GÖRÜNÜM – Tahsin Saraç

TAHSİN SARAÇ GÖRÜNÜM

Kopmuş köhne çağından bir deve
Kamçılar özlemini epeski çöllerin;
Aç umutsuzluklardan semiren bir çakal,
Ve sonra bir küf-yeşil, bir gece-yeşil,
En kutsal kavramlar adına ülke üzre
Anırır sakal sakal.

Ay yeller esişti, duydum
Aymaz
Gerçeğe varamaz.

Betikler sırt dönüşmüş, kin kuşalı her yalvaç
Çökmüş tüm yüreklere bir manda-kara
En sevgisizlik, en bağışlamazlıkla
Kalkıp bir de varacakmış Tanrı’ya.

Ak güller söyleşti, duydum
Yobaz
Tanrı’ya varamaz.

Öte yöre ezgileriyle esrikken, birden
Sıyrılır çığ yığınlar
Karanfil uykulardan.
Karasoylu yazgısınca ve açar ışık ışık
Tomtok o giyimli baharlara uzanmış
Emekçi eller, orman.

Ak düşler iletti, duydum
Yalan
Sonsuza varamaz.

Uyduruk özgürlüğünde anamalcı düzenin
Ayrımcıklar yüzünden tekelci bir toslaşma
Aklığa yumruk sıkan, bilinçsiz.
En doğulu kurnazlıkta her şey satıcıları
Hep gizlice surlardan anahtar sarkıtırken
Geceye karşı yine
bu kenti biz bekleriz.

Ak kuşlar ötüştü, duydum
Bağnaz
Erdeme varamaz.

Tahsin Saraç
-20 Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

DAR SULAR – Tahsin Saraç

TAHSİN SARAÇ DAR SULARDA

Bir dar döneme girdik ki artık
Dostluklarla yaşanılıyor bir tek.

Yorgunluğum bir gölge gibi bu ara hep yanımda
acım sırtımda ıslak bir gömlek.
Her şeye buruk ve bulutluyum ama
Sol böğrüm türkülenir yine de gülkırmızı
Sabahtan akşama dek.

Ve anılar ki sonra hep kaçan balık
Ve suskunun o küs bacısı
Cam mavi soğuklarda yansır sımsıcak
Gözüme, hep uyku düşleyen gözüme
Bir çelik ışıltısında sarı.

Granitten örülmüş yalnızlık duyarım
Öylesine kalabalığım ki ben kendimle…
Ne ki, suçüstü yakalanacak bir hırsız gibi
Çekip gidiyor mutsuzluk
Sen geldiğinde.

Bir dar sulara girdik ki artık
Ölünüyor ancak sevgilerle.

Tahsin Saraç
1977
-Varlık Şiir Antolojisi-

Tanımlar – Tahsin Saraç

TAHSİN SARAÇ TANIMLAR

Yorgun kırmızı gülüşü ormanların son güneşe
Güz.

En hiçliğe eklenmektir, ölüm, sarı gecelerde
Gündüz.

Konmasıdır bir dudağa iki yalın yalnızlığın
Öptüğümüz.

Sönüp külünden göveren bir ölümsüzlük, sevi
Zora güçsüz.

Bir tanrısal çiçeklenme, mutluluk, sonsuzluğa
Düz.

Halk için bir kavgada açan kanıdır inancın
Yürek, tek gülümüz.

Tahsin Saraç
—20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-İlhami Soysal–

Ben Ozanım – Tahsin Saraç

Yıkık tapınaklara döner kimi kez içim
Eski, sağır bir sızıyla balkıyan, inceden;
Işıdı mı ala bir tan
Ben ozanım
Kaç seviden kurşun yesem
Göveririm kendi külümden, yeniden.

Sofrada ekmek ve su, göğüste o gül duygu
Yığınların mutluluğu kavgasında hep yerim.
Tanrılar karşısında, doğa doğrultusunda
Ben ozanım
Devrim ateşlerini sonsuz yakacak odun
Toprakta kemiklerim.

Al bahar, yeşil yaprak
Titrerim ak yellerle dorukta kavak kavak.
Ben ozanım
Açlığın kan çizgisinde, ve taş dilsizliğinde
Değişip olurum hemen
Suskunluğum o sarı öfkesiyle
Kınında bekleyen soğuk bir bıçak.

Kısa çöpün uzun çöple kavgası
Süre gelmiş çağlar boyu
Ama şimdi son evrede, dönemeçte, yargıda.
Ben ozanım
Sizin yalnız kolunuz, bacağınız
Oysa benim
Hep yüreğim sargıda.

Tahsin Saraç

Bir Ölümsüz Yalnızlığa Şimdi Otağ Kurduğumuz – Tahsin Saraç

Islanır bir orman yağmurunda şimdi uzak
O bir suskun mavide ışıyan ilk sevimiz.
Kalacak tüm karanlığıma karşın belki tek
Yalnız seni uyuduğum şu ılık gece.

İlk soluğunca evrenin bir serinlik
Serpilir yirmi çağlar ötesinden çölümüze
Kaç ölümler aştık da vardık ancak işte
Bir ölümsüz yalnızlığa şimdi otağ kurduğumuz.

Tahsin Saraç

İçerden Işıyabilmek.. – Tahsin Saraç

senin gözlerin mavi
nerden ve ne sürem baksan
yıkanır göğün çividi.

bir filinta genç asılmış gibi acılı bir gece
bir dağ ozan öldürülmüş gibi allak bullak.
kanara kaçkını bir susku
uyusam, kirlenecek uyku.

ve yakılmış kitap külü döküklüğünde bir duygu
çiçek ezmiş pis bir pabuç gibi umursamaz, kör.
ışığın kötücül bir uru
lamba, bir en deligöz namlu.

duvar delen bir bungunluk, ama içim yeşil başak
bin demire baskın işte benim evrensığmazlığım.
ak bir alın, silen korkuyu
bir sevgi, ışıyan tan boyu.

senin gözlerin kara
nerden ve ne sürem baksan
yıldız ağar karanlığa.

Tahsin Saraç