Bir Yılın En Soğuk Akşamında Aşk Övgüsü – Turgut Uyar

Nasıl yadsınabilir yüreklerde gezinmesi
tozlu bir gümüş tabağın, çiçeksiz bir sardunyanın
bir kadifenin avuçları kamaştıran anısı
ıpışık caddelerden, armağanlık çiçeklerden
kanı çekilir gibidir eski dünyanın
kalabalıkta, yarışsız bir hipodrom ıssızlığında
bir suyun durmadan durmadan aktığı sanısı
geceyi, egemen geceyi hazırlayan akşamı
bir altın yüzük gibi sıyırmak taşbebeklerden
köşebaşları acımasız bir yüzdürler sunarlar kendilerini
dünyada, bir güneş yılının en soğuk akşamı.
……………

İki kişinin birbirine baktığı akşam saatinde
uzakta bir ırmak bir tomruğu taşıyordur elbette
bir yer sızlıyor belleğimde seni bir yerden tanıyorum
işte ellerin birini öldürenin elleri
bir merdiven taşıyan birinin elleri
belki biçimli ama ağzın ilgilendirmiyor beni
sen su mu içerdin süte ekmek mi batırırdın
o büyük nehir sürerken kütükleri
seni tanıyorum elbet ama neye yarar
uzun zamandır buluşmamıştık
hem insan ne kadar taşıyabilir şuncacık yüreğinde
bunca gemiler bunca tirenler gazeteler
oradan oraya taşırken en kötü haberleri.
……………

Yemin ederim aşk değildir bu
dünyada, bir güneş yılının en soğuk akşamı
soğuğun bu kertesinde gözlerdeki bu buğu
yemin ederim aşk değildir, aşk değildir
daha başka bir şeydir ki, göz yumulur.

Turgut Uyar
-Toplandılar-

Kalmak İçin Bir Yazı – Turgut Uyar 

TURGUT UYAR KALMAK İÇİN BİR YAZI

epeski bir yorum: atlar ve kediler ve serçeler ve
kuytularda uyuklayan köpekler ve yıllarla
acının ve sevincin üçüz kardeşi olan kendisi her sokakta
bir selâm olarak alınmaktadır
ve deniz diplerinin yeşil basıncıdır ve bazı bulutların
doğudan kuzeye yoğunlaşmasıdır

epeski bir yorum: sıcak bir eylül değişmesidir bir
eşkıya yatağının en uzun günleri
aşkın öbür adı artık kentlerde kaybedilmiş bir savaşın
tarihi olarak anlatılmaktadır
ve eski ceketlerin utancı oymalı askılara parlak tüylü
şapkalarla birlikte asılmayınca

epeski bir yorum: kan, kusar güneşin öfkesini, hatırlar
onu otlarla bakımsız kıyılarla
çünkü şöyle böyle de olsa bir elin ince boyunlu bir
sürahiyi doldurduğu hatırlanmaktadır
ben ne diyorum: çaylar, dereler böyle sakin ve
kararlıyken ovada, koruyorsa yatağı
günün biçtiği kefen uyuyorsa uysal gecenin
kurumuş ve hüzün dolu bedenine
şuramda bir sancı, şuramda, atların kişnemesi gibi asî
gece karanlığında
kalayım kalayım diyorum olmuyor
ben gidiyorum

Turgut Uyar
-Toplandılar-

 Görsel: Igor Zenin