SINAMA YURDUMLA BENİ – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ SINAMA YURDUMLA BNİ

bitti ovada gül kokusu
şimşekler çaksın dağlarda
meydan okumalı şehrin sokaklarında
göz bebeğinde haykırışlar

gece vurulmaz ki tam kalbinden
alazlanmalı kaldırım taşları
akranıyım kavganın
elmanın bir başa düştüğünden beri

çatırdamalı çatılar kasırgalardan
yeşermeli buğday tarlarında meydan okumalar
fişek gibi patlamalı varoşlar

suskulardan çıkmalı ölüyoruz bak
bir ülke yanmalı çocuklarına
tutuşsun dereler
su akmayla biter mi

dehşete düşmüş arılar
filizlenir yeniden dambaşta papatyalar
kaçarsa yurdundan göçmen kuşlar kaçar

karınca yuvalarından ev yaptım
kaçtım gençliğimden
kimsesizdim asırlardır
bahar çaldım çocukluğumdan
sınama sabrımla beni

Şerif Temurtaş
-Akatalpa D, Ekim 2015-

DÜŞTÜM BİR DÜŞTEN – Şerif Temurtaş

 

ŞERİF TEMURTAŞ DÜŞTÜM BİR DÜŞTEN

öfkem kora körük
soluğun barut olsun ateşe
şakaklarında boran kopsun
çık gel bir şafaktan bir kavgaya
bir yamaçtan bir haykırış
haksızlığa karşı olsun

fasulye dalına tutundum
çıktım sekizinci katına göğün
düş topladım bulut bulut
yandım şimşek ucunda
düştüm toprağa upuzun

kuyularda ıslan
mayanda var senin filizlen
tutun bir kuru dala yemyeşil aç
kuşan geceyi böğrüne
koş güneşe ışık ol kaç
omzundan düşürme aşkı

geçip gidiyor gözlerimden bir yaşam
uğultular içinde kayalıkların
bir taş kesiyor şahdamarımı
salihli oluyorum garip bir gecede
azık çıkınımı açıyorum sabaha
gün oluyorum
düşüyorum bir rüyadan bir yaşama

Şerif Temurtaş
Salihli, Eylül 2018
-Akatalpa Mart 2019-

SU TAŞIYOR HASRETE – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ SU TAŞIYOR HASRETE

—büşra biçer için

rüzgâr soluğu bir hayat
geceye sen yağıyor
yeşil çimen oluyorum

gece kuşları geçiyor çatıdan
dudaklarımda bir destan
okyanuslara göçüyorum

kelebekler uçuyor tarlada
tutunuyor bir erik dalına
şiirden anlar mı bilmeden

bir kız geçiyor sokaktan
saçları lüle lüle şiir
emek akıyor alnından

ses oluyorum telin ucundan
hasret kokuyor toprak
aklımdan kaçıyorum

etlerim dökülüyor
ayrılıyor kemiğimden
bir duygu kalıyor bedenimde
bir de ağaçlar

tersine yağar mı yağmur
bilmeden
okyanusları boyuyorum gül rengi

içimden taşıyor bir haykırış

Şerif Temurtaş
– Akatalpa, Ocak 2018-

ÇIĞLIKLAR İÇİNDE – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ ÇIĞLIKLAR İÇİNDE

güneşi gördüm
seher vakti bir zamandı
yılkıya bırakılmış atlar gibi
öyle garip kimsesiz yurdum

hayata katlanmak bir intihardır tek başına
yaşamak bunca zorken ortadoğuda

insanım işte düşler kurarım
güllük gülistanlık olsun diye
küçük mutluluklar çalarım sokaklardan
kaçarım da kaçarım

gittiğim patikalara çakıl dökerim
sincaplar iz bıraksın diye

eylül sürgünü bir yaşamdan
düşüncelere dalarım geceler boyu
oysa ne çok uzak şimdi çocukluğum
bin yıl sürse de acılarım
yanarım da yanarım

Şerif Temurtaş
-Akatalpa Eylül 2016-

KİRLENDİ HAYAT – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ KİRLENDİ HAYAT

kurşun gibi geceden
söküp seheri alıyorum
inip koynuna günün
fırından yeni çıkmış umut alıyorum

kucaklayıp güneşi
çocuk ölümlere ağlıyorum
bir çığlık atıp bulvara
kahırdan geberiyorum

bulutlardan medet umup
yağmuru bekliyorum
rüzgâra taş atıp
boralara karışıyorum

çıkınımda azığımı
karıncalara veriyorum

dönüp yüzümü güne
nalet okuyorum

kalbimden kurşunlar çıkıyor
ah benim hüznüm
yurduma ağlıyorum

Şerif Temurtaş
Akatalpa, Şubat 2015

UÇURUMSUN – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ UÇURUMSUN

şimdi sen doğdun diye
kuşlar yüzünü güneşe dönmüştür

sildiğin gül mü
kalbime sıktığın kurşun mu
bilmeden
yakıyorum bütün anızları
kaçıyor keklik palazları

ah yangınlardayım binyıldır
köyümün yamaçlarında
kırgınım sana yaşam denen boyun ağrım

hadi bir çay koy ocağa içelim
kül benizli bir hayattır yaşanan

uçurumsun ey sevgili
gelsen bile bu kasabaya
alırım uçurtmamı
kaçarım çocukluğuma

terlerim bir meşe dibinde su içerim
giderim buralardan
içimde bu sevda olmasa

ah yangınlara düşmüşüm
bir avuç isyan içinde

Şerif Temurtaş
-Akatalpa Nisan’16-

DORUKLARA SEVDALANAN – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ DORUKLARA SEVDALANAN

bir deli masalcı idim
sesine sevdalanan
bir deli aşk idim
yalnızlığında ölen

kendi kalabalığında unutulmuş
elma ağacıyım
dallarında umut açan

uğur böceğiyim şimdi
yurdumun yapraklarına konan

döndüm çocukluğuma
şarap mahzeninde demlenmiş
yalnızlıktır aşk

dağlar denize doğru dik
hasret yüklü yamaçlar
kavuşmasıdır derenin denize belki
gurbet sılaya

imkansıza gitmektir aşk
kavurur yüreğini ağustos güneşi

gelsen yeşillenir
gitsen kurur yapraklarım

ses olsan sesime
yıkılır yalnızlığın kahpe duvarı

Şerif Temurtaş
2013
-güz çığlığı-