SAYIKLAMA – Ahmet Telli

sozcukler-dergisi-sayi-83-ocak-subat-2020f38140f3a41ed4adf88bb012f6b7ec50

Döneniyor kartallar ölüm haberlerinde
Ateşli kelimeler düştüğü yeri yakarken
Sayıklama ateşi düşmeyen çocuk
Dudak uçuklatan hakikat uçurumu

Şehrin itibarı irtifa kaybediyor
Şaşkın ihtiyarlarda ölük hâtıralar
Huzursuz kediler ve bekâr evleri
Belki ve mutlaka muallakta kalanın

Son nutkunu vermeye hazır değil
Bekle ve gör dediği cinsten olmalı
Bekledi ama, sadece o kadar
Bozgun üstüne bozgün dünle bugün

Sadece o değil hınzır vakitlerdi
Yarışı kaybedenin hırslı üzgünlüğü
At avrat zamanları sanıyor/du
Çocukluk hastalığı bu mudur dediği

Sayıklama ateşin yükselmesiyle
Uyku karabasan yeniden yinelenen
Soğuk soğuk yalnızlık terlemesi
Kartallar konacak yer arıyor

Dediğine bakılırsa tuz-buz her şey
Yerle yeksan olanın da kaydı yok
Sonrası söz ve keder sağanağı
Kalbine bir kez bile dinletemediği

Ahmet Telli
-Sözcükler D., Ocak-Şubat 2020-

AYAZMA – Ahmet Erhan

AHMET ERHAN AYAZMA

Suya hasret günlerime ekledim seni
Alnında bir ayazmayla gezinen kadın
Yalnızlığıma, sigarasızlığıma, işte ona
Sakladım, o hüznü, o acıyı, bir de kederi
Ve bütün kötülüklerimi sana
Çünkü sen geceyarısı doğan güneşimdin
Yerin dibinden buldum çıkardım yedi kat
Kirliydin, pasaklıydın, sarsaktın
Durup bir de kendime baktım-tencere kapak
Bir ıslık gibi girdin de hayatıma

Ölümüne sevdim, ölümüme sakladım seni.

Ahmet Erhan
-Sözcükler D,
Mayıs-Haziran 2008-

ÖMRÜ KISA KELEBEKLER – Kemal Özer

KEMAL ÖZER ÖMRÜ KISA KELEBEKLER

Herkes unutmuş olsa bile
sen tutuyorsun ya aklında
yıllar geçti diye aradan
susacak değilsin ey ozan

Gördüysen kısacık bir ömre
neler sığdırdığını onların
dökülmüş yapraklar değil
birer ışkındı diyeceksin her biri

Uçup gitmelerinden önce
ışıktan bir iz kaldıysa boşlukta
iz sürenlerin yolunu
ulaştırmak içindi bir gövdeye

Kiminin gülüşünden bir kıvrım
kiminin günlüğünden bir satır
kiminin de bir ürperti o gövde
sevdayı yeni tanımış yüreğinden

Gördüysen her şiirin bir ömrü
daha derin kazıdığını bir belleğe
yeniden çıkacaktır susanlar
konuşan ağızlarda bir yürüyüşe

Kemal Özer/Yangın Şiirleri
-Sözcükler D,
Mayıs-Haziran 2008-

CADDE – Ferruh Tunç

FERRUH TUNÇ CADDE

Bir kentin özeti – öyleyse – bir cadde olmalıdır
Haykırısı çünkü tıpkı odur
(Uluması demeliydim; şimdi yaralı o.)
Cümleleri kuruşu
Harflere vuruşu
Apacık ediyor ki; bir fikir o, bir tez…
Bir stil, bir eda belki de; şimdiden, sonradan, önceden…
Anılarımızın sığındığı bir liman da diyebiliriz ona
İsteklerimizin kendisini dışa vurduğu sahne belki de
Şöyle yazmamışlar mıydı duvara bir zamanlar; o caddeler:

“Hükümet yıkılsın, AVM yapılsın!”

Ya da:

” O son birayı yasaklamayacaktın!”

Ferruh Tunç
-Sözcükler D., Mayıs-Haziran’15-

Resim: Kumrular Sokak/Ankara

 

FESLEĞEN – Erol Değirmenci

EROL DEĞİRMENCİ FESLEĞEN

insandan başka
her şey olası
gelir insanın
şu hayatta

bazen taş olası,
bazen kuş olası gelir.

bazen de
güzel kokulu
bir çiçek olmak istenilir.

düşündüm
geçen gün.

herhalde fesleğen olmayı,
insan olmaya yeğlerdim.

şu garip başımız
hiç okşanmadı ki
be kardeşim.

Erol Değirmenci
-Sözcükler D, Temmuz 2015-

 

Sahaf – Tozan Alkan

TOZAN ALKAN SAHAF

İşte bu dudakları buldum ben sahafta
devrik bir cümle gibi yaslandım
bir şey yapmak istedim, öptüm,
“bu benim!” dedim
“bir çığlığa sığınan suskunluk,
kırık cam, kırılgan ses”

Sınır boylarında kuşlar vardı göçebe
erguvanlar, tramvaylar, dehlizler
izlediğin filmler, attığın ilk slogan
boynundaki alıç, boynundaki yağlı urgan
– başla desen başlayacaktı zaman
bit desen bitecek –

İşte bu dudakları ayıkladım ben tarihten
ben – nümismat, ben filatelist
eskiyen yaraları yenileyen ah ben!
sisyphus gibi düştüm her uçurumu
çıktım her uçurumu, tanrılarla aramda
ne bir alacak kaldı ne bir verecek.

Tozan Alkan
-Sözcükler D, Temmuz 2015