Güz – Nazım Hikmet

Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre.
Kapım ardına kadar açık bekledi seni.

Niye böyle geç kaldın?

Soframda yeşil biber, tuz ekmek.
Testimde sana sakladığım şarabı
içtim yarıya kadar bir başıma
seni bekleyerek.

Niye böyle geç kaldın?

Fakat işte ballı meyveler
dallarında olgun, diri duruyor.
Koparılmadan düşeceklerdi toprağa
biraz daha gecikseydin eğer…

Nazım Hikmet
-Şiirler 4-

Güz – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET GÜZ

Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre.
Kapım ardına kadar açık bekledi seni.

Niye böyle geç kaldın?

Soframda yeşil biber, tuz ekmek.
Testimde sana sakladığım şarabı
içtim yarıya kadar bir başıma
seni bekleyerek.

Niye böyle geç kaldın?

Fakat işte ballı meyveler
dallarında olgun, diri duruyor.
Koparılmadan düşeceklerdi toprağa
biraz daha gecikseydin eğer…

Nazım Hikmet
-Şiirler 4-

 

Bahar – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET BAHAR

Dağlardan inip yayılan bu duman
kış dumanı değil artık.
Bak,
çocuk elleri gibi yumuşak olan sisin içinde
gül kütüklerinin aşı bezleri ıslak.
Kapanmak üzre yarası budanmış ağaçların.
Çırılçıplak dallarda uykuyla uyanıklık arası.
Fakat henüz
ne bir filiz
ne bir yaprak.
Cemreler bile düşmedi daha.

Yağmur yağdı bütün gece,
şakır şakır, bir zafer şarkısı gibi yağdı yağmur,
hâlâ da çiseliyor cesur ve sıcak
ve kardeşçesine gülümsiyerek.

Fakat mümkün
hava belki poyrazlar yine,
hattâ kar serpiştirir.
Lâkin bahar,
-artık o bir müjdeden de fazla bir şey-,
lâkin bahar geldi demektir.

Nazım Hikmet
Şubat 1947
-Şiirler 4-

Yumdum Gözlerimi – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET  YUMDUM GÖZLERİMİ

Yumdum gözlerimi :
karanlıkta sen varsın,
karanlıkta sırtüstü yatıyorsun,
karanlıkta bir altın üçgendir alnın ve bileklerin.

Yumulu gözkapaklarımın içindesin sevdiceğim,
yumulu gözkapaklarımın içinde şarkılar.
Şimdi orda her şey seninle başlıyor.
Simdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait
ve sana ait olmayan.

Nazım Hikmet
1947
-Şiirler 4-

Nazım Hikmet…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Güneşte
denizin sonunda mavi bir duman gibi
gözümde tütüyorsun.
Yeşil bir erik dalı yüreğim
sen altın tüylü bir yemiş
sallanıyorsun.
Fakat ben seni böyle bir yemiş ve bir duman gibi
görmenin yerine
sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını
sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine.

Nazım Hikmet
1938, İstanbul Tevkifanesi…
-Şiirler 4-