfli niyet
kırk derecede atıyor şimdi bütün nabızlar
Yolcusunu bekliyor feriştah
Hicr’inden bir yol görünüyor
Bir harf daha düşüyor adımdan

Zar tutuyorsun tanrım

A.Hicri İzgören
-zaman ayarlı-

Zaman Ayarlı – A.Hicri İzgören

A HİCRİİZGÖREN  ZAMAN AYARLI

Haylaz bir mısra kırınca tüm kitabeleri
Bil ki bahar sırılsıklama kurmuş kendini
Takvim yaprakları acımasız olmuştur
Şarkılar söylenmiş şiirler okunmuştur
Zeval vakti inceden sızıyorken kan
Her cemre bir karmaşa bir korsan yolculuğa
Başka bir mevsime bir başka vuruluşa

Ordaydın
Orda canevimde
Yaraya biraz daha tuz basarken zaman

Hep aynı yalanın yalancısı
Eksik ve hep yanıltan bir kirli tarihti yaz
Bütün anılarda doludizgin
Hayatı yanlış okumuş bir ömrün seyir defteri sanki
Gez ve arpacığa eklenince gözlerin

Ordaydın
Orda canevimde
Virane bir bahtın omuzunda ağlarken zaman

Son sıcağı da çekilince bedenden yazın
Yeni dekorlarla hazana sarardı bir öykünün sahnesi
Kanadı kırık bir ünlem gibi gidenlerin ardından
Derinden çekilen bir of olurdu
Beynimin kılcallarını zorlardı keman

Ordaydın
orda canevimde
Değdiği yeri kanatıp dağlarken zaman

Kış uzun bir yoldu
Ağıtlarla sarmaş dolaş
Rüzgârın en delisi hırpalanmış dal
Bir çığ gibi inerdi üstümüze
Avcılardan avlardan arta kalan
Bir oyundu sanki provasız oynanan

Ordaydın
Orda canevimde
Bir ömrün üstüne karlar yağdığı zaman

Kim bilir kaç yılın kavli kaç acının vebali
Tarihin efsaneye çelmesi sanki
Daha başlamadan eskirdi zaman
Kopyalanmış tüm mevsim efektlerinden
Bırakmadı peşimi o iki imge
Biri aşk kaçmış gözlerindi bir ceylandan armağan
Biri de kurbanını arayan bir tetikçinin ayak sesleri

Ordaydın
Orda canevimde
Hayatın bağrına hançer saplarken zaman

A.Hicri İzgören
-zaman ayarlı-