SESLENİŞLER – Nihat Behram

NİHAT BEHRAM SESLENİŞLER II A

II
A

Kar aydınlığıdır,
sakin gece yarılarında
onun dudağına çarpıp yansıyan
kar aydınlığıdır

Kar aydınlığında
güpegündüz yıldızları tanıyan da
sustukça azdıran da bir teni
aynı dudaktır

Mahzun bir ceylânda dost kıldığı bakışı
hülyalıdır, uysaldır ama
gözevlerini besleyen yabanıllık ki
bazen volkanları ansıtır

Dalgınsa:
eğilip ikindi seslerine
yorgun düşmüştür acıyla işlenmekten;
şense:
coşkun bir kıpırtı iletmiştir
katılıp
gizlice
sefer günlerine

Haklı mıdır, haklı mıdır damarlarını geren
zonklatan duyguları?
(O ki ömrünü
ruhunun asla bastırılamaz
fırtınalarına adamıştır)

Korkaklık özüne nasıl ihanetse hayatın,
dünyayı merakla dinlerken gürültülerden
ona yılgın sokulmak
onu yanıltmak da aynı soydandır

Koşar (sekerek koşar),
koşuşu sevinçlerden yadigârdır;
gülerken oynaşır gibidir kirazlarla

Kar aydınlığında
boynunu göğe açarsa eğer
o zaman bilirim ki
karın altı bahardır

Nihat Behram
-Fırtınayla Borayla
Denenmiş Arkadaşlıklar-

SESLENİŞLER – Nihat Behram

NİHAT BEHRAM SESLENİŞLER IV A

IV
A

(Yıllardır öyle daralmıştı ki kalbim)

Gönlünün gönlüme değdiği yerden
açıldı o sihirli patika…

(Durmadan
şehirle huysuzlaşmış
bir açıklık aramıştım,
bir renk zambaklardan,
budak vermemiş bir dal,
bir yaprak ki
rüzgârdan başka kıpırtısı olmasın,
yosunları
serin ve kaygan bir kaynak yamaçlarda)

Gönlünün gönlüme değdiği yerden
geçitler, meşaleler yol verdi bana…

Günleri
bir çocuk gibi
sevinçle karşılıyordum artık;
fundalıklara çıkıyor,
aşktan esinleniyor,
taşlarla, gölgesiz
resimler çiziyordum
kaya başlarına

Gönlün gönlüme değmişti ve
gülüşünü sürüyordum köşe bucak her yerde:
betona atılırken,
tanışırken ayaklanışla,
gerilen bileklerin altında
arkadaşlarla
çarpıntılar taşırken;
sezişte, incelişte, hünerde… kısacası:
hayata yaraşır
çarpıntının bulunduğu her yerde

Gönlün gönlümle kaynaştı ki, artık sen
inanç ve
mertlik meydanında koşuyordun benimle

Nihat Behram
– Fırtınayla Borayla
Denenmiş Arkadaşlıklar-