BİR İLKYAZ DÜŞÜ – Cevat Çapan

EDİP

Haziran gelincikleriyle gelirdin her yaz,
pencerenin pervazına yaslanır beklerdim seni,
gelincikler arasından uçuşarak gelişini
kelebeklerle yarışırcasına.

Oysa bütün kış yağan karı seyrettim aynı pencereden,
kar altında göğün mavisini unutan suskun denizi.
Kıyıdan uzak evlerin ışıklarını gördüm gecede,
dağlardan inen aç kurtların parlayan gözlerini.

Sen gelmeden annemin topladığı otların
adlarını yazacağım bu deftere sana öğretmek için,
salkımsöğütlere neden ağlayan söğüt dediklerini
yaban ellerde, narın ağladığını, ayvanın güldüğünü
bile bilmediklerini.

Sen gelince, deniz kıyısından tepelere yükselen
zeytinlikleri göstereceğim sana ve güneşleri
zeytin tanelerinin içine gizlenen. Akşamları
denize karşı oturduğumuzda, Sappho’nun
şarkılar söylediği o eski bahçeleri anlatacağız birbirimize.

Ve herkes unutmaya başlamışken
biz canlandırmaya çalışacağız renklerini o eski bahçelerin.

Cevat Çapan
-son duraktan bir önce-

TEN AKILLA BULUŞUNCA – Cevat Çapan

ten akılla buluşunca cevat çapan

“Eğer son menzilimizse gece,”
yaşartıyorsa gözlerimizi rüzgâr
masalların kırkıncı odasının
kapısında buluştuğumuzda
bir yaz yağmuru gibi ışırdı camlarda
içimizdeki ateş.
Gençtik, anılarla değil,
geleceğin düşleriyle esriktik,
coşkuyla sarmaş dolaş.

Öyle saatlerde,
kendi sessizliğini biriktirirken uzakta orman,
bahçenin bir köşesinde susmuş,
denize bakan yaşlı adam
yavaşça aramıza karışır,
“Yolculuklara çıkın,” derdi, “korkmayın.”
Sanki her akşam yinelenen bir sahneydi bu çağrı
o gizemli oyunda.

İşte ten akılla buluşunca başlardı o uzun yolculuklar.
gün olur dev dalgalarla boğuşurdu kimimiz,
kimimiz çöllerde yol alırdı susuz,
karlı dağları aşanlar
bağlık bahçelik düz ovalarda buluşurdu habersiz.

Tut ki sen Buda’dasın şimdi, ben de Peşte’de,
boz bulanık akan Tuna’yı seyrediyoruz ayrı kıyılardan.
Hani “vakit biraz akşamdı,” der ya Turgut
Büyük Saat’inin üç yüz elli altıncı sayfasında,
işte öyle bir saatte, bir sabit kalem çıkar da cebinden,
ıslatıp kurumuş diline uzun bir mektup yaz bana,
haber ver geriye hiç dönmeyenlerden.

Cevat Çapan
-son duraktan bir önce-

 (C) Trey Ratcliff..

YENİDEN O KIYIDA – Cevat Çapan

1Kasim2017-cevat-capan

Sisin dağılmasını beklersin ya sabahın ilk saatlerinde
öyle bir sabırsızlık içindeydik hepimiz,
uzun bir yola çıkmak için
burnundan soluyan atlarımızla.
Bizi bekleyenleri tanımıyorduk daha,
nasılsa anlaşırız diyorduk, aynı olmasa da dilimiz.
Yol uzun sürdü umduğumuzdan,
sis hemen dağılmadı,
eşkiyalarla vuruştuk dağ başlarında,
korkup geri dönenler oldu içimizden,
üstelik kimse beklemiyordu bizi,
yanılmışız.

Tepemizde dönenen kartallarla
bir kıyıya ulaşmıştık sonunda.
Her şeye yeniden başlamak,
yeniden tanımak doğayı,
rüzgârları ve suların akıntılarını :
sayfaları tertemiz bir deftere
önce bunları yazdık
ve başladık kıyıda bulduğumuz
ağları onarmaya

Cevat Çapan
-son duraktan bir önce-