Eski – Arife Kalender

ARİFE KALENDER ESKİ BEDİRHAN GÖKÇE UMARSIZ

Gardaki trenlere yağmur yağarken
Haydarpaşa’ya uğrardı vapur
koşmaların eskittiği peronda
gurbeti ezbere okurdu mermer

mendirekte korkuyla bekleyen martı
çığlığında sesini taşır hayatların
kule saatlerinin yelkovanı akrebi
çevirir zamanın pervanesini

diyeceksin ki… deme Muharrem
insan da eskirmiş bildikleri de
bugün sis var her taraf duman
inan yalnızca ben değilim kaybolan
allahı bile eskittiler

anımsa! bul resmini kafanda
kırların rüzgârı bizimdi çayır çimen
ne güzel sokak çocuklarıydık
ilkin sesimizi topladılar yollardan
durmadan içeriye, durmadan teller

diyorum ki Muharrem,
ne desem yanıyor dudağımdan çıkınca
demiyorum. Boşver!

Arife Kalender
-Yağmur Sandım Kendimi-

Yağmur Sandım Kendimi – Arife Kalender

yagmur-sandim-kendimidaa306fa6640bdd1319d7f6348fac6dd

Böğürtlenin pembesi bana
şekerin kamışı, turp ve pancar
ne varsa kökü yere batan
su çekiyor içimin sarnıcından

ona yağdım, sana yağdım
kendimi yağmur sandım
damlıyorum bir yaprağın ucundan
nem aldım, dünyaya düştüm
camlara vurdum parmak ucuyla
şehrin gecesini uyardım

Yemek kokuyordu mutfak
hasta ölüyordu, adam sarhoş
saçaklara gizlenmiş güvercinler
koştuk rüzgârla yollarda
toprağınızdan geçtim, su içindeydim
dere bendim, çaya döndüm, çağladım
içim dil alıyordu içinizin bağından

birden sağnak, birden
hepimiz aynı sabahın ağzında ıslak
su çekiyordum eski yeni yaşamlardan

Arife Kalender
-Yağmur Sandım Kendimi
2018-