USULCA – Bejan Matur

BEJAN MATUR USULCA

‘Usulca akıyor Themes’
Götürüyor anıları uzaklara.
Artık kendimden başlıyorum
Dağları saymaya.
Baharda
Omzuna kırlangıç konan bir çocuk
Büyüyor rüyamda.
Kötülük bilmeyen
Mezarların arasına uzanmış bir çocuk.
Bu gidiş dağlaradır
Annenin sayıklamasınadır bu gidiş
Ve düşen her çiçekte
Bahar diyen çocuklara.

Bejan Matur
2011, Londra
-Son Dağ-

Senin Omzuna Yaslanmak – Bejan Matur

BEJAN MATUR SENİN OMZUNA YASLANMAK

Bana dağları geri getirdiğini söyledin.
Düşündüğün, sezdiğin dağları
Orada tam şu anda
Yürümekte olanları anlattın.
Onlarla arandaki bağı.
Acıma mı?
Değil.
Ama çocukluk gibi
Seninle büyüyen
Senden uzaklaşmayan.
Orada
On binlerin yürüyüşü
Vadilerin derinliğinde
Yürek gibi açılmış bir dağ.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz biliyoruz zamanı.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz sessiz yolcuları yeryüzünün
Duyuyoruz acıyı.
Ölüm dünyaya bırakılmış bir işaret.
Ve dallar karanlıkta anlatıyor aşkı
Ağlayışla.
Ben kuytulardan gelen meczup adamları
Hatırlıyorum
İnanmış olanları
Ve ağlıyorum.

Senin omzuna yaslanmak
Bir dağın tamamlanması.
Senin omzuna yaslanmak
Akmak bir vadiden.

Evet en baştan başlayalım
Adımlarımızın sessizliğinden
Yüreğin toprağı duyuşundan ve de.
Korku nedir
Bizim sevincimiz karşısında?
Korku nedir
Bizim dağları açıklayan inadımız yanında?

Şimdi zaman açılıyor önümde
Günü ve geceyi eşitlemiş
Bir kavim
Geleceğe akıyor.
Yıldız oluyor bir kavim.
Şimdi kavuşmayı beklerken
Gözyaşları içinde
Geçmişten gelen karanlığın bizde açılması
Ve ışığın kalp demek oluşu.

Sen dağları anlatırken
Kalbimde eşitlenen
Işığa ve karanlığa baktım.
Umut
Nar ağaçlarının hevesi
Ve yankısı kuyuların.
Bizim hikâyemiz midir
Başlangıçtan sona
Bizim olacak olan?

Bejan Matur
-Son Dağ-

EV, ANNE, HOROZ, BAHÇE – Bejan Matur

48947266_2211364968873619_5784890531859398656_o

Bir Chagall resmi gibi
Günbatımında
Ev
Anne
Horoz
Bahçe
Zamanın açıklayamadığı karanlık
Ve bir çocuğun aklı
Saflık.

Ev
Anne
Horoz
Bahçe
Tepeler hep sis içinde.

Akşam bir inci tanesi
Karanlıktan daha ağır parlıyor.
Ve bir aşığın kalbindeki bekleyiş
Bilmediği
İlk kezmiş gibi uyandığı dünya
Ne güzeldir.

Bejan Matur
-son dağ-

ÇİÇEKLERİN ŞAHLANIŞI – Bejan Matur

ÇİÇEKLERİN ŞAHLANIŞI - Bejan Matur

Ölülerin bizimle konuştuğu kelimeler
Sığmış rüzgârın diline.
Bir ağacın köküne bırakılan kız çocuğu
Hiç büyümüyor.

Anne puhu kuşunu arkadaş bellemiş
Bakıyor.
Doğumumuz henüz gerçekleşmemiş
Ama biliniyor şarkımız.
Bize müzik fısıldayan kainat
Çiçekleri taşıyor
Tıpkı şiir gibi dilin karanlık dehlizlerine fener tutan.
Bir ben miyim çiçeklerin şahlanışını duyan
Kirazın, elma ağacının ve taş armudunun sevincini.

Bejan Matur
-son dağ-

YİNE YAPAR MIYDIN? – Bejan Matur

BEJAN MATUR YENİDEN YAPAR MISIN

Dağlar
Dünyanın çekildiği yerde
Bir yemindir.
Soğuk gecelerin
Ve rüzgârların ülkesinde
Dağların sonu var.
Her yerden gidildi
Ve dönüldü.
Yine yapar mıydın diyor bana
Yaşar mıydın o acıyı?
Acı
Kelimeler,
Kelimeler içinse
Evet!
Gider ve dönerdim.
Bir ölümün acıma yaratmasından
Daha ağır olan
Kayıp
Bilmediğin ne çok keder
Ne çok yalnızlık var
O yalnızlık ki
Müziği başlatıyor
Kalpte.

Bejan Matur
-son dağ-

© Joseph Henry Sharp

BU DİLSİZLİK – Bejan Matur

BEJAN MATUR BU DİLSİZLİLK

Bir kadın
Boyunları vurulmuş o güllerin
Ortasında nasıl anlatıyorsa bana
Dünya da anlatacak.
Solan yazı
Ve zamanın izini süren mürekkep
Ve sehpaların kurulduğu
Tüm yeryüzü meydanları
İnsanın ruhla çekiştiği her yer.

Bana aşabilirsin dediğin her keder
Yapıştı yüreğime
Ve bu dilsizlik
Sürer.

Bejan Matur
– son dağ –