AĞUSTOS YALNIZLIĞI – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR AĞUSTOS YALNIZLIĞI

Heyecanla, korkuyla, merakla
Nice günler birbirini tüketir
Bir yaz başlar kahırlı, buram buram
Ve derken İstanbul’a Ağustos gelir

Önce o sefil yalnızlıktır çalan kapımı
O küskünlük, o kahır, o bezginlik
Kapkara bulutlar kümelenir içimde
Oysa bakarım her yer günlük, güneşlik

Bilirim, sütlimandır sizin kıyılarınız
Fırtınalar kopar benim denizlerimde
Gelir yastığıma çöreklenir uykusuzluk
Başlar puslu bir Ağustos sabahı gözlerimde

Çiçekler, meyveler dolusu bahçeler
Cıvıl cıvıl sesler gelir kıyılardan
Bense bir şeyler hatırlamaya çalışırım
O unutulmaz, en eski şarkılardan

Sonra düşerim yollara, seni ararım
Sanırım ki her gün bir kıyamet günüdür
Günler biter, bitmez benim rezil yalnızlığım
Gözlerimde gördüğün Ağustosun hüznüdür

Bir bir kırılır tutuntuğum bütün dallar
Tükenmez çile, bitmez kederdir Ağustos
Bir gününde doğup, her gününde öldüğüm ay
Her yıl bana sapladığın bir hançerdir Ağustos

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

ARAMIZDA – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR ARAMIZDA
Yine ellerimiz birbirini bulur
Nice günler bir teselli ararız da
Bütün korkular ve kederler kaybolur
Bambaşka bir zaman başlar aramızda

Aramızda her şey en derin, en yüce
Her yer büyülü aşkın güzelliğinden
Bastığın yerde güller büyür keyfince
Ağaçlar çiçek açar kendiliğinden

Ve oraya geliriz bir rüya gibi
Ufuklar aramızda uzayıp gider
Bir mevsim başlar kimsenin bilmediği

Birleşir aramızda bütün çizgiler
Seninle olmak öylesine bir haz ki
Sonsuz yaşanır ancak, anlatılmaz ki!

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

Sevdalar Böyle Başlar – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN SEVDALAR BÖYLE BAŞLAR
Önce dünyama sesin girdi özlemli, kısık
Bir mutluluk muştusu gibi ta uzaklardan
Çok sonrası öptüğüm o gül dudaklardan
Önce sesindi cağıran beni gür ve aydınlık

Önce küçük ellerin kondu avuçlarıma
Yolunu şaşırmış bir kuş gibi, ürkek
Alıştım herşeyine, her yerine giderek
Saplandın iğnelerce parmak uçlarıma

Önce bir akşamdı gelen seninle dopdolu
İnanılmaz, doyulmaz, anlatılmaz, kanılmaz
Bir akşamdı sevgiden, apaydınlık, bembeyaz
Bir akşamdı, alev alev istekli, duygulu

Herşey gerçekti, öylesine güzel, yalansız
Ağladım sensiz geçen ve geçecek günlere
Sende ölümsüzlüğün çağrısını duydum önce
Sonra tutuşup, yandım ben, sevdalandım apansız.

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

Islak Gül – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR ISLAK GÜL

Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra
Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara
Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları

Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan

Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım
Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini

Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

O YERDE – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR O YERDE

Aşktı aradığımız yıllar yılı
Kimi gün dudakta, kimi gün tende
Bir el, ellerimize uzandı mı
Bulduğumuzu sanırdık hemen de

Öylesine teşneydik ki sevmeye
Sevilmeyi çoğu kez düşünmezdik
Hazırdık uğrunda hemen ölmeye
Bir zamanlar işte biz böyle sevdik

Böylesine tükettik zamanları
Bir ömrü har vurup harman savurduk
Bir bir yitirdik en güzel anları

Sonunda yorulup bir yerde durduk
Ve yaşadık en görkemli, en temiz
Orada, o yerde asıl aşkı biz

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

Bedri Rahmi Eyüboğlu – Ümit Yaşar Oğuzcan

BEDRİ RAHMİ EYÜBOLU DESEN YASTIK KILIFI ÜMİT YAŞAR IN ŞİİRİNDE

Ne zaman seni ansam; hayalimde hep o şiir var
“Önde zeytin ağaçları arkasında yâr”

Sanki o sonbaharı seninle yaşıyorum
Kara saplı bıçağı sırtımda taşıyorum

Neyleyim Bedri Rahmi, dalları neyleyim
Şiir yazmadığın bunca yılları neyleyim

Yoksa acılarınla tel tel çözülüp kaldın mı
Yaradana Mektupları’na bilmem cevap aldın mı

İnanmam, senin gibi bir ozanda şiir biter mi
Gözümüzün bebeğinde sana sitem var Bedri Rahmi

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

Unutma Ki – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR UNUTMA Kİ

Sen uykusuzluk nedir bilir misin
Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç
Gelmeyince
Seni aramayınca
Ölesiye ağladın mı
Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırladın mı

Sen günden güne erimeyi bilir misin
Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün şehir uyurken uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış bir köpek gibi
Eskimiş bir gömlek gibi
Atılmışlığını hissettiğin oldu mu
Sevmekten
günler geceler boyu yürümekten
Elin ayağın yoruldu mu

Sen yalnızlığın acısını bilir misin
Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yollarda
Bastığı toprakları eğilip öptün mü
Sen çaresizlik nedir bilir misin
Yanan başını
Duvarlara vurup parçalamak geldi mi içinden
Sen her gün bin defa öldün mü

Böyleyim diye ayıplama beni
Bir gün kendimi
Sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi
Darılma
Unutma ki
Her seven adsız bir kahramandır
Unutma ki
İnsan; sevdiği ve sevildiği kadar insandır

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-