PENCERE – Oktay Rifat

PENCERE OKTAY RİFAT

Özlem dolu birdenbire başka biri,
Karşıyı bir çırpıda tutmuştu ki sal
Bir düş kentine çıktım, ürperti, masal,
Açtım camı leylaklara perdeleri.

Otlak, çardak, unutulmuş yazlarımız,
Şimdi taflanların ardından, bir geyik
Gözü ürkek, bakıyor baştan başa gök,
Susuyor kuşkulu baştan başa yıldız,

Çekilip gitmiş, bir bir, günlerle bize.
Geçmiş gecenin o ışık meltemi bu,
Yarı gerçek bir dünyadan, yarı uyku,

Koşuyor eski bulutlar üstümüze.
Bahçe küçük, parmaklığın orda ceviz,
Eski bir evdeyiz artık, biz bizeyiz.

Oktay Rifat
-Yeni Şiirler(1973)-

NARA BENZERDİN – Oktay Rifat

Winter pomegranates

Nara benzerdin bir zamanlar, çoktun! N’oldu
Sana! Kırk atlı çıkardın dağa, yüz atlı
İnerdin dağdan. Kurşun bitmez tabancanda,
Atın şahlanır, kırbacın ıslık çalardı.
Miçoydun isteyince, kaptandın, korsandın;
Martıydı, buluttu, engindi yamacında.
Şarap fıçılarına yaslanır limanda,
Doğudan batıya usulca kayıp giden
Mavna dizilerine bakardın Zaman’ın.
Avcıydın, eski taşlara sinmiş günleri,
Tavşan yakalar gibi, çeker çıkarırdın
Kulağından. Bizans surları doruğundan
Bir Osmanlı vakti düşerdi ellerine.
Aşınmış tahtalara sürerdin yüzünü.
Hani paslı kancalarla çiviler! N’oldu
Damında kediler sevişen ev, rüzgârın
Tuzlu tüylerini döktüğü arka sokak!
Yitirdi çoktan düşlerindeki çocuklar,
Kumsala çekilmiş ölü kayıklar gibi,
Gecesiz gözlerinde yeşil ya da mavi
Bir güneşe benzer o öfkeyi! Kırıldı
İnce belli bardaklar. Küpeçiçekleri
Kavruldu gitti tozlu camların ardında.
Kenar semtleri İstanbul’un! Sisli, ılık
İlkyaz günleri! Cumbalar, şahnişler! Kızın
Yüzü, atın boynu, arabanın dingili
Bir kahve peykesinde verirdi kendini.
Duvar sürüp gider sessizliğin boyunca.
Ordan bir perdenin gülü, burdan bir zakkum
Dalı, sevinçler, aşklar toplardın torbana.
Üstüne serçe sürüsü inmiş, o mutlu
Ağaca benzerdin, deniz kokan yollarda
Şiirler düştü mü aklına! N’oldu sana!
Boşaldın, susuz değirmene döndün şimdi!

Oktay Rifat
-Yeni Şiirler-

TAŞLAR – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT TAŞLAR
 
Tutmuşum avuçlarımda sıkıca,
Üşüyen taşlarımı bütün gece,
Sabah uyandım baktım ki duruyor.
Güvercin saçakta, kedi eşikte,
Bulut damların üstünde duruyor.
Bir aynaya dökülmüş yalnızlığım,
Sabah uyandım baktım ki duruyor,
Güneşiyle ağacıyla duruyor.
 
Oktay Rifat
– Yeni Şiirler-

Deniz Üstüne – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET DENİZ ÜSTÜNE by Kevin Meredith

*
İster ayışığında, ister güpegündüz,
ister çarşaf gibi olsun, ister köpük köpük,
kıyıda durup seyretmek onu
kahreder beni.
Duyarım içimde mahzunluğunu
boş bir şeytan minaresinin.
Ben onun gözünün orta yerinde olmalıyım,
balıkçılarla, diyelim, ağın başında.
Yahut elimde yeke,
altında yelkenin
sevgiliyle beraber.
Yahut, fırtınada yanında kaptanın,
yahut, kulaç atmalıyım akıntıya karşı.
Ben onun gözünün orta yerinde olmalıyım.

Nazım Hikmet
-Yeni Şiirler-

 

(c) Kevin Meredith