Kapının Önünde – Yannis Ritsos

 

YANNİS RİTSOS KAPININ ÖNÜNDE

Kapıyı çalmak üzereydi. Vazgeçti. Orada
durdu.
Acaba gitse miydi? Ama nasıl? Ya birden
kapı açılırsa?
Üst katın penceresinden gören olursa?
Bir bardak su dökmeye, cıgara izmaritlerini,
solmuş çiçeklerini ya da iki gün önceki mektubunu
yırtıp atarlarsa? Hava karardı.
Ne giren çıkan vardı, ne de açılan bir pencere.
Ev terkedilmişti. Merdiveni aydınlatan bir ışık
bile yoktu.
Artık seçebiliyordu yerdeki iki paslı çatalı,
yığılan maden suyu şişelerini, boş kartuşları
ve bunların yanında duran kendi yüzünün tıpkısı
bir sarı maskeyi.

Yannis Ritsos

Çeviri : Cevat Çapan

 

Yeniden Doğuş – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS YENİDEN DOĞUŞ

Yüzyıllardır kimse bakmamış bu bahçeye. Ama işte
Bu yıl – Mayısta mı, Haziranda mı? – kendiliğinden
açmaya başlamış çiçekler
parmaklıklara kadar coşmuş – binlerce gül
karanfil, binlerce sardunya, kokulu burçak-
mor, turuncu, yeşil, kırmızı, sarı
renk renk, dal dal, öyle çok, öyle güzel ki
süzgeçli kovasıyla
yeniden geliyor kadın – güzelleşmiş, dingin
anlatılmaz bir güvenlik içinde. Ve bahçe örtüyor
kadını
omuzlarına kadar, sarıp içine alıyor büsbütün
havaya kaldırıyor kollarında. Sonra biz geliyoruz
tam öğle üzeri
bahçeyle kovalı kadın göğe yükseliyor
ve başımızı kaldırdığımızda, birkaç damla su damlıyor
kovanın süzgecinden usulca yanaklarımıza, çenelerimize
ve dudaklarımıza.

Yannis Ritsos
Çeviri: Cevat Çapan

 

Eski Mahallede Öğleden Sonra – Yannis Ritsos 

YANNİS RİTSOS ESKİ MAHALLEDE ÖĞLEDENSONRA

Kahve masalarını kaldırıma çıkarıyorlar
Yaşlılar gelip oturuyorlar orda öğleden sonra
Gazetelerine vuran güneş silip götürüyor
haberleri.
Ve artık okuyamıyorlar. Belki de kızıyorlar buna,
belki de unutuyorlar, çünkü her zaman
ele geçirir ölüm gazetelerin arka sayfalarını
kör kuyulu avluları ele geçirdiği gibi.
Ve işte sessiz bir saati ikindi vaktinin eski mahallede
sanki bütün gebe kadınlar kalkıp başka bir yere
gitmişler.

Yannis Ritsos
Çeviren : Cevat Çapan

Akşam Yürüyüşü – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS AKŞAM YÜRÜYÜŞÜ

Yoksul, çok yoksul topraklar; kavruk otlar, taşlar –
seviyorduk o taşları, onları işliyorduk. Zaman geçiyor.
Göz kamaştırıcı gün batışları. Camlarda kızıl bir
parıltı.
Camların gerisinde saksılar, evlenmemiş kızlar.
Bir sis yayılıyor zeytinliklerden. Akşam olurken
peçeli kadınların yürüyüşü başlıyor servilerin
ardından,
yürüyüşlerinin tutukluğunda geçmişten kalma bir
gurur ve hüzün var;
birden anlıyorsun adımlarından dizlerinin mermer
olduğunu, kırıldığını ve çimentoyla tutturulduğunu.

Yannis Ritsos
-bir mayıs günü bırakıp gittin-

Çeviri: Cevat Çapan

 

Sevecendin, İyi Huyluydun – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS

Sevecendin, iyi huyluydun, sana bağışlanmıştı bütün
erdemler,
rüzgârın bütün okşayışları, bahçedeki bütün şebboylar.

Ayağına tezdin, gazal gibi sekip giderdin,
kapımızdan girdiğinde, eşiğimiz altın gibi ışık saçardı.

Gençliğinle gençleşirdim, üstelik gülümserdim.
Yaşlılık hiç ürkütmezdi beni, ölüme aldırmazdım.

Ama şimdi nasıl ayakta dururum? Nereye sığınırım?
Kar altında kurumuş bir ağaç gibi tek başıma kaldım.

Yannis Ritsos
-Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin-

Çeviri: Cevat Çapan

Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS BİR MAYIS SABAHI BIRAKIP GİTTİN

Bir mayıs günü bırakıp gittin beni, seni o mayısta
yitiriyorum,
o sevdiğin bahar mevsimi, yavrucuğum, çatıya çıkıp

güneşler içindeki damdan insan dolu dünyaya
baktığında,
gözlerin sağamıyordu bir türlü susadığın o aydınlığı.

O sıcak ve yumuşak erkek sesinle kıyı boyunca serili
o çakıllar kadar sayısız neler anlatmıştın bana.

Bütün bu güzellikler bizim olacak demiştin,
oysa ışığın yok artık, parıltımız karardı, ateşimiz
söndü.

Yannis Ritsos

Çeviri : Cevat Çapan

Son Dilek – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS SON DİLEK
Şiire, aşka ve ölüme inanıyorum diyor,
işte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum.
Bir dize yazıyorum, dünyayı yazıyorum; ben varım; dünya var.
Bir ırmak akıyor serçe parmağımın ucundan.
Yedi kere bu ırmak gökyüzünün mavisi. Yeniden
ilk gerçek oluyor bu arılık, bu benim son dileğim

Yannis Ritsos

Çeviri: Cevat Çapan

Bir Saban, Tek Başına – Yannis Ritsos

YANNİS RİTSOS BİR SABAN , TEK BAŞINA
Her şey düzenli, sağlama bağlanmış, mantığa uygun,
nerdeyse insancaydı. Üstlerine düşeni yapıyordu
kentin tapınakları;
Athena da adaleti koruyordu; görünmese bile, hep o
yönetiyordu
Yargıtayın oturumlarını; ve yargıçlar kurulu
ikiye bölündüğü zaman, hep sanıklardan yana çıkıyordu
adaletin tartısı.
İyi günlermiş onlar–
Şimdi inanmak bile güç; — gerçekten var mıydı böyle
günler ? —
yoksa
sadece bir düş müydü bu? Belki de bunları sık sık
hatırlamak yağmurlu güz akşamlarında
değiştiriyordur anıları.

Tarlaların sürülmesini kutladığımız
zaman, Akropolun eteklerinde, topraktaki ilk saban izine
eğilen rahip şöyle dua ederdi: “Sakın geri çevirme ateş ve su isteyeni.
Sakın yanıltayım deme, senden yolunu soranı. Sakın
mezarsız koma, can verip
ölmüş kişiyi. Ve kesmeye kalkma sabana
koştuğun boğayı. ”
Doğrusu, güzel sözler;- ama sadece söz, o gün de,
bugün de,
komşusunun tarlasını yakmak içindi ateş, o tarlayı
sele vermek içindi su,
boğa ise, boynunda kırmızı kurdeleler, hırsızın
kazanında kaynıyor.
Sadece o saban tek başına, ( belki de itilerek görünmeyen
bir elle)
hâlâ sürüyor ebegümeci ve yabanî zambakların sardığı
o çorak tarlaları.

Yannis Ritsos
18.10.1968

Çeviri: Cevat Çapan