Laleş – Bejan Matur

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu güneştir
Bu da ev.
Meleğin koruduğu yuva
Bekler hep.

Diyor ki bana
Eşiklerden geçerek
Gör siyah olanı
İnsanlığı kurtaranı gör.
Hani o yükseklikten
Dağların insanı koruyan vakarından
Söz eden.
Başlıyorum düğümlerden
Kumaşların dileklerle mühürlendiği
Karanlıktan başlıyorum.
Ve batıyor güneşimiz bizim
Herkesten önce.
Çocukların vaftizi
Badem ağaçlarına
Asılmış dilek.
Bahar geldi
Ve gidişin senin
Bitmedi hiç.

Bana diyor ki
Gözyaşlarının soğukluğunu
Kapıda bırak.
O bizim borcumuzdur.
Unutma diyor
Evin bu dağların yanı.
Seni inananların sabahında
En önce ağırlayacağız
Kızıl kadifeler içinde
Badem ağaçlarına ve taşlara sunarak
Ve bilerek hangi acı karartmamış yürekleri.

Ben gizli bir inanandım
Ve gizli kaldım.
Sırrım çözüldü ve
O dağın kovuğunda
Bulduğum acıdan saadet
Ve benzerliğim onlara,
Evet yuvayadır dönüş
Ve yuva
Dağların arasında unutulmuş
Badem ağaçları
Ve düğümlerdir.

Bejan Matur
Mart 2014, Laleş
-son dağ-

İki rüyada büyümek – Bejan Matur

BEJAN MATUR İKİ RÜYADA BÜYÜMEK

Sen uykudan söz ederken
İki rüyada büyümüş biri gibi
Kalbim bölünüyor.
Duvara yansıyan ışığın
Yaptığı kelimeler,
O kelimeler
Uykuda geldiği için belki de
Hâlâ dönüyorlar etrafımda
Bana dağları anlatıyorlar
İnanmanın kanıyla ayakta duran
Dağları.

Çünkü bir sabahtır sonunda
Bizi uyandıracak olan.
Elimizden alınmış dünya ve doğumla
Bir dağ yolunda ilerlerken sen
Bacası tüten bir ev
Sulardan geçip gitmekte olan renk
Anlatmaz yine de
Olanı
Bize konuşanı
Kimdir?

Çünkü tarih açmıştır yaraları bir kez
Öfkenin başladığı kabuklar
İncelmiştir çoktan.

Artık yalnızca sese sığınıyoruz
Işıklı geceye.
Kime gideceğiz,
Hangi sözle anlatacağız acıyı,
Hangi dilde bağışlanmayı dileyeceğiz?
Bize saf bir başlangıç gerekli
Kelimelerin gün doğumunda
Ruha bağlandığı bir başlangıç.
Bize bir yuvanın şefkati gerekli,
Kıyısından geçerken bacası tüten bir ev ki
Affetmenin toprağında
Sığınılacak bir yurt zannedip
Susalım
Susalım.

Bejan Matur
-son dağ-

USULCA – Bejan Matur

BEJAN MATUR USULCA

‘Usulca akıyor Themes’
Götürüyor anıları uzaklara.
Artık kendimden başlıyorum
Dağları saymaya.
Baharda
Omzuna kırlangıç konan bir çocuk
Büyüyor rüyamda.
Kötülük bilmeyen
Mezarların arasına uzanmış bir çocuk.
Bu gidiş dağlaradır
Annenin sayıklamasınadır bu gidiş
Ve düşen her çiçekte
Bahar diyen çocuklara.

Bejan Matur
2011, Londra
-Son Dağ-

Senin Omzuna Yaslanmak – Bejan Matur

BEJAN MATUR SENİN OMZUNA YASLANMAK

Bana dağları geri getirdiğini söyledin.
Düşündüğün, sezdiğin dağları
Orada tam şu anda
Yürümekte olanları anlattın.
Onlarla arandaki bağı.
Acıma mı?
Değil.
Ama çocukluk gibi
Seninle büyüyen
Senden uzaklaşmayan.
Orada
On binlerin yürüyüşü
Vadilerin derinliğinde
Yürek gibi açılmış bir dağ.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz biliyoruz zamanı.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz sessiz yolcuları yeryüzünün
Duyuyoruz acıyı.
Ölüm dünyaya bırakılmış bir işaret.
Ve dallar karanlıkta anlatıyor aşkı
Ağlayışla.
Ben kuytulardan gelen meczup adamları
Hatırlıyorum
İnanmış olanları
Ve ağlıyorum.

Senin omzuna yaslanmak
Bir dağın tamamlanması.
Senin omzuna yaslanmak
Akmak bir vadiden.

Evet en baştan başlayalım
Adımlarımızın sessizliğinden
Yüreğin toprağı duyuşundan ve de.
Korku nedir
Bizim sevincimiz karşısında?
Korku nedir
Bizim dağları açıklayan inadımız yanında?

Şimdi zaman açılıyor önümde
Günü ve geceyi eşitlemiş
Bir kavim
Geleceğe akıyor.
Yıldız oluyor bir kavim.
Şimdi kavuşmayı beklerken
Gözyaşları içinde
Geçmişten gelen karanlığın bizde açılması
Ve ışığın kalp demek oluşu.

Sen dağları anlatırken
Kalbimde eşitlenen
Işığa ve karanlığa baktım.
Umut
Nar ağaçlarının hevesi
Ve yankısı kuyuların.
Bizim hikâyemiz midir
Başlangıçtan sona
Bizim olacak olan?

Bejan Matur
-Son Dağ-

EV, ANNE, HOROZ, BAHÇE – Bejan Matur

48947266_2211364968873619_5784890531859398656_o

Bir Chagall resmi gibi
Günbatımında
Ev
Anne
Horoz
Bahçe
Zamanın açıklayamadığı karanlık
Ve bir çocuğun aklı
Saflık.

Ev
Anne
Horoz
Bahçe
Tepeler hep sis içinde.

Akşam bir inci tanesi
Karanlıktan daha ağır parlıyor.
Ve bir aşığın kalbindeki bekleyiş
Bilmediği
İlk kezmiş gibi uyandığı dünya
Ne güzeldir.

Bejan Matur
-son dağ-

ÇİÇEKLERİN ŞAHLANIŞI – Bejan Matur

ÇİÇEKLERİN ŞAHLANIŞI - Bejan Matur

Ölülerin bizimle konuştuğu kelimeler
Sığmış rüzgârın diline.
Bir ağacın köküne bırakılan kız çocuğu
Hiç büyümüyor.

Anne puhu kuşunu arkadaş bellemiş
Bakıyor.
Doğumumuz henüz gerçekleşmemiş
Ama biliniyor şarkımız.
Bize müzik fısıldayan kainat
Çiçekleri taşıyor
Tıpkı şiir gibi dilin karanlık dehlizlerine fener tutan.
Bir ben miyim çiçeklerin şahlanışını duyan
Kirazın, elma ağacının ve taş armudunun sevincini.

Bejan Matur
-son dağ-